• 112
    galatasaray'ın yapamadığı ve yapmasının çok zor olduğu sportif ve mali işlem.

    öncelikle galatasaray'daki futbolcunun aklını çelebilecek takım sayısı çok az.

    galatasaray'dan daha iyi olup galatasaray'da oynayan bir futbolcuya ihtiyaç duyacak takım sayısı her transfer döneminde bir kaç tane ile sınırlıdır.

    galatasaray'da oynayan bir futbolcuya galatasaray'dan daha iyi mali şartlar sunacak ve hem galatasaray'ı hem oyuncuyu ikna etmek için uğraşacak takım sayısı her transfer döneminde bir iki tane ile sınırlıdır.

    galatasaray futbol takımı performansından memnun olduğu futbolcusunu yüksek fiyata satıp benzer başka bir potansiyelli oyuncuyu daha ucuza alarak kar güdebilecek bir rahatlığa sahip bir kulüp değil. mesela galatasaray 2023 yazında torreira'yı satıp ligue 1'den no name bir orta saha alsaydı taraftarın tepkisi nasıl olurdu? bu riske hiç bir yönetici ya da teknik direktör giremez.

    galatasaray'ın büyüklüğü oyuncu satışından elde edilecek kâr'ın sportif olarak zarara dönüşeceği paradoksal bir büyüklük. boey satılmasaydı 23-24 ve 24-25 sezonları avrupa maceraları çok daha müspet gelişecekti. yerine kim alınırsa alınsın boey'in konforunu vermeyecekti zaten.

    yönetim zaten beceriksiz. üzerine yukarıdakileri de ekleyince "ucuza oyuncu alalım, allayıp pullayıp pahalıya satalım" düşüncesi bizim için ütopik bir hayal olarak kalmaya devam edecek.
  • 116
    galatasaray bana göre hiçbir zaman bir al-sat kulübü olmamalı. başarılı oyuncusunu katkı verebildiği sürece takımda tutmalı, tutabilmeli. gerek sunacağı planlama ve hedefler ile gerek maddi açıdan. sonrasında zaten o miadı dolmuş oyuncudan yüksek bir gelir elde etmek de mümkün olmaz. sadece takıma uygun olmamış, hatalı denebilecek transferlerden zarar etmeden çıkmayı daha başarılı bir şekilde gerçekleştirmeli.

    örnek almamız gereken, kendimizi denklikte yakıştırdığımız real madrid, bayern münih gibi kulüplerin yaklaşımı da bu şekilde. son yıllarda bizim de anlayışımızın buna evrilmesinden oldukça memnunum. birkaç sene öncesine kadar bir oyuncu katkı verdiğinde getireceği bonservis üzerinden hayaller kuruluyordu ve bunu ben vizyonumuzla örtüştüremiyorum. galatasaray her zaman mümkün olan en iyi oyuncular ile oynamalı ve tek hedef başarı olmalı. bunu yetiştirerek de yapabilir transfer ederek de ama yetiştirmede doğru model barış'takine benzer şekilde rotasyondan as oyuncuya kademeli şekilde yükselme ile olur, boey'i sattık yerine bir genç alıp monte edelim şeklinde değil.

    son dönemde barış'ın transferi konusunda bu şekilde davrandık, teklif ne olursa olsun satmamayı tercih ettik. torreira'ya da böyle davranıyoruz, torreira'nın bizden ayrılışı kroos'un madrid'ten ayrılmasına benzeyecektir. keza muslera ve icardi'nin de posaları bizde çıktı. ama elde tutamayıp kar ettiğimiz boey'in yeri kolay dolmadı, ki bence bu durum oldukça doğaldı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın