10601
https://x.com/...tshM1KrXxvQ&s=19
imkanım olsa her birine şu yazıyı okutmak isteyeceğim taraftar. hocaya kokan,bokan,maymun(evet artık sosyal medyada kendi taraftarı da bunu diyor) ya da zeka koktuğuna inanılan capslerle laf sokulmadığı için pek tabii etkileşim alamamış. ben buraya taşımak istedim ki en azından sözlükteki aklı selim taraftarımız bi nebze olsun bir durup düşünebilir.
--- alıntı ---
bir keresinde fizik öğretmenimiz anlatmıştı. bir gün 7-8 öğretmen arkadaşıyla önceden haberleşip çok sevdikleri bir başka öğretmene bir şaka yapıyorlar. öğretmenimizin adına ahmet diyelim, okulda ahmet hoca'yı her gören "hocam yüzünüz sararmış gibi, hayırdır" diyor. bir, iki, üç derken "hocam iyi misiniz" şeklindeki endişeli sorular artınca ahmet öğretmen en sonunda müdüre çıkıp "bugün dinlensem iyi olacak" diye izin istiyor.
türk futbolunda şu an tamamen algılar konuşuyor. örneğin son algı okan buruk'la hiçbir şeyin yolunda gitmediği. galatasaray çok gollü maçlar oynayınca bu takım niye böyle kötü diye eleştiriliyordu, daha güvenli yol tercih edilince bu kez de tam tersi savunuluyor, "pozisyona giren galatasaray nasıl bir şeydi ya" ironileri vs vs... yeter ki eleştiri olsun, bugün galatasaray'ın pozisyona girmediği dahi iddia edilebiliyor.
okan buruk rotasyon yapmayınca "neden rotasyon yok" oluyor, rotasyona gidince "aslarla çıksana" diye yangın yapılıyor. 2 gün sonra maç var, aslarla çıksa bu kez "neden aslar oynadı" denecek. süper lig şampiyonluğu sıradan bir şeymiş gibi işleniyor. barış alper, berkan veya yunus iyi oynarsa "kişisel ekstra çalışmaları" sayesinde oluyor, kötü oynarsa "okan buruk'un iyi hazırlayamaması" yüzünden.
galatasaray'ın doğrandığı maçlarda dahi "hakem kolluyor" oluyor. en kritik kararlar, onlarca görselle tek tek anlatılmasına karşın gündem olmuyor. torreira ve mertens üzerinden en ufak fırsatlar bile kaçırılmıyor bu arada. kimin nasıl işine gelirse.
jelert ve cuesta gayet standart performanslarda bile yerin dibine sokuluyor. bonservis bedellerinde oyuncuların en ufak bir kabahatleri dahi yok ama bir ezberdir gidiyor.
gönderinin başında dediğim gibi çok büyük sorunlar yaşanmamasına karşın dört bir yandan o kadar çok olumsuz ve karamsar konuşuluyor ki en sonunda galatasaray taraftarı da her şeyin kötü olduğu, kötü gittiği sonucuna varıyor. sosyal medyanın biri bin yapan, iyiyi de kötüyü de fazlasıyla abartan yönüne de dikkat çekmek lazım.
okan buruk'un galatasaray'ı futbolun doğası gereği artılara ve eksilere sahip. şahsen bir takımın bu kadar insafsızca eleştirildiğine hiç tanık olmadım. eleştirilecek birçok detay var elbette ancak bir futbol takımının sürekli eksileri konuşulamaz. galatasaray hem çok gol yerken, hem az gol yerken; galatasaray hem sınırlı rotasyon yaparken hem de tam rotasyona giderken çok eleştiriliyorsa, burada bariz bir art niyet vardır. organize art niyettir hatta.
galatasaray taraftarının artık bu kayığa binmemesi gerekiyor. süper lig şampiyonluğunun çok da değerli olmadığını iddia edenler, bir başka süper lig şampiyonu çıksa 3 ay aralıksız kutlama yapacak.
beşinci yıldız çok mühim midir, biraz şekilcilik olarak gördüğümden pek önemsemiyorum. ancak üçüncü kez üst üste gelecek bir süper lig şampiyonluğu, ucunda cl'den gelecek muazzam imkanlar da varken önemlidir, değerlidir, konsantrasyon ve tadında iyimserlik gerektirir.
--- alıntı ---
imkanım olsa her birine şu yazıyı okutmak isteyeceğim taraftar. hocaya kokan,bokan,maymun(evet artık sosyal medyada kendi taraftarı da bunu diyor) ya da zeka koktuğuna inanılan capslerle laf sokulmadığı için pek tabii etkileşim alamamış. ben buraya taşımak istedim ki en azından sözlükteki aklı selim taraftarımız bi nebze olsun bir durup düşünebilir.
--- alıntı ---
bir keresinde fizik öğretmenimiz anlatmıştı. bir gün 7-8 öğretmen arkadaşıyla önceden haberleşip çok sevdikleri bir başka öğretmene bir şaka yapıyorlar. öğretmenimizin adına ahmet diyelim, okulda ahmet hoca'yı her gören "hocam yüzünüz sararmış gibi, hayırdır" diyor. bir, iki, üç derken "hocam iyi misiniz" şeklindeki endişeli sorular artınca ahmet öğretmen en sonunda müdüre çıkıp "bugün dinlensem iyi olacak" diye izin istiyor.
türk futbolunda şu an tamamen algılar konuşuyor. örneğin son algı okan buruk'la hiçbir şeyin yolunda gitmediği. galatasaray çok gollü maçlar oynayınca bu takım niye böyle kötü diye eleştiriliyordu, daha güvenli yol tercih edilince bu kez de tam tersi savunuluyor, "pozisyona giren galatasaray nasıl bir şeydi ya" ironileri vs vs... yeter ki eleştiri olsun, bugün galatasaray'ın pozisyona girmediği dahi iddia edilebiliyor.
okan buruk rotasyon yapmayınca "neden rotasyon yok" oluyor, rotasyona gidince "aslarla çıksana" diye yangın yapılıyor. 2 gün sonra maç var, aslarla çıksa bu kez "neden aslar oynadı" denecek. süper lig şampiyonluğu sıradan bir şeymiş gibi işleniyor. barış alper, berkan veya yunus iyi oynarsa "kişisel ekstra çalışmaları" sayesinde oluyor, kötü oynarsa "okan buruk'un iyi hazırlayamaması" yüzünden.
galatasaray'ın doğrandığı maçlarda dahi "hakem kolluyor" oluyor. en kritik kararlar, onlarca görselle tek tek anlatılmasına karşın gündem olmuyor. torreira ve mertens üzerinden en ufak fırsatlar bile kaçırılmıyor bu arada. kimin nasıl işine gelirse.
jelert ve cuesta gayet standart performanslarda bile yerin dibine sokuluyor. bonservis bedellerinde oyuncuların en ufak bir kabahatleri dahi yok ama bir ezberdir gidiyor.
gönderinin başında dediğim gibi çok büyük sorunlar yaşanmamasına karşın dört bir yandan o kadar çok olumsuz ve karamsar konuşuluyor ki en sonunda galatasaray taraftarı da her şeyin kötü olduğu, kötü gittiği sonucuna varıyor. sosyal medyanın biri bin yapan, iyiyi de kötüyü de fazlasıyla abartan yönüne de dikkat çekmek lazım.
okan buruk'un galatasaray'ı futbolun doğası gereği artılara ve eksilere sahip. şahsen bir takımın bu kadar insafsızca eleştirildiğine hiç tanık olmadım. eleştirilecek birçok detay var elbette ancak bir futbol takımının sürekli eksileri konuşulamaz. galatasaray hem çok gol yerken, hem az gol yerken; galatasaray hem sınırlı rotasyon yaparken hem de tam rotasyona giderken çok eleştiriliyorsa, burada bariz bir art niyet vardır. organize art niyettir hatta.
galatasaray taraftarının artık bu kayığa binmemesi gerekiyor. süper lig şampiyonluğunun çok da değerli olmadığını iddia edenler, bir başka süper lig şampiyonu çıksa 3 ay aralıksız kutlama yapacak.
beşinci yıldız çok mühim midir, biraz şekilcilik olarak gördüğümden pek önemsemiyorum. ancak üçüncü kez üst üste gelecek bir süper lig şampiyonluğu, ucunda cl'den gelecek muazzam imkanlar da varken önemlidir, değerlidir, konsantrasyon ve tadında iyimserlik gerektirir.
--- alıntı ---