bir zamanlar
fatih terim için yapılan kahramanlaştırma algısı kendisi için de yapılıyor. herkes kendisine düşman, okan buruk da galatasaray'ın iyiliği için promethus misali kötü tanrıları karşısına almış bir kahraman.
bir kere mevcut siyasi konjonktürde okan buruk'un
öteki olması ihtimal dahilinde bile değil. kendisi sınıf ve taban olarak mevcut konjonktürün tam merkezinde yer alıyor. tıpkı diğer dostları,
acun ılıcalı,
emre belözoğlu,
arda turan gibi.
bu arkadaşların hepsi sahte bir savaş yaratıp tam da istedikleri oyunu oynuyorlar. coğrafya zaten kahraman yaratmaya uygun.
altı-üstü futbol oynuyor ya da yönetiyor bu insanlar. yani aslında bizi mutlu etmeleri gereken yerde sahte kutuplaştırmalar yaratarak futbolcusundan, yönetcisine, gazeticisine kadar keselerini dolduruyorlar. diğer taraftan ise, son zamanlarda da gördüğümüz fatih terim-acun ılıcalı, fatih terim-serdar ali örneğinde olduğu gibi belki çoğumuzun hayatımız boyunca tadamayacağımız konfor ortamlarında dostça takılıyorlar.
eyvallah; yesinler, içsinler, birbirleriyle sosyalleşsinler hadi bizi de kutuplaştırsınlar. eyvallah da biz sahada ne izliyoruz abi.
takım dört sene şampiyon oldu. futbolcuların ekstra motive oldukları birkaç derbi ve avrupa maçı hariç kaç maç keyifle, gözlerinizin uykudan kapanmadan maç izlediniz?
ben çok maç izlemedim. mevcut takım bütçesinin de dönen paraların transfer edilen oyuncuların karşılığı izlediğimiz oyunlar değil.
kaç yıl oldu takımın hala bir set oyunu yok. futbolcuların doğal yeteneklerine bağlı doğaçlama hücum aksiyonları izliyoruz. fatih terim'in giderayak takıma kazandırdığı genç yeteneklerin dışında okan hocanın döneminde rotasyonu genişletme açısından bile takıma kazandırdığı bir yetenek yok. tersine, istikrarlı bir oyun planı olmaması nedeniyle, rakipler kadar olmasa da, transfer obezliği gösteriyor. hem de aldırdığı adamlar az buçuk paralara da alınmıyor.
galatasaray ilk defa üst üste dört sene şampiyon olmadı. galatasaray ilk defa şampiyonlar liginde son on altıya kalmadı. galatasaray ilk defa bir sürü lig rekoru kırmadı.
okan hoca, fatih hoca galatasaray'ın büyüklüğü nedeniyle büyüdüler. zira bizimle şampiyonlar liginde türkiye'de futbolun belki hala emekleme aşamalarında yarı final oynayan
mustafa denizli aynı kupada fenerbahçe ile sıfır çekerek tarihe geçmiş, beşiktaş ile de aynı rekorun kapısından dönmüştür.
kişilere tapınmak isteyen buyursun tapınsın. benim taraftarlığımın merkezinde galatasaray var. galatasaray da rasyonellik demek.
eğer talisca penaltıyı kaçırmamış olsa, muhtemelen süper kupa finallerinde beşiktaş'a ve fernebahçe'ye karşı yaşadığımız rezilliğin bir benzerini yaşayacak ve şu an hepimiz hüzünlü bir sezonu geride bırakmış olacaktık. zira geriye düştüğümüz çoğu maçta okan hoca bir b planı olmadığından panik yapıyor ve takımı geri dönüşü olmayan bir yola sokuyor.
kısaca, ben hamza hamzooğluna da mevcut kadro verilse dört sene üst üste şampiyon olacağına inanıyorum. ama biz sadece bunu mu istiyoruz?