23979
nacizane, kendi kapasitemde 40 yildir galatasaray'i takip ediyorum.
tum galatasaray kamuoyundaki global seviyedeki aktif tek futbol akli okan buruk, galatasaray yonetiminin tercihleri ve galatasaray taraftarinin irrasyonel tavirlari arasinda sikisip kalmis durumda.
okan buruk'un mauro icardi'nin, hatta mario lemina'nin kontratinin uzatilmasini istedigine ben kisisel olarak inanmiyorum. son mac sonrasi yaptigi aciklamalarin da bunu yansittigi ortada.
okan hoca galatasaray'in son 20 sezondaki en basarili sezonundan sonra dahi surekli istifaya davet edilen bir teknik direktor olarak daha fazla kendini polarize etmek istemiyor: cunku takimdaki oyunculari da yonetmek zorunda ve takimda icardi'yle yillardir arkadas olan bir cok oyuncu var.
okan buruk 4 yildir sampiyon, ve tek bir defa yonetime sikinti cikarmadi. aurier, vinicius, ndombele gelirken dahi... bunun odulu ise icardi'yi gonderirken bile ihalenin kendisine birakilmasi.
galatasaray yonetimi bu kadar ideal bir teknik direktor bulmusken, icardi'nin ayriligi konusunda "bu adama biraz destek olalim bari" deyip destek olmak yerine "dursun ozbek anlasti, top teknik ekipte" tarzi haberler yaptirmayi tercih ediyor. bu tek kelimeyle cok cirkin bir tavir. fatih terim bunlari yeterince yasadigi icin "gecimsiz" oldu. okan buruk ise daha yolun basinda oldugu icin halen yapici bakiyor...
fatih terim'e "e faruk suren hatali, ozhan canaydin hatali, unal aysal hatali, mustafa cengiz hatali, bir tek sen mi haklisin?" diye soruldu yillarca. fakat gercek ortadaydi: galatasaray yonetimleri hic bir zaman teknik direktorlerin gosterdigi "elestiriyi gogusleme" refleksini gostermedi. transferler yetismedi, tamamen yapilmadi, eksik ve yanlis yapildi, kampa yetismedi, ucretler odenmedi, fakat ben tek bir defa "yonetimi satan" bir teknik direktor galatasaray'da gormedim.
ancak teknik direktorunu ortada birakan yonetim cok gordum.
malesef okan buruk tum cabasina, iyi niyetine ragmen, fatih terim'in damgalandigi bu noktaya itiliyor. fatih terim kendi kendisine "yonetimlerle gecinemeyen adam" olmadi: sayisiz tutulmamis ozhan canaydin sozu, unal aysal kibiri buna yol acti. mustafa cengiz takimin 10 numarasinin kontratini ligin son donemecinde gercekleri soyledigi icin feshederken kibirli fatih terim, mutevazi rahmetli oldu...
galatasaray kulubunun elestiri kulturunu, acik diyalogunu tabi ki takdir ediyoruz. ancak sportif gerceklikten kopuklugunu, liseli olmayan ancak terim, buruk gibi isin mutfagindan gelmis, kulube bu kadar deger katmis insanlari tum taraftan baskisina ve zor islere maruz birakma refleksi de bu kulubun zayif karni...
terim buna her maruz kaldiginda mazlum bir taraftar olarak tum sesimi buna itiraz etmek icin kullandim. ayni sey okan buruk'a yapilirsa elimden gelen sadece sesimi daha fazla cikarmak olacak. herkesi beklerim.
tum galatasaray kamuoyundaki global seviyedeki aktif tek futbol akli okan buruk, galatasaray yonetiminin tercihleri ve galatasaray taraftarinin irrasyonel tavirlari arasinda sikisip kalmis durumda.
okan buruk'un mauro icardi'nin, hatta mario lemina'nin kontratinin uzatilmasini istedigine ben kisisel olarak inanmiyorum. son mac sonrasi yaptigi aciklamalarin da bunu yansittigi ortada.
okan hoca galatasaray'in son 20 sezondaki en basarili sezonundan sonra dahi surekli istifaya davet edilen bir teknik direktor olarak daha fazla kendini polarize etmek istemiyor: cunku takimdaki oyunculari da yonetmek zorunda ve takimda icardi'yle yillardir arkadas olan bir cok oyuncu var.
okan buruk 4 yildir sampiyon, ve tek bir defa yonetime sikinti cikarmadi. aurier, vinicius, ndombele gelirken dahi... bunun odulu ise icardi'yi gonderirken bile ihalenin kendisine birakilmasi.
galatasaray yonetimi bu kadar ideal bir teknik direktor bulmusken, icardi'nin ayriligi konusunda "bu adama biraz destek olalim bari" deyip destek olmak yerine "dursun ozbek anlasti, top teknik ekipte" tarzi haberler yaptirmayi tercih ediyor. bu tek kelimeyle cok cirkin bir tavir. fatih terim bunlari yeterince yasadigi icin "gecimsiz" oldu. okan buruk ise daha yolun basinda oldugu icin halen yapici bakiyor...
fatih terim'e "e faruk suren hatali, ozhan canaydin hatali, unal aysal hatali, mustafa cengiz hatali, bir tek sen mi haklisin?" diye soruldu yillarca. fakat gercek ortadaydi: galatasaray yonetimleri hic bir zaman teknik direktorlerin gosterdigi "elestiriyi gogusleme" refleksini gostermedi. transferler yetismedi, tamamen yapilmadi, eksik ve yanlis yapildi, kampa yetismedi, ucretler odenmedi, fakat ben tek bir defa "yonetimi satan" bir teknik direktor galatasaray'da gormedim.
ancak teknik direktorunu ortada birakan yonetim cok gordum.
malesef okan buruk tum cabasina, iyi niyetine ragmen, fatih terim'in damgalandigi bu noktaya itiliyor. fatih terim kendi kendisine "yonetimlerle gecinemeyen adam" olmadi: sayisiz tutulmamis ozhan canaydin sozu, unal aysal kibiri buna yol acti. mustafa cengiz takimin 10 numarasinin kontratini ligin son donemecinde gercekleri soyledigi icin feshederken kibirli fatih terim, mutevazi rahmetli oldu...
galatasaray kulubunun elestiri kulturunu, acik diyalogunu tabi ki takdir ediyoruz. ancak sportif gerceklikten kopuklugunu, liseli olmayan ancak terim, buruk gibi isin mutfagindan gelmis, kulube bu kadar deger katmis insanlari tum taraftan baskisina ve zor islere maruz birakma refleksi de bu kulubun zayif karni...
terim buna her maruz kaldiginda mazlum bir taraftar olarak tum sesimi buna itiraz etmek icin kullandim. ayni sey okan buruk'a yapilirsa elimden gelen sadece sesimi daha fazla cikarmak olacak. herkesi beklerim.


