• 51
    az bile yaptığını düşünüyorum. ben beraber çaldığım orkestranın örneğin davulcusu metronomda kalamıyorsa önce özel olara uyarıyorum, sonra provada konuşuyorum. akabinde hala bir düzelme yapmıyorsa arıza çıkartıyorum. asla küfür ya da saygısızlık etmem ama sözümü de esirgemem. osi de bunu yapıyor ki çok normal. ben işimi düzgün yapacak ciddiyete sahip olmazsam bana da el kol yapıp laf edin. herkese açık çek.
  • 52
    gayet gerekli ve yerinde bir azardır. victor osimhen'in saha içindeki haklı isyanı, basit bir yıldız kaprisi veya asla kişisel bir husumet değil; yunus akgün ve barış alper yılmaz’ın "skor yapma" bencilliği ile oyun zekası noksanlığı arasında sıkışıp kalmış dünyadaki sayılı forvetlerden birinin profesyonel çaresizliğidir. sahada boşu boşuna koşan, kendisini yırtan bir hayalete dönüştürülen osimhen'in bu iki oyuncuyu azarlamasi, aslında galatasaray hücum hattındaki disiplinsizliğin ve
    "mahalle maçı" seviyesindeki yanlış tercihlerin doğal bir sonucudur. bu tablodaki asıl fiyasko ise, oyunun en kritik "anahtar pas" sorumluluğunu ısrarla karar mekanizması felçli olan bu iki kanat oyuncusuna teslim eden, elindeki nükleer silahı (osimhen) sapan taşıyla beslemeye çalışan okan buruk'un taktiksel körlüğüdür. eğer bir teknik direktör, dünyanın en elit forvetlerinden birini beslemek yerine kanat oyuncularının kişisel showlarına ve hatalı pas tercihlerine bu denli müsamaha gösteriyorsa, saha içindeki o öfkeli azar sadece yunus ve barış’a degil, bizzat bu verimsiz sistemi kurgulayan kulübeye kesilmiş bir faturadır bana göre.
  • 53
    osimhen’in sahadaki azarı değil de, dış basına verdiği röportajdaki söylemler hoş değil. kendisi şu an süper yıldız ama takımda sanki buraları hiç oynamamış futbolcular varmış gibi konuşması kusurlu bir hareket. kariyeri osimhen’in oynadığı takımlardan büyük adamlar var burada. city maçından önce ingiliz gazetelerinin “neden galatasaray ‘a karşı başarılı olamıyoruz” makaleleri yayınlandı. hakkında küçümseyici ifadeler kullandığı takım, hayranı olduğunu söylediği henry’nin elinden kupa aldı.

    soyunma odasında liderlik yapabilir. sahada çocukça jest ve mimikler yapmadan komutan gibi davranabilir. hoşumuza da gider. ancak basına gelince takımı yücelteceksin. eksiklerimizi düzeltmek için daha çok çalışacağız diyeceksin. tek bir oyuncu süperstar olsa bile, onun için bütün takımın arkadaşlık havasını mı kaybedelim?
  • 56
    gibi'de ilkkan'ın kurumsal iş bulduğu bir bölüm var. patron buna hakaret ediyordu bu da ''profesyonel dünyada olur böyle şeyler'' gibisinden konuşuyordu tabi ki ersoy'da buna destek veriyordu.

    yani beyler yarın öbür gün iş yerinde sizden yetenekli biri kalkıp size bunları yaparsa ona da ses etmemeniz gerekir. kaldı ki bunu sane, ilkay'a filan yapmıyor. özellikle en çok yunus ve barış'a yapıyor.
  • 57
    dert edinmesi, kafaya takması ve bu yüzden azarlaması bence olumsuz değil. takıma sinirlendiği pozisyonların yarısından çoğunda haklıdır ama bence hatalının osimhen olduğu da birçok pozisyon oluyor. yine arkadaşlarına kızıyor. yani bir hagi, van dijk veya kimmich pürüzsüzlüğünde sanatını icra ediyor olsa daha anlaşılabilir olur.

    yanılıyor olabilirim ancak birçok pozisyonda savunma arkası koşusuna çok erken başlıyor, bu yüzden pas gelmiyor. ön direğe koşması gerekirken istisnasız her zaman arka direğe gidiyor ve doğal olarak arka direğe koşu atan diğer oyuncu ile(genelde doğru koşuyu yapan bu diğer oyuncu oluyor) üst üste biniyor.

    ayrıca yunus akgün'ün çok fazla etkilendiğini düşünüyorum bu durumdan. hoca bir şey yapmıyorsa kendisi osimhen ile oturup konuşmalı. belki de zaten konuşuyodur tabi.
  • 61
    hagi’nin azarlaması ile aynı şey olmayan durum.

    takımın şu anda cl’de ve ligde bulunduğu yerde olmasını en başta kendisine borçluyuz. her maç olağanüstü çaba gösteriyor. olmadığı zamanki durumu biliyoruz. torino’daki juventus maçında takımda bir sürü oyuncu kötü oynadı ve hepsi uyarıyı haketti.

    fakaaat….iş bununla bitmiyor. bir süredir gollere sevinmemesi, maç sonu juventus güzellemesi, thierry henry’nin programına bağlanması vs…. gibi yaptıkları yavaş yavaş galatasaray’dan ayrılma sürecine girdiğinin işareti gibi geldi. zaten daha önce olduğu takımlara bakıldığında süreç böyle işlediği görülür. ben dahil osimhemin gitmesini çoğu taraftar kabul etmez. ama tahmin ediyorum, ne yazık ki taraftarın tepkisini azaltmak için biraz kendinden soğutma sürecine girecek. takımı, burada aldığı parayı, taraftarı ve ülkeyi de sevdiği için bu işi kırmadan, dökmeden, dikkatli yapıyor gibi geldi.
    “herşey çok güzel ama takım arkadaşlarım iyi değil” e getirmek, yaratmak istediği sebep olabilir.
  • 63
    özellikle kendi civarındaki oyunculara tepkilerinin sayısının çok olduğunu gördüm. örneğin beke veya geriden gelen orta sahaya çok tepki vermiyor. yunus, barış, noa lang genelde osimhen'in tepkilerini alan oyuncular. ancak dikkatimi çeken bir şey var. osimhen'in tepkileri topun ona ulaşmamasıyla alakalı değil osimhen'in doğru bildiği futbola -açıkçası ben aynı fikirdeyim- ters hareketler. hani bodo glimt'li oyuncu gol olduktan sorna dahi doğru oyunu yapmadıkları için tepki verdi ya arkadaşlarına.

    bazen tepki veriyor bazen hiç vermiyor. bazen saçma sapan bir hataya rağmen desteğini gösteriyor. bence bunun sebebi performansa değil doğru işin yapılmamasına takılıyor olması. juventus deplasmanında 2 adet barış pozisyonu var. osimhen'den ağır tepki aldığı 2 pozisyon. 1'i malum osimhen boşken barış'ın pas atmak yerine şut çekmesi. diğeri ise bu sefer gererksiz osimhen'e pas atmayı zorlaması. osimhen 2. pozisyonda geride kalmıştı. daha önemlisi barış'ın önünde koridor vardı ve o koridora gidip şut çekmesi lazımdı. doğru tercih, doğru hamle yapılması lazım. çünkü bunun için buna antrenman yapılıyor.

    bu sebepten bu tepkinin ahlaki açıdan 0 hatalı olduğunu düşünüyorum. ancak hissim bunun doğru anlatıldığı değil. özellikle yunus'ta kırılma olduğunu gözlemleyebiliyorum. o yüzden osimhen'e kızıyorum. ya da ilk başta çok kızdım. zaten taraftar da yunus'u döverken hiç erinmiyor. bu da yunus'u parçalayıp topu hemen forvete aktarma ihtiyacına döndürüyor. oysa kuralımız doğru oyun. o anın doğrusu neyse onu yapmak lazım. bu her zaman yaldızlı olmak zorunda da değil. hatta juventus maçıyla alakalı sinan yılmaz analizini izlerseniz yaldızlı iş için gereksiz erken hamlelerin karşılığını çok güzel gösterdi.
  • 64
    haklı belirli bir seviyeye gelmesini istiyor takımın zihin olarak uçmuş (sane, jacobs, sallai, davinson, lang) fiziksel olarak uçmuş (ilkay, abdülkerim, lemina) gibi oyuncuları canlandırmaya çalışıyor. melo süper kupa finalinde sabri'ye bağırmasını güzelliyorsak bu da aynı şekilde bir olgu. takım ruhsuz kanı çekilmiş bir şekilde tarihimizdeki en büyük looserlığa doğru giderken hocamız bir şey yapmazken insiyatif almış azarlamış az bile. ilkay bile davinson uyansın diye girdikten sonra 3-4 kere azarladı kendisini. biraz thenry'i görünce kameralara oynamış futbolcu benim üniversitedeki ev arkadaşımın şifresiydi thenry herhalde idolüdür de ben de görsem azıtabilirdim. sonuçta daha 27 yaşında 35 yaşındaki hagi mentali beklemiyoruz.
    (bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)
  • 65
    5 gündür cezalıydım, en çok şu başlıkta boş boş atıp tutanlara of veremediğime hayıflandım. döner dönmez de şöyle bir tarayıp ofsaytladım, iyi geldi. ne kadar kırılgan insanlarsınız siz ya, hic mi hayatınızda stresli ve önemli işler yapmadınız? sizin binbir emek verdiğiniz işinizi birileri iyi niyetli bile olsa baltalasa tutup adamları alkışlayacak mısınız? neymiş osimhen kızıyormuş da takım küsüyormuş... osimhen gerektiğinde deli gibi alkışlayan, arkadaşına destek olan, ego yapmayan, kendisi vurabilecekken daha müsait diye arkadaşlarına pas atan, penaltı bırakan müthiş bir karakter. daha yeni sayesinde rezillikten kurtulduk, gelmişler galatasaray sözlükte adamı eleştiriyorlar. cidden iflah olmaz bazı taraftarlarımız.

    bunlar profesyonel futbolcu, mahalle maçına toplanmış adamlar değil. arkaşlar arasında halısaha turnuvası da değil orası, şampiyonlar ligi. sen o topu bomboşken doğru yere atamayıp taca şut çekiyorsan, yanında bomboş koşan adam varken üç kişinin arasına girip kaptırıyorsan; takım için 120. dakikada geriye depar atıp top kapan dünya yıldızı senin anana da sövse bir oturup kendi muhakemeni yapman lazım. hatır gönülle oynanmıyor bu kulüpte. osimhen de kendisine pas gelmedi diye değil doğru hareketler yapılmadı diye kızıyor her defasında.

    bir diğer konu da yabancı basına takımı eleştirmiş. valla ne dediyse haklı, biz juventusla kıran kırana oynar belki yeniliriz ama başımız öne düşmez diye beklerken durduk yere 10 kişi takıma karşı tanınmaz hale geldik. ben galatasaraya yakıştıramazken o görüntüyü osimhen neden kabullensin? adam sahada ruhunu teslim ediyordu. belli ki onun da galatasaray'ı koyduğu yer avrupanın devlerinin yanı. hangi dev bizim yaşadığımızı yaşar? elenir eler o ayrı ama kim teslim olur? takım resmen teslim oldu maçta. tabii ki de arkadaşlarını da eleştirecek, takımı da. hayal kırıklığını da dile getirecek. bunu soyunma odasında da yapıyordur ki çok da etkili olmuyor belli ki. en sonunda açık açık da söylemeye başladı ki üstlerindeki baskı artsın da kendilerine gelsinler. konya'dan 2 gol yiyen devamında juve'ye oyun olarak ezilen adamları falakaya yatırmak lazım da neyse...

    henry'li programına katılmasının da eleştirilir hiçbir yanı yok, şampiyonlar liginde işin şov boyutunu unutmayın. hangi animasyon, hangi görseli görseniz galatasarayı kiminle temsil ediyorlar? eren elmalı mı ahmed kutucu mu? yoksa victor osimhen mi? bizim yüzümüz osimhen o nedenle de o programlara osimhen katılacak doğal olarak. orada galatasaray küçümsenerek konuşuldu ve beklenti osimhen'in her şeye rağmen beklenmedik başarı olarak turu geçtiğimiz için aşırü mutlu olmasıydı. ama osimhen ne dedi? dürüst olmak gerekirse biz bu değiliz dedi, daha iyisini yapabilirdik dedi, burada daha iyi oynayabilirdik dedi. galatasaray juveden daha iyidir hayal kırıklığı oldu demeye getirdi. oradakilere gerçek galatasaray geçen haftakiydi demek istedi (maçı juve, turu biz hakettik derken bunu kastetti).

    juve'yle olan transfer işi eskilere dayanıyor, juve'yi yıllardır istiyor ama bu demek değil ki bizden gitmek istiyor. zaten sözleşme gereği gidemez oraya. yaptığı açıklama profesyonel geleceğiyle ilgili hafif yanlama içeriyor ki bence anormal değil. sahada benim için savaşan adamı da bu açıklamayla eleştirmem. galatasaray kötü juventus harika demedi adam. bu tarz şeyleri fazla abartıyoruz malesef. gole sevinmeme nedenini de saçma sapan şeylere bu nedenle bağlıyoruz. halbuki ben bile sevinemedim gole. çünkü oraya gelmemeliydi iş. biz zaten turu daha önce geçmeliydik, golü de daha önce atmalıydık. teslim olmamalıydık. tabii ki turun gelmesi önemli ama o maçtan sonra kutlanır. goldeyse kutlanacak bir şey kalmamıştı. diğer sebep olarak da spaletti'yi onurlandırdı ki buna ben pek inanmadım. biraz hazır neden bulmuşken onu da araya sıkıştırdı gibi geldi bana. demem o ki kendisi bizde olduğu için inanılmaz şanslıyız. bunun keyfini çıkartıp biraz sacma eleştirileri kendimize saklayalım. ortada ciddi bir sorun olmadığı belli. maçtan sonra aynı samimiyetle devam ediyor hepsi hayatına merak etmeyin. zaten 2 3 saat toplantı da yapılmış daha sonrasında italyada. bu konular da dahil konuşulmuştur. hepsinin ötesinde bunlar profesyonel futbolcular, amca çocukları, dayı oğulları değil...
App Store'dan indirin Google Play'den alın