• 1876
    nasıl tematik mod seçilerek soldaki listede kalabalık olması engellenebiliyor ise, tam tersine mevcut olan bir entry'ye edit geldiğinde bu entry'nin sanki yeni bir entry'miş gibi sol listede çıkması için bir buton konulmalı diye düşünüyorum. imla hatası düzeltme vb. gibi entry yazıldıktan hemen sonra düzeltme yapılanlar için bu buton kullanılmaz fakat, örneğin, sözlük amme hizmetlerinde benim güncellediğim bir entry için böyle bir butonun varlığı o değişiklikten herkesin haberi olup yararlanması adına çok etkili olacaktır.
  • 1880
    `23 subat 2020 fenerbahce galatasaray maci sabitlenmemeli. maçı olduğundan daha "önemli" bir viraj gibi göstermek bizim işimize gelmez. bu maça sıradan bir lig maçı gibi bakmamız gerekiyor. kazanma yüzdemizin düşük olduğu bir deplasmana bu kadar anlam yüklemek olası bir mağlubiyet sonrası motivasyonları çok fazla düşürür. bu maçı şampiyonluk için dönüm noktası olarak gören ve bu statta oldukça şanslı olan bir rakibe karşı böyle bir motivasyonu kendimiz hazırlamamalıyız. kaybetsek dahi fenerbahçe'den daha avantajlı konumda olmaya devam edeceğiz.
  • 1881
    entry girme bölümünün üzerinde yer alan ve çıktığı günden beri hayatımızı kurtaran "maç" sekmesinde bildiğiniz gibi dünün, bugünün ve yarının maçları bulunuyor.

    ve fakat 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçından önceki bu birkaç hafta içinde bir kere daha fark ettim , derbi, ucl ve hatta başka bir lig maçı olduğunda da oluyor, biz maçları günler öncesinden konuşmaya yorumlamaya başlıyoruz ya tabii bu sekmede olmayınca sürekli kopyla yapıştır durumu ile karşı karşıya kalıyoruz, yani pek işlevsel olmuyor ta ki maçtan bir gün önceye kadar :(

    19 şubat 2020 pendikspor tarsus idman yurdu maçı var mesela burada bugün ama derbi yok.

    oyuncu başlığına yazı yazacaksın ama her seferinde başka sekmede sözlüğü açıp kopyala yapıştırla maçı seçip getirmen lazım. yoksa entry kayıp zamanlı oluyor.

    bu konuda da küçük bir düzenlemeyle önemli maçları en azından bir hafta önceden sekmeye eklemek mantıklı olabilir.

    teşekkürler.
  • 1882
    bu gündem olan entryleri listeyi tekrar açmadan bir sonraki entrye geçerek okuyabilmek istiyorum. ekşi'deki debe sistemi gibi. bazen her entryi okuyamıyorum gün içinde ama gündeme bakmak istediğimde telefondan tekrar üste çık gündemi aç listeden tıkla zor oluyor. belki şımarık bir istek oldu ama olsa herkese kolaylık olur. güzel entryleri kaçırmadan rahatça okumak istiyorum.
  • 1883
    bilgisayar/teknoloji vs. ile aram tuşa basıp çalışmasıdır o yüzden hiçbir şey bilmiyorum ama sözlük yönetiminden isteğim şu sunucuları mümkünse biraz daha güçlü(doğru kelime değil sanıyorum) yapmaları. özellikle maç saatlerinde sözlük genel olarak çok yavaşlıyor. ekşi gibi çok daha büyük kullanıcı kitlesi olan bir sözlüğün de benzer sıkıntılar yaşadığını varsayarsak çok abartmamak gerekiyor fakat bir iyileştirme yapılırsa çok iyi olur.
  • 1885
    aslında bu giriyi futbol başlığına girecektim fakat her an kendini imha edebilir bir muhtevası olduğundan buraya girmeyi uygun buldum.

    8 mart 2020 sivasspor galatasaray maçında sivassporlu appindangoye'nin lemina'ya yaptığı hareketten sonra uzun süredir aklımda olan bir şey geldi. bir süredir, sporda disiplinler arasılık hakkında bir yazı üzerinde düşünüyorum. antrenman metotları ve bilimsel yaklaşımlar, taktiksel devşirilmeler vesaire. şimdilik bu yazı rafa kalktı ama şu soru kafama takıldı.

    bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere rugby'de "lineout" denilen bir olay vardır. kenardan oyun başlangıcı sırasında -bir nevi kıta avrupa'sı futbolunda taç ile özdeşleşebilir bu- bir takım arkadaşınızı bir kule gibi yükseltirsiniz. aşağıda verdiğim videoda bazı örneklerini görebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=9VlRCQCjQDU

    soru ise şu: bunu futbolda, mesela kornerde uygulayabilir miyiz? ifab'ın futbol kural kitabında bunu yapamayacağımıza dair bir kural yok. fakat uygulanamayacağını, aksine endirekt vuruş ile oyunun başlayacağı söylüyorlar.

    uygulayamıyorsak hangi kurala binaen uygulayamıyoruz?
  • 1886
    sözlüğümüz için bir başlık önerim olacak.

    neredeyse dünyanın tamamı gibi bizler de sözlük yazarları olarak evlerimize kısıldık kaldık. sözlük yazarları bu günlerde neler yapmaktadır? günlerini nasıl geçirmektedir? bunların paylaşılması için bir "günlük" başlık açmaya niyetlendim ama başlıktan bir türlü emin olamadım. ayrıca sözlükle ilgisiz konu denilerek silinmesinden de çekinmiyor değilim hani.

    başlığın içeriğinde yazarlarımızın gün sonunda o gün neler yaptığını, hangi filmi/diziyi izlediğini, evde hangi sporu yaptığını ve bunun gibi aktiviteleri ve hatta şahit olduklarını yazdığı bir günlük olmasını kafamdan geçirdim. bu paylaşımlar bazen evde canı sıkılıp ne yapacağını bilemeyenlere yardımcı olacaktır. izlenen filmler/dizileri diğer yazarlar da öğrenip izlemek isteyebilecektir. evde spor fikri arayanlar buradan faydalanabileceklerdir. yani ne bileyim bir yazarımız böyle günlerde güzel gidebilecek pratik bir içecek/yiyecek tarifi de paylaşabilir günlükte mesela.

    ancak dediğim gibi başlıktan emin olamadım.

    sözlük yazarlarının covid-19 günlükleri başlığı iyi gibi geldi bana ama emin olamadım yine de.

    bunun eğlence ve paylaşımın yanı sıra yazarlarımız için bu konuda kalıcı bir başlık olmasını istedim. allah korusun virüsü biz de kapabiliriz(belki de ölürüz. bizden bir miras gibi son günlerimizin anısına bu başlıkta kalabilir). yakınımız da virüsü kapabilir. yazarlarımızın duygularını da yansıtabileceği güzel bir günlük başlığı güzel olacaktır.

    bildiğimiz günlük işte bahsettiğim ama konusu covid-19'lu günlerle ilgili.

    kabaca bir örnek vereyim.

    - bugün annabelle comes home filmini izledim.

    - markette şöyle böyle oldu. şunu aldım çünkü bağışıklık için faydalı.

    - mısır irmiği alıp polenta yaptım kırmızı etle çok güzel gitti.

    - p90x evde spor programıyla bugün pylometric çalıştım.

    ve bunun gibi içerikler işte. tabi detaylandırılır bunlar benim yazdığım gibi kısa olmaz. filme yorum yapılır, polenta'nın tarifi verilir gibi.

    spor temalı bir sözlük burası ve maalesef konuşulacak spor konuları bir süre yok denecek kadar az olacak. bu zamanlarda bu tarz paylaşımlar faydalı olacak görüşündeyim.
  • 1891
    sayın moderatör arkadaşlardan bir ricam olacak.

    herhangi bir başlıkta, altta yazılan entrylerin içerisinde geçen bir kelimeyi aramak isteyip ara kısmına yazıyoruz ve sonuçta bu kriteri karşılayan ne kadar entry varsa sıralanıyor.

    ancak bu entryler içerisinde bizim aradığımız kelime nerede yazıyor belli değil, arayıp bulmak lazım, zira bazen entry çok uzun olabiliyor.
    oysa ekşi sözlük'teki gibi sarı fonla üstü boyalı şekilde demonstre edilse zannediyorum ki daha ergonomik olur.

    nacizane tavsiyemdir.
    teşekkürler.
  • 1892
    daha önce yazan yazarlar da oldu, ben de yinelemiş olayım; cezalıları ve/veya pilotları kabaca görebileceğimiz bir sekme, bir tablo fena olmayabilir. detayları (ceza ya da pilotluk sebebi) moderasyonda saklı kalmak kaydıyla "bu yazar şu kadar süre cezalı" şeklinde bir bilgi kaydı herhangi bir şekilde infial de yaratmayacaktır. ha şu anki haliyle büyük bir eksiklik mi söz konusu? bence hayır. böyle bir şey yapılırsa sözlük çağ mı atlar? bence atlamaz ama yine de bi' düşünün derim.

    naçizane öneridir.
  • 1893
    sözlüğümüz hiç şüphesiz milyonlara seslenen bir platform.
    entry'lerin görüntülenme sayılarına bakarak bunu anlamak mümkün zaten.
    dolayısıyla burayı nasıl ki engeli olmayanlar okuyorsa, engelliler de okuyor.
    entry'lerde paylaşılan görsellerin, grafiklerin, tabloların mümkün olduğunca kısaca açıklanması, bir galatasaray sözlük yazarı olarak beni ve diğer görme engelli sözlük okurlarımızı çok mutlu eder.
    hiç kuşku yok ki, her görseli uzun uzun açıklamak mümkün olmayabilir; fakat en azından açıklanabilecek durumda olanların, imkanlar elverdiğince açıklanması, ben ve benim gibi olanların sözlüğü daha rahat okumasına fırsat tanıyacaktır.
    galatasaray sözlük'ü çok seven ve sözlük yazarlarını ailem gibi gören bir galatasaraylı olarak bu düşüncemi sizle paylaşmak istedim.
  • 1894
    çok önemli değil aslında ama 10 numara butonu ile alakalı.

    biliyorsunuz 10 numara butonu sayesinde daha önce beğenilmiş entryleri görebiliyoruz. bazen hızlı hızlı tıklayınca okumak istenen entry yanlışlıkla geçilebiliyor. geri tuşuna tıklayınca da aynı entrye dönülmüyor.
    bu çözülebilirse güzel olur. dedigim gibi çok önemli değil ama gündemsizlikten böyle şeylere takılıyorum.
  • 1895
    şimdi burda her kesimden farklı insanlar var. bu da ayrı zevkler, ayrı hobiler, ayrı hayat şartlarını işaret eder. daha önce bir hevesle alıp şu an kullanmadığımız ya da yenisini aldığımız ya da evimizde şu an kullanmadığımız bir sürü eşya vardır. elektronik ürünler olsun, spor aletleri olsun, aklınıza ne geliyorsa artık. bunları satabileceğimiz ya da swap yapabileceğimiz bir başlık olursa bence çok faydalı olabilir bizim açımızdan.
  • 1898
    ben yaklaşık 2 yıldır galatasaray sözlük yazarıyım ve burada yazmaktan gerçekten çok mutluyum.
    her ne kadar 19 temmuz 2018'de sözlüğümüze yazar olmuş olsam da galatasaray sözlük'ü takip etmeye başlamam çok eski zamanlara dayanıyor.
    şüphesiz ben bilir kişi, otorite veya uzman değilim.
    uzun süre düşündükten sonra, naçizane, bir konuda düşüncelerimi dilim döndüğünce ifade etmeye karar verdim.
    tüm açıklığımla yazmak istiyorum. ben belirli konularda entry girerken, görüşlerimi belirtirken korkarak yazıyorum.
    korkuyorum; çünkü üzerimde baskı hissediyorum.
    "bu baskı nasıl bir baskı?" derseniz, bunu tam anlamıyla tarif edemem. ama hissediyorum işte.
    tahmin ediyorum ki benim gibi düşünen ve hisseden yazarlarımız da vardır.
    bana kalırsa mutabık olmamız gereken bir husus var.
    hepimiz galatasaraylıyız.
    hepimizin ortak çabası galatasaray. burada ortak paydamız galatasaray.
    galatasaray'ı çok seviyoruz, hepimiz galatasarayla yaşıyoruz.
    hepimiz her zaman aynı görüşte olamayız. bu mümkün değil.
    o zaman neden fikir ayrılığına düştüğümüzde birbirimizi hedef alarak yazıyoruz zaman zaman?
    eğer katılmadığımız bir entry okursak, düşüncemizi belirtmenin pek çok yolu var.
    örneğin mesaj atarak, entry sahibiyle bu konuyu güzel bir üslupla değerlendirebiliriz.
    belki de bu değerlendirme sonucunda görüşlerimiz benzeşir.
    belki de benzeşmez, bunun önemi yok.
    belki de yepyeni dostluklara, arkadaşlıklara yelken açarız böylelikle.
    bir entry için birbirimizi kırmaya değer mi?
    bir sözlük yazarı bir galatasaray sporcusuna sempatiyle bakıyor diye, girdiği entry ofsaytlanmalı mıdır mesela?
    iğneleyici, üzücü, kırıcı, yaralayıcı entry girersek ne kazanacağız?
    haklı çıktığımızı düşünerek tatmin olunca ne elde edeceğiz?
    bize madalya mı takılacak?
    burada birbirimize karşı haklı çıkmaya mı çalışıyoruz?
    şahsen amacım asla birisine karşı haklı çıkmak veya "zafer kazanmak" değil.
    benim galatasaray sözlük çatısı altında olmamın yegane nedeni burayı sevmemdir.
    burada olmayı istemem ve buraya ait olduğumu düşünmemdir galatasaray sözlük'e yazar olmaktaki saikim.
    sadece burası için söylemiyorum.
    kalpleri kazanmak her zaman gönül kırmaktan çok daha iyidir.
    hayat bir süreç.
    her anının kıymetini bilmemiz gereken bir zaman dilimi.
    ve bana göre hayat, her zaman iyilik adına çabalamamız gereken, iyiliğin izinden gitmemiz gereken bir süreç.
    buraya kadar okuyup da sıkılanlar olduysa, onlardan da özür diliyorum.
    haddim değil tabii ki insanlara hayat dersi vermek.
    kaldı ki çok tecrübeli biri de değilim, 28 yaşındayım. :)
    ben sadece sıkıntı duyduğum bir hususu açık yüreklilikle yazmak istedim.
    amacım sadece sözlüğümüzle ilgili hislerimi anlatmaktı, bir polemik ortamı oluşturmak değildi asla.
    covid-19 pandemisi nedeniyle duran süper lig 12 haziran 2020'de kaldığı yerden devam edecek.
    inanıyorum ki galatasaray süper lig 2019-2020 sezonunu şampiyon olarak tamamlayacak.
    hepimiz biliyoruz ki futbol maçları üç ihtimalli.
    ya kazanırsınız, ya berabere kalırsınız, ya da kaybedersiniz.
    elbette sporda zaman zaman desteklediğimiz takım yenilebilir.
    o zaman ne yapacağız?
    üzüntü ve stresle birlikte aklımıza her geleni sözlüğe yazacak mıyız?
    benim açımdan bu sorunun cevabı "hayır" olur her daim.
    gerçek bir sporsever bence duygularına hakim olmalıdır.
    sporun sürgit devam eden, tatlı bir rekabet olduğunu, hayatımızdaki tek ve en önemli şey olmadığını, her sezonun ardından yeni bir sezon başlayacağını, yeni umutlarla yeni sezonlara hazırlanacağımızı, her takımın her zaman en üst noktada performansa sahip olmasının eşyanın tabiatına aykırı olduğunu bilmeliyiz.
    kuşkusuz biz taraftarız. galatasaraylıyız.
    elbette istemediğimiz bir skorla sahadan ayrıldığımızda takımımız, üzülüyoruz.
    ama bir sonraki maç için yeniden takımımızı umutla, heyecanla destekliyoruz değil mi?
    kendi adıma konuşuyorum. ben böyle yapıyorum.
    her kaybedilen maçın sonrasında kazanılacak bir maç mutlaka vardır.
    her şampiyon olunamayan sezonun sonrasında şampiyon olunacak bir sezon vardır.
    dünyada tek bir takım yoktur ki tarihi boyunca kazansın veya tarihi boyunca kaybetsin.
    galatasaraylılar olarak vakur tutumumuzu korumamız gerektiğine inanıyorum kazandığımızda da kaybettiğimizde de.
    şahsım adına, ben sözlük yazarlarımızı, yazar olma aşamasında olanları, burayı takip edenleri, tüm galatasaraylıları ve dahası tüm insanları seviyorum.
    kalbimizde sevgi varken, inanın ki üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk yoktur.
    sevgiyle kalın, hoşgörüyle kalın.
    "dünyada yenilmez kimse, yenilmeyen takım, yenilmeyen ordu, yenilmeyen kumandan yoktur. yenilgilerden sonra üzülmek de tabiidir. ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. yenilen, toparlanarak kendini yeneni yenmek için olanca gücü ile, azimle daha çok çalışmalıdır."
    yüce önder mustafa kemal atatürk
App Store'dan indirin Google Play'den alın