• 38001
    biz planlama bekledikçe fırsat transferleri yerini panik transferlerine bırakmış ve iyice çorbaya dönüşmüş takımdır. hiç bir mevkide as oyuncusunun ikamesi olabilecek alternatifi olmayan bir kadroya sahibiz. oyuna her giren, çıkandan farklı şeyler vadediyor.

    bu durumun getirisi olarak iç sahada 7 günde 3 farklı takımla 3 farklı oyun oynadık, sonuçta tek ortak nokta gol pozisyonu üretemeden berabere kalmamız.

    (bkz: 27 şubat 2025 galatasaray konyaspor maçı)
    (bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
    (bkz: 20 şubat 2025 galatasaray az alkmaar maçı)
  • 38003
    düşüncem odur ki takımdaki sorunun esas sebebi mental.

    sürekli artan ve hiç azalma eğiliminde olmayan ve her kanattan saldırı altındayız. her allahın günü hakkımızda bir açıklama, bir karar, bir söylem, bir eylem, bir itham, bir iftira ve en az bir çamur atma var.

    ve tüm bu olanlara yönetim kanadından destek çıkıp göğüsleyecek biri olmadığından da, hem teknik ekip hem futbolcular sahaya odaklanamıyor. sorun oyun veya futbolcu kalitesi ya da formsuzluk temposuzluk değil çünkü. tüm bunları harekete geçircek, tüm bu olanlara yakıt olacak istek, motivasyon, konsantrasyon yok çünkü.

    denklem basit:
    1 - karşı tarafın alayı operasyon evladı. bunu kabul etmemiz lazım. kabullenmemiz lazım.
    2 - yöneticilerimiz vur kafasına ekmeğini al ya da aman bize bişe olmasın da kafasındaki yöneticiler bunu da kabullenmemiz lazım.

    bu ön şartları kabullendik sonra da takıma full destek olmak. en azından takımı, teknik heyeti düştüğü çıkmazdan çıkarabilmek adına.

    yoksa bana da kalsa okan hoca geç değişiklik yapıyor, hala berkan kaan beklerinden medet umuyor, demirbayı oyuna alıp şans tanıyor, gençlere fırsat vermiyor, antrenmanı yetersiz falan filan...

    bir sürü şeyde haklıyız, tamam ama bu adam bu takım bu oyuncular 2 sene üst üste rekor kırarak şampiyon oldu.

    geçen senelerle bu sene arasında değişen tek şey en başta belirttiğim saldırıların dozunun artık dayanılmayacak derecede artması oldu.

    o yüzden ne kadar kızsam da, isyan da etsem bu takımın ve bu hocanın kredisi var.

    karşımızda bu sefer profesyonel ve organize kötülük var.
  • 38005
    yaklaşık iki sezondur şöyle bir kısır döngünün içinde kalmış olan takımımız:

    --- kısır döngü ---

    1. şampiyonlukla tamamlanan süper lig sezonu,
    2. berbat geçen bir yeni sezona hazırlık kampı ve ne olduğu belirsiz futbolculara fahiş bonservislerin saçıldığı yaz transfer dönemi,
    3. avrupa listesine yazılması gereken kilit futbolcuların süre dolduğundan dolayı liste dışı kalması,
    4. süper lig'in yeni sezonunda oyun tatmin etmese de puan anlamında iyi bir gidiş,
    5. avrupa'da bulunduğumuz kulvarda fena olmayan bir başlangıç ve oyunun gelecek maçlar için umut vermesi,
    6. süper lig'de bir iki puan kaybı, taraftardan homurdanmalar ama puan anlamında yine iyi bir gidiş,
    7. avrupa'da bulunduğumuz kulvarda dandik takımlara karşı yavaş yavaş bocalamaya başlamamız, taraftar yangınının ufaktan başlaması,
    8. süper lig'de oyun yine tatmin etmese de puan anlamında yine iyi bir gidiş,
    9. avrupa'da bulunduğumuz kulvarda güç bela playoffa kalmamız ya da elenmemiz, taraftarın ikiye bölünmesi,
    10. süper lig'de oyun kalitemizin düşmesi ama yine puan anlamında iyi bir gidiş, taraftarın transfer yangını yapması,
    11. kış transfer döneminde ne olduğu belirsiz onlarca futbolcuya bonservis saçılmasına rağmen, eğer elenmediysek avrupa'da halâ geçen yılki futbolcularla sahaya çıkmak zorunda kalmamız,
    12. avrupa listesine yazılması gereken kilit futbolcuların yazın olduğu gibi süre dolduğu ve kontenjan kısıtı olduğu için yine listeye yazılamaması,
    13. avrupa'da bulunduğumuz kulvarda playoffta dandik bir takıma göz göre göre elenmemiz, teknik ekip tarafından statü, cezalı ve sakatlık bahanelerinin deklaresi,
    14. süper lig'de puan anlamında yine iyi durumda olmamız ama oyunun tatmin etmemesi,
    15. türkiye kupası'nda yine dandik bir takıma elenmemiz, taraftarın sabrının taşması,
    16. elde kalan tek kulvar olan süper lig'de puan anlamında iyi olsak da "lan lig elden gidiyor mu acaba" düşüncelerine sevk eden bir futbol, belki de can sıkıcı bir iki puan kaybı,
    1. şampiyonlukla tamamlanan süper lig sezonu.

    --- kısır döngü ---

    süper lig ile ilgili aşırı bır sıkıntı yok, bu kadar yatırım ve harcamaya da olmamak zorunda zaten. ama galatasaray'ın kuruluş felsefesine aykırı bir hareket olan avrupa'daki başarısızlık tablosu her defasında hepimize karaları bağlatıyor.
  • 38007
    form düşüklüğünü herkes görüyor ve endişe ediyor. haklılar da. tam olarak nedenini bir etkene bağlayamayız.

    mertens’in yorgunluğu ile oyun aklımız mı tıkandı? sara’nın sakatlık dönüşündeki formsuzluğu mu pas trafiğimizi kısıtlıyor? belki de hepsinin yorgunluğu.

    her ne olursa olsun takımın modunu düşürmeden yıkıcı değil yapıcı davranacağız. şurda 12 maç kalmış. rakibimiz hepsini kazansa bile bize 10 tanesi yetiyor.

    ligde en sert savunmayı fb yapıyor. bizim zor zamanımızda bile bize karşı ne kadar başarılı oldular gördük.

    galatasaray futbol takımının tekrar kazanma alışkanlığı elde etmesi gerekiyor. o tada tekrar bakmalı. rize deplasmanında alınan galibiyet bile takıma nefes aldırmıştı.

    önümüzde kasımpaşa ve alanya deplasmanları ve sonrasında antalya maçımız var. öncelikle maç maç gidip bu maçları kazanıp bi rahatlamamız gerekiyor.

    bu takım iki ayda yeteneklerini ya da karakterini kaybetmez. takıma destek olup tekrar kazanan takım alışkanlığına döneceğiz. bu saatten sonra birkaç şımarık zengini sevindirmek bize yakışmaz.
  • 38008
    acilen önde verimli baskı ve üstün oyun gücüne dönmesi gereken takım. sorumluluk almaktan kaçanlar var. bunun sonucu; yan pas, geri pas, boş ortalar, kısır hücum.

    burada en büyük sebebin, sara'nın sakatlığı ve dönüşündeki toparlanmamış hali ve mertens'in tüm çabasına rağmen fiziksel düşüşü olduğunu düşünüyorum. ikincil olarak da torreira, barış ve yunus'daki form düşüklükleri.

    belki maç öncesi kamp yapılması iyi olabilir. bugünlerde keşke erden timur olsaydı diyorum.
  • 38010
    devre arasında elzem olan iki transfer yerine, morata ve ahmet kutucu alarak hücum yönü tarafından gün geçtikçe eriyip giden takım.
    kesinlikle mertens yerine oyunu yönlendirebilecek kilit açan bir isim lazımdı.
    ayrıca kutucu yerine yine kanattan oyun aklı katan bir transfer lazımdı.
    mertens'in formu düştü, yunus sakat olunca zaten bu sezon saman alevi gibi gördüğümüz oyun gücü erdi gitti.
  • 38011
    devre arası transferleri üçlü defans çift forvete göre yapıp 1,5 maç sonra yine diziliş değiştirmiş takımım.

    malumunuz tekrar 4-2-3-1'e döndük. bilin bakalım ilk yarı neden zorlandık? neden sakatlıklar başladı ve neden özellikle ofansif forvet arkası üçlünün pili bitti? çünkü ikameleri yoktu.
    bilin bakalım şimdi ne yine yok? ikameleri :)
    devre arasında üçlü defans çift forvette oynayabilecek iki forvet, bir kanat bek, bir sol bek, bir hızlı! stoper, bir de lemina aldık.
    fakat noldu? hoop dörtlüye döndük.
    şu anda baktığımızda 10 numara yok. formu düşük barış ve yunus'tan başka hücumcu kanat yok. yunus'tan başka yaratıcı, dripling ile kısa mesafede adam geçen kanat yok.
    morata dönünce nolacak? 4-4-2'ye döneceğiz muhtemelen. dön allah dön. bu sene döne döne bir hal olduk. lig bitiyor sezon bitiyor daha hala ne oynadığımız belli değil.
    haa bir de tabii yine gittik kanat bek aldık. allah'tan frankowski kaliteli oyuncu da, bek işini kotaracak gibi görünüyor. yoksa yine hatalı transfer. yine bir angelino, yine bir köhn transferi*.

    teknik ekip ne yaptığını bilmiyor.
    yönetim ne yaptığını bilmiyor.
    takım nasıl bilecek?
  • 38013
    son iki maçtır oyunuyla gelecek maçlar için korku veren takım. maç esnasında futbolcuları gösterdiğinde herkesin yüzünde yorgunluk, bıkkınlık ifadesi var. bazılarının fiziksel olabilir ama genelinde mental olarak var. barış alper gibi yerinde duramayan bir adam bile her pozisyonun sonunda kafası önde kendi kendine bir şeyler söyleniyor. mart ayında kupa maçı dahil 5 maçın 4'ü deplasmanda ve çok zorlu takımlarla oynayacağız. kendimize gelmezsek mart ayının sonunda farklı bir tabloyla karşılaşabiliriz.
    taktiksel olarak da tıkanmış gibiyiz. eski pres gücümüz yok. hücum çeşitliliği yok. savunma zaten sezon başından beri sallantıda. futbolcuları hayata döndürebilirsek, lemina ve morata' nın gelişiyle birlikte güzel bir 4-4-2 yle kendimize geliriz bence. sara'yı norwich'teki gibi oyun kurucu kanat rolüyle daha aktif kullanabiliriz.

    muslera
    franky-davinson-apo-eren
    torreira-lemina
    sara barış
    morata osimhen
  • 38016
    bir iki maç kötü oynadı diye düzenli oynatılmadan anında kesilen topçuları olan takım. bir de çok daha fazla süre kötü oynasa da zor kesilen topçuları var. ikisinin dengelenmesi gerekiyor.

    fm oynamıyoruz, maç ritmi denen bir şey var. tamam, biz de bazen gömüyoruz ama bu adamlar makine değil. iş sadece sahaya sürüp, hadi oyna demekle olmuyor. nelsson kötü oynadığı maç sonrasında anında kesildi. yerine stoperde kendisinin tırnağı dahi olmayacak metehan, berkan falan denendi. futbolcu psikolojisi denen bir şey var. bir anda davinson, abdülkerim, metehan, berkan'ın ardında beşinci stoper konumuna düşüyorsunuz, etkilenirsiniz tabi. keza jelert, kerem, yusuf, günay, eyüp gibi oyuncular biraz daha sık forma şansı bulsa; kötü oynadığı dönemlerde muslera, barış, kaan, abdulkerim, sara, mertens gibi isimler kenara alınabilse kadroyu daha verimli kullanabilirdik. oyuncuyu hazır tutmak hocanın işi. geçmişte ömer bayram'dan, cihan haspolatlı'dan, orhan ak'dan, engin baytar'dan, emre çolak'tan, semih kaya'dan, mehmet güven'den falan verim alıyorduk. şimdi yedeklerde cin ali, ayşecik, yedi cüceler falan kalmadıkça bazı isimlere şans vermiyoruz. bolu maçının bilmem kaç küsürüncü dakikasında yorgun mertens giriyor oyuna.
  • 38017
    sezon başı planlamasını başaramamış takım, açıkçası bütün problem burada başlıyor. sürekli bir arayış içinde olan, devre arasına kadar yalnızca 12-13 oyuncudan verim alabilen, üç kulvarda oynarken ortasahadaki bütün yükün 2 oyuncuda birikmiş olması, osimhen transferi ile gelen arayışlar, 3lüye dönüş çabası, kaliteli yerli oyuncu eksikliği, oyuncu yerlerinin sürekli değişmesi, aynı ilk 11 ile devam edemeyişimiz.

    bütün bunların sebebi de bir yandan bir önceki yaz transfer döneminde yapılan yanlış transferler. zaha, ziyech, tete... oğuz aydın'ı alamayışımızın nedeni mesela.

    bu takım bu sene şampiyon olur, özellikle morata'nın ilk 11'e dönüşü ve lemina etkisi ile ancak şimdiden önümüzdeki sezonu planlaması gerekiyor. çok ciddi bir revizyona ihtiyacı var kadronun, hem doymuşluktan ötürü hem de yetersizlikten.

    morata, sara, torreira, lemina, franki, sanchez bu 6 oyuncu etrafına oyunu inşa edip bu oyuncuların eksiklerini kapatacak oyunculara ihtiyacımız var, forvet için moratanin yanına iyi bir bitirici, kanat ve forvete yakın skor gücü olan, yaratıcı, dripling yapabilen en azından iki kaliteli ayağa ihtiyacımız var. eren ve jacops riskini almadan en az franki ayarında bir sol bek ya da barış alper'in hem zihnen hem de teknik anlamda sol bek için ikna edilmesi. tartışmasız bir sol stoper ve kaleci. bunlar olmadığı sürece bu sezon yaşadıklarımızı yaşamaya devam eder dururuz.

    morata ***
    *** torreira lemina sara
    barış *** sanchez franki
    ***

    *** kutucu
    sallai *** *** yunus
    eren *** cuesta jelert
    günay

    ve her nasıl dizileceksek hem rotasyon oyuncuların hem de ilk 11'in buna uygun transferler olması, 30 yaşından uzak olmaları şart. türkiye'de yetişmiş olması sebebiyle kaleye berke özer transferi bence şart, alternatif kadro için de cl için yerli sayılabilecek oyunculara ihtiyaç var
  • 38019
    konuşulanları görünce çok şaşırıyorum.
    üçlü ve dörtlü oynamakla ilgili herkesin kafası karışık ama aslında teknik ekibin kafası karışık değil.
    2 adet kaliteli santraforunu aynı anda sahaya sürebiliyorsa üçlü, süremiyorsa dörtlü çıkıyor.
    maç içinde eğer çift santrafor işi iyi gidiyorsa devam ediyor etmiyorsa dörtlüye dönüyor.
  • 38020
    2 aydır kötü futbol oynamayan takımdır. kötü futbolun neye benzediğini biz biliyoruz. takım 2 aydır futbol oynamıyor. topu alıp havaya dikmek dışında ne bir şey yapıyoruz ne de bir şey deniyoruz. olağanüstü bir durumdayız gerçekten. takım sanki kör kuyuya düştü. öyle bir reaksiyon eksikliği, öyle bir uyku hali. hocanın basmakalıp basın toplantıları, her maç sonu aynı şeyleri söyleyen farklı futbolcular...

    bir şeyler denemek ama yapamamak, direkt yanlış şeyler denemek, kalite düşüklüğünden dolayı istenilenleri yapamamak, fiziksel olarak yetersiz kalmak... kötü futbol bu veya buna benzer şeylerdir. bizde bunlar yok. 2 ay boyunca topu alan herkesin istisnasız havaya diktiği oyun, bunlarla ilişkili bir şey değil. bizde futbolun dışında olağanüstü bir sıkıntı var. hoca tabii ki bu işin sorumlusu ancak öyle bir şey izliyoruz ki hoca çıkıp ''alayınızın... top falan oynamayacaksınız lan.'' diye tehdit etse bu kadar kötü olmaz, olamaz. bu kadro bu kadar kötü oynamaz yani. öyle bir görüntü.

    son dönemde pozitif yönde değişen tek şey bazı bireysel performanslar ve transferler etkisiyle savunmamız oldu. en azından her maç gol yemek gibi komik bir işi sonlandırdık. bunun dışında her şey dip yapmış durumda. toplu oyun, üretkenlik, geriden çıkış, bireysel performanslar... yani hadi takım çok kötü, 1-2 adam çıkar ekstra koyar. o da yok. bireysel anlamda da anlık parlamalar dışında net bir ekstra göremiyoruz.

    yani ''şu eksik, bu eksik'' diyemiyorum artık çünkü her şey eksik oyunda. 14/15 şampiyonluğunu hatırlayın. burak, selçuk, melo, hamit, semih, hakan balta, chedjou, sabri, emre çolak, umut bulut gibi isimlerin suyunu sıka sıka şampiyon olmuştuk resmen. yani artık gidemiyorduk sahada. herkes ''takımın son kullanma tarihinin'' geçtiğinin farkındaydı. utanmasam bu kadar kaliteli bir kadro için bunu diyeceğim. o derece bir çaresizlik ve bitiklik var oyunda. dolayısıyla da oklar tabii ki tek bir kişiye dönüyor.

    ne olur, nasıl olur bilmiyorum ancak ciddi manada toplamazsak kendi ellerimizle büyük yıkıma yol açacağız. öyle veya böyle şu 2-3 aylık süreci neredeyse hasarsız geçirdik ligde. altı üstü top oynayacakları 3 ay kaldı. artık her maçı farklı biri mi çözer, hoca oyunu ve takımı toplar yeniden bildiğimiz galatasaray'ı mı izleriz bilmiyorum ancak birileri elini taşın altına sokmalı. burası galatasaray, burada 8 puandan şampiyonluk vermek kabul edilemez. kendinize gelin buradan sahaya kadar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın