• 101
    her sezon olduğu gibi yine sınıfta kaldığımız eylem. elbette bu konuda yüksek maaş stratejimiz de elimizi zayıflatıyor. örneğin enzo milliot geldi ve 4-5 civarı bir maaş verdik. sonrasında oyuncu tutmadı bir kan uyuşmazlığı oldu diyelim bu oyuncuyu nasıl satacağız. net 5 milyon euro’yu kim verecek bu adama. cuesta,franky,zaniolo hatta jelert haddinden fazla maaş alan isimler haliyle kulüp bulmak zorlaşıyor. sallai’den çıkmak istesen o da bu kervana katılacak çünkü kemiksiz 2.5 alıyor.
  • 102
    avrupa'da transfer sezonu daha yeni yeni açılıyor. ağustos'un 2. yarısıyla birlikte transfer sezonu en hızlı dönemine girer ve kapanmaya yakın işler acayip hızlanır. bol parası olan takımlar bu sıralarda piyasada aktiftir. sonlara doğru ise daha az bütçeli daha uyguna transferlerini tamamlamaya çalışanlar ortaya çıkar. bizim elimizde olan ve satmaya çalıştığımız oyuncular ağustos'un 2. yarısıyla beraber takımdan ayrılır.
  • 104
    maalesef 25/26 yazında hala gerekli aksiyonu alamadığımız durum. gerek para girişi anlamında gerek şişkin kadro anlamında bizim için çok önemliydi temizlik.

    ligin ilk maçını oynayacağımız haftaya girdik. kemerburgaz’da hala nelsson, köhn, zaniolo, jelert, cuesta antrenman yapıyor. franky de yeni gitti gidiyor. bunları sayıyorum çünkü hocanın satılmasına onay verdiğine emin olduğum isimler. kaldı ki çok yüksek ihtimalle en az 3 yabancı daha gelecek. zaten kontenjan doluyor. yani bu adamlara yer de yok.

    sane, osimhen eyvallah. hiç lafım yok büyük işler ancak oyuncu satmak da önemliydi. koca galatasaray aynı anda 2 iş göremiyor olmamalı. oyuncu satmak, bunun için bağlantı kurmak da bir meziyettir. güya jelert’e 8 milyon, köhn’e 4-5 milyon, zaniolo’nun talibi çok ama elde var sıfır. umarım en kısa zamanda temizlik de başlar doğru şekilde.
  • 106
    galatasaray klasiği şöyledir.
    önce takımdan kesinlikle gönderileceği belli oyuncular olur (zaniolo,frankowski, nelsson, cuesta vs.) ardından bu oyuncuların satılacağı bonservis miktarı haber yapılır. bu haberden sonra taraftar zarar etmeden satacağız diye bir süre sevinir. ardından oyuncunun transferinin zorunlu satın alma ile kiralık şeklinde olacağı haberleri geçmeye başlar. bu haberler taraftarı biraz huzursuz etse de geç olsun güç olmasın denir. oyuncu tam satılacağı zamanda satın almanın opsiyonlu olacağı ve oyuncunun maaşının bir kısmını galatasaray'ın ödeyeceği çeşitli opsiyonlar gerçekleşirse bonservisin zorunlu hale döneceği gibi football manager'e bile yeni özellik ekletecek maddeler açığa çıkar. işin sonunda oyuncu belli bir süre sonra galatasaray'a dönüp takımla antremanlara devam eder. ucuz bir bedelle dahi olsa oyuncuyu direkt satmak bunların hepsinden daha hayırlıdır.
  • 109
    galatasaray'ın marcao, kerem ve boey dışında son zamanlarda beceremediği eylem.
    netekim, bu 3 oyuncunun ikisi de zamanında ederinin altında gönderildiği konusunda herkesin hemfikir olduğu malum.

    bu konuda iyi bir yol alınması gerekiyor artık; özellikle tutmamış oyuncuşarın düşük de olsa bonservisli satıştan başka bir şey düşünülmemeli.
    sonra zaha napmış, zani napmış diye bakmak zorunda kalıyoruz
  • 110
    2025 yılında öğrenebildiğimiz şey:) biraz sabırlı olursak köhn ve cuesta’dan (minimum zarar) bonservis kazanacağız.
    sonra sıra nelsson’a gelecek ama orada okan hoca biraz elini açık etti.
    nelsson’un menajeri bilerek teklif getirmiyor bence, bonservisini bedava alabilmek için.
    sonrasında jelert ve yusuf’un durumu belli olacak.
    ki bence yusuf kiralık gidip jelert kalacaktır.
  • 111
    galatasaray yönetiminin, 2025 yazında en az kaleci konusu kadar kötü yönettiği mesele.

    morata’dan zarar etmedik. köhn satışı hadi fena değil. kalan hepsi berbat. jelert, cuesta, zaniolo…
    ama allah var medyayı kullanarak güzel uyuttular herkesi. sokağa çıksan zaniolo’yu 8-10’a, cuesta’yı 6’ya, jelert’i aldığımız fiyata sattığımızı zanneden bir sürü insan vardır. öyle bir rüzgar estirdiler ki… hoca bile “oyuncu satışında çok iyi işler yapıyoruz.” falan diyordu en son.

    sonuç? bedavaya giden ve hiçbirinin opsiyonu kullanılmayacak oyuncular.
  • 112
    galatasaray'ın yapamadığı ve yapmasının çok zor olduğu sportif ve mali işlem.

    öncelikle galatasaray'daki futbolcunun aklını çelebilecek takım sayısı çok az.

    galatasaray'dan daha iyi olup galatasaray'da oynayan bir futbolcuya ihtiyaç duyacak takım sayısı her transfer döneminde bir kaç tane ile sınırlıdır.

    galatasaray'da oynayan bir futbolcuya galatasaray'dan daha iyi mali şartlar sunacak ve hem galatasaray'ı hem oyuncuyu ikna etmek için uğraşacak takım sayısı her transfer döneminde bir iki tane ile sınırlıdır.

    galatasaray futbol takımı performansından memnun olduğu futbolcusunu yüksek fiyata satıp benzer başka bir potansiyelli oyuncuyu daha ucuza alarak kar güdebilecek bir rahatlığa sahip bir kulüp değil. mesela galatasaray 2023 yazında torreira'yı satıp ligue 1'den no name bir orta saha alsaydı taraftarın tepkisi nasıl olurdu? bu riske hiç bir yönetici ya da teknik direktör giremez.

    galatasaray'ın büyüklüğü oyuncu satışından elde edilecek kâr'ın sportif olarak zarara dönüşeceği paradoksal bir büyüklük. boey satılmasaydı 23-24 ve 24-25 sezonları avrupa maceraları çok daha müspet gelişecekti. yerine kim alınırsa alınsın boey'in konforunu vermeyecekti zaten.

    yönetim zaten beceriksiz. üzerine yukarıdakileri de ekleyince "ucuza oyuncu alalım, allayıp pullayıp pahalıya satalım" düşüncesi bizim için ütopik bir hayal olarak kalmaya devam edecek.
  • 116
    galatasaray bana göre hiçbir zaman bir al-sat kulübü olmamalı. başarılı oyuncusunu katkı verebildiği sürece takımda tutmalı, tutabilmeli. gerek sunacağı planlama ve hedefler ile gerek maddi açıdan. sonrasında zaten o miadı dolmuş oyuncudan yüksek bir gelir elde etmek de mümkün olmaz. sadece takıma uygun olmamış, hatalı denebilecek transferlerden zarar etmeden çıkmayı daha başarılı bir şekilde gerçekleştirmeli.

    örnek almamız gereken, kendimizi denklikte yakıştırdığımız real madrid, bayern münih gibi kulüplerin yaklaşımı da bu şekilde. son yıllarda bizim de anlayışımızın buna evrilmesinden oldukça memnunum. birkaç sene öncesine kadar bir oyuncu katkı verdiğinde getireceği bonservis üzerinden hayaller kuruluyordu ve bunu ben vizyonumuzla örtüştüremiyorum. galatasaray her zaman mümkün olan en iyi oyuncular ile oynamalı ve tek hedef başarı olmalı. bunu yetiştirerek de yapabilir transfer ederek de ama yetiştirmede doğru model barış'takine benzer şekilde rotasyondan as oyuncuya kademeli şekilde yükselme ile olur, boey'i sattık yerine bir genç alıp monte edelim şeklinde değil.

    son dönemde barış'ın transferi konusunda bu şekilde davrandık, teklif ne olursa olsun satmamayı tercih ettik. torreira'ya da böyle davranıyoruz, torreira'nın bizden ayrılışı kroos'un madrid'ten ayrılmasına benzeyecektir. keza muslera ve icardi'nin de posaları bizde çıktı. ama elde tutamayıp kar ettiğimiz boey'in yeri kolay dolmadı, ki bence bu durum oldukça doğaldı.
  • 117
    genel olarak eleştirilere katılımakla beraber 2026 ocak ayı için tam olarak kimin satılmasını bekliyor taraftar?
    ahmet kutucu ve yusuf demir harici takımdan ayrılsın denilen oyuncu var mı?
    şu saatlerde icardi&juventus haberleri çıktı mesela.
    kim mesela gitmesini ister?
    roland sallai için de teklif geldiği söyleniyor.
    10-15 arası bir bonservisine gitsin ister miyiz?
    bizim sıkıntımız şu aslında, kimse gitmesin istiyoruz çünkü biliyoruz ki yönetim yerini dolduramaz.
    marcao’nun gittiği yaz sevilla 17 teklif etti nelsson için, biz satmadık, satamadık.
    geçen yaz masaya otursak barış için temiz 30 alırdık mesela.
    ndiaye 16’ya satıldığında yer yerinden oynamıştı, sonrasında 1,5 sezon içinde düştüğü durum ortada.
    velhasıl oyuncu satışında iyi değiliz ama bunun tek nedeni beceriksizlik değil.
App Store'dan indirin Google Play'den alın