ben bu hikayeyi bir yerlerden okumuştum daha önce ):
103
fenerbahçe bir futbolcu olsa bu arkadaş olurdu işte.
104
kendisine ırkcilik yapildigina dair sjw tandansli haberlerin gundemi mesgul ettigi oyuncu.
acikcasi fikrimi de belirteyim, bu kadar on planda olan, bu kadar maddi manevi ust seviyelerde ilgi goren insanlarin bu magduriyet ayaklari zerre umurumda olmuyor. bi zahmet o seviyede hareketlerinle tavirlarinla ornek ol, sayginlik edin de insanlar sana saygisizlik yapamasin. suc biraz da kendisindedir.
105
avrupa futbolunda yüzlerce siyahi oyuncu oynuyor. ama biz her ay en az bir kez vinicius'un ırkçılık yaşadığı haberini görüyoruz. tamam ırkçılık kötü bir şey de, bu iş niye hep seni buluyor bir de bunu düşün. sahada rakiplerini tahrik edip her türlü çirkefliği yap, rakibin sana bir şey söylediğinde ırkçılıkla suçlayıp sahadan kaç.
106
yaşadığı her şeyi hak eden futbolcu. boşuna zırlamasın. dünyada oynayan tek siyahi kendisi değil ama her ay kendisinin bu konuda bir tiyatrosu oluyor. gerçek mi değil mi bilmem ama gerçekse de önce kendisini sorgulamalı artık. çok itici hareketler, itici tavırlar, küçümseyici davranışlar... ne ararsan var bu arkadaşta. e kılıçla yaşayan kılıçla ölür, sen öyle davranırsan insanlar da sana zayıf karnından vurur. basit.
neymar çok topla oynuyordu, bazen karşısındaki rakiple karşı alay edercesine futbol oynuyordu ve bunun cezası olarak da bol bol tekme yiyordu. bol bol gaddarlığa uğruyordu. vinicius rakiplerine sürekli konuşuyor, hakeme konuşuyor, rakip taraftara konuşuyor, sahadaki futbolcuları küçümsüyor... o zaman ''neden ben?'' demeyeceksin. öyle tarak hikayesi.