tarih tekerrürden ibaret midir? ibarettir derler... sen yaşadıklarından ders almalı mısın? almazsan mahvolmaya da mahkûmsun, kaçarı yok...
şampiyonlar ligi grup maçlarında deplasmanda ajax'ı farklı yendikten sonra ligde deplasmanda kocaelispor karşısına çıkan galatasaray, hiç hesapta yokken ıcardi ve osimhen çift forveti ile çıkıp çok az pozisyon bularak, oyun hakimiyeti eline alamayarak ligde ilk mağlubiyetini alıyordu... gerçi beraberlik golünü de attı ama var hakemi pasif ofsaytı aktife çevirttirdi hakeme...
bu gece konya'da olacaklar da daha osimhen'in "hafif sakatlığı" nedeniyle kamp kadrosuna yazılmadığı dakikalarda belli oluyordu. takımın golcüsü dinlendirilecekti de maçın kadrosunu görünce "rotasyonun" başa bela olacağını tahmin etmemek hiç de zor değildi. kadro güçlüydü de takımların ilk onbirleri vardır, oyun alışkanlıkları vardır. hal böyle olunca da galatasaray da maçın ilk devresini ıcardi'nin çaprazdan şutu dışında tek tehlikeli atağı olmadan bitirdi galatasaray...
peki, nasıldı maça başlayan takım? uğurcan kalede değişmezdi ama boey'in transferi sonrası sağ bek fransız oyuncu olurken, sallai kanattaydı. kolombiyalı el patron da dinlenmeye alınmış onun yerine singo partnerlik yapıyordu abdülkerim'e ve sol bekte de hafta içinin iyilerinden jakobs yerine eren vardı. orta sahada torreira yok, lemina'nın yanında sara varken, ilerde barış yerine sane, lang yerine sallai ve osimhen yerine ıcardi vardı... kağıt üzerinde kadro fena olmasa da deplasmanda böyle bir rotasyon tehlikeliydi...
bu kadar oyuncu değişikliğinin işe yaramadığını ikinci 45 dakikaya barış, lang ve torreira'yı oyuna alarak gösterdi okan buruk. lakin iki kanat oyuncusu alırken ıcardi neden çıkıyordu? bir anlam veremedik.
oyuncu değişiklikleri galatasaray'ı biraz da hızlandırırken, lang'ın attığı harika ara pasında boey kaleci ile karşı karşıya kaçırdı da dönen topu sane ağlara yuvarlıyordu. aranan gol gelmişti ama vardaki davut dakul çelik yerde yatan boey'in ofsaytta olduğu gerekçesiyle hakemi ekrana çağırırken hakem de golü iptal ediyordu... eğer boey ofsayt ise onu yere düşüren kalecinin müdahalesine neden penaltı çalınmadı? avrupa'da hiç bir maçta çalınmayacak ofsayt düdüğü, bizim ülkede çalınıyordu, aynen kocaelispor maçında olduğu gibi...
maç içinde özellikle boey'in ve sallai'nin düşürülmelerine düdük çalmayan hakemin 53te eren'in topa müdahalesinde konya'ya serbest vuruş verip, deniz'e gol şansı yakalatmasına mı kızalım, eren'e gösterdiği sarı karta mı?
dakikalar geçtikçe galatasaray da galibiyet golü için çok adamla rakip sahaya gidip, telaşla hatalar yaptıkça ev sahibi de kontra ataklarla gelmeye başladı ki, muleka'nın topuk pasında top direği yalayarak auta çıkıyordu. sonrasında sara'nın serbest atışında kaleci iki hamlede topu yakalayıp devamında bitime on beş dakika kala uğurcan'ın alacağı topu kornere yumuruklaması sonrası kazanılan köşe atışında ev sahibi golü buldu.
kötü senaryonun tüm şartları yerine gelmişti, senin nizami golün sayılmamış, rakip de golü bulmuştu... bir de son on dakika bardi'nin şutunda kramer ceza sahası içinde ayağı koyunca, fark ikiye çıkıp, maçın da fişini çekiverdi yeşil-beyazlılar...
iki harika şampiyonlar ligi gecesinin dönüşünde kaybedilen 6 puan galatasaray için lig şampiyonluğunu zora sokmak demekti ki, burada kaybedilen puanları telafi etmek için göztepe, beşiktaş, trabzon gibi deplasmanlardan galip çıkmak gerekecektir. belki de galatasaray bir yerde karar vermeli, avrupa'da devam mı yoksa ligde şampiyonluk mu? son iki yılda avrupa'dan elendikten sonra haftada bir maç oynadığında galatasaray galibiyet serileri yakalayıp, ligi şampiyonlukla bitiriyordu. bu sene avrupa yolu biraz daha açık olunca, bu maçların lige etkisi olumsuz yansıyacaktır...
kaynak ve maçtan fotoğraflar:
https://ultrasmovement.blogspot.com/...r2-0galatasaray.html