21526
3 sene şampiyon olmuş, bu sene lider olan, şampiyonlar liginde ilk 24 ihtimali olan hocanın eleştirilmesi çok garip değil mi? bunun 2 sebebi olabilir. ya biz şımarığız yada hoca bu kadar başarıya rağmen güven vermiyor. başarıların mimarı olarak değil yancısı olarak görülüyor.
bence de ikincisi. çünkü maalesef eksileri artılarından çok fazla. burada hocanın sorgulaması gereken neden bu kadar eleştiriliyorum ve güven duyulmuyor. cevabını samimi cevaplamadan hep bu çizgide gidecek. başarıları osimhen’in, icardi’nin, muslera’nın olacak.
21527
okan buruk’la çıkmaz sokaktayız. her sene aynı pattern’i görüyoruz.
eksiklerin giderilmediği, başarısız, çok para harcanan yaz transfer dönemi
eylül-ekim aylarında kısmen kamp yüklemesi kısmen eski kulüplerinin kamplarını yemiş yeni transferlerin üst düzey pres güçleriyle alınan iyi sonuçlar. buna avrupa da dahil diyebiliriz.
kasım-aralık düşüş ayları. ligde arkasından soluyarak, anomali derecesinde yüksek kalitede birkaç oyuncunun ittirmesiyle tek farklı galibiyetler alan, avrupa’da kimle oynarsa oynasın kazanamayan, çaresiz bir galatasaray.
ocak transfer döneminde “avrupa’da devam edip etmeyeceğine bağlı” transfer yapmaya karar vermek. bu süre içinde dar rotasyonun elde patlaması ve ligde puan kayıplarıyla fener’i yarışa ortak etmek. aynı zamanda avrupa’da alınan rezalet, mide bulandırıcı sonuçlar ve karaktersiz bir futbolla eve dönüş.
ocak ayı sonu-şubat ayı başında iki veya üç çöp transfer. kadrodaki gediklerin olduğu gibi durması, ama artık o gedikleri cezalandıracak kapasitede rakiplerin karşısına çıkmayacak olmanın rahatlığı.
mart-nisan aylarında sadece ligde yarışmanın konforuyla form tutmaya başlamak. bu esnada ali koç fenerbahçesi’nin loser’lığının devreye girmesiyle daima önde kalmayı başarabilmek.
mayıs ayı zaten galatasaray’da kendi kendini yazar. 11 yerliyle, yardımcı antrenörle, aylarca para almayan oyuncularla da kazanılmışlığı çoktur.
bu sezon da aynı resme bakıyoruz gibi görünüyor, ama öyle değil o iş. fenerbahçe son 4 sene içindeki en güçlü fenerbahçe. hala bi halt değiller ama biz de son 4 senedeki en kırılgan galatasaray’ız.
ayrıca esas mesele ligde değil, avrupa’da yaşananlar. avrupa’ya çapımızın yetmemesi. harcanan ihanet gibi paralara rağmen şampiyonlar ligi’nde hedef belirlememek, avrupa’dan iğrenç performanslarla elenip eve dönmeyi kabullenmek, hatta okan buruk ve yönetimin bunu bizzat istiyor olması.
ben bu tünelin sonunda ışık göremiyorum. motivasyonu azalan ve maliyeti artan bir takım ve nihayetinde enkaz görüyorum. biz 5-10 senelik projelerin hayata geçirilebileceği bir futbol ülkesinde değiliz, bu sebeple kabuk değişimi denen şey daha erken gerekiyor, çünkü kabuk çok ince.
buyrun, bu sezon da bu pattern’ın kehanet gibi gerçekleşmesini izleyin. sonunda belki kazanırız belki kaybederiz. her halükarda, bu işi değiştirmek gerek, çünkü galatasaray bu değil. ne felsefesi, ne varoluş amaçları, ne harcanan paralar…
21528
12 kişi mi oynayacağız açıklaması bu yıl göndereceğiz dediği yusuf’u kupa maçında oynatıp altyapıdan herhangi bir futbolcu oynatmaması bende büyük hayal kırıklığı yarattı.
özeleştiri yapmıyor sürekli kendisini savunma mekanizmasını devreye sokuyor. malesef gidişatı hiç iyi görmüyorum umarım toparlar.
son olarak 200-300 milyon euro bütçeli takım kurulmuşken ben olimpiyat stadında yapamıyorum atmosfer kötü açıklaması konusunda yönetim ciddi uyarmalı. gına geldi bu saçmalıktan.
21529
transfer konusunda, planlama konusunda, kadro dönüşümü konusunda taraftar kadar haklı çıkmayan teknik direktörümüz.
genc yabancı oyuncu kontenjanı boşken, taraftar kesikle transfer beklerken, artık top bende dedi. "12 kişi mi oynucaz" dedi. city veya madrid'i tutun bile dedi.
lemina konusu vs zaten saymaya gerek yok.
diğer taraftan kadrodaki papazlar taraftarı rahatsız ederken, eksikler söylenirken, hiç oralı olmamıştır.
hatta papazların hepsi baya baya geriye gitmiş olmalarına, fizik olarak nerdeyse bitik durumda olmalarına rağmen yerlerine hiç oyuncu düşünmemiş olması artık sinir bozucu olmaya başladı.
ted lasso diye bir dizi var, futbol merkezli bir dizi. richmond diye hayali bir premier lig takımı var ve bu takımın teknik direktörü ted lasso, arızalı bir adam ancak futboldan pek anlamıyor. hatta hiç anlamıyor. ama insan ilişkileri iyi.
ted lasso "kazanmak veya kaybetmek umrumda değil, oyuncuların kalbi daha önemli" mantalitesine sahip. ancak bir bölümde, ki küme düştükleri maçtaydı sanırım, yardımcısı, ki çok sakin ve sessiz bir adam, o bile patlamıştı.
"tabi ki kazanmak önemli, her şey bunun üzerine kurulu" falan diye epey sinirlenmişti.
geçen aklıma geldi, kazanmak veya kaybetmek önemli değil, berbat bir yunus akgün, zam verilen çok kötü durumdaki kaan ayhan, darılmasın diye süper kupa finaline çıkartılan kalecimiz günay, sakatlıktan dönmesi için zaman lazım diye diye aylar geçen icardi... yönetimi savunması ayrı zaten.
bu oyuncuları ve nicesini kazanacağız diye diye ciddi bir kaosa sürükleniyoruz, bilmiyorum farkında mi.
galatasaray'ımızın kazanması herkesten önemli kardeşim. herkesten ve her şeyden.
senden de okan hocam.
imparator terim'den önemli olduğu gibi.
21530
çok sevdiğim ve güvendiğim hocamız. son 3.5 yılda kurduğu üstünlüğü daha önce bir tek fatih hocam yaptı orası tamam. fakat artık rehavetin kendi sonunu getireceğinin farkına varmalı. yerinde olsam dursun özbek’e hiç ama hiç güvenmem. ne 3 yıl üst üste şampiyonluğa güvenirim ne başka bir şeye. çünkü dursun özbek’in cebinde fatih terim kartı duruyor. takım olur da şampiyonluk yarışında geriye dönerse kendi koltuğunu korumak için saniyesinde fatih hocamızı getirir. işte o zaman okan buruk son pişmanlık neye yarar şarkısını açıp dinler maalesef. o yüzden kendini toparlamalı.
galatasaray, futbolcuların kalbi kırılmasın diye kupa kaybedecek, maç kaybedecek bir kulüp değil. galatasaray, ali sami yen’den de metin oktay’dan da fatih terim’den de okan buruk’tan da büyük camiadır. kim iyiyse o oynar. aman bu kırılmasın aman bu darılmasın diye transfer yapmamazlık yapacak lüksü tanımaz hiçbir insan evladına. sol stoper mi lazım, alacaksın/aldıracaksın hocam. abdülkerim bozuluyorsa bozulsun. orta saha mı lazım, alacaksın/aldıracaksın hocam. kaan ayhan bozuluyorsa bozulsun. forvet mi lazım, alacaksın/aldıracaksın hocam. icardi bozuluyorsa bozulsun. 35 milyonluk kalecin mi var, o oynayacak hocam. günay bozuluyorsa bozulsun. yok ben 12 kişiyle mi oynayacam, yok apo’ya ayp olur, yok icardi’ye güveniyorum yok hocam. yani gerçekten şu miktardaki yatırıma yazık oluyor. sadece kaleci, sağ bek ve forvete yani 3 oyuncuya 140 milyon euro bağladık ve gidip basit anadolu takımlarını yenemiyoruz. antep’i, kocaeli’yi çatır çatır yeneceksin hocam. alanya karşısında şansının yardımıyla zar zor 3 puanı almayacaksın. her maça kupa finali gözüyle bakacaksın hocam. yoksa fenerin şampiyonluğunu izlemek zorunda kalırsın ki o durumda ailen dışında hiç kimse sana canın sağ olsun demez.
21531
''taraftarı mutlu edecek oyuncuları alacağız. hiçbir şekilde maddi anlamda hiçbir şeye bakmadan çok önemli oyuncular gelecek. yanlış transfer yapmayacağız''
söyleminin 5. gününde, tek bir sol kanadı dahi olmayan bi takımda süre alamayı beceremeyecek kadar sert düşüşteki oyuncuyu transfer etmeye kalkmasıyla yaran teknik adam.
21532
bana luyindama çapraz bağlarını kopardıktan parol verip hadi iyisin iyisin diye yollayan kongo sağlık heyeti kadar bile güven vermemektedir.
takım tüm sezona 1 (bir) santrforla çıkıyor, o adamın da olmadığı her hedef maçında puan kaybedildi. önce şampiyonlar ligi verildi, sonra süper kupa, şimdi de lig gidiyor bağıra bağıra. peki paşam ne yapıyor? gitmiş bunca fiyaskonun üzerine icardi korkusundan santrfor alamadığı için takımın tek doğru işleyen bölgesine yedek oyuncu çekmeye çalışıyor. bence zaten çözüm sunabilmekten çok uzakta da izlediğinden de bir şey anlamıyor.
ne olur git artık bu takım iki takviyeyle ligi pas pas eder o da elimizden gitmesin.
21533
sezon başı yaptığı gibi barış alper’i forvete, yunus ve sane’yi sağlı sollu oyun içinde değiştirerek oynatmadı inatla önemli maçlarda. artık gereği de kalmadı osimhen dönüyor.
sakatlıklar çok zorladı ama daha efektif çözümler beklerdik galatasaray teknik direktörü olarak. yapmadı, çıkarabildiği kadro ile aynı oyunu oynatmaya çalıştı.
4. günün şafağında doğan güneşe baktığında osimhen gandalf gibi gelip kurtaracaktır ligi muhtemelen ama bu yine de 3 yıldır bariz olan sorunlara çözüm olmayacak.
biz kendisinden daha avrupai bi galatasaray yaratmasını beklerken bir nevi önceki yükselişimizi durduran yeniçeri dönemimize dönüyoruz.
taraftar o geleceğini çabuk gördüğü için bu kadar tantana yapıyor. yoksa kimse keyfine 3 yıldır rekor üstüne rekor kırmış altyapıdan çıkan bi galatasaray çocuğunun gitmesini istediğinden değil. kibir, rehavet, konsantrasyonsuzluk bu güzel gidem serimizi bozabilecek yegane faktörler. taraftar ipin ucunu kısa ve sıkı tutmak istiyor.
gemiyi düzeltecek olan okan hoca. bugün yapacağı şeyler geleceğini belirleyecek. eğer egosunu ve hislerini bir kenara bırakırsa ve galatasaray’ı her şeyden üstün tutarsa çok daha büyük bir teknik direktör olabilir. artık anlaması lazım, bu yönetimle, bu teknik ekibiyle olmaz. daha profesyonel insanlar lazım bu kulübe. bunu anlayamıyorsa kendi de yeterince profesyonel değil demektir. arkadaşı kavukcuyla, kondüsyonerleri, taktisyenleriyle olmuyor.
sakatlanan geri gelmiyor, herkesim form durumu sürekli günden güne düşüyor. takımın organize atakları yok. artık duran topları da yok. barış ve sallai oynayabiliyor diye herkes her yerde oynayabilecek, başka bölgeleri yedekleyebilecek diye bi durum yok. her takımda 1, şanslıysan 2 jokerin olur. herkes joker olmaz. takımın profesyonel, kendini ispat etmiş sportif direktöre ihtiyacı var. takımın erden timur gibi bir adama ihtiyacı var.
kendisi almaması gereken sorumlulukları da alıyor ve esas işine odaklanamıyor. son zamanlarda maçlarda kenarda bile hep asık suratlı iştahını kaybetmiş gibi duruyor açıkcası.
bu sene şampiyonlar liginde ilk 24 ve ligde şampiyonluk gemiyi limana yanaştırması demek. bunlar olsa bile taraftar anında yaz dönemi takımın yeni yapılanmasını dikkatle takip edecektir. açıkcası yaz transfer dönemi bitene kadar rahat nefes alması biraz zor gözüküyor, o zamana kadar çok şeyi doğru yapması gerekiyor.
21534
her sezon aynı hataları yapan teknik adam. kadro derinliği as oyuncuları korumak için olan bir şey. geçtiğimiz sezonun ortasından itibaren rotasyon açısından en güçlü mevkimiz sol bek. eren ve jacobs dönüşümlü oynayarak hep diri kaldılar. bunu diğer mevkilerde de yapmalıydık. ama hocamız oyuncular küsmesin diye her sezon bize aynı filmi izletiyor.
fb'den örnek verirsem, kanat rotasyonlarında kerem, nene ve oğuz vardı. asensio da bazen 10 numara bazen sağ kanat oynadı. hocaları 'kanat rotasyonum yeterli musaba'ya gerek yok' demedi. onun yerinde okan buruk olsaydı '3 tane kanat var elimde, gerekirse asensio ve talisca'yı da oraya çekerim' derdi ve kanat oyuncusu alınmazı. tedesco daha iyi hoca veya fb çok başarılı demiyorum. belki sezon sonunda yine biz şampiyon olacağız. ama kadro mühendisliği konusunda bizden daha öndeler.
21535
bazen çok sevdiğim bazen de çok eleştirdiğim şampiyon hocamız.
hiçbir taraf tutmadan sadece kendisine kurulan ya da kendisinin kurduğu takımı buraya bırakacağım. ardından da maliyetlerini yazacağım.
kaleci ->
uğurcan çakır - 27.5 mil. €
sağ bek ->
wilfried singo - 30 mil. €
elias jelert - 9 mil. €
przemyslaw frankowski - 8 mil. €
leo dubois - 2.5 mil. €
serge aurier - 100 bin €
sol bek ->
ısmail jakobs - 9 mil. €
kazımcan karataş - 1 mil. €
angelino - 1.5 mil. € kiralık*
derrick köhn - 3.35 mil. €
eren elmalı - 4 mil. €
sam adekugbe - ücretsiz kiralık
stoper ->
davinson sánchez - 9.50 mil. €
abülkerim barkakçı - 2.80 mil. €
mathias ross - 1.75 mil. €
carlos cuesta - 8.00 mil. €
sağ kanat ->
roland sallai - 6 mil. €
tete - 1.00 mil. € kiralık - bu arkadaşa ceza da ödedik ayrıca.
milot rashica - kiralık
hakim ziyech - kiralık
leroy sané - bedelsiz
yusuf demir- 6 mil. €
sol kanat ->
ahmet kutucu - 6 mil. €
wilfried zaha - bedelsiz
orta saha ->
gabriel sara - 18 mil. €
ilkay gündoğan - bedelsiz
nicolò zaniolo - 15 mil. €
lucas torreira - 6 mil. €
kerem demirbay - 3.7 mil. €
fredrik midtsjø - 3.5 mil. €
sérgio oliveira - 3 mil. €
mario lemina - 2.5 mil. €
kaan ayhan - 3.2 mil. €
eyüp aydın - 250 bin €
dries mertens - bedelsiz
juan mata- bedelsiz
tanguy ndombele - kiralık
santrafor ->
victor osimhen - 75 mil. €
alvaro morata - 6 mil. € kiralama bedeli
haris seferovic - 1 mil. € kiralama bedeli
cedric bakambu - 700 bin €
carlos vinicius - 600 bin € kiralama bedeli
mauro icardi - 10 mil. €
michy batshuayi - bedelsiz
bu transferlerin bazıları belki hocaya rağmen geldi bazısı da hocanın da onayıyla geldi. epey bek transfer edilmiş kah 3'lü beki kah 4'lü.
tüm bunların dışında yeniden satış potansiyeli olan transfer neredeyse yok. bu transferlerden bir tek sara'dan yeniden güzel bonservis kazanabilirsin. osimhen'i ayrı tutuyorum çünkü kendisi çok değişkenli transfer. taraftar,hoca ve camia karşılıklı sevme sonucu gerçekleşti.
hoca sürekli hazır transferler aldırmış ya da kendisine alınmış. bunun pek bir önemi yok çünkü herkesin bildiği gibi hocamız yönetimi doğru düzgün yermiyor. bu da ya onayı var ya da sesini çıkarmadığı transferler.
galatasaray sürekli tüketerek buna dayanamaz. mutlaka satış yapmalı. satış yaptığı ya da yapabileceği tüm transferler geçmişten gelen oyuncular.
hocamız şampiyon oluyor ne mutlu ama şampiyon olurken de büyük bir yükün altında kalıyoruz. hazıra dağ dayanmaz güzel hocam.
tekrar şampiyon yapacağına inanıyorum ama sadece tüketerek var olamayız. üretmemiz de lazım.
edit: bedellerde bazı yanlışlar olmuş düzeltildi.
21536
tarihte kimseye verilmemiş büyüklükte bütçelerle transfer yapan ama buna rağmen 4. senesinde sahada bir takım oluşturmayan teknik direktör. her bölgeye büyük bonservisli oyuncu alındı. bir tane oyuncudan bile ekstra katkı alamadı, bir tane genç çıkaramadı hatta sahaya atmaya tenezzül etmedi. bu kadar hazırcılıkla sürdürülebilir olmak mümkün
değil. sadece sağ beke bile uçuk paralar harcandı. forma adaleti yok, göbeğiyle gezen adamları gençlere tercih ediyor. sürekli bahanesi var. saha, hakem, sakatlık, maç sayısı. bahane hiç bitmiyor. avrupada hiçbir şekilde beklentiyi karşılayamadı. şu bütçedeki takımın teknik ekibi ptt 1. ligden hallice. sahada organizasyon göremiyorsun. her şey doğaçlama. bireysel olarak birileri bir şey yapacak kazanacaksın anca. takım oyunu diye bir şey yok. kusura bakmasın da bahane üretebilecek durumda değil. kendisiyle çelişiyor sürekli. adamcılık işi de ayrı zaten. ne disiplin var ne forma adaleti. bu şekilde hiçbir gemi yürümez.
herhangi bir maçta işler istediğimiz gibi gitmediğinde hiçbir etki göremiyoruz kendisinden. takımdan gidecek dediği adamlardan medet umuyor. elindeki kadro tarihin en büyük bütçeli kadrosu. avrupa’nın en iyi 10 takımında forvet olması gereken adam kadronda senin. bunun dışında bir şeyler de senden görelim ama yok. 4 senedir yok. 3 sene üstüste şampiyon olmasına, hala lider olmasına rağmen taraftara güven veremedi, çok acayip gerçekten.
21537
kariyerinde buradan daha yükseye adım atamayacak olan teknik adam. kendisini fatih terim ile alakası yoktur, karşılaştırmak 96-00 arasındaki terim’e saygısızlık. okan bu takımın başında gittiğinde muhtemelen milli takımı çalıştıracaktır. italya’da herhangi bir takımın kendisini takımın başına getirmesini mümkün görmüyorum, belki sassuolo tarzı bir takım getirir italya bağlantıları sayesinde. bu kadar savurgan, bu kadar gelecek kurmaktan uzak, bu kadar hazırcı , bu kadar bahaneci, taktik olarak esneklik sağlamayan, disiplin sorunları olan bir ismi avrupalı takım almaz çünkü onlarda genellikle bir sportif direktör oluyor ve bir teknik direktör alırken bunlara bakıyorlar.
21538
bu saatten sonra taraftarı hafife almazsa kendisi adına iyi olacak kişi. şimdi atletico maçı zaten kayıp ama ondan sonraki karagümrük maçı olimpiyatta oynanacak (başımızda yönetim olsa başka stada alınabilirdi). bu durumda hikaye anlatma maçtan sonra yok bu stad futbola uygun değil, rüzgar var, kar var , hakem topu oyunda tutmuyor diye. o maç kazanılacak nokta bitti.
21539
kendisine güvenenleri haklı çıkaracaktır. az daha sabır diyorum sadece.