• 8
    herşeyden önce uzun bir entry olacak okuyacak olanların umarım değerli vaktini almış olmam ve benim bir taraftar olarak yaşadığım duyguları kıymetli bulur.
    hangi başlığa yazsam bilemediğimden ve bolca kendi hayatıma değineceğimden kendi nice altıma yazdım.
    ben daha 4-5 yaşlarında daha neyin ne olduğunu bilmeden önce mahalledeki çok sevdiğim fanatik bir abimizin yönlendirmeleriyle galatasaraylı oldum. üstelik babasına hayran bir erkek çocuk ve babası fenerbahçeliyken. babasını da çok erken daha 12 yaşında kaybetmiş bir çocuk olarak babamı anarken bana o zamanlar baskı yapmadığı ve yönlendirmediği içinde bir ayrı teşekkürlerle onu da bu entry’de tekrar anmış olayım.
    dedim ya babasını 12 yaşında kaybetmiş bir çocuktum.
    hayatım boyunca da imkanlarım çok elvermediği için ne çok fazla stadyumda maça gidebildim ne de çok fazla gsstore’dan alışveriş yapabildim. belki bu kulübe çok fazla bir maddi katkı sağlamadım ama 5 yaşından itibaren hep sevdim, imkanlar dahilinde hep takip ettim, ömrüm boyunca da hep sevip takip edeceğim.
    90’lar çocuğuyum ben, kimi zaman radyodan zar zor maç anlatan bir yayın bulup dinleyip gözlerimde canlandırdım, zaman zaman bir gazete bulduğumda galatasaray’la ilgili haberleri defalarca tekrar tekrar okudum.
    tv’de şifresiz bir maç yayınlansa benden daha mutlusu olamazdı.
    hayatın boyunca en mutlu anların, en büyük sevinçlerin, en büyük sosyaliten ne derseniz cevabı hep galatasaray.
    evet büyüdük çocuklarım oldu, evlendim, güzel bir yuvam, aile hayatım oldu bunlar ayrı mutluluklar tabiki ancak bana bunun dışında ne seni mutlu eder sorusunun cevabı hep galatasaray’la ilgili oldu. uefa kupası, süper kupa, lucescu’lu şampiyonluk, fatih terim tabiki hepsini biliyordum ama dedimya çok fazla izleme etme şansı olmadığından o dönemler benim için biraz hayal dünyasıydı. göremiyordum ama biliyordum. hayallerimde o zaferleri canlandırdığım için belki de benim için daha unutulmaz olmuştur. fatih terim’e bu kadar aşık tutkun olmamın nedeni de benim için o hayallerimdeki bir süper kahramandı.
    lucescu gönderilip geldiğinde 10-11 yaşlarındaydım, artık daha yakından takip edebiliyor, en azından gazete vb. daha kolay ulaşabiliyor, neredeyse her maçı radyodan dinleyebiliyordum. o dönemin başarısızlığı, 6-0 faciası ve o dönem şu an nasıl her çocuğun neredeyse galatasaray’a ilgi duyması gibi fener’e ilgi duymasına rağmen hiçbir zaman sevdandan vazgeçemedim.
    beni çok seven, benimde çok sevdiğim benden yaşça da oldukça büyük bir halamın oğlu vardı. kendisi koyu bir fenerliydi. durumu da oldukça iyiydi. beni kandırmak için forma almayı maçlara götürmeyi önerir, bize her geldiğinde bana takılır beni fenerli yapmaya çalışırdı. artık içime nasıl işlediyse ben galatasaray’dan asla vazgeçemezdim ve vazgeçemedimde.
    o da sonunda pes etmişti beni mutlu etmek için ara sıra digiturk yayını yapan kafelere, kahvehanelere götürürdü.
    en net hatırladığım daha 14-15 yaşlarındayken beni yine bir maça götürmüştü, hem de şampiyonluk maçına. neyse maçı izledik, o zamanlar bu şekil yerlerde çok fazla olay çıkanildiği için birazda erken çıktık, geldik eve biz kazandık ama fener maçı bir türlü bitmiyor. radyodan dinliyoruz. ve sonunda bitti artık şampiyonduk. benim en net hatırladığım ilk şampiyonluktu. o günün sevincini mutluluğunu anlatmaya kalksam sayfalarca yazar yine de tarif edemem.
    2007-2008 şampiyonluğu da keza öyleydi. daha çok takip edebildiğim, 3-5 kuruş bulup biriktirdiğim, param yettiği zamanlarda da mutlaka kahvehane’ye gidip maçları izleyebildiğim bir sezon. o yüzden artık her şampiyonluk benim için daha özel bir hale geliyordu.
    sonrasında şampiyonluksuz geçen 3 sezon ama benim hayatımda değişen hiçbirşey yok. arkadaşlarla bir araya gelsek galatasaray konuşuyoruz, gazetelerden yalan transfer haberleri ile coşuyoruz falan hersene yeni umutlar. zaman bu şekilde akıp gitti.
    geldik 2012’e lise bitti. yaş19-20. önce örgün okumayı düşündüm. 4 senelik bilgisayar mühendisliğini kazanmıştım ancak okula gittiğim ilk gün babasını kaybetmiş bir çocuk olarak aileme yük olacağımı düşünerek okumamaya karar verdim. zaten o zamana kadar da yazları, haftasonları kendi cep harçlığımı çıkarmak için yapmadığım iş kalmamıştı.
    annem’de belki çaresizlik, belki beni okutacak maddi gücü bulamayacağından korkarak çok da itiraz edemedi. bende okulu bıraktım ve özel bir şirkette iş buldum. ilk maaşımla ne aldım sizce bilin bakalım ? tabikide lig tv. o zamanki adıyla sanırım digiturk play’di. kalan maaşımı da anneme vermiştim.
    hayatımın en güzel dönüm noktalarından biri o günden itibaren, hazırlık maçları dahil galatasaray’ın tek bir maçını bile kaçırmamaya çalışmışımdır. çünkü artık kendi parasını kazanıyor ve galatasaray’ımın maçlarını izleyebilmek için para harcayabiliyor, internete erişebiliyor özetle yakından takip edebiliyordum.
    eee çocukluğumun hayali süper kahramanı fatih terim takımın başında peş peşe gelen iki şampiyonluk ve ben onları izleyebiliyorum. allah’ım bu ne kadar güzel bir mutluluktur nasıl anlatayım ki size.
    hele o süper final’in son maçı. dizlerimi karnımın içine çekip koltuk üzerinde kendi kendini sıkmış, 90 dakika kalbi normalinden çok daha hızlı çarpa çarpa atmış bir gencin son düdükle gelen mutluluk patlamasını bir düşünsenize.
    3. sezon’a da girmişiz gümbür gümbür gidiyoruz. bağıra çağıra söylediğimiz 4 sene üst üste şampiyon oldun bestesini tekrar bağıra bağıra söyleyeceğiz belli ki. ve işyerindeyken birden haberlere fatih terim’in kovulduğu düştü. sanırım o kadar kötü dönemleri de görmüş olmama rağmen galatasaray’la ilgili hayatım boyunca beni en çok üzen an o an olmuştu.
    sonrasında kaybedilen şampiyonluğun gitmesi, zor ve üzücü günlerdi.
    2014-2015’e geldik, hatırlayanlar iyi bilir 4. yıldızı istiyoruz ve sezon başı meşhur 4 yıldız kek kalıbı pozu, şampiyon olamazsak büyük alay konusu olacağız.
    nihayetinde yönetim, hoca gönderildi ve o dönem parlak bir teknik direktör kariyer başlangıcı olan hamza hamzaoğlu ile gelen zor ama müthiş bir şampiyonluk. hemde 3 kupalı bir sezon.
    hamza hoca’nın kaderini de bile bilir saçma çıkışları ve yönetimle, taraftarla çelişen açıklamalarından sonra gönderildi.
    sonrasında 2 sene başarısızlıkla ve şampiyonsuzlukla geçen yıllar.
    entry beklediğimden de uzun olacağından biraz kısa anlatmaya çalışıyorum buraları.
    nitekim geldik 2017-2018 sezonuna taraftarın evinin önüne kadar gittiği ve istediği fatih terim nerede kalmıştık ? diye bir tweet attı ve bu tweet yanlış hatırlamıyorsam twitter tarihinin o zamana kadar en çok etkileşim alan tweet’ydi. tekrar galatasaraydaydı. benim bu hayatta en çok inandığım güvendiğim, çocukluğumun hayali, gençliğimin gerçek kahramanı hocam galatasaraydaydı. beni yine şaşırtmadı ve şampiyon oldu.
    hele 2018-2019 hatırlayanlar olacaktır meşhur 8’de kapanır 18’de çıkışı ve bizzat dediği gibi olmasıyla yine gelen üst üste şampiyonluk.
    bu şampiyonlukların benim için en büyük önemi ise birçok maça stadyuma gitme fırsatım olması olmuştu. 2011-12 de de bazı maçlara gitmiştim ama 17-18 ve 18-19 da artık biraz maddi imkanların da artması ile birçok maça gitme şansı yakalamıştım.
    arada neler mi oldu, 2019-2020 pandemi fırsat bilinip seçimi de geçiren güçler başakşehir’i şampiyon yaptı, 2020-2021 de ise ayan beyan bir şampiyonluğu daha 1 gol averajla çalınıp beşiktaş’a verilen dönemler. bu dönemler benim süper kahramanım terim’i de galatasaray’dan kopardı. uzun uzun maç maç incelense bu sezonlar, hocaya verilen cezalar ki adam öldürmüş gibi cezalar veriliyordu, rakibe sağlanan avantajlar, sana uygulanan absürtlükler falan derken başarısız geçen yıllar.
    2021-2022’de ise torrent ile yaşanan felaket.
    başarı da başarısızlıkta her anını takip ettiğim yıllar böyle geçmişti.
    önceleri giderken galatasaray’ı sattı, sonra beşiktaş’a gitti vs. tudor’a hakaret etti falan diye çokça eleştirilen okan buruk galatasaray’ın başına geçirildi ve galatasaray yüzyılı tekrar başladı. 3 sezondur şampiyon olan ve 4’süne koşan okan buruk ve oyuncuları şu an çok ağır eleştiriliyor. haklı mı haksız mı bilmem. bildiğim birşey varsa fenerbahçe’nin uzun süre şampiyon olamaması nedeniyle şampiyon yapmak isteyen siyasi güç, tff, mhk, birçok yandaş anadolu kulübü, spor medyası ve türk hakemleri ellerinden gelen herşeyi yapmasına rağmen 3 yıldır şampiyon olan ve 4’süne koşan hocaya da oyunculara da benim hakkım helaldir.
    okan buruk yönetimi ile ilgili de uzun bir entry girmeyi düşünüyorum şampiyonluktan sonra inşallah.
    çok uzattık noktayı koyalım.
    bunları bir nebze galatasaray’ın benim için ne olduğunu anlatmaya çalışmak için yazdım. birşeyi sanırım söylemedim.
    galatasaray gümbür gümbür de olsa en kötü en umutsuz dönemlerinde de olsa kazandığı zaman mutluyum ama kazanamadığı zaman durum ne olursa olsun tekrar bir zafer kazanana kadar mutsuzum, umutsuzum, hayattan, sosyal medyadan kopuğum. bu şampiyonluğu garantilemiş olup yenilse de, hazırlık maçı olsa da çok da fazla birşey değişmiyor çünkü mutluluk benim için galatasaray’ın kazanması hep kazanması.
    ben en büyük galatasaray’lıyım iddiam yok, en çok ben seviyorum ben düşünüyorum değil. kimseyle kendimi yarıştırmıyorum benim gibi burdada dünyada da milyonlarca taraftar var, herkes için farklı birşey ifade eder galatasaray ancak benim gibi yenildiğinde tökezlediğinde milyonlarca insanın koskoca bir haftasının nasıl geçeceğini bildiğim için değermiydi be hocam değermiydi be futbolcu kardeşlerim, şu hissi şu duyguyu şu üzüntüyü milyonlara yaşatmaya, çıkıp bir maç kazanacaktınız!

    (bkz: 2 mayıs 2026 samsunspor galatasaray maçı)

    dediğim gibi okan buruk dönemini uzun bir entry ile özetleyeceğim kendimce ilerde ancak şu an için tek söyleyeceğim şey ben şampiyon olunacağına inanıyorum ancak ne olursa olsun milyonların mutsuz geçecek bir haftası nedeniyle kendisine ve oyuncularına kırgınım.

    (bkz: 3 mayıs 2026 antalyaspor alanyaspor maçı)

    bu maça inşallah bilet bulursam gideceğim ve şampiyon olacağız.

    inancım tam, acabalarım yok, umutsuzluğum yok kırgınım ama belkide en güzel kırgınlıkda belki budur. çünkü en güzel affı şampiyonluk.

    o yüzden acabaları, umutsuzluğu ve kırgınlığı bir kenara bırakıp tam inanç ve tam destek zamanı.

    sonu şampiyonluk olacak.
App Store'dan indirin Google Play'den alın