• 7739
    fenerbahçe taraftarı kadar takımını sahiplenmeyen ve maalesef kendisine karşı yapılan hukuksuzluklara karşı bir tepki göstermeyen hale dönüştük.
    şu 59 öncesi şampiyonlukları biz isteseydik fb taraftarı şu an her gün her saat ortalığı yıkıyor kıyameti koparıyor olurdu. bu yüzsüzlük veya hak gaspı değil bilakis hak aramaktır. kulübe sahip çıkmaktır. benim buraya veya sosyal medyaya yazmamla ne değişir ki demeyelim. böyle böyle tepki büyüyüp çığ halini alır.
    maalesef bu özellik bakımından fb taraftarından gerideyiz.
  • 8497
    daha çok değil bir ay önce oturup kümede kalma hesap kitabı yapan adamları bir ay içerisinde barcelona'yı eleyecek motivasyon ve inanç seviyesine getirmiş bir takımı desteklemenin haklı gururunu sonuna kadar hissetmesi gereken, büyük çoğunluğunun fikri, vicdanı ve irfanı hür isimlerden oluştuğuna inandığım, galatasaraylı oldukları için çok şanslı olan topluluk.

    17 mart 2022 galatasaray barcelona maçı adına tur ve zafer için çok inandık, ve biliyoruz ki inanırsak, çok istersek, kenetlenirsek başaramayacağımız hiç bir şey yok. ne tribünde taraftar destek dozajından ödün verip takımı utandırsın, ne de takım oynadığı oyunla taraftarı. barçalılar cehenneme ziyarette bulunmayı çok aksatmıştı, 20 sene sonra cehenneme gelip de öyle kolay kolay çıkmak yok.
  • 10166
    2 sene önce küme düşmemeye oynadığını unutan güruh. rekorlar kıran hocasından 14 senelik efsane kalecisine -ki logodaki 4 yıldızdan neredeyse 2 tanesi kendisi ile alınmış- hakaretleri, iftiraları çok kolay kolay bir şekilde atabiliyor azımsanmayacak bir kısmı. fbjk salıncağıymış, federasyonmuş, koç medyasıymış, ya biz kendimizle bu sezonu nasıl geçireceğiz? hepsiyle uğraşırız da içerisi böyle olursa nasıl olacak bu işler?
  • 8095
    saat 05:00 itibariyle saatlerdir havalimanında dönüş uçağına binmek için bekleyenleri mevcuttur. ama ismi lazım değil kimi ruhsuz topçuları eleştirmeleri, yuhlamaları suçtur…

    dipnot: yedlin çıkarken ıslıklamadım, aksine alkışladım. tribündeki sözlükten diğer arkadaşlar da ıslıklamadılar. ama herkes “başarılar gelir geçer” kafasında olmak zorunda değil, “skor taraftarı” da olabilir insanlar, kendi seçimleri. ne bu mecrada, ne sosyal medyada, ne de tribünde kimsenin kimseyi fişleme, etiketleme hakkı yok.
  • 7001
    son zamanlarda tepkilerini beğenmediğim, benim de içinde olduğum topluluk.

    benim bildiğim galatasaray taraftarı akl-ı selimdir. hep böyle olmuştur. ancak bu yaz reaksiyonlarımız pek öyle değil. rüzgara göre hareket etmeye başladık. ve bunu çok hızlı yapıyoruz. şöyle ki:

    ömer bayram bir maçta orta sahada iyi oynuyor. o maçla ilgili övülmesine çok büyük saygım var. ancak birden orta saha rotasyonuna yazanları görünce mantıksız buluyorum. üç gün önce bedava versek dans edecek tayfa birden sadece bir maç iyi oynadı diye birden ömer bayram'ı orta saha rotasyonuna yazıyor.

    bundan daha beteri var. adem büyük geldiğinden beri üçüncü maçında yine yokları oynuyor. baya baya kötü oynuyor hatta. sonra uzaktan sert bir şut gönderiyor kaleci hatasıyla gol oluyor, birden iyi bir hamle oyuncusu olduğu ile ilgili fikirler beyan edilmeye başlanıyor. bu 1-2 kişi olsa sorun etmeyeceğim. ama adem kötü oynadığında da sol frame adem(15)- uzaktan gol attığında da adem(15). ve bu yorumların hepsi adem'in iyi ya da kötü olduğu ile alakalı. tamamen o günle alakalı yorumlar. dediğim gibi rüzgara göre hareket ediliyor.

    babel mesela. bence çok iyi transfer. önce büyük bir güruh maliyetini eleştirirken şimdi hazırlık maçlarında iyi oynayınca babel yılın transferi oldu. eğer denizli deplasmanında puan kaybedersek ve babel yokları oynarsa muhtemelen 'yatmaya gelmiş' olur.

    bahsetmek istediğim şey marcao bir maç çok kötü oynadı eleştirildi değil. elbette eleştireceğiz, öveceğiz fikir beyan edeceğiz. ama beyan ettiğimiz fikirler tümevarım şeklinde ve bu tümevarımların kaynağı genelde tek bir maç, hatta tek bir hareket oluyor.

    nefes almak lazım. formamızla ilk izlediğimizde ki ismail çipe, eren derdiyok, onyekuru, hatta hazırlık maçları ve östersunds maçları döneminde gomis ile ilgili fikirlerimizi düşünelim. bir de bu futbolcularla ilgili son hislerimizi düşünelim. o kadar erken yargıya varıp o kadar kolay dönüyoruz ki bu fikirlerden. bu yaz artık bu tavan yaptı. tüm galatasaray taraftarlarından biraz daha yavaş ve sindirerek gözlem yapıp fikir beyanında bulunmalarını rica ediyorum.
  • 6494
    2 kasım 2018 galatasaray fenerbahçe maçı'nda daha 60 dakika dolmadan oley çekmeye başlaması kabul edilemeyecek taraftar grubudur. onunla başlayan süreçte galatasaraya destek olmak yerine rakibini cesaretlendirmeye odaklanmıştır. tezahurat ve ıslık performansı olarak da sınıfta kalmıştır. maçı 2-2 ye taraftar getirmedi ama gelmesi için taraftar da kendi payına düşeni layığıyla yapmıştır. kimse kimseyi gazlamasın, hakem o bu şu bunlar başka konular. taraftarı değerlendireceksek kendi özelinde yanlış işler yapmıştır.
  • 10155
    eleştirecek, kızacak, üzülecek ama bir şeyi yapmak zorunda.

    nasıl ki futbolcu trip yapmadan oynasın, teknik ekip çözüm üretsin, herkes işine konsantre olsun diyorsa 27 ağustos 2024 galatasaray young boys maçında da taraftar üzerine düşeni yapıp taraftar olmanın hakkını vermek zorunda.

    lamı cimi yok kafa açmadan gelip tura inanarak elinden gelen desteği verecek.

    bir fanatik, şu maça gelmiyorsa hangi maça gelecek?
  • 8603
    federasyonla cebelleş, hakemlerle boğuş, fenerbahçe şımarıklığı çek, altyapıyı takip et, maliyetlerle ilgilen, futbolcu kaprisi çek, genç futbolcu araştır, tazminat hesapla, uçak takip et, forma tasarımlarını gözlemle, bilet al, forma al, bağır...

    zor ama sevilerek yapılan bir meslek bu iş. doğal olarak bizlerde meslektaşız.

    galatasaray için severek de olsa harcadığım vakti uzay bilimi ve teknolojilerine harcasaydım, kendi imkânlarımla mars' a gidip mangal yaptığım hafta sonlarına sahip olurdum. seçimimden dolayı mutluyum ama. bir mangal için o kadar yol çekilmezdi hem.

    kolay meslek isteseydik, fener taraftarı olurduk sanırım. gün boyu başkanı dinle ve onayla. akşam eve gel yat uyu.
  • 6459
    beşiktaşlıların bu aralar hayvan gibi özendiği, türkiye'nin en güçlü taraftar grubu. adamlar 1 haftadır ağlıyorlar, yapmadıkları kampanya açmadıkları tag kalmadı hala ne mhk ne tff üzerinde bir gram etki yaratamadılar. o fenerliler de kendi kendilerini avutsunlar ülkenin en güçlü sivil toplum örgütüyüz diye.

    galatasaray taraftarı yalnızca ama yalnızca başarı istediğinden sürekli eleştirme modundadır ve eleştiri, sorgulama gibi donelerin olduğu bir ortam sürekli kendini yeniler, değiştirir ve ilerlemeye devam eder.

    1 haftada terim'i getirtip, 1 haftada dursun'u indiren saykopat taraftar.
  • 6044
    gs store için #yellowfriday hashtagi açılmış ve bir sinerji oluşturuluyorken ürünlerin kötülüğünden, adiliğinden bahseden entry'ler giren ve tweetler atanı bence ya kötü niyetlidir ya da yaptığı şeyin tam olarak farkında değildir.

    biz de biliyoruz mağazaların istediğimiz kalitede ürünlerle istediğimiz seviyede yönetilmediğini. bunu sürekli yazıyoruz ve ümit ederim değiştiririz. lakin konu maddi destek, başkanın çağrısı ve kenetlenme iken olumsuz şeyler yazmak kimin işine gelir? neye hizmet etmektir? mağazalarda kötü ürün varsa iyi ürün de var. pahalı ürün varsa ucuz ürün de var. asgari ücret alan insanlar anahtarlık, silgi bile olsa almak için çabalarken buraya girip ürünler şöyle kötü, mağazalar böyle adi yazmak nedir???

    hiç mi kaliteli ürün yok gs gstore'da? sevginin peşinde atkı, anahtarlık, kalem, bileklik, silgi bile olsa alamaz mısın? kusura bakmayın ama burası galatasaray için var. oluşturulan kenetlenmeyi yıkmak için değil! bizim arkamızda doğuş, ülker, koç, acıbadem yok! taraftarım diyen herkes karınca misali imkanı çerçevesinde yangına su taşımalı. imkanı hiç olmayan da gönül desteğini vermeli.
  • 7431
    kimse kusura bakmasın, burada çok aklı başında renktaşların olduğunu da bilerek yazıyorum bunu ama; kaybettiği her maç sonrası hadsizlik yapan kişileri de içinde barındıran gruptur.

    hemen her alanda, işinin ehli kişiler, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgilenirler. bu futbolda da böyledir. ama türkiye'de, ya da bir şeyin tarafı olmanın ne demek olduğu anlaşılamayan başka ülkelerde de, taraftarlar hem yönetici, hem teknik direktör, hem futbolcu olabileceklerini zannediyorlar.

    yunus oynamıyordu, neden oynamıyor deniyordu mesela. sonra yunus oynuyor, becerileri kısıtlı bir oyuncu olduğu anlaşılıyor, sanki bu taraftar değilmiş gibi yunus oynasın diyen, başka bir genç parlatılıyor, çünkü her haftasonu u19 maçı izleyen insanlar ya bunlar, bu haddi kendisinde buluyor. ya da taktik beğenilmiyor, her haftaiçi antrenmana katılan insanlar ya bunlar, taktik üretip duruyorlar fm oynar gibi.

    fatih terim, pek çoğunuzun entry başına paragraf ortalamasından çok kupası olan bir teknik adam. başkanımız, pek çoğunuzun kültür seviyesinden yüksek kültüre, pek çoğunuzun yöneticilik deneyiminden fazla deneyime sahip bir insan. taraftar ise, pek çok kişiden daha yaratıcı besteler üreten, boğazı kısılana kadar bağıran kişilerden oluşan bir grup. bizim işimiz, lig sürerken desteklemek. takımı yarı yolda bırakmak değil, yenilsek de avazımız çıktığı kadar bağırırsak biz, gerçek taraftar oluruz.

    ama, takımı şampiyon biz yaptık, şimdi takım başarısız, yönetim hemen değişsin, fatih hoca gitsin demek, en hafif tabirle hadsizliktir.

    lig biter, karne ortaya çıkar, o zaman taraftar da görüşünü söyler, yine saygısızca değil ama, zekice, kendine yakışır şekilde ve haddini bilerek.

    teknik direktör de haddini bilecek, yönetim de... taraftar da.
  • 6326
    galatasaray'a 'fetösaray' yazan tv kanalını,
    stat açılışında rahmetli başkanına hakaret edenleri,
    yediği tarihi protesto yüzünden yıllarca yolları yapmayıp metroyu çalıştırmayanları,
    sermaye artışını reddedip o spk başkanı'nın fenerbahçe'ye üye olmasını,
    ünal aysal'a randevu bile vermeyenleri,
    koreografi yüzünden koca kulübe fetöcü damgası vuranları,
    diğer takımların eski fetöcü futbolcularından ilk 11 çıkarken sus pus olanları,
    şikeyi aklayıp memleket futbolunun dibine dinamit koyanları,
    en güçlü olduğumuz dönemde inatla yabancı sınırı koyanları,
    2018'de yine güçlendiğimizde bu sınırı isteyenleri,
    fenerbahçe'nin basketbol, beşiktaş'ın futbolda sürüyle yabancı oynatmasına ses etmeyenleri,
    demirören adında bir futbol terörisini türk futbolunun başına bela edip futbolu siyasetin kucağına oturtanları,
    statlardan atatürk adını silenleri,
    tribünlerden yükselen izmir marşı'na siyasi diyenleri,
    ısınmaya atatürk tişörtüyle çıkan fethiyespor'a ceza verenleri,
    dursun özbek isimli organizmayı başımıza musallet edip destekleyip, onun vasıtasıyla gayrımenkullerimizi gasp edenleri,
    dopingçi basketbolcu eskisini federasyon başkanı yapanları,
    milli takımı tek bir partinin propaganda aleti haline getirip milleti soğutanları,

    ve daha birçok şeyi hatırlayarak sandığa gidecek taraftardır. en azından ben böyle yapacağım.
  • 9465
    galatasaray'ın gerçek sahibidir.

    son zamanlarda yerli oyunculara haksızlık etse de bugün yangın yapmakta sonuna kadar haklıdır. 2 ay önce şampiyon olmuş ve sağlam 3-4 takviye ile şampiyonlar liginde dahi oldukça iddialı hale gelecek kadro transferin bitimine 24 saatten az kala neredeyse orta sahasız kalmıştır.

    gün itibariyle ne dese haklıdır. sabredecek durumda değildir. 3 aydır 8 numaraya dünya çapında oyuncu beklerken son gün vecino denen adamı getirmek bu taraftarla alay etmektir. fenerbahçelilerin 6-0 muhabbeti bile bu kadar koymamıştır. kimse alınmasa bu kadar rencide edilmezdik.

    istenen orta saha alınamıyorsa alınamamıştır. haklı olarak bedavadan lazio'nun finanse edilmesini istememektedir.
  • 1819
    acıyorum lan, yazık.

    bize yeni sezon'un ilk heyecanı fatih terim oldu. yavaş yavaş umutlar yeşeriyordu belli, berbat bir sezonun ardından bile aynı heyecanla statlara koşacaktık yine. ünal aysal'ın da fatih terim'in istediği oyuncuları alma çabası içinde olması hepimizi memnun etmişti. rakiplerimiz şike meseleleri yüzünden moralsizdi; biz ise güzel transferlerle yeni bir sezona başladık. onların şike davası sürerken çaktırmadan da beyaz kapak'la çıkardığımız galatasaray dergisi üzerinden yılın ayarını verdik elemanlara. her şey çok güzeldi lan. zaman birlik olma zamanı, kenetlenmek lazımdı. yeni bir sayfa açıyorduk... tabi bu sırada rakipler büyük transferler yapamadıkları gibi ellerindeki oyuncuları da bir bir kaçırıyor; biz ise nokta transferler yapıyorduk, kolay değil bam üçlüsünden bile kurtulduk. derken büyük takımlarla maçlar yaptığımız güzel bir hazırlık dönemini de geride bıraktık. her şey o kadar güzel gidiyordu ki bu ibne basın galatasaray'ı iç çekişmelerin, adnan öztürk - ali dürüst kavgasının yaşandığı bir kulüp olarak göstermeye çalıştı. biz, ibne basın dedik, kulüp ise yalanladı bu tip haberleri. güldük geçtik ibnelere...

    neyse; geride kaldı her şey, artık lig başlıyor derken ibb mağlubiyeti alındı. az bir kısım taraftar ilk golde topu elinden kaçıran muslera'ya, bir kısım taraftar fatih terim'e yüklendi. 90 dakika içinde kendi mevkisi hariç 3 mevkide oynayan eboue eleştirilerden nasibini aldı. sağlık olsun, iş kazası dedik. arenadaki maçta alınacak galibiyet her şeyi değiştirecekti zira. öyle de oldu; taraftarın yoğun desteği (orada bulunmamız - alkışlarımız - ıslıklarımız - tezahüratlarımız) ile maçı kopardık. 3-1 gibi güzel bir skor vardı ortada...
    tabi bunu kutlamak gerekiyordu. önce atılan golün zevkini yaşamak yerine sözlükte küçük çaplı da olsa; melo'nun topu rakip oyuncuya çarptı mı, çarpmadı mı tartışmaları başladı. ya boşversene, tadını çıkar 40 metreden atılan golün... en son ne zaman böyle bir gol izledin? niye bunun kavgasını vermeye harcıyorsun zamanını... çarptı - çarpmadı iddianı kanıtlamak için sarfettiğin çabaya değmez. izle ve eğlen, mutlu ol işte.

    neyse dedik... olur öyle...
    şimdi de başladı bir güney tribün'e laf sokma kavgası... ulan siktiret hadi onu bunu, biz her şeyden önce renktaşız!!!
    oradaki herkes galatasarayla buluşmaya geliyor. sen kimsin ki bana, "bağıracaksın! tezahürat yapacaksın! çekirdek çitlemeyeceksin!" diyorsun? kaldı ki zaten stada çekirdek girdirmek yasak. sırf güney tribündekilere laf sokmak için uydurup, bol keseden sallama şimdi.
    neyse; adamın birisi gelmiş galatasaraylıların olduğu (fenerli filan değil bak, oradakilerin hepsi galatasaraylı) tribüne "dünya'nın en kötü yeri" diyor; başka bir tanesi çıkıyor "bağırmayacaksa siktirsin gitsin o zaman" diyor. gerekçe? üstteki deplasman tribününü susturamıyormuş güney tribün. ulan dallama! deplasman tribününün oraya yapılacağı belliydi işte... neden ultraslan kuzey'e geçti bunu bile bile? tamam madem kuzeye geçtiler iyi güzel... bağırmak, atraksiyonlara katılmak isteyen herkes biletini oradan alıyor artık. kuzey tribün doluyor böylece. geriye doğu - batı ve bu üçlü arasında en ucuz biletle girilebilen güney tribünler kalıyor. adam bakıyor ki pegasus tribün gruplarının yeri, biletini ekonomik de olduğu için güneyden alıyor... adam ailesiyle gelmiş ya da kız arkadaşı, kardeşi, annesiyle gelen var. buna rağmen karşılıklı yapılan tezahüratlara katılım çok iyi sağlanıyor. ıslıklama ve alkış olayı ise harika... sen şimdi gelip güney tribün şöyle, kuzey tribün böyle diyorsan ben de sana bi siktirol git diyorum. yeter artık bıkmadınız mı şu kavgalardan ya? deplasmanı susturmayı çok istiyorsunuz madem gidin ultraslan'la konuşun seneye yerler değişsin, olsun bitsin. bunu kan davası gibi uzatmanın alemi ne... yazıklar olsun ya. galatasarayı için oraya gelen insanlara laf söylemek senin haddine değil.

    bu basın var ya bu basın; bizi hep iç kavgaların olduğu, adnan öztürk, ali dürüst kavgalarının yaşandığı kulüp diye gösteriyormuş.
    ibne basın işte. bilmiyor ki; ota boka kendi renktaşını üzen, hakaret eden adam(?)lar varken kendisinin bir ibnelik yapmasına gerek yok.

    yazıklar olsun ki, sizin yüzünüzden artık fenerbahçe taraftarına imreniyorum. adamlar körü körüne de olsa hala tek yürek olmuş, aziz yıldırım'ı destekliyor. fenerbahçem de fenerbahçem diye ortalıkta dolanıyor. fenerium'lardan bir günde trilyonluk alışveriş yapıyor. adeta bir bütün olmuşlar.

    ya biz?

    kavgalar... kavgalar...

    fenerbahçelilere bakıyorum, biraz salak da olsalar; bütün olmak, tek yürek olmak, aşık olduğu rengin peşinde olmak nedir diye güzel bir ders veriyorlar bize...
    takımları bu kadar olaya karışmış, adamlar hala fenerbahçe diyor.
    arenada geçen sezonun sonlarındaki maçları 8.000 kişi izledik. neredeydin?
    takım kötü gidince gelmezsin tabi. bilet alıp, takımın kasasına kuruş sokmazsın.
    ama drogba gelmeyince ünal aysal'a sallamayı bilirsin.

    lütfen artık ya.
    artık bırakalım şu tartışmaları...
    bu sezon mutlu bitecek işte! biz yeter ki inanıp, tek yürek olalım. desteğimizi takımımızdan esirgemeyelim...
    güney - kuzey - ultraslan - bilmemne şu bu kavgalarını bir kenara bırakın artık. biz hepimiz galatasaraylıyız abiler, ablalar...

    4 yıldır bekledik. az biraz daha sabır. mutlu sona ulaşmamıza az kaldı beyler ya...

    ama korkmuyor da değilim hani...
    mutlu sonla biten bir hikaye olsak, gökten üç elma düşse, kurtlu lan bu der olay çıkartır, birbirinizin götüne sokarsınız o elmaları.

    neyse yoruldum yazmaktan, adam olun işte.
    sevgiler & saygılar
    nokta.
App Store'dan indirin Google Play'den alın