• 1
    artık futbol dünyasının uygulaması gereken şey.

    guardiola'nın doymuşluğu, jürgen klopp'un teknik direktörlüğe ara vermesi, hiçbir teknik direktörün artık uzun yıllar bir takımın başında kalamıyor oluşu derken artık teknik direktörlerin belirli aralıklarla kendisini geri plana alıp kafayı sıfırlaması ve daha dinç ve güçlü şekilde takımı tekrar devralması gerektiğini düşünüyorum.

    okan buruk şu an, bugün istifa etmiş yabancı bir teknik direktörün yerine takımı devralmış olsa, biz 2024-25 sezonunun geri kalanında fişek gibi bir takım izlerdik, bundan adım gibi eminim. ama şu an 2.5 yılın verdiği yorgunluk ve bazı şeyleri içeriden görememe durumu var ve haftasonu mıy mıy bir futbol oynayacağımızdan eminim maalesef.

    bu arada, tabii ki bu olgunun periyodunu analiz edemiyorum maalesef. o yetkinlikte değilim ama bir teknik direktörün uzun bir periyot sonunda durup, takımı yukarıdan bir izlemesi gerektiğini net şekilde düşünüyorum.
    bunun için de takımlar; hem yardımcı antrenörlük yapabilecek, bu süreçte takımı analiz edebilecek, tanıyacak ve zamanı geldiğinde de 6 ay/1 sene o takımı yönetebilecek kalibrede adamlar transfer edecekler kulübeye. adam da o süre sonunda takımı tekrar başkasına teslim edeceğinin bilincinde olacağından kafası rahat olacak.

    o gelecek ikinci adam için de soru işaretleri var tabii. ülkemizde bu kişilerin daha sonra birinci adam olabilmek için alt oymasını, o geldikten sonra iyi iş çıkartırsa "ilki gelmesin, bu adam daha iyi" diye gösterilecek tepkileri şimdiden hayal edebiliyorum. orası da işin ayrı bir boyutu. bunun için de sınırların net şekilde çekildiği, gerekirse o ikinci adamların hiçbir zaman birinci adam olmayacağının teminatı vs. gibi durumların belirlenmesi gerekebilir.

    ülkemizi değil de, global düşündüğümüzde ise bu durumun, teknik direktörlük sürelerini inanılmaz uzatacağını ve takımlardaki antrenör kalitesini net şekilde yükselteceğini düşünüyorum.

    dipnot: bu başlığı ne zamandır düşünsem de bugün dcaglart nickli bir yazarımızın entrysinde bu kelimeyi kullanmasından sonra bu başlığı açmak istedim. kendisine de bir teşekkür edeyim.

    dipnot2: kendimi bazen böyle fikirleri düşünürken "acaba çok mu saçma lan" diye düşünürken buluyorum ve emekli olmuş arsene wenger gibi evde dolanıyorum. çok üzerime gelmeyin. yaşlandık.
  • 3
    10 yıl öncesinde yapılan teknik direktörlükle günümüzde yapılan arasında çok fark var. zaten ayak uyduramayanlar kendisini belli edip, düşüşe geçiyor. (bkz: jose mourinho)

    günümüzde çok ağır bir yük büyük takımın hocası olmak. işin çok detayı var. olaylar "şu iki kişiye basın, şurada pas yapın, burada böyle şut çekin, şu oyuncu kolay kırmızı yer ona göre oynayın" metodlarından, tek tek oyuncu analizi, rakip oyun analizi, iç/dış saha oyun farkı, bireysel rakip oyuncu dinamikleri, kendi oyuncu dinamiklerin, detaylar o kadar arttı ki... istediğin kadar sınırsız para kazan, o seviyede performans vermek, bunu uzun süreli yapmak imkansız hale geliyor.

    her sektörde olduğu gibi, mental baskının bu kadar yüksek olduğu bu meslekte de burn-out olmalı, olmak zorunda.

    galatasarayda okan buruk, arda turan, fatih terim üçgeninde bi rotasyon kurabiliriz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın