juventus diziliş olarak
3-4-3 ve
4-3-3’ü oyuncu profillerinin uygunluğu sayesinde çok esnek oynayabilen bir takım. maç içinde bile dizilimler arasında çok rahat geçiş sağlayabilirler. bu esneklik bizim gibi
birebir eşleşme ile pres yapmayı benimsemiş bir takım için maç öncesi ufakta olsa bir sorun teşkil ediyor. bu sorunda bizim nasıl bir baskı şemasına sahip olacağımız ile alakalı. birebir eşleşmeleri görseller ile dahada detaylandıralım, ayrıca yapacağımız ön alan presinin ne gibi artıları olabilir ona göz atalım.
birebir eşleşmeler:
https://gss.gs/QH2.jpeg juventus’un bu diziliş esnekliğini aşabilmenin tek yolu bizim
3’lü defans tercih etmemiz olacaktır. eğer okan hoca gerçekten ön alanda adam adama eşleşmeyi eskisi gibi istiyorsa -ki bence bu maç isteyecektir- bunu sağlamanın tek yolu 3’lü defans hattı ile oynamak. tıpkı tottenham maçında olduğu gibi. yukarıdaki görsel 3-4-3 oynadıklarındaki eşleşmelerimizin nasıl olacağı ile ilgiliydi.
eğer
4-3-3’e dönerlerse şu şekilde eşleşebiliriz:
https://gss.gs/goq.jpeg jakobs harici mevkisinde kayma yaşayan oyuncu olmadan çok rahat bir şekilde 4-3-3’lede eşleşebiliriz ki unutmayın tottenham maçında
yunus, jakobs’un oynadığı mevkide oynayıp sol iç orta saha gibi savunma yapmıştı. jakobs, mckennie sağ iç orta saha olarak oynarsa rahat rahat ona eşlik edebilecek bir oyuncu.
hücum fazında ise
3-2-5’e döndükleri anda eşleşmelerimiz şu şekilde olacak:
https://gss.gs/Z2S.jpeg oyunu
3+2 kurup kurmayacaklarından pek emin değilim açıkçası. juventus bazen saha içinde doğaçlam oynayan bir takım.
2+1 oyun kurdukları sekanslarda olabiliyor o yüzden.
eşleşmeleri yaptığımıza göre oyuncu tercihlerinin nedenlerine geçebiliriz.
singo bu maçlarda kesinlikle oynaması gereken 30 milyonluk yatırım yaptığımız bir oyuncu. verdiğimiz bonservis bedelinden ziyade
monaco’da 3’lünün sağ stoperi olarak sıkça tercih edilmiş birisi.
kenan yıldız’ a karşı hem atletizmi hemde fiziksel gücünden yararlanabilmemiz çok önemli. bu yüzden singo sağ stoper tercihini ben bu maç özelinde bekliyorum. diğer yandan
sallai’nin kanat bek olarak başlaması bizim için elzem. bunun nedeni cambiasso’ya karşı üstünlük sağlayabilecek bir oyuncu olmasının yanı sıra eğer 4-3-3’e dönerlerse ön alan presinde kanat forvet gibi yararlanabileceğimiz bir oyuncu. o alanı komple kullanabilir. sol kanatta ben
lang’ı tercih ederdim ama okan hoca’nın
barış’ı tercih edebileceğini düşünüyorum ve bu tercih okan hocayı en çok zorlayacak tercih olacaktır maç önünde. lang italyada oynadığı dönemden juventus’a karşı tecrübesi olan bir oyuncu. bunun yanı sıra ben lang’ın
skor katkısı potansiyelini barış’ın çok önünde görüyorum. bunlara rağmen barış hocanın rakip 3’lü dizildiğinde sıkça tercih ettiği bir oyuncu ve neler alabileceğini biliyor.
maç günü kadroları gördüğümüzde hocanın birebir eşleşme mi yoksa rakibi 2. bölgede karşılama mı yapacağının tercihini az çok anlamış olacağız. peki okan hoca birebir eşleşerek
ön alan presi yapmayı tercih etmeli mi? etmeliyse neden?
ön alan presinin önemi:
ilk maçın
rams parkta olması bu tercihte büyük etkenlerden biri. diğer büyük etkenlerden biri ise
juventus’un gol yediği dakikalar. juventus hem ligde hem de şampiyonlar liginde en çok gol yediği dakikalar
0-15/0-30 olarak göze çarpıyor. galatasaray evinde olmasının avantajı ile bu dakikaları ön alan presi yaparak geçirirse
gol bulma ihtimali çok yüksek. buna ek olarak juventus bu dakikalarda hiç gol atamamış şampiyonlar liginde. hemen örneklere geçelim ki juventus’un maça nasıl kötü başladığını desteklemiş olalım.
juventus,
monaco deplasmanında maçın daha 50. saniyelerinde rakibin ön alan presinde kalecisinin topu orta sahaya göndermek isterken ceza sahasının içinde topu kaybediyor fakat monacolu futbolcu
boş kale olmasına rağmen topu auta yolluyor. böylece monaco maça
1-0 avans ile başlama fırsatını tepiyor ve maç berabere bitiyor.
yine bir şampiyonlar ligi maçında juventus evinde
benfica’yı ağırlıyor. bu sefer spot ışıkları(ön alan presi) locatelli’nin üzerinde. locatelli savunmada oyun kurulurken pas hatası yapıyor ve benfica çok net bir fırsatla
maçın 22. dakikasında 1-0 öne geçme şansı yakalıyor.
kısacası juventus maçların
ilk 30 dakikasında geriden oyun kurulurken yaptığı pas hataları sonucu çok net fırsatlar verebiliyor.
peki sadece ilk 30 dakikada mı baskıda top kaybediyorlar? hayır.
yanı sıra maçların
75-90 aralığını kötü geçiren bir takım. işte ben birazda bu yüzden lang ile başlayıp barış ile maçın sonunu getirme taraftarıyım. inter’e karşı 10 kişi kalmış olsalarda yine maçın sonlarında bony ile çok net fırsat yakaladı 90+’da inter.
keza
lazio maçının ilk devresi bitmeden maldini topu ayağında fazlaca geveleyen locatelli’nin ayağından topu söküyor ve gol atıyorlar.
locatelli hem benfica hem de lazio maçında takımını
yakacak düzeyde 2 hataya sebep oluyor. bunun en büyük nedenlerinden biri oyun kurulumunda kendine olan
özgüveninden diğeri ise takımın kalanının oyun kurulum sürecinde
konsantrasyon problemi yaşamasından kaynaklı. konsantrasyon konusuna yazıyı kapatırken tekrar değineceğim fakat şimdilik juventus’un neler yaptıklarına devam edelim.
juventus hücum performansı:
bana juventus hücum takımı mı yoksa savunma takımı mı? diye bir soru sorsanız kesinlikle
hücum yönünün daha ağır bastığını söyleyebilirim.
juventus’un hücum istatistiklerine baktığımızda gözümüze şunlar çarpıyor:
-gol beklentisi en yüksek 2. takım (43,3)
-rakip ceza sahasında en çok topla buluşan 2. takım (32,5mb)
-yaratılan büyük şans (125)
-maç başı en çok isabetli şut çeken takım(6,5)
-maç başı rakip sahada en çok isabetli pas yapan 2. takım(235,6)
bu istatistiklerin çoğunda lig lideri
inter 1. sırada yer alıyor ve hemen arkasından hep juventus gelmiş. buna rağmen 4. sırada yer almaları biraz garip değil mi?
bitiricilik yüzdesinin önemi:
hayır değil. çünkü juventus hem
serie a özelinde hem de şampiyonlar liginde
bitiricilik yüzdesi düşük bir takım. bunun temel sebebi
safkan bir 9 numaraya sahip olmamalarından kaynaklı.
işte tam da bu yüzden devre arasında
mauro icardi gibi safkan bir bitirici ile adı geçti juventus’un. onlar pozisyon hazırlayabilme yeteneğine sahip bir çok oyuncu ile oynamalarına rağmen tam anlamda bir 9 numaraya sahip olmanalarının sıkıntısını derinden yaşıyorlar. şuna da değinmek gerek. bizimde bitiricilik yüzdemiz şampiyonlar ligi özelinde juventus ile hemen hemen aynı.
juventus’un
gol beklentisinin attığı golden düşük olduğunu şöyle net görebilirsiniz:
https://gss.gs/TLl.jpeg 44 xgden 41 gol çıkarmışlardı inter maçına kadar. bu alanda
ekside olmaları ve bitiricilik yüzdesinin düşük olması devre arasında santrafor aramalarının ve ligde bulundukları konumun bir özeti gibi adeta.
gole çevirme yüzdeleri düşük olmasına rağmen bu kadar
üretkenliği nasıl sağlıyorlar?
juventus hücum planları:
zaman zaman ceza sahası içinde 8 kişi bile sayabileceğiniz, savunmayı ikinci plana alabilen bir takım juventus. bir anda bremer’i yan orta’ya kafa vurmak için ceza sahasının içinde gol ararken görebilirsiniz. bizim
sanchez’in maç koptuktan sonra yaptığı gibi. skor avantajını aldığımız anda sanchez gol aramaya başlıyor.
*ortalar:
size daha net anlatabilmek için juventus’un ne kadar çok orta denediğinin istatistiğini şöyle görsel olarak bırakayım:
https://gss.gs/Cd8.png dikkat ederseniz ilk 2 takım
3’lü oynayan takımlar. juventus’un ana planlarından biri beklerin ve kanatların ce
za sahası içine yaptığı ortalardan oluşuyor. hatta yedeklerinde bile bu işi prime zamanında çok iyi yapabilen bir
kostic var. burada dikkat edilmesi gereken ve benim maç özelinde en çekindiğim futbolcu
weston mckennie. mckennie kenar ortalarda
ceza sahası içini çok karıştıran bir futbolcu. seviyesi
mctominay gibi olmasa dahi ona benzer bi şekilde karıştırıyor ceza sahası içini. özellikle arka direkte boyununda avantajını kullanarak kafa vuruşları yapabilen bir oyuncu. bu yüzden
jakobs ve abdülkerim’in o alanı çok iyi savunması ve 90 dakika boyunca uyanık olması lazım mckennie’ye karşı.
işte birazda bu yüzden yazının başında değindiğim üzere 3 savunmacı görmeyi daha çok istiyorum. singo’nun oynama durumu çok kritik. çünkü bize hava toplarında üstünlük sağlama konusunda yardımcı olacağı gibi abdülkerim’i biraz daha mckennie’nin tarafına yaklaştırıp oradan gelecek olan tehlikeleri önlememizi sağlayabilir.
yapılan kenar ortalar sonrası ikinci plan ise
dönenleri toplayıp yay civarından orta saha oyuncularının
şut çekmesi. zaten yukarıda paylaşmıştım maç başı en çok isabetli şut çeken takım juventus. bu anlamda orta saha oyuncularına serbestlik sağlayan bir takım.
locatelli’de özellik olarak bunu sık deneyen bir oyuncu. en son inter maçında bunu yaptı ve golü buldu. bunun yanı sıra lazio ile 2-2 berabere kaldıkları maçtada denemeleri var.
topu geri kazanma:
https://gss.gs/nrf.png dönenleri toplamada başarılı olduklarını bu istatistiğe bakınca anlayabiliyoruz. roma’dan sonra ikinci sıradalar hemen. burda
torreira ve sara’ya büyük iş düşüyor. eğer
fenerbahçe ile oynanan kupa maçında
guendouzi’nin önüne gelen toptaki gibi bir imkan tanırsak tekrar golü yeriz. locatelli’ye bu imkanı tanımamak ve şut engellemesini sık yapmak zorundayız.
duran toplar:
https://gss.gs/BxA.png bunun yanı sıra yine duran toplarda görselde görüleceği istatistiksel bilgi ışığında juventus, duran toplardan en çok xg üreten takımlardan biri.
bremer’in duran toplarda etkisi çok fazla. onu savunurken dikkat etmezsek gerçekten aynı maçta birden fazla gol atabilecek kapasiteye bile sahip savunmacı olmasına rağmen.
nasıl gol atarız ve nasıl gol yiyebiliriz’i az çok istatistiklerle destekleyerek açıkladık. ben biraz daha juventus’un genel durumuna değinmek ve asıl farkın nerede oluşacağını irdelemek istiyorum.
konsantrasyon farkı:
juventus bu sezon ligde
şampiyonluk iddiası kalmamış bir takım. bu yüzden prestij olarak kazanabilecekleri tek kupa
şampiyonlar ligi olsada bu seviyede de
favorilerden biri asla değil. oyuncular muhtemelen sezonu şampiyonlar ligi ve lig şampiyonluğu yaşamadan kapatacaklarının farkında. benfica maçında yazının ilk kısımlarında bahsettiğim o
dalgınlık halinin sebebide büyük ihtimalle bu konsantrasyon kaybından kaynaklı. ayrıca yazıda juventus’un yediği gol dakikalarına istatistiksel olarak değinmiştim. maçlara iyi başlayamamaları ve maçların son bölümlerinde gol yemeleri;
maçın içine fazla giremediklerine, maçın bitimini iple çekerken yaşadıkları
kontrol kaybetmeye ve konstrasyon kaybına bir örnek. juventus
45-60 arasını verimli geçiren bir takım. soyunma odasından çıktıktan sonra şok etkisini alan ama sonunu getirmekte zorlanan bir takım. belki ben yanılıyorumdur ama juventus’ta gördüğüm bu. inter’e karşı cumartesi günü kaybetmeleride bence bizim için iyi oldu.
biz ise tam tersi iç sahada şampiyonlar ligi arenasının
en iyi atmosferlerinden birine sahibiz. bu onları daha fazla etkileyecektir. işte tamda bu yüzden okan hocadan maçın başında
ön alanda baskılı ve seyiriciyi arkasına alan bir oyun planı bekliyorum. bunun tek yolu baskıda 3-4-3 veya 3-3-4’ten geçiyor.
ilk 30 dakikayı çok iyi geçirmeli ve kötü olan
bitiricilik yüzdemizi bu maç yükseltmeliyiz. şampiyonlar liginde beklenen gol ve attığımız gol arasındaki fark -3… artık burdan sonrasını tüm oyuncular maksimumunda oynamalı ve turu istiyosak eksileri, artıya çevirmeliyiz.
benim her iki maçtan beklentim
bol gollü maçların yaşanması. bunun nedeni her iki takımında yarınlar yokmuş gibi hücumu düşünmesi. keyif alacağımız kesin…
#konsantrasyon