• 676
    maç sahadaki oyunculara yazar. hiç konsantre değillerdi ve bu maçı oynamak dahi istemiyor gibiydiler öylesine takıldılar. biraz singo biraz sallai zorladı kendini. geri kalan hiçbir oyuncumuz bu maçı kazanmak için herhangi bir sorumluluk hissetmedi. 3 puan kaybettik olabilir. önümüze bakacağız, juve maçını hasarsız geçip ligde yine vurup geçeceğiz. şampiyonluk gitti falan diyen kimseyi de dikkate almıyorum. avantaj hala bizde. rakibimiz bizim sahamıza gelecek. o yüzden çok negatif olmamak gerek.
  • 678
    tebrikler okan buruk! bu hafta liderliği verdin rakibine. fb'ye 7 gol lazım ve kasımpaşa ne gerekirse verecek.

    okan buruk bir kere daha kim olduğunu gösterdi. sanki liderlik garanti türkiye kupası grup maçındaymışız gibi öyle bir oynadı ki takımla takım sanki ilk kez birbiriyle oynadı. zaten kendisinin bir hücum planı yok. oyuncuların inisiyatifinde her şey. konyaspor kazanmadı biz verdik maçı. bugünkü kafayla rakip kim olsa yenilirdik. hakem başka konu ve yenilginin baş nedeni değil. bahane yok. okan buruk verdi maçı.

    okan buruk'tan daha iyisini bulduk mu alıp okan buruk'u göndermek gerek. aşçı örneği gibi. ezbere yapılan bir normal yemeği bu sefer çiğden zeytinyağlı yap dediğinde yemeği zehir ediyor. beceremiyor. oysa aşçı dediğin bunları bilecek. okan buruk üniversitelerde ders anlatırken kitabı birebir anlatan konuya hakim olmayan akademisyendir. öğrenciye bir şey katmaz. öğrenci kendisi çalışırsa anca öğrenir.

    bu yaz sonuç ne olursa olsun gitsin avrupa hayalini gerçekleştirsin. biz de mümkünse teknik direktör alalım.
  • 683
    hakemler hakkinda yorum yapmam ama bugun resmen maci katletti. nasil bir ofsayt o? konyaspor’lu defans kalenin dibinde herkesten onde, ben hala anlamadim. o nizami golumuz verilse konyaspor’un direnci yikilacak muhtemelen maci kazanacaktik. iptal edilen gol konyaspor’u maca ortak etti ve kontralarla geldiler iki gol attilar.
    bu mac bana 2001 yilinda real madrid’i yenip haftasonu yimpas yozgatspor macini hatirlatti. hadi o mac adamlar ilk iki dakikada attiklari gollerle maci almislardi, ama bu mac oyle degildi. golumuz verilse maci uyutup 2-0 biz yenerdik.

    belli ki bize ikinci kez dort sene ust uste seri yaptirmayacaklar. talimat gelmis.
  • 684
    tarih tekerrürden ibaret midir? ibarettir derler... sen yaşadıklarından ders almalı mısın? almazsan mahvolmaya da mahkûmsun, kaçarı yok...
    şampiyonlar ligi grup maçlarında deplasmanda ajax'ı farklı yendikten sonra ligde deplasmanda kocaelispor karşısına çıkan galatasaray, hiç hesapta yokken ıcardi ve osimhen çift forveti ile çıkıp çok az pozisyon bularak, oyun hakimiyeti eline alamayarak ligde ilk mağlubiyetini alıyordu... gerçi beraberlik golünü de attı ama var hakemi pasif ofsaytı aktife çevirttirdi hakeme...

    bu gece konya'da olacaklar da daha osimhen'in "hafif sakatlığı" nedeniyle kamp kadrosuna yazılmadığı dakikalarda belli oluyordu. takımın golcüsü dinlendirilecekti de maçın kadrosunu görünce "rotasyonun" başa bela olacağını tahmin etmemek hiç de zor değildi. kadro güçlüydü de takımların ilk onbirleri vardır, oyun alışkanlıkları vardır. hal böyle olunca da galatasaray da maçın ilk devresini ıcardi'nin çaprazdan şutu dışında tek tehlikeli atağı olmadan bitirdi galatasaray...

    peki, nasıldı maça başlayan takım? uğurcan kalede değişmezdi ama boey'in transferi sonrası sağ bek fransız oyuncu olurken, sallai kanattaydı. kolombiyalı el patron da dinlenmeye alınmış onun yerine singo partnerlik yapıyordu abdülkerim'e ve sol bekte de hafta içinin iyilerinden jakobs yerine eren vardı. orta sahada torreira yok, lemina'nın yanında sara varken, ilerde barış yerine sane, lang yerine sallai ve osimhen yerine ıcardi vardı... kağıt üzerinde kadro fena olmasa da deplasmanda böyle bir rotasyon tehlikeliydi...

    bu kadar oyuncu değişikliğinin işe yaramadığını ikinci 45 dakikaya barış, lang ve torreira'yı oyuna alarak gösterdi okan buruk. lakin iki kanat oyuncusu alırken ıcardi neden çıkıyordu? bir anlam veremedik.
    oyuncu değişiklikleri galatasaray'ı biraz da hızlandırırken, lang'ın attığı harika ara pasında boey kaleci ile karşı karşıya kaçırdı da dönen topu sane ağlara yuvarlıyordu. aranan gol gelmişti ama vardaki davut dakul çelik yerde yatan boey'in ofsaytta olduğu gerekçesiyle hakemi ekrana çağırırken hakem de golü iptal ediyordu... eğer boey ofsayt ise onu yere düşüren kalecinin müdahalesine neden penaltı çalınmadı? avrupa'da hiç bir maçta çalınmayacak ofsayt düdüğü, bizim ülkede çalınıyordu, aynen kocaelispor maçında olduğu gibi...

    maç içinde özellikle boey'in ve sallai'nin düşürülmelerine düdük çalmayan hakemin 53te eren'in topa müdahalesinde konya'ya serbest vuruş verip, deniz'e gol şansı yakalatmasına mı kızalım, eren'e gösterdiği sarı karta mı?
    dakikalar geçtikçe galatasaray da galibiyet golü için çok adamla rakip sahaya gidip, telaşla hatalar yaptıkça ev sahibi de kontra ataklarla gelmeye başladı ki, muleka'nın topuk pasında top direği yalayarak auta çıkıyordu. sonrasında sara'nın serbest atışında kaleci iki hamlede topu yakalayıp devamında bitime on beş dakika kala uğurcan'ın alacağı topu kornere yumuruklaması sonrası kazanılan köşe atışında ev sahibi golü buldu.

    kötü senaryonun tüm şartları yerine gelmişti, senin nizami golün sayılmamış, rakip de golü bulmuştu... bir de son on dakika bardi'nin şutunda kramer ceza sahası içinde ayağı koyunca, fark ikiye çıkıp, maçın da fişini çekiverdi yeşil-beyazlılar...

    iki harika şampiyonlar ligi gecesinin dönüşünde kaybedilen 6 puan galatasaray için lig şampiyonluğunu zora sokmak demekti ki, burada kaybedilen puanları telafi etmek için göztepe, beşiktaş, trabzon gibi deplasmanlardan galip çıkmak gerekecektir. belki de galatasaray bir yerde karar vermeli, avrupa'da devam mı yoksa ligde şampiyonluk mu? son iki yılda avrupa'dan elendikten sonra haftada bir maç oynadığında galatasaray galibiyet serileri yakalayıp, ligi şampiyonlukla bitiriyordu. bu sene avrupa yolu biraz daha açık olunca, bu maçların lige etkisi olumsuz yansıyacaktır...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...r2-0galatasaray.html
  • 685
    maçın ilk yarısında gabriel sara rakip yarı alanın ortalarında bir top kazandı, top sallai'de kaldı ve konyaspor eksik yakalanacaktı ama o da ne, atilla karaoğlan saçma sapan bir faul vererek atağı kesti. şampiyonlar liginde bu şekilde sürekli gol atan takımımıza süper ligde top kaparak gol attırılmıyor. bu takımın en büyük silahı zaten top kapıp rakibi eksik yakalayıp gol atmak, erken faullerle önümüz kesiliyor. oyuncularımız çalım atıp faule maruz kalıyor, verilmiyor. bu takıma bu ligde top oynatılmıyor.
  • 686
    (bkz: #4376865)

    haftasonumuzun içine eden, muhtemelen 15–20 milyon galatasaraylıyı hasta eden bir maç oldu. müthiş bir zaferle başlayan hafta, maalesef dehşet bir operasyonla son buldu. 2.’yle puan puana geldik. bundan sonrası allah kerim; şampiyonluk gider ya da kalır. ancak tüm ülkenin operasyon çektiği ve ayağımızın kaydırılmaya çalışıldığı bu ortamda hiçbir reaksiyon gösterilmemesi bana çok koyuyor. işin kötüsü, kendine galatasaraylıyım diyenlerin bile durumun tam olarak farkında olmaması daha da üzücü.
  • 692
    50. dakikaya kadar konyaspor'un herhangi bir pozisyonu yoktu.
    ne zaman ki nizami golümüz iptal edildi, ondan sonra oyundan düştük. aslında yine ayakta kalmaya çalışıyorduk ama eren'in yapmış olduğu temiz müdahaleye faul+sarı kart verilmesiyle birlikte futbolcular artık iyice ümitsiz hale geldi. singo'ya faul yapan oyuncunun ikinci sarı kartı görmemesiyle birlikte artık tamamen dağıldık.
    evet kötü oynadık, evet mücadele etmedik ama bu durum galibiyet alamazsınız demek değildir. buna rağmen galip gelecektik ama hakemler izin vermedi. golünün iptal edilmesi, rakibinin kırmızı kartının verilmemesi...
    bir maçta daha ne kadar hata olsun? üstelik hepsi de aleyhine yapılan hatalar.
    ikinci yarının 5. dakikasında öne geçtikten sonra farka da gidebilirdik. o yüzden bu maçta konuşulması gereken şeyler varsa atilla ve davut adında iki tetikçidir.
    kötü oyunumuz, buz gibi golün iptaline neden değildir!
  • 693
    biz bu filmi daha önce izlemiştik. zaten maçtan önce de gündeme gelmişti ama pek kulak asılmadı.

    8 nisan 2001 yimpaş yozgatspor galatasaray maçı. 2-0'dan 3-2 kazanılan real madrid maçı rehavetiyle 2 dakikada 2 gol yiyerek 2-0 geride başladığımız maç.

    17 şubat 2026 galatasaray juventus maçı da normal bir maç değildi. juventus eski gücünde olmasa da bilmem kaç yıl sonra avrupada 5 gol yedi. biz de ilk defa şampiyonlar liginde 5 attık. bu maç hepimizi ister istemez bulutların üzerine çıkardı. maç öncesi yorumlarda dahi hem konyaspor hem ilhan palut hafife alındı.

    hatta size bir maç daha bırakayım. tribündeydim o maçta.
    (bkz: 12 mayıs 2000 altay galatasaray maçı)
    efsanevi uefa finali olan arsenal maçından önce oynanmıştı. hatta altay bizi yense de ertesi hafta küme düşmüştü. ligde 40 maç sonra deplasmanda yenilmiştik. herkesin aklı o kadar uefa finalindeydi ki futbolcular yürüyerek oynamıştı. hani bu maça baksanız gs arsenalden fark yer dersiniz.

    yozgatta teknik direktör lucescu iken izmirde ise fatih terimdi. demek ki iş hocada bitmiyormuş.

    yorgunluk, rehavet ve her şeye rağmen başa baş giden oyunda rezil hakem kararları. futbolda böyle günler olur. sezonun geri kalanında bir daha böyle bir maç yaşamazsak inşallah yine şampiyon olacağız.
  • 696
    (bkz: 9 kasım 2025 kocaelispor galatasaray maçı)
    (bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)

    bu sezonki üçüncü gaflet maçımız. diğer ikisi yukarıda.
    3 maçın da ortak özelliği önceki maçların 3 farkla kazanılması. ajax'ı deplasmanda 3-0 yeniyorsun, kocaelispor'a 1-0 yeniliyorsun. trabzonspor'u süper kupa yarı finalinde 4-1 yeniyorsun. fener'e rezil bir futbolla 2-0 yeniliyorsun. sonunda da juventus maçı ve bu maç.

    maç öncesi kötü futbolun geleceğine dair bir belirti yok, herhangi bir semptom yok. sadece taraftarda coşku ve heyecan var. yenersek asla durdurulmayacak galatasaray gerçeği var. ama bu maçlarda takımda ruh yok, mücadele yok. vicdansız ve satılık hakemlerin eline kalmış şekilde kaderimizi bunlara teslim ediyoruz.

    evet hakem sayesinde yenildik. bunu rahatlıkla belirtebiliriz ama bu ruhsuzluğu yine de açıklayamayız. nabalım bu takıma. maçtan önce demir çubuklarla dövelim de kendilerine mi gelsinler. yenme olasılığımız yüzde 50-50 idi bu maç. en kötüsü bu oran olabilirdi. takım kafa olarak hazır olmayınca hakem de galatasaray'dan puan çalma cürretinde bulunabildi. yönetimi, lobisi, dayanabileceği direği falan yok bu takımın. sadece saf kalite ve mücadele. o da olmayınca puan kaybı geldi. kötü senaryolara sıfır hazırlıklı olmaya devam edersek daha çok ağlarız.
  • 697
    maçtan eve şimdi gelebildim takım zaten oldukça kötü bir performans sergiledi tribün olarak da çok iyi değildik ne yazık ki. kötü bir hafta sonuydu iptal edilen golün neden iptal edildiğini maç sonuna kadar görmemiştim keşke görmeseymişim. iptal kararı oldukça düşürdü çünkü bizi.

    ev sahibi taraftarıyla, futbolcusuyla çok yüksek konstantrasyonla hazırlanmıştı maça, avrupa maçı sonrası deplasman olması ve galatasaray’ın her sene bir kez düşkün takıma puan bıraktığı gerçeğini bilenlerden olarak maçın zor geçeceğini tahmin ediyordum, ilk dakikalarda da belli oldu bu ama ona rağmen saçma sapan iptal kararı olmasa maçı kesinlikle kazanırdık.

    her sene aynı terane vicdanımızı yaralayan bir karar olmadan düpedüz yenilmeyi ve rakibi tebrik etmeyi bile unutturdular bize. umarım konya da küme düşer. yenilmek kötüdür ama bazen sahici bir sarsıntı sahte vir dengeden iyidir.
  • 698
    yarım saatte çözebileceğimizi düşündüğüm maçtı. yanıldım kendi adıma. olur öyle. kötü oynadık, ilk golü atanın kazanacağı bir maça çevirdik. attık ofsayt dediler. yedik ve iş bitti. bu sene şampiyonluk yarışının düğümü bizim stadımızda çözülecek. şampiyonlar liginde devam ettiğimiz senaryoda hayırlı bir mağlubiyet bile almış olabiliriz. işi ciddi tutmamız gerektiğini fark etmiş olduk.

    okan buruk’a tek kızdığım nokta ise icardi’yi 45’te oyundan alması. ben icardi’nin hem büyük bir lüks haline geldiğini hem de osimhen alternatifi haline gelmesinin teknik olarak imkansız olduğunu düşünüyorum. takıma osimhen’le böyle yokken bambaşka bir futbol oynamalısınız demeniz imkansız. kontrat falan yenilenmesini de büyük hata olarak görüyorum.

    ancak takımda bu denli ağırlığı olan bir adamı 45’te oyundan alma sebebi nedir yahu? ne bekliyordukta yapmadığı için aldık? icardi oynadığında tempomuzun düşeceğini ve ön alan baskımızın etkisizleşeceğini zaten bilmiyor muyduk? daha üç gün önce çok daha önemli bir maçta, çok daha ciddi defo yaratan yunus’u çıkarmadın hocam.

    karara sadece teknik olarak baksak ilk yarı yüksek eforla oynayan konyanın skoru alsa da almasa da çekileceğini biliyorduk. yani bizim icardi’ye ihtiyacımız olan süre ilk 45 değil ikinci 45’ti bu açıdan. ön alanda fizik kalite istiyorsak yunus yerine barış’ı icardi yanına yollayabilirdik. ya da madem bu maç temposuz oynanacak yunus yerine ilkay’la seti çeşitlendirmeye çalışabilirdik. kısacası hem dengeler hem teknik açıdan çözümü icardi ile aramalıydık. icardi’siz çözüm arayacaksakta ilk 45’te aramalıydık bunu. icardi’nin getireceği defoları artık sağır sultan öngörebilir çünkü.

    okan hocanın neden geniş kadro ile çalışmak istemediğinin de bir doğrulamasını yaşıyoruz. hocam 45’ten itibaren çorbaya çevirdi takımı. ilk yarı kötü ikinci yarı başı kesik tavuk olduk. beni endişelendiren tek konu bu maça dair.
  • 699
    konyaspor ligin son haftası ve yenerse ligde kalacakmış gibi oynadı. hücumda çok mu etkiliydi değildi ancak 90 dakika boyunca futbolcularımıza nefes aldırmadılar. zaten yorgun olan takım böylesine dirençli ve istekli hırslı bir konyayı beklemiyordu muhtemelen. hoca da beklemiyormuş ki aşırı rotasyonla çıktı maça. sonuç hepimizi üzdü ama dünyanın sonu değil. şampiyonluk ipleri elimizde olduğu sürece açıkçası hiç stres yapmam. yok fener orda takılır burda takılır vs. vs. gibi beklentiye de girmiyorum. kalan maçlarımızın tümünü kazanırsak şampiyon oluyor muyuz ? evet oluyoruz. o zaman strese gerek yok.
    futbolcuları, hocayı sabaha kadar eleştirebilirim ama önce ipleri elinden kaybetmeleri gerekiyor. onun dışında sonuna kadar destek hep destek tam destek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın