40776
2025-2026 sezonunda şampiyon olmuş takımımızdır. şampiyon olurken oyuncuların ortaya koyduğu performansları kendi vizörümden değerlendirmek istedim.
uğurcan çakır: 10/10
hataları vardı belki ama herkesin beklentisinin üzerine çıkmak kolay iş değil. ayrıca hatalı yediği gol sayısı benim hafızamda sıfır. şampiyonlar ligi’nde bir hata yaptı, gol olmadı. hangi maçtı hatırlamıyorum; orta sahaya doğru saçma bir top fırlatmıştı.
ama olmadığı zaman değeri daha da anlaşıldı. çünkü bu takım basit gol yediğinde çok çabuk dağılabilecek bir yapıdaydı. takımı bir arada tutan, içeri soğuğu almayı engelleyen yalıtımlı çift camlı pimapen gibi korudu bizi. bu sezonki takımı olduğundan daha başarılı gösterdi. dokunulmazdır.
sallai: 9/10
bizim takımın sezon boyunca geride bekleyerek, alan vermeden oynaması gereken maksimum süre 400 dakikadır. o dakikalarda oldukça vasat altı bir sağ bek. ancak kalan 3000 küsur dakikada inanılmaz bir sağ bekti.
baskın oynadığımız senaryolarda, oyun kurulumuna elit katkı verdi. geriden çıkarken hem hareketli hem de pası nereye atacağını biliyor.
10+4 varken kadroda tutulmasa mı diye düşünüyordum ama sayısal bakınca galatasaray’ın kazanmak zorunda olduğu maçların olmazsa olmazı olduğunu fark ettim. geçen sene bek oynamaya başlamış bir futbolcu olduğu için torpilli puanladım.
davinson: 8/10
sezonu çok kaliteli geçirmedi ama milli takım dönüşleri kendisi ve benzer profiller için çok kritik. afrika ve güney amerika seyahatleri gerçekten zor. ben izmir’den rize’ye uçunca şaftım kayıyor. bunlar alışkın tabii ama yine de dengeleri bozuluyor.
barış ve apo ile en çok dakika alan oyuncularımızdan biri. kırmızı görmese muhtemelen en çok oynayan olacaktı. senede birkaç kez güney amerika’ya uçan bir oyuncu için inanılmaz yük bunlar.
dönem dönem yaşadığı konsantrasyon kayıplarının sebebi biraz da bu. fiziksel olarak kendini koruması gereken maçlarda bile dominant oynamaya çalışınca hata yapıyor. ama oyun kurulumu, fiziksel dominasyon, hız, agresiflik derken bizim için bulunmaz hint kumaşı.
kalmalı ama mutlaka yedeklenmeli. yoksa dünya kupası sonrası aynı maç temposuyla sakatlanması kaçınılmaz.
apo: 10/10
stoperin olgunlaştığı yaşlarda bize gelmiş olsa da; bu kadar önde savunma yapan bir takımda, bu anatomiyle, anadolu’da lig lig, dakika dakika kendini harmanlayarak bu seviyeye çıkması çok büyük iş.
galatasaray’a gelirken ülkenin en büyük kapitalinin şımarık oğlunun “sen o kadar eder misin?” tavrıyla karşılandı ama bugün geldiği yer ortada.
55-60 metreye kurulan savunmada bu fizikle inanılmaz az hata yapıyor. rakipler zaaflarını bu kadar hedef alırken gole sebep olan kritik hatasının olmaması bence başlı başına 10 puan sebebi.
yerine değil, yanına adam düşünülmeli. tıpkı davinson gibi ara ara dinlendirilmesi gerekiyor.
jakobs: 7/10
istediğinde çok iyi, istemediğinde kötü oynuyor sanıyoruz ama mesele o değil. hedef maçlarda, topun daha eşit dağıldığı ve bizim oyun kurmak zorunda olmadığımız maçlarda müthiş bir bek.
karşısına prime messi’yi koysan korkmam, “elinden geleni yapar” derim. ama top sende olduğunda herhangi bir anadolu topçusundan farkı kalmıyor. büyük takım beki için hücum tarafı zayıf.
değeri bulunduğunda upgrade edilerek satılabilir. çünkü yerine savunmada eksik bir bek gelirse sallai ile beraber liverpool deplasmanını geçtim, pafos deplasmanında bile zorlanırız.
önünde lang gibi kaliteli bir bilek olduğunda eksikleri daha az göze batıyor. barış’la aynı kanatta oynadığında ise özellikle iç sahada takımın solu çok mekanikleşiyor.
torreira: 8/10
kendi standardına göre kötü denildi ama adamın ciğeri söndü. lemina’nın maç seçmesi onu çok yordu. ailevi meseleler de dağıttı biraz.
aklı tabii ki güney amerika’da ama üst düzey takımlarda oynayıp hiçbir yere bağlanamayan birinin buraya bağlanması zaten onun kalpten futbolcu olduğunu gösteriyor. mental olarak üst düzey bir adam. rotasyonda tutulmalı.
lemina: 7/10
maç seçiyor. allahı var, seçtiği maçlarda iyi oynuyor hatta bu kez şansına gol de attı. ama maç seçen futbolcunun bu seviyede işi yok.
bence devam etmek doğru değil. çıkmaya çalıştığımız seviyenin oyuncusu değil.
sara: 7/10
bu sezon çok şanssızdı. ne tam 10 olabildi ne tam 8. ama hiçbir şekilde üçlü orta sahaların aranan sekiz numarası değil diyemem.
önünde doğru bir 10 numara, yanında torreira ve sağlam bir geri dörtlüyle bizim ligde gayet iş yapar. hareketliliği, derin pasları ve duran topları değerli.
ama sakatlıklardan geç dönüyor. 30+ bir teklif gelirse, yerine hem koşu kapasitesi yüksek hem de derin top atabilen bir sekiz bulunabilirse düşünülebilir. yine de kalmalı.
yunus: 9.5/10
takımın ihtiyacı varken pozisyonu olmayan bölgelerde bile sakat sakat oynadı. kritik maçlarda kritik işler yaptı. mücadeleden kaçmadı.
sakatlığı olmasa sezonun mvp’si olabilirdi. sol, sağ, orta her yeri üst düzey yedekliyor. hem türk hem altyapıdan. pamuklara sarılmalı.
sane: 7.5/10
takımın kendisine adapte olmasını beklemesi normal ama kendisinin de takıma adapte olamadığı gerçek. ikisini toplayınca ortalama bir sezon çıkıyor ortaya.
kadıköy deplasmanı tamam ama şampiyonlar ligi’nde biraz daha ağırlık koymalıydı. oyun ona uymasa bile kendini uydurmalıydı.
kalması bizi daha tehlikeli yapar ama yaşı ve maaşı düşündürüyor.
barış alper: 9/10
skor katkısı zayıf kaldı ama bunda yetersiz 10 numara ve ters kanattaki oyun kurucu eksikliğinin büyük payı var.
sezon başındaki saçmalığı yapmasa sezonu çok daha afili bitirecekti. benim açımdan büyük eksiydi karartılan ekran. ama her şeye rağmen vazgeçmeyişiyle sporculara canlı canlı “never gide up” filmi izletiyor.
fiziksel anomalisi osimhen gibi büyük artı.
osimhen: 8/10
olmadığında ciddi problem yaşadık. normal çünkü fiziksel anomali. önde böyle bir konforla oynamak büyük nimet.
kötü oynasa bile sağlıklı bir osimhen sana umudu kaybettirmiyor. ama sezonu sağlıksız geçirdi. bu ciddi eksi.
yine de hem kampa geç katılması hem afcon faktörü düşünülmeden planlama yapılması teknik heyete daha büyük eksi yazar.
icardi: 5/10
bu puanı verdiren şey, fiziksel durumu kötüyken sözleşmesinin son yılında kendini yırtmak yerine geçmişine sığınıp sporculuğu bırakıp siyasetçiliğe yönelmesiydi.
ısınmaya çıkmaması, oyuna girmeyi reddetmesi vs… takımı kaptansız bıraktı ama apo sağ olsun o yükü aldı.
aşığız ama toksikleştiği ortada. kalması düşünülmemeli.
singo: 7/10
oynadığında hep sansasyoneldi. belki kötü stoper performansları oldu ama bu çocuğun problemi maaşı ve bonservisi dışında değil.
potansiyeline inanıyorum. tıpkı osimhen ve barış gibi fiziksel anomali ama mental olarak gelişmesi lazım. yanında onu yönlendirecek fildişili bir abi profiline ihtiyaç duyuyor.
mertens’in barış’a dokunduğu gibi biri ona dokunmalı. gönderilecek maaşı ve maliyeti yok. fayda sağlayıp parlatmak zorundayız.
eren elmalı: 8/10
barış yokken sol önde yaptıkları, oyuna her girişinde özellikle hücumda yarattığı tehdit, kendini aşma çabası çok değerliydi.
türk olması sebebiyle de mutlaka tutulmalı.
ilkay: 6/10
sakatlanmadan oynadığı 1-2 maç hatırına 6 veriyorum. bu fiziksel kapasiteyle etrafına 10 tane koşan torreira koysan yine şampiyonlar ligi seviyesi çıkmaz.
kalitesi tartışılmaz ama kondisyonu artık ancak halı saha seviyesinde. kadroda düşünülmemeli. maaşı skandal.
en büyük artısı yine kontenjan meselesi maalesef.
ngaha: 8/10
girip oynayıp kötü iş yaptığını görmedim. diyagonal pası var, delici dribblingi var. pozisyon kaybediyor tabii ama türkiye ligi ve galatasaray tam gelişeceği ortam.
mutlaka 30’ar dakikalar almalı. hoca onu oyuna atmak için fırsat kollamalı. yapmayacaksa da göndersin.
mental olarak güçlü görünüyor. bu çok kıymetli. doğru gelişirse olai’den daha büyük şey çıkabilir.
boey: 7/10
daha fazlasını bekledik. vasatta kaldı ama kalsa da üzülmem, gitse de.
eski açlığından bir şeyler eksilmiş gibiydi. muhtemelen sakatlık etkisi. çünkü adam her yerinde ısı bandıyla oynamaya çalıştı.
lang: 9/10
barış’ın yerinde oynadığında, barış ters kanatta olduğunda aslında sane değil kendisi gibi bir profile sahip olmamız gerektiğini gösterdi bize.
yeri bende ayrı. antalyaspor maçında takım kaybediyorken oyuna girdi; sakinliğiyle topu ayağına aldı, içeri kırdı, pas verdi, açıktan adam geçti.
dönen topu kaybetti belki ama osimhen dahil kafası kesik şekilde rakip sahada dolaşan takımın yerleşimini düzeltti ve maçı kazandırdı.
o maçı kaybetsek şampiyonluk ciddi sallanırdı. momentumu kırdı. gözümde sezonun final işini yaptı.
iki ayağını da kullanabiliyor, iki tarafa da kırabiliyor. preste biraz zayıf ama yine de biraz daha 10 numara düşünülmesini beklerdim.
20 civarı yapışabilirim.
asprilla: 7/10
göztepe maçındaki 45 dakikada bize nasıl bir 10 numara gerektiğini gösterdi. ama sağ tarafta zayıf kaldı çünkü genelde orada denendi. bu yüzden ortalaması vasatı çok aşamadı ama o deplasman performansı transfer komitesine net mesaj verdi:
ayaklarına hakim, pas kalitesi yüksek, dribbling yapabilen bir 10 lazım bize. 30 verilmez ama 23 yaş altı fırsatı varsa uygun maliyete düşünülebilir. o kısmını bilemiyorum. gitse de kalsa da üzülmem.
özetle takım bize şunu gösterdi:
sezon başında ne eksik deniyorsa gerçekten o eksikti.
takımda “kadife bilek” az. orta sahada direnç az. baskı yerken hem fiziksel hem teknik direnç gerekiyor. torreira’yı fiziksel olarak, osimhen’i teknik olarak yalnız bırakıyoruz. cl'de başarı istiyorsak profil belli: 10'a can uzun, orta sahaya papa gueye tarzı min. 2 oyuncu. gerisi fasa fiso.
ve en önemlisi; takım olmak tekrar işidir. transferi erkenden çözüp eksikleri görmek, gerekiyorsa bir hamle daha yapmak varken işi son güne bırakmamak gerekir.
uğurcan çakır: 10/10
hataları vardı belki ama herkesin beklentisinin üzerine çıkmak kolay iş değil. ayrıca hatalı yediği gol sayısı benim hafızamda sıfır. şampiyonlar ligi’nde bir hata yaptı, gol olmadı. hangi maçtı hatırlamıyorum; orta sahaya doğru saçma bir top fırlatmıştı.
ama olmadığı zaman değeri daha da anlaşıldı. çünkü bu takım basit gol yediğinde çok çabuk dağılabilecek bir yapıdaydı. takımı bir arada tutan, içeri soğuğu almayı engelleyen yalıtımlı çift camlı pimapen gibi korudu bizi. bu sezonki takımı olduğundan daha başarılı gösterdi. dokunulmazdır.
sallai: 9/10
bizim takımın sezon boyunca geride bekleyerek, alan vermeden oynaması gereken maksimum süre 400 dakikadır. o dakikalarda oldukça vasat altı bir sağ bek. ancak kalan 3000 küsur dakikada inanılmaz bir sağ bekti.
baskın oynadığımız senaryolarda, oyun kurulumuna elit katkı verdi. geriden çıkarken hem hareketli hem de pası nereye atacağını biliyor.
10+4 varken kadroda tutulmasa mı diye düşünüyordum ama sayısal bakınca galatasaray’ın kazanmak zorunda olduğu maçların olmazsa olmazı olduğunu fark ettim. geçen sene bek oynamaya başlamış bir futbolcu olduğu için torpilli puanladım.
davinson: 8/10
sezonu çok kaliteli geçirmedi ama milli takım dönüşleri kendisi ve benzer profiller için çok kritik. afrika ve güney amerika seyahatleri gerçekten zor. ben izmir’den rize’ye uçunca şaftım kayıyor. bunlar alışkın tabii ama yine de dengeleri bozuluyor.
barış ve apo ile en çok dakika alan oyuncularımızdan biri. kırmızı görmese muhtemelen en çok oynayan olacaktı. senede birkaç kez güney amerika’ya uçan bir oyuncu için inanılmaz yük bunlar.
dönem dönem yaşadığı konsantrasyon kayıplarının sebebi biraz da bu. fiziksel olarak kendini koruması gereken maçlarda bile dominant oynamaya çalışınca hata yapıyor. ama oyun kurulumu, fiziksel dominasyon, hız, agresiflik derken bizim için bulunmaz hint kumaşı.
kalmalı ama mutlaka yedeklenmeli. yoksa dünya kupası sonrası aynı maç temposuyla sakatlanması kaçınılmaz.
apo: 10/10
stoperin olgunlaştığı yaşlarda bize gelmiş olsa da; bu kadar önde savunma yapan bir takımda, bu anatomiyle, anadolu’da lig lig, dakika dakika kendini harmanlayarak bu seviyeye çıkması çok büyük iş.
galatasaray’a gelirken ülkenin en büyük kapitalinin şımarık oğlunun “sen o kadar eder misin?” tavrıyla karşılandı ama bugün geldiği yer ortada.
55-60 metreye kurulan savunmada bu fizikle inanılmaz az hata yapıyor. rakipler zaaflarını bu kadar hedef alırken gole sebep olan kritik hatasının olmaması bence başlı başına 10 puan sebebi.
yerine değil, yanına adam düşünülmeli. tıpkı davinson gibi ara ara dinlendirilmesi gerekiyor.
jakobs: 7/10
istediğinde çok iyi, istemediğinde kötü oynuyor sanıyoruz ama mesele o değil. hedef maçlarda, topun daha eşit dağıldığı ve bizim oyun kurmak zorunda olmadığımız maçlarda müthiş bir bek.
karşısına prime messi’yi koysan korkmam, “elinden geleni yapar” derim. ama top sende olduğunda herhangi bir anadolu topçusundan farkı kalmıyor. büyük takım beki için hücum tarafı zayıf.
değeri bulunduğunda upgrade edilerek satılabilir. çünkü yerine savunmada eksik bir bek gelirse sallai ile beraber liverpool deplasmanını geçtim, pafos deplasmanında bile zorlanırız.
önünde lang gibi kaliteli bir bilek olduğunda eksikleri daha az göze batıyor. barış’la aynı kanatta oynadığında ise özellikle iç sahada takımın solu çok mekanikleşiyor.
torreira: 8/10
kendi standardına göre kötü denildi ama adamın ciğeri söndü. lemina’nın maç seçmesi onu çok yordu. ailevi meseleler de dağıttı biraz.
aklı tabii ki güney amerika’da ama üst düzey takımlarda oynayıp hiçbir yere bağlanamayan birinin buraya bağlanması zaten onun kalpten futbolcu olduğunu gösteriyor. mental olarak üst düzey bir adam. rotasyonda tutulmalı.
lemina: 7/10
maç seçiyor. allahı var, seçtiği maçlarda iyi oynuyor hatta bu kez şansına gol de attı. ama maç seçen futbolcunun bu seviyede işi yok.
bence devam etmek doğru değil. çıkmaya çalıştığımız seviyenin oyuncusu değil.
sara: 7/10
bu sezon çok şanssızdı. ne tam 10 olabildi ne tam 8. ama hiçbir şekilde üçlü orta sahaların aranan sekiz numarası değil diyemem.
önünde doğru bir 10 numara, yanında torreira ve sağlam bir geri dörtlüyle bizim ligde gayet iş yapar. hareketliliği, derin pasları ve duran topları değerli.
ama sakatlıklardan geç dönüyor. 30+ bir teklif gelirse, yerine hem koşu kapasitesi yüksek hem de derin top atabilen bir sekiz bulunabilirse düşünülebilir. yine de kalmalı.
yunus: 9.5/10
takımın ihtiyacı varken pozisyonu olmayan bölgelerde bile sakat sakat oynadı. kritik maçlarda kritik işler yaptı. mücadeleden kaçmadı.
sakatlığı olmasa sezonun mvp’si olabilirdi. sol, sağ, orta her yeri üst düzey yedekliyor. hem türk hem altyapıdan. pamuklara sarılmalı.
sane: 7.5/10
takımın kendisine adapte olmasını beklemesi normal ama kendisinin de takıma adapte olamadığı gerçek. ikisini toplayınca ortalama bir sezon çıkıyor ortaya.
kadıköy deplasmanı tamam ama şampiyonlar ligi’nde biraz daha ağırlık koymalıydı. oyun ona uymasa bile kendini uydurmalıydı.
kalması bizi daha tehlikeli yapar ama yaşı ve maaşı düşündürüyor.
barış alper: 9/10
skor katkısı zayıf kaldı ama bunda yetersiz 10 numara ve ters kanattaki oyun kurucu eksikliğinin büyük payı var.
sezon başındaki saçmalığı yapmasa sezonu çok daha afili bitirecekti. benim açımdan büyük eksiydi karartılan ekran. ama her şeye rağmen vazgeçmeyişiyle sporculara canlı canlı “never gide up” filmi izletiyor.
fiziksel anomalisi osimhen gibi büyük artı.
osimhen: 8/10
olmadığında ciddi problem yaşadık. normal çünkü fiziksel anomali. önde böyle bir konforla oynamak büyük nimet.
kötü oynasa bile sağlıklı bir osimhen sana umudu kaybettirmiyor. ama sezonu sağlıksız geçirdi. bu ciddi eksi.
yine de hem kampa geç katılması hem afcon faktörü düşünülmeden planlama yapılması teknik heyete daha büyük eksi yazar.
icardi: 5/10
bu puanı verdiren şey, fiziksel durumu kötüyken sözleşmesinin son yılında kendini yırtmak yerine geçmişine sığınıp sporculuğu bırakıp siyasetçiliğe yönelmesiydi.
ısınmaya çıkmaması, oyuna girmeyi reddetmesi vs… takımı kaptansız bıraktı ama apo sağ olsun o yükü aldı.
aşığız ama toksikleştiği ortada. kalması düşünülmemeli.
singo: 7/10
oynadığında hep sansasyoneldi. belki kötü stoper performansları oldu ama bu çocuğun problemi maaşı ve bonservisi dışında değil.
potansiyeline inanıyorum. tıpkı osimhen ve barış gibi fiziksel anomali ama mental olarak gelişmesi lazım. yanında onu yönlendirecek fildişili bir abi profiline ihtiyaç duyuyor.
mertens’in barış’a dokunduğu gibi biri ona dokunmalı. gönderilecek maaşı ve maliyeti yok. fayda sağlayıp parlatmak zorundayız.
eren elmalı: 8/10
barış yokken sol önde yaptıkları, oyuna her girişinde özellikle hücumda yarattığı tehdit, kendini aşma çabası çok değerliydi.
türk olması sebebiyle de mutlaka tutulmalı.
ilkay: 6/10
sakatlanmadan oynadığı 1-2 maç hatırına 6 veriyorum. bu fiziksel kapasiteyle etrafına 10 tane koşan torreira koysan yine şampiyonlar ligi seviyesi çıkmaz.
kalitesi tartışılmaz ama kondisyonu artık ancak halı saha seviyesinde. kadroda düşünülmemeli. maaşı skandal.
en büyük artısı yine kontenjan meselesi maalesef.
ngaha: 8/10
girip oynayıp kötü iş yaptığını görmedim. diyagonal pası var, delici dribblingi var. pozisyon kaybediyor tabii ama türkiye ligi ve galatasaray tam gelişeceği ortam.
mutlaka 30’ar dakikalar almalı. hoca onu oyuna atmak için fırsat kollamalı. yapmayacaksa da göndersin.
mental olarak güçlü görünüyor. bu çok kıymetli. doğru gelişirse olai’den daha büyük şey çıkabilir.
boey: 7/10
daha fazlasını bekledik. vasatta kaldı ama kalsa da üzülmem, gitse de.
eski açlığından bir şeyler eksilmiş gibiydi. muhtemelen sakatlık etkisi. çünkü adam her yerinde ısı bandıyla oynamaya çalıştı.
lang: 9/10
barış’ın yerinde oynadığında, barış ters kanatta olduğunda aslında sane değil kendisi gibi bir profile sahip olmamız gerektiğini gösterdi bize.
yeri bende ayrı. antalyaspor maçında takım kaybediyorken oyuna girdi; sakinliğiyle topu ayağına aldı, içeri kırdı, pas verdi, açıktan adam geçti.
dönen topu kaybetti belki ama osimhen dahil kafası kesik şekilde rakip sahada dolaşan takımın yerleşimini düzeltti ve maçı kazandırdı.
o maçı kaybetsek şampiyonluk ciddi sallanırdı. momentumu kırdı. gözümde sezonun final işini yaptı.
iki ayağını da kullanabiliyor, iki tarafa da kırabiliyor. preste biraz zayıf ama yine de biraz daha 10 numara düşünülmesini beklerdim.
20 civarı yapışabilirim.
asprilla: 7/10
göztepe maçındaki 45 dakikada bize nasıl bir 10 numara gerektiğini gösterdi. ama sağ tarafta zayıf kaldı çünkü genelde orada denendi. bu yüzden ortalaması vasatı çok aşamadı ama o deplasman performansı transfer komitesine net mesaj verdi:
ayaklarına hakim, pas kalitesi yüksek, dribbling yapabilen bir 10 lazım bize. 30 verilmez ama 23 yaş altı fırsatı varsa uygun maliyete düşünülebilir. o kısmını bilemiyorum. gitse de kalsa da üzülmem.
özetle takım bize şunu gösterdi:
sezon başında ne eksik deniyorsa gerçekten o eksikti.
takımda “kadife bilek” az. orta sahada direnç az. baskı yerken hem fiziksel hem teknik direnç gerekiyor. torreira’yı fiziksel olarak, osimhen’i teknik olarak yalnız bırakıyoruz. cl'de başarı istiyorsak profil belli: 10'a can uzun, orta sahaya papa gueye tarzı min. 2 oyuncu. gerisi fasa fiso.
ve en önemlisi; takım olmak tekrar işidir. transferi erkenden çözüp eksikleri görmek, gerekiyorsa bir hamle daha yapmak varken işi son güne bırakmamak gerekir.

