• 15501
    konsantrasyon!

    bu kelimeyi tekrar hatırlaması gereken platformdur. fenerbahçe'ye çok daha fazla odaklanılmaya başlandı son zamanlarda. kendi işimize bakalım biz. saha dışı faktörlere karşı ne yapabileceğimizi konuşalım. hocaya, takıma desteğimizi esirgemeyelim.

    hele hele sahamızda fenerbahçe'nin kupa kaldıracağı teorilerini atın kafanızdan. yakışmıyor böyle evhamlar galatasaray taraftarına.

    yukarıdaki kısmıyla entry depolanmış, öylece kalmış. biraz daha ekleme yapayım. görüyorum ki bu taraftar yapısıyla takımın da, hocanın da işi çok zor. mertens'i çıkar, berkan'ı al, orta sahayı güçlendir derler; tam olarak bu değişiklik yapılınca takımı geri çektin korkak herif derler. mertens yerine mata'yı alman lazımdı, en iyi savunma hücumdur derler. top yanlışlıkla taca çıksa okan buruk istifa başlıkları hortlatılır.

    bu kadar maymun iştahlı, tüketim delisi bir insan topluluğuyla başarılı olmak zor. kıyafet, elektronik eşya alıp yeniler gibi bir hava var insanlarda. hemen hocayı gönderip yabancı hocayı veya fatih terim'i alınca takımın şampiyonluğu garanti ne de olsa. biz ne ara bu hale geldik bilmiyorum, nedir bu denli karamsarlığın sebebi? neden bu kadar çabuk kendi değerlerimizi harcama eğilimindeyiz?

    takım geçmiş yıllara göre daha etkili, iştahlı, maç başına pozisyon sayısını belirgin şekilde arttırdı. biraz sabır göstermek neden bu kadar zor? bugün de çoğunluğun sevincini samimi bulmuyorum. gitgide herkes skor odaklı bir ruh haline bürünmüş durumda. sabah mertens'i bokla, icardi gol atamasa saçını boyattığı için bokla, barış alper nasıl 11'de başlar diyip hocayı bokla, yeter ki boklamaya yer ara, malzeme bol. ancak en başta söylediğimi en sonda tekrar söylemem lazım. dışsal faktörler bu kulüp için ne kadar tehditse taraftarının gelmiş olduğu bu saçma nokta da o denli büyük risktir.
  • 15502
    bu birkaç başlığı ilgilendiren bir entry olacağı için ana çatı olarak buraya yazmanın daha doğru olacağını düşündüm

    (bkz: 16 eylül 2022 galatasaray konyaspor maçı) itibariyle maç sonları stadyumdan çıkan taraftarlarla maç ile alakalı röportajlar yapmaya başladım. sözlük yönetimi ile iletişim ve istişare sonucu içerikleri galatasaray sözlük youtube kanalı'nda yayınlamaya devam ettik. hazırlık ve kupa maçları dahil iç sahadaki maçlardan sonra stadyumdan çıkan taraftarın maçla, oyuncularla, teknik ekiple, yönetimle ve genel olarak galatasaray ile ilgili duygu ve düşüncelerini kaydetmeye çalışıyorum.

    (bkz: 5 kasım 2022 galatasaray beşiktaş maçı): https://youtu.be/oFdCKMxFYZg
    (bkz: 23 ekim 2022 galatasaray alanyaspor maçı):https://youtu.be/4bdFQ5Rwe1I
    (bkz: 19 ekim 2022 galatasaray kastamonuspor maçı):https://youtu.be/k44usXaMgu8
    (bkz: 24 eylül 2022 galatasaray istanbulspor maçı):https://youtu.be/ddHA2eP_QHQ

    bunun çıkış kaynağı ise özellikle 90'lı yıllarda tribünlere uzatılan mikrofonlar ve o mikrofona konuşan taraftarın yönetime sesini duyurma çabasıdır. kulübe para harcayan, kulübün asıl sahibi olan ve kulübün hayatını idame ettirebileceği yegane kaynak olan taraftarın, özellikle 2000'li yıllar itibariyle sesinin kısılmaya çalışılması ve artık günümüzde tamamen bu sesin kesilmesidir. sosyal medyaya yazılı materyallerle sıkışan bir taraftar etkisini farklı bir içerik dili ile ele alma çabasıdır. sözlük olarak da aslında tam da bunu yapıyoruz.

    geleneksel medyada parasını verip istediğiniz şeyi söyletebildiğiniz yorumcuların aksine parasını verip takımı destekleyen insanların konuşmaları daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. ayrıca maça gelen insanlara takım ile alakalı sesini duyurabilme imkanı vermek de güzel.

    şimdiye kadar henüz bir sözlük yazarının görüşünü alamasam da bir konuda sözlük yazarlarından bir şey talep etmek durumundayım. bu röportajlarda görüş ve düşünceleri yönlendirmemek adına konuşanlara sadece "maç nasıldı" ve "sence maçın oyuncusu kimdi" sorularını soruyordum. ancak insanlar başka soru sorulmayınca belki maç yorgunluğu, belki heyecan bir şey söyleyemiyorlar. bugün oynanacak (bkz: 8 kasım 2022 galatasaray ofspor maçı) sonrası, açtığım anketteki kişilerden biri ile ilgili görüş ve düşüncelerini soracağım taraftara. ankete katılımınız memnun eder.

    https://anketinho.com/4409

    ayrıca maça gelen ve galatasaray ile ilgili bir şeyler söylemek isteyen yazarlar olursa da maç sonu metro istasyonu girişi ile havaray girişi arasında bekliyor olacağım. videoları izleyenler az çok nerede olduğumu kestirebilir.
  • 15507
    mocuishle arkadaşımızın sitem ettiği ve uzun zamandır yazmadıklarını dile getirdiği 5-6 arkadaş bence güçlerini birleştirip carcharoth'u kurdular ve seri üretime geçtiler. artık girdilerinin banttan direk paketlemeye girip carcharoth markası ile tüketiciyle buluştuğunu düşünüyorum.

    carcharoth ile rakimasasindanensonkalkanadam güçlerini birleştirmeye kalkarsa, işte o zaman herkesi mahzenlere davet ediyorum. çök, tutun, kapan yani...
  • 15509
    buraya üye olmak istiyorum. çaylaklıktan çıkmak istiyorum.fakat bu işlerin artık ne yazdığınla ilgili olduğunu düşünmemeye başladım. çünkü var olan yazarları okuyorum bazen ve aslında okumak istemediğimi farkediyorum. bir arkadaş grubu kontenjanı var ve sürekli o kontenjan kullanılıyor gibi hissediyorum. burda saatlerce futbolla ilgili düşündüğüm olayları yazabilirim, ama artık yazdığım şeylerin okunarak reddedildiğine bile emin değilim. yine de birşeyler yazmak istiyorum.

    galatasarayın geleceği ile ilgili konuşmak istiyorum, teknik altyapısıyla, altyapı antrenörlerinin duran top taktik bilgisiyle, dayanıklılık antrenmanlarını kimin uyguladığıyla, ve altyapı çıkışlı oyuncularının çok yetersiz olduğu kanısının sözlükte çok yer kaplamasıyla ilgili. maalesef üst düzey antrenman yapmış futbolcuların üst düzey antrenman yaptırabileceği ön yargısıyla başlıyoruz ön yargılarımıza, sonra karakterlerine değiniyoruz, neymiş efendim selçuk inandan iyi antrenör olmazmış çünkü lider karakterli değilmiş. sonra kıskançlıklarımızı yazıyoruz sözlükte, başarılı olan ve galatasarayda olmayan sporcular için inşallah sakatlanır yazan yazarlarımız var. benim fikrimi söylemeliyim, antrenörlük kişisel birşey değil, bunun belli bir karakteri yok. höd höd yapmayan nazik fakat çok saygı duyulan bir antrenör de olunabilinir. evet kimsenin görmediği antrenörler var futbol üzerine makaleler yazmış taktik üzerine tezler vermiş, bilmem kaç tane maç izlemiş, iş arayan fakat bulamayan... futbol böyle birşey... antrenörlük de artık futbolcuların emeklilik sonrası hayatının bir parçası haline gelmiş durumda... hemen hemen herkesin dilinde aynı şeyler altyapıda fiziksel gelişimini sağlayamıyormuş futbolcular, çok dayanıksızmış. bu onların da hatasıymış. burasının türkiye olduğunu unutan yazarlarımız var istanbulda 3 saat yolculuk yapıp antrenman performansı beklediğimiz 14 yaşındaki kardeşlerimiz var. ve kaldı ki futbolda farklı kriterler var kanımca fiziksel ve pozisyon bilgisiyle ilgili. sabit bilgilerimizle aynı yorumları yazıp duruyoruz. futbol artık bir futbolcu oyunu değil teknik direktör oyunu. aslında teknik ekip oyunu. doğru zaman, şans ve moral gibi etkisi yüksek parametreler de var. fiziksel gelişimden ziyade mental gelişimini sağlamalıyız. futbolun temel prensiplerini bilen topla dönüşleri uygulayabilen, topun yönünü değiştirebilen yetileri futbolcuları kazandırabilecek antrenör ekibini almalıyız. onlara ve çekirdek ailelerine tesislere yakın kalacak şekilde evler bulup kirasını ödemeliyiz. antrenör ekibini işe alırken minimum standartlar belirlemeliyiz yüksek lisans bitirmek gibi yahut taktiker geliştirmek için üniversitelerle anlaşıp bu programlara özellikle profesyonel futbol geçmişi olmayan (ego sahibi olmamaları ve kendini geliştirmeye aç olsunlar diye)
    stajyer taktisyenler almalı ve çocuk yaştaki gruplar emanet edilerek şampiyonluk başarısı göstermiş kişiler ödüllendirilerek taltif edilmeli. saatlerce konuşulabilir bazı konularda fakat unutulmamalı, guardiola dünyanın sadece dünyanın en iyi oyuncularıyla çalışmıyor. aynı zaman da dünyanın en iyi teknik ekibiyle çalışıyor. ve futbolda iyi altyapı eğitimi almamış oyuncular bile futbolunu değiştirebiliyor. futbol bir süreç oyunu, gelişim oyunu. ve galatasarayın başarılarıyla övünmek içgüdüsel olsa da bazen düşüncelerimizi yazarak burda birbirimize birşeyler katabiliriz. umarım bu yazımı birileri görür okur. belki birileri de benim gibi düşünüyordur.
  • 15515
    sözlüğü takip eden arkadaşlardan birisi (yazar da olabilir bilmiyorum) yusuf demir hakkındaki entryimi alıp instagram adresinde kendisi yazmış gibi paylaşmış. *
    alıntı yapılması çok problem değil de bari haber verseydin de böyle bir sürprizle karşılaşmasaydık yahu. *
    ilgili entry (bkz: #3494904)
    ilgili post: https://www.instagram.com/...?igshid=Nzg3NjI1NGI=
  • 15520
    burası galatasaray ve spor temalı konuların konuşulduğu, tartışıldığı bir platform.
    siyaset ile ilgili içerikler sözlükte ortak çıkar mottosunu ayıracağı için kesinlikle tasvip edilmiyor. buna katılıyorum.
    fakat iki gün önce ülkemizde çok ama çok utanç verici, midelerimize kramplar sokan, geceleri uyku uyutmayan ve beni hüngür hüngür ağlatan bir hadise gün yüzüne çıktı. onurlu ve şerefli gazeteciler sayesinde, 6 yaşında bir kız çocuğuna annesi, babasının rızasıyla bir pedofili tarafından defalarca tecavüz edildiğini öğrendik. zorla evlendirildiğini öğrendik.

    bu konuda lütfen bir şey yapalım. bu siyasi değil, insani ve vicdani bir olay.
    teröre karşı burada nasıl herkes ses çıkartıyorsa, terörden bin kat daha beter bu olay hakkında da bir şeyler yapmalıyız.
    ben doldum, taştım artık. beynime kan pompalayamıyorum. empati yapıp o çocuğun yıllarca yaşadıklarını kafamda düşünmeye çalışıyorum, düşünmeye başlamam ile midemin bulanması bir oluyor.
    kalkıp bir sigara yakıyorum, kafamı dağıtmak için bir şeyler açıyorum ama içimde bir şey ağlıyor, isyan ediyor.
    bu tarikatçı, milli güvenliğimizin ortak sorunu, cahiliye döneminden bir gram ileri gidememiş yaratıklarla aynı havayı soluyoruz biz.
    her şeyden koruyup kollamamız gereken, yetişkin bir birey olup kendi hayatını kurana kadar kadar üzerine titrememiz gereken, ülkesine ve kendisine faydalı bir birey olması için gece gündüz çalışıp onlara güzel bir konfor alanı sunmamız gereken çocuklar bu rezil, iğrenç insanlar tarafından, kendi anneleri babaları tarafından istismara uğruyor ya!

    ben sözlüğe girdiğim zaman bununla ilgili sabitlenmiş bir başlık görmek isterdim.
    bu alelade bir olay değil.
    her yıl yüzlerce belki binlerce çocuk, oyun oynayacakları yerde evlendiriliyorlar, tecavüze uğruyorlar.

    sessiz kalamıyorum, kalmak istemiyorum artık.
    canım acıyor ya, içim şişiyor gözlerim doluyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın