• 39844
    anladığım kadarıyla devre arası transfer döneminde kulüp nakit para harcamak istemedi. bu oldukça anlaşılabilir bir tercih. çünkü yıl sonunda bir seçim var ve seçimi kaybetme ihtimali karşısında yönetimin, özellikle başkanın, cebinden para koymak istememesi doğal görüyorum.

    zaten galatasaray’da başkanların cebinden para koyup bunu kulübe hibe etmesi gibi bir kültür yok ve olmaması da gerekir. başkanlar gerektiğinde kasa kolaylığı sağlar, ancak kimsenin parası kulüpte kalmaz. bu önemli bir gelenek çünkü “parasını bırakabilecek zengin başkan” arayışı kulübü belirli profillere mahkûm edebilir. ali koç'un feneri işgali gibi fenerbahçe kokan haller bunlar. dursun özbek zamanında cüzdanını salladığında ben deliye dönmüştüm. galatasaray kendi kaynağı ile iş yapabilen bir yer olmalı. zenginlerin oyuncağı olamayacak kadar kıymetli bir yer.

    muhtemelen içeride başkanın alacağı bulunan bir para da vardır. daha önce seçim kaybedildiğinde bu alacak nedeniyle hukuki süreçler yaşandığını biliyoruz. aynı duruma kendini yeniden sokmak istememiştir diye tahmin ediyorum bu nedenle bence ara transferde yapılan hamlelerin çoğu ileriye dönük ödemeler şeklinde planlandı. yani peşin harcama yerine taksitli veya satın alma opsiyonlu kiralama modelleri tercih edildi.

    bu yüzden orta sahaya bir transfer yapılamadı gibi görünüyor. çünkü burada nakit harcama gerekecekti ve bundan kaçınıldı.

    ancak şu noktayı da unutmamak gerekiyor: taraftarın beklentisi büyük bütçeli transferler değildi ki. kadronun kalite sorunu yoktu. sorun, kadro derinliğinin yani niceliğin yetersiz kalmasıydı. yaz döneminde bazı bölgelerde eksikler tamamlanamadı. hatta bu benim hoşuma gitti. zira ideolojik olarak dar kadrodan yana biriyim. geçirdiğimiz sezonda yaşadığımız problemler idolojik olarak benim bulunduğum pozisyona eksi yazdı. haliyle konsesus içeriye nitelik değil nicelik atmamız gerektiğiydi.

    öte yandan kulüp zaten ciddi harcamalar yaptı. osimhen için çok yüksek bonservis ve maaş yükü altına girdik. uğurcn için de büyük bir bonservis ayrıldı. hayatımıza kdv girdi. verdiğimiz paranın karşılığını alıyoruz ancak bu paranın büyüklüğünü değiştirmez. ayrıca singo transferi önemli bir bonservis ve maaş maliyetiyle gerçekleşti. sané de yüksek maaş alan bir oyuncu olarak kadroya katıldı. yani kulüp aslında para harcadı.

    bu yüzden taraftarın büyük kısmı “neden daha fazla transfer yapılmadı?” diye eleştirmiyordu. tek soru işareti singo transferiydi. çünkü iki bölgeyi birden kapatabilecek bir oyuncu olarak düşünmüştük ancak sakatlıklardan tamamen devre dışı kaldı. geçmişe dönük eleştiri yaptığımızda singo yerine 2 oyuncu almak daha mantıklı olabilir miydi diye düşünüyoruz.

    ez cümle ara transferde beklenti, daha düşük maliyetle kadro derinliğini artıracak hamlelerdi.

    sezon başında kanat rotasyonunun yeterli olduğunu düşünüyordum. kağıt üzerinde bakınca sağ bek, sol bek ve kanatlarda çok sayıda alternatif vardı. oyuncular farklı pozisyonları doldurabiliyor gibi görünüyordu. sane teorik olarak hem barış'tan hem yunus'tan esintilere sayip muazzam bir oyuncu. eren her ne kadar kapladığı alan ölçüsünde barış'a benzemese de oyun tarzı açısından ön tarafa atıldığında bunu karşılayabilir birisiydi. yunus zaten sihirbaz bir adam. hem yeri geldi mi sane'ye alternatif olabilir hem de 10 numara bölgesini götürebilecek bir adamdı. yunus'a güveni şöyle hatırlatayım. benim dahil olduğum önemli miktrarda insan "aman griezmann almayalım yunus'un önü kesilir. alınacaksa yunus'un rekabete gireceği bir 10 numara alalım." diye fikir beyan ediyorduk. ancak sezon ilerledikçe bu saptamamın doğru olmadığı ortaya çıktı. singo’nun devre dışı kalması planları bozdu. eren beklenen sürekliliği sağlayamadı. yunus sakatlık ve form dalgalanmaları yaşadı. böyle olunca kanat rotasyonu beklenenden zayıf kaldı.

    aynı zamanda 10 numara bölgesinde sara, ilkay ve yunus kullanılıyordu. en formda isim yunus’tu fakat onun da süreklilik problemi yaşaması bu bölgede de sayısal eksiklik doğurdu. şu an noa lang ve asprilla transferleriyle buralardaki bağımlılıklarımızı azalttık.

    savunmada ise sol stoper bölgesinde abdülkerim’in alternatifi konusunda risk sürüyor. olası bir sakatlıkta farklı oyuncuların oraya kaydırmamız gerekecek. yeniden bir kurgu yaratmamız gerekebilir. burayı kestiremiyorum.

    santrfor bölgesinde de bazı riskler var ama devre arasında bu sorunun çözülmesi zaten planlanmamıştı. yazın osimhen giderse canımız burada çok sıkılır ama bunu şuan boş verelim. yazın tartışırız ne olabileceğini.

    asıl tartışmalı konu ise orta saha. aslında ihtiyaç, lemina’nın alternatifi olacak bir oyuncuydu. ancak daha iyisini arama düşüncesi işleri zorlaştırdı. oysa lemina zaten çok iyi bir oyuncu; sorun sakatlıklara yatkın olması. yani ihtiyaç onun daha iyisi değil, yokluğunda benzer rolü oynayabilecek bir oyuncuydu. zira lemina modelini oradan çekince çok fazla sarsıntı yaratıyor. torreira’nın performansındaki dalgalanmanın da sistemle alakalı olduğu iddia edebilirim. torrik eski takımın 6 numarasıyken şuanki halin 8 numarası bence. bu yüzden lemina tipinde bir oyuncu çok kritik hale geliyor. ama burayı doldurmadık.

    kulüp kafasındaki ödeme planına uygun bir transfer yapamadı. burada bence en tartışmalı isimlerden biri onyedika. onyedika istediğimiz ödeme planını zorlayabileceğimiz bir oyuncuydu bence. gidip onyedika'yı beğenmeyip katia, guaye gibi pahalı işlere girmek yerine 10 ila 15 milyon euroluk onyedika'ya biz şimdi 5 ateşleyelim sonrasını hallederiz ile belki ikna edebiliriz. burada asıl eleştirim onyedika'nın yeterli olacak olması. lemina yapamıyor değil ki lemina'yı yedeğe itme zorunluluğu hissedelim.

    onun yerine bir sağ beke boey transferi yapıldı. ilk bakışta bu çok tuhaf görünüyor. üzerine düşünce burada bir plan olduğunu tahmin ediyorum. mantık anladığım kadarıyla şu: bizim ligde 14 maçımız var. 2 tane kupadan zor maç koyalım. 2 tane şampiyonlar liginde kesin maçımız var. 2 tane de juventus'u geçme ihtimalimize karşı maç ekleyelim. 20 tane maçımız söz konusu. teknik ekip bunların kaçında lemina'yı oynatabiliriz kaçında oynatamayız diye düşünüyor bence. 2 tanesinde zaten oynatamıyoruz. tahminim kötü senaryoda bu 2 maçın 8'e çıkması. yani 8 maç işimize yarayacak bir plan peşindeler.

    bu plana gelmeden evvel ana planı bir hatırlatayım.

    -----------------uğurcan-------------
    sallai----sanchez----apo----jacops
    ----------lemina------torreria--------
    sane---------------x------------x-----
    -----------------osimhen-------------

    form durumuna ve rakibe göre x'lerin yerine ilkay, sara, yunus, asprilla, noa lang konacak. ilk dönemde 10 numara form durumu gereği sara olacaktır. sara veya ilkay olduğunda lemina daha stoperlerin civarında kalıp biraz daha 4-3-3'e benzeyen bir dizilime geçecektir. yunus, no lang, asprilla gibi öne eklemlenen bir oyuncu oldumu biraz daha net bir 4-2-3-1 göreceğizdir. lemina da torreria da buna uyum sağlayacak kadar akıllı adamlar.

    lemina yoksa ne olacak? bence 2 seçenek var. ilk olarak şunu söyleyeyim. burada kaybeden sallai falan değil. bence sacha boey sallai ile ilgili bir beyan değil. singo'yla alakalı bir beyan. sallia'ye alternatif aldığımızı düşünüyorum.

    ilk seçenek yalancı 3'lü

    -----------------uğurcan-------------
    singo-----sanchez-----apo-----eren
    sallai-----torreria-----sara------x--
    -----------sane-------osi------------

    tuhaf gözüküyor değil mi? bir yerden tanıdık gelebilir bu. kaan'ın bek oynadığı senaryoyu hatırlıyor musunuz? aslında onu tekrardan yaratmaktan bahsediyorum. haliyle bu yazdığım 11 aslında alttaki gibi olacaktır:

    -----------------uğurcan-------------
    ------singo-----sanchez-----apo-----
    sallai------torreria-----sara-----eren
    ------sane--------osi-------x-----

    x yerine kimi koyacağımı bilemedim. burada geriye destek önemli. barış hep kendini bir forvet olarak konumlandırıyor o yüzden soru işaretim var. bu sebeple bunu bir kenara bırakıp geri kalana bakalım. lemina oyunda olduğunda arka taraf defacto 3'leniyor. yine 3'lenmiş durumda. en formda 2'lim sallai ve sane hala içeride. oyuncularımın alanları ana planıma göre fazla değişmemiş durumda. bu önemli bir avantaj. lemina'nın pas ve dribling avantajını burada kaybediyoruz. bu sebeple jacops yerine eren'i koydum ama tartışmaya açık görüyorum. sallai'yi çıkartıp boey'i oraya koysak o da o alanı ikame edebilir. 3'lü olması hasebiyle bazı senaryolarda boey'u singo'nun yerine bile düşünebilir. hatta yapmışlığına dair bir yazım olduğunu hatırlıyorum. merkezde 2 oyuncuya düşüleceği için sara'yı önemsiyorum. sara sezon başından beri en çok mesafe kat eden oyuncu.

    benim için önemli olan şey şu. bu 4'lüden 3'lüye dönülüyor büyük değişiklikler oluyor vs gibi gözüküyor ancak pratikte lemina'nın yokluğu o kadar da sarsıcı değişiklikler olmadan halledilebilir hale geliyor.

    ikinci plan daha basir. lemina yokken bizim merkez 2'liye zaman kazandırmamız lazım. özellikle torrerira'dan verim almak için. bu sebeple sallai'yi osimhen'in arkasına koyabiliriz. zaten oynadığı bir mevki. doğru yönlendirmeyle orta saha elemanlarına destek olabilir. hatta bu plan kimi senaryolarda lemina ve torrerira ile beraber bile kullanılabilir. en büyük problem burada sağ kanattaki sane sallai ikilisini kaybetmiş oluyoruz. haliyel bu senaryoda sağ bek boey oluyor. singo da yedek oluyor.

    boey transferiyle ilk juventus maçı ve leminasız maçlar için planların bu ikisi olduğunu düşünüyorum. bir de internette orta sahaya singo veya sallai'yi koyma önerisi var. açıkçası singo'nun kesinlikle olamayacağını düşünüyorum. belki mazella gibi sallai'i sağ iç torrik sol iç lemina 6 numrada olabileceğini düşünüyorum. ancak bu kadro özellikle beklerin ikisi de jacobs ve boey olursa hücumda büyük problem yaşayabilir gibi geliyor. belki 1 puana oynanan maçlar için bir seçenek olabilir. zira bu takım tempolu olacağından kendi yarısahasına da sıkışmayabilir.

    sonuç olarak gönül daha basit daha sade sadece bir yedek 6 numara transferiyle bu dönemi geçmemizi isterdi. ancak bu şekilde düşündüğümde boey transferini anlamlandırabiliyorum. umalım da bu palyetif çözümlere 2 maç dışında ihtiyacımız olmaz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın