• 1498
    içerisinde o kadar kötü insanlar barındırıyor ki bulunduğu bok çukurundan çıkması mucize gibi bir şey. hakemler, federasyon, kulüp yöneticileri, dışarıdan müdahale eden siyasiler, basın. acayip bir topluluk. bir de futbolcular var tabi. her maç yere yatan kalkmıyor. faul olmayan pozisyonlarda bile öyle bir bağırıyorlar ve kendilerini atıyorlar ki hakemler hemen kanıyor. çünkü hakemler futbolu bilmiyor ve işin tuhafı hakemliği de bilmiyorlar. her 100 futbolcudan 80'i sahtekar. çalışmadıkları ve yeterince antrenman yapmadıkları için sahada gerginlik çıkarıp bundan besleniyorlar. hakemler de çanak tutunca maçları izlemek eziyet oluyor. nereye gider bilmem ama sonu kötü.
  • 945
    iğrençlik seviyesi her geçen gün artmaya devam eden lağım çukuru.

    şampiyon olsak ne olacak merak ediyorum gerçekten. ne değişecek? 22 kere olduk da ne değişti? hiçbir şey.

    siyasi iktidarla ilgili diyoruz evet öyle de ama memleketin kurucu değerlerine bağlı olduğu zannedilen aileden çıkma bir tipin yaptıklarına bakınca ümidi falan kalmıyor insanın gerçekten.

    insanın ruhunu emiyorlar, futbol sevgisini öldürüyorlar. ne uğruna?

    29 değil 59 şampiyonluğunuz olsun bitecekse içinizdeki bu kin bu nefret. her sezon siz şampiyon olun.

    ama bırakın şu futboldan biraz keyif alalım.
  • 1499
    üzerindeki futbol ülkeleri ile ciddi anlamda makas aleyhinde açılmıştır. zamanında bu laf ile çok dalga geçildi ama durum bu. mesele futbolcuya para bayılıp almak ise suudi ligi bizi yüz kere sollar herhalde. bu sorunun temel nedeni, ülkenin geldiği yozlaşmışlık durumu ile paraleldir. bunu anlamak için az biraz gündeme yabancı kalmamak yeterli olacaktır. ayrıca fenerbahçe spor kulübünün artık ciddi anlamda yaptırım görmesi gerekmektedir. tarafsız bir ülkede kesinlikle bu kulübe, başkanlarına, yönetimlerine, camiasına vs. bu kadar müsamaha gösterilmezdi. kendilerini yenilemek zorunda kalırlar ya da azalarak biterlerdi. camia yapısından dolayı koltuğunu korumak isteyen başkanlarının; gerek mafyatik tipler, gerekse de zengin bebelerin vs. her şeyi kendilerine mübah görmesinden dolayı, sonunu düşünmeden yaptıkları her şey geri dönülemez problemlere yol açıyor.
  • 1576
    maalesef uzun zamandır türk futbolundan zevk alamıyorum. kalitenin yerlerde olması bir kenara, bizim ligimizde futbol değil başka bir şey oynanıyor. kimsenin futbol oynamaya, konuşmaya niyeti yok.
    burada sorun nerede peki? net ve tek bir cevabı yok bu sorunun. futbolcu, teknik direktör, başkan, federasyon, medya, sosyal medya ya da taraftarlarda. aslında bakarsanız hepsinde.
    başkanlar zaten futboldan anlamıyorlar, işlerini doğru yapmaktansa, hakemleri baskı altına almayı ve medyayı manipüle etme derdinler.
    teknik direktörler oyunu geliştirmek yerine suçlu arama peşindeler.
    futbolcular iyi oyun oynamak yerine sahtekarlığı ve oyunu soğutmayı tercih ediyorlar.
    federasyondan bahsetmiyorum bile, ülkenin siyasete bulaşmamış herhangi bir kurumu kalmadı zaten.
    satın alınmış, yalaka ve taraflı kalemlerle dolu medya.
    biz taraftarlar da normal değiliz. hastalıklı bir fanatizm var herkeste. doğrunun peşinde değiliz. bir pozisyonun yorumlarken bahsettiğim hastalıklı durumdan kopamıyoruz.bize yapılsa başka diğerine yapılsa başka yorumluyoruz.
    ve sosyal medya, bu lanet ortamı yaratan başlıca etken kesinlikle sosyal medya. futbol yorumlarından çok, güruhların kinini nefretini kustuğu bir bok çukuruna dönmüş bir mecra.
    tüm bunların sonucu, berbat bir lig, hezimetlerle dolu avrupa mecareları ve finansal olarak çok kötü takımlar oluyor.
    hasılı sıkıldım artık. galatasaray sevgim olmasa tamamen bırakacağım, takip etmeyi de izlemeyi de.
  • 1058
    canları sıkılır şike soruşturması yaparlar.
    canları sıkılır şike yapan takımları ligden düşürmezler.
    canları sıkılır saçma sapan play-off sistemi getirirler
    canları sıkılır türkiye kupası elemesini değiştirirler.
    canları sıkılır yabancı sınırı koyarlar.
    canları sıkılır ligden düşürülme olmasın derler.
    .
    .
    .

    türk futbolunu yönetenlerin anlık ruh hallerinde sürekli bir değişim yaşandığı için, türk futbolundan da gelişme beklenmesi hayalcilikten öte değildir.
  • 1005
    bu şekilde devam ederse bir kaç yıl sonra uçurumdan aşağıya tepeleme düşecektir. bunlar daha iyi günleri. nereden tutsak elimizde kalıyor ne yazık ki. tek güzel tarafı iyi bir milli takım jenerasyonu yakalamamış olmamız.ne kadar sürer bilinmez.

    federasyonun durumu, akçeli işler, kulüp başkanlarının misyonları, vizyonları, şişkin yayın ihaleleri, borca batık kulüpler, siyasetle iç içe geçmiş bir düzen. herkesin aşağı yukarı benzer fikirleri olduğu konular. peki ya taraftarlar?

    türkiye’de futbol çok seviliyor diyorlar. yanlış.türkiye’de kulüpler seviliyor, futbolu gerçekten seven kişi sayısı çok az. zaten tam olarak o ölçüde başarılıyız. saman alevi gibi parlayıp sönüyoruz. ve işin acı tarafı birbirimizi yemekle o kadar meşgulüz ki, kaçırdığımız trene yetişmek için acı dolu bir yenilenme sürecinden geçmemiz gerekecek.

    20 yıl önce, sadece galatasaray değil, anadolu takımları dahil bütün kulüplerin sahip olduğu vizyon şimdikinin ışık yılı ötesindeydi. maalesef o ivmeyi koruyup üzerine koyamadık. takımlar için avrupa artık bir hedef değil. ligde şampiyon olup sıcak para sokmak hedef. 20 yıl önce ben fener veya bjk avrupada başarılı olunca sevinirdim, desteklerdim. şimdi de 9 yesinler de goy goy yapalım derdindeyiz. kendi b.kumuzda debelenip duruyoruz.

    bir çıkış arıyorsun, alt yapıya bakıyorsun, yetişsin de takıma girsin diye beklediğin çocuklar o yaşta kontrat derdinde, cin olmadan adam çarpma derdinde. herkeste bir havalar.

    senelerdir aynı hocalar köşeleri zapt etmiş, kulüpleri aralarında top gibi çeviriyorlar. ne bir strateji, ne bir plan. pastayı bölmüşler al gülüm ver gülüm.

    şikesine falan girmiyorum hiç. hakem eyyamları falan o kadar konuşuluyor ki işin normali bu oldu artık memleket futbolunda. yılda bir defa düzgün hakem yönetimi görsek gözlerimiz doluyor.

    kısacası tablo karanlık, tüneldeki ışık da kaybolmak üzere.
  • 987
    https://twitter.com/...469858234961920?s=08

    bu olayın kurgu olmadığını düşünüyorum. bu kafalar türkiye’de çok ve bunlar oldukça türk futbolu bir milim yol alamaz. genç futbolcuların kişiliğini yok edip ezik, kendine güveni sıfır hale getirirseniz onlar da korkudan elleri ayaklarına dolanır. isterseniz bakın futbolculara, dar alanda saçma hareket yapan bir futbolcu görürseniz bakmadan türk futbolcusu olduğunu anlayabilirsiniz.

    sadece fiziksel şiddet uygulanmaz türkiye’de, psikolojik şiddet de oldukça yaygındır. üstelik bu durum her alanda geçerlidir. okulda öğretmen, evde babalar, anneler, abiler, mahallede bıçkınlar, trafikte magandalar altyapıda hocalar birbirlerine ve özellikle çocuklara hep uygularlar bu iki şiddet türünü.

    ülkemiz cinnet halini yaşadığı için, kimse söz dinlemiyor. kim-kime, dum-duma diye bir deyim vardır tamı tamına o durumdayız.

    allah yardımcımız olsun.
  • 1730
    ibrahim hacıosmanoğlu ve osman aşkın bak önderliğinde, 2025-2026 yılı başında dibi görmüştür.

    avrupa’daki 4 ön eleme oynayan takımın 4’ü de elenmiş olup fenerbahçe avrupa liginde, samsunspor’da konferans liginde oynayacaktır.

    en iyi senaryoda 2 şampiyonlar ligi, 1 avrupa ligi, 2 konferans ligi biletimiz olacakken en kötüsü oldu ve her turnuvada tek temsilcimiz var,

    ama sorumlular oralı olmayacağı gibi biri çıkıp galatasaray aleyhinde algı yapacak, diğeri de galatasaray’dan futbolcu kaçırıp fenerbahçe’ye transfer etmeye çalışacak..

    utanma duyguları da yok, yazık…
  • 336
    ilacı kesinlikle 4-4-2'dir. millet olarak zati karakteristik özelliğimiz bu çabuk gaza gelmemiz, amiyane tabir ile; coşmamız. diğer bütün varyasyonlar ( (4-3-3) (4-2-3-1 ) vs vs ) soğuk kanlı oyun, ve rahatlık gerektiriyor, soğuk kanlı olmanın en az tolere edilebildiği sistem 4-4-2
    hayvanlar gibi önde basmayı, neredeyse orta saha'ya yakın defansı kurmayı, sol açıktan ayrılmayan bekleri, ceza-saha'sı ön yayında gezen mc'leri ile bize en çok uyan sistem bu. defans yapamıyoruz aga biz. her duran top tehlike, her yaslandığımız an gol görüyoruz kalemizde.

    bakıyorsun hayvanlar gibi oynadığımız maçlara; bahsettiğimiz gibi oynanmış. geriye yaslanıp rolantide istediğimiz gibi oynayıp bitirdiğimiz maç tarihimizde bulunmuyor, (en azından ben henüz şahit olamadım)

    lan mahalle maçında dahi sktr et kaleciyi, stoper bulamıyorsun herkes ilerde gol arıyor, bizim td'lerimiz geride rakibi karşılayıp kontrollü oyundan bahsediyor... siktir lan!
  • 961
    bugün beşiktaş'ı da, başakşehir'i de, trabzonspor'u da destekledim. fenerbahçe'yi günahım kadar sevmem ama bugün avrupa'da olsa ve galip gelse üzülmem. arkadaşlar farkında mıyız bilmiyorum ama çok kötü durumdayız ülke futbolu olarak. 4 takımımız avrupa'da maça çıktı 1 beraberlik 3 mağlubiyet gibi bir sonuçla karşı karşıyayız. kendi iç kavgamızda boğulmaya devam edelim biz. o arada da belçika, ukrayna ve hollanda takımları avrupa'da puanlar alıp bizimle ülke puanı farkını açsınlar. artık dev aynasında görmememiz gerekiyor kendimizi. galatasaray dün brugge karşısında 1 puan almakla iyi iş yapmıştır. iddaa oranlarına, avrupa'daki maç görüşlerine baktığımızda zaten favorinin brugge olduğu belliydi. ama biz türk insanı olarak kendimizi maalesef fazla büyütüyoruz. ama futboldan sorumlu kişilerin bu başarısızlıklara sebep olarak sadece yabancı serbestliğini (aslında yabancı sınırı var mevcut düzende) görüyor olmaları cidden çok komik. yarın başlarlar yine salak saçma sınır muhabbetlerine.
  • 874
    bugün gelinen noktanın en büyük suçlularından biri aziz yıldırım'dır.
    önceden bizim için şampiyonluk için gerekli kalifiye adamlar için florya ya bakardık şimdi ise havaalanı yolu gözlüyoruz. hatta anadolu klüpleri bile! 2000 yılı türk futbolu için cidden milattır. gençlerbirliği, afrika'dan topçu getirir, anadolu klüpleri serkan aykut, ilhan mansız, tümer metin gibi yıldızlar çıkarırdı. tümer'in milli takıma seçildiği yıla bakarsanız oyuncu havuzunun ne kadar iyi olduğunu görürsünüz zaten.

    ne olduysa fenerbahçe'nin kennth anderson transferi ile başladı. sonra pierre van hoijdonk, alexler hava da uçuştu ve biz de adnan polat döneminde buna iyice ayak uydurduk ve hala devam ediyoruz.

    yüksek maaşların da en büyük sorumlularından biri aziz yıldırım'dır. sonra mecburen biz de buna ayak uydurmak zorunda kaldık.
  • 973
    bugune kadar gordugumuz en kavgali, en pislik ve en huzursuz doneminden gecmekte olan ulke futbolu.

    o kadar yoruldum ki futbolun kendisini yasayamamak ve keyifle izleyememekten. 6 senemi tribunde gecirdim, son 6 senedir de her maci takip ederim, ozetlerini izlerim onemli karsilasmalarin en kotu.

    cok yoruldum sozluk. bu bitmeyen ve surekli tirmanan kavgadan, zaten harala gurele gecen hayatta bir de futbol icin gerilip, sikilmaktan...
  • 204
    kul hüvallahü ehad allah'üs-samed lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehu küfüven ehad.
    kul hüvallahü ehad allah'üs-samed lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehu küfüven ehad.
    kul hüvallahü ehad allah'üs-samed lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehu küfüven ehad.

    elhamdü lillâhi rabbil’âlemîn. errahmânirrahîm. mâliki yevmiddîn. iyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în. ihdinas-sırâtal müstekîm. sırâtallezîne en’amte aleyhim gayrilmagdûbi aleyhim ve leddâllîn.

    allah rahmet eylesin...
  • 1345
    bugün gelinen nokta tamamen arz talep meselesi. kimse yönetimleri suçlamasın. yönetimlerin tek isteği sana bana, yani taraftara şirin gözükmek. bu yüzden taraftar ne isterse onu yapıyor.

    ülkemizde taraftarların tek isteği ertesi gün okula veya işe boynu bükük gitmemek. bu da transfer şampiyonu olmaktan, derbilerde alınacak galibiyetlerden ve lig şampiyonluğundan geçiyor. avrupa maçlarını kazanmak veya kaybetmenin ertesi gün bir karşılığı yok. herhangi bir takım avrupa kupası maçı kaybetse savunma belli. "senin takımın daha oraya bile gidemiyor." lafını bir yapıştırıyorsun, bitti. ama sönmüş bir yıldız transferi öyle mi? "ligi donunda sallayacak." diyerek hava basmanın tadına paha biçilemez. bir derbi galibiyetinin ertesi günü formayla okula veya işe gitmek gibisi var mı? şampiyon olunca alınan hazzı, avrupa'da üste üste 5 kere çeyrek final oynamış olsan da alabilir misin?
App Store'dan indirin Google Play'den alın