259
zamanında potansiyel gördüm, çok övdüm. hatta bu sene hocanın kopan maçlarda oyuna sürmesini istedim.
gelişimini düşünüyor olsa, bonservisini eline alır belçika, hollanda, ya da avusturya gibi ülkelerden birine kapak atardı. hem baba çevresiyle takım bulmakta zorlanmaz, hem de oyununa kalite katıp parlamayı beklerdi.
bonservis getirmese dahi böyle mide bulandırmazdı.
karşıda zaten forma şansı bulamaz da, en ufak hatasında göreceği muamele için kerem aktürkoğlu abisini iyi izlesin. hırsları da benzer, konunun sonu dönüp dolaşıp çıkara-paraya varıyor.
bu arada bu seneki uefa youth league performansı da 5 maç 1 gol gibi, vasat oğlu vasattı. bir takımda iş yaparsa mental özellikleriyle değil, fiziksel gelişimiyle yapar.
mental olmadan yetenek ya da fiziğin hiçbir işe yaramadığını da onlarca örnekte gördük. mesela bir çırpıda emre mor, batuhan karadeniz, muhammed demirci, mustafa kapı, bartuğ elmaz'ı sayabilirim. yabancılardan messi'nin veliahtı gösterilen bojan krkic ya da yolu ülkemize de düşen mario balotelli diyebilirim, bu konu onlarca örnekle uzar da uzar.
fenerbahçe'ye gitmesine üzülmeyiz. tek derdimiz baba-oğul böyle bir hareket sonrası hiçbir şekilde galatasaray ile anılmasın.
okan hoca'nın da bir bildiği varmış demek ki; birçok kez arda'yı, kısıtlı da olsa gökdeniz'i sahaya atan adam, bu arkadaşı hiçbir şekilde tercih etmedi.
gelişimini düşünüyor olsa, bonservisini eline alır belçika, hollanda, ya da avusturya gibi ülkelerden birine kapak atardı. hem baba çevresiyle takım bulmakta zorlanmaz, hem de oyununa kalite katıp parlamayı beklerdi.
bonservis getirmese dahi böyle mide bulandırmazdı.
karşıda zaten forma şansı bulamaz da, en ufak hatasında göreceği muamele için kerem aktürkoğlu abisini iyi izlesin. hırsları da benzer, konunun sonu dönüp dolaşıp çıkara-paraya varıyor.
bu arada bu seneki uefa youth league performansı da 5 maç 1 gol gibi, vasat oğlu vasattı. bir takımda iş yaparsa mental özellikleriyle değil, fiziksel gelişimiyle yapar.
mental olmadan yetenek ya da fiziğin hiçbir işe yaramadığını da onlarca örnekte gördük. mesela bir çırpıda emre mor, batuhan karadeniz, muhammed demirci, mustafa kapı, bartuğ elmaz'ı sayabilirim. yabancılardan messi'nin veliahtı gösterilen bojan krkic ya da yolu ülkemize de düşen mario balotelli diyebilirim, bu konu onlarca örnekle uzar da uzar.
fenerbahçe'ye gitmesine üzülmeyiz. tek derdimiz baba-oğul böyle bir hareket sonrası hiçbir şekilde galatasaray ile anılmasın.
okan hoca'nın da bir bildiği varmış demek ki; birçok kez arda'yı, kısıtlı da olsa gökdeniz'i sahaya atan adam, bu arkadaşı hiçbir şekilde tercih etmedi.


