*

  • 1
    seçim süreci olduğundan daha fazla duyulmaya başlanandır.(erden timur’un belki haklı olarak dahil olmak istemediği)

    bir ara taraftarın ve camianın çabuk yönetim “yemesinden” kaynaklı “böyle giderse gs başkan bulamaz” söylemleri vardı. 20 sene kadar önce kendi stadında bile oynayamayıp saidou’lar transfer edip birkaç yüzbin dolar yüzünden ribery’ler kaçıran galatasaray’dan tüm borçlarını bitirme noktasına gelen galatasaray’ın bugünlere gelmesinde beğensek de beğenmesek de en büyük sebeplerden biridir.

    tabii galatasaray siyaseti bu. yeni stadyum 2009’da hazırdı. stadın yanına salon yapılmıştı ve kemerburgaz bu yaz bitiyordu… her şeye rağmen;

    yıllardır tek adam tarafından yönetilmiş türkiye’nin-ki artık dağılma sürecinde-demokrasisinden hiç taviz vermemiş en ve tek büyük kurumu, galatasaray.

    (bkz: galatasaray demokrasisi)

    (bkz: cumhuriyet'in 100'ü)
  • 2
    erden timur başlığına yazarken böyle bir başlığın açıldığını fark etmem sevindirdi. erden timur'a kimse sormadı galatasaray siyaseti derken neyi kast ediyorsunuz diye. ben önce seçimlere girmek istemiyor, yönetim listelerini ve seçim yarışını kast ediyor diye düşündüm. ancak tepkisel bir söylem de olabilir. o zaman da şunu sorardım kendisine, madem galatasaray siyasetine tepkilisiniz neden florya arazisi işini galatasaray'ın yapmasını istiyorsunuz? siyasi çalkantılar bu projeyi de çalkalar çünkü. nasıl idare edeceksin?

    ekleme: ayrıca türkiye'de başka hangi kurumda siyaset daha demokratik ki galatasaray siyasetine girmek istemiyorsun?
  • 6
    gereğinden çok ama çok fazla anlam yüklenen olaydır.

    hepimiz hayatımızın bir kısmında mobbinge maruz kalmışızdır. hayat hiçbir zaman hiçbirimize kolay bir yol sunmamıştır. herkesin kendisine göre karşılaştığı zorluklar olmuştur. bunlar gerçekten bir hedef doğrultusunda yürüyen kimseyi yürümekten alıkoymamıştır. bu hedef ailelesinin iaşesini çıkarmaya çalışan bir ebeveyn, işini kurmaya çalışan bir girişimci, bir asker, bir polis, bir memur vb herhangi bir kişi olabilir.

    idealist olmak zor iştir. kendi doğrularınız doğrultusunda hareket etmeniz lazım, kimsenin sizi manipüle etmesine izin vermemeniz lazım. lazım oğlu lazım. ama işte bu insanlar en çok saygıyı hak eden, en çok saygı gören insanlardır.

    ben erden timuru ilk önce idealist olarak tanımlarım. bir hedefi, bir yolu ve o yolda yürürken tutunduğu ilkeleri var. ilkesizler de doğal olarak bu ilkelerle çatıştığında erden timurla çatışmış oluyor. başkan, belki metin öztürk vb gibi yöneticiler de arka çıkmayı bırak, köstek olduğunda erden timurun bütün motivasyonu kayboluyor.

    erden timur aynı zamanda çok duygusal bir adam. sevgi ve ilgi ile çalışıyor. bu da rasyonel kararlar almasının önünde bir engel. çok sağlıklı bir yönetici özelliği değil aslında bu. son durumda da 30 milyon taraftarın tamamı, genel kurulun %99'u, teknik ekip ve oyuncuların tamamı arkasındayken ve bu desteği aylardır açık açık gösteriyorken aldığı duygusal kararla istifa etmiştir.

    erden timurun kalması demek aile ortamının devam etmesi demekti,
    erden timurun kalması demek vizyonun devam etmesi demekti,
    erden timurun kalması demek galatasarayın bir kuruşunun bile kimse tarafından yenmemesi demekti,
    erden timurun kalması demek ciddi gelir artışı demekti..

    kendisi bütün bu ona ihtiyacımız olan noktaları bilmesine rağmen gitmeyi tercih etti. mücadele edemedi. bu saatten sonra herşey için teşekkürler, yolun açık olsun, umarım çok başarılı ve güzel bir hayatın olur ama sen artık yarı yolda bırakansın benim gözümde. sırf icardinin şampiyonluk gecesi two more terms demesinin hatrına bile kalması gerekirdi.

    kendisinin transferleri ortalaması vasattır. ndombele, zaha, tete, sol bek krizi, sağ bek krizi, 6/8 numara krizi, transferlerin gecikmesi hep ona yazar. yani erden timur gitti artık kimseyi transfer edemeyiz gibi bir durumdan korkmayın. öyle bir şey olmaz. kendisinin kaybı en çok oluşturduğu birlikteliğe zarar verecektir, işte onun yeri dolmaz.
  • 8
    hayır burada alaylı mektepli muhabbetine hizipçilik yapanlar, alaylıları gönderdikten sonra bir bok yapsalar diyeceğim ki tamam abi adamlar kalite.

    hem hizipçilik yapıp karşılıksız gönül verenleri küstürüyorlar sonra it gibi sinip inlerine çekiliyorlar. nerdesiniz yavşaklar çıkıp desenize biz kendi içimizden daha iyisini getireceğiz, daha çok kulübe destek olacağız diye. konuşmak bedava ya para ile cinsel ilişkiye giren meslek grubu gibi ağzınız durmuyordu. hadi gelin şimdi elinizi taşın altına sokun bari istediğiniz oldu işte.

    böyle kaybet-kaybet hesabı yapan siyaset mi olur? sokayım böyle siyasete.
  • 9
    allahın belası bir siyasettir.

    galatasaray lisesi gibi elit bir kuruluştan, bu tarz vizyonsuz ve çapsız insanların çıkmayacağını düşündüğümden, iyi şeyleri başaran insanları cezalandıran, öğüten bu tayfa olsa olsa başka takım taraftarıdır. içimizdeki irlandalılardır.

    sadece liseyi bitirmiş olmak dışında referans göstermek de mi zorunlu olmalı üyelik için bilmiyorum ama bir an önce çözülmesi gereken durumdur.

    yoksa bu kirli siyaset biz ne zaman kafamızı kaldırsak en saf haliyle ve tüm kötülüğüyle bizi alaşağı etmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir.
  • 10
    https://x.com/...px9NlXjcgTw&s=19

    galatasaray siyaseti denilen şey o kulüpte rahat rahat at koşturmak isteyenlerin engelleri kaldırma politikasıdır. engel bugün erden timur'du dün mustafa cengiz, fatih terim'di. galatasaray siyaseti masum şekilde 'ehehehe galatasaray siyaseti işte böyle yapacak bisey yok' diye gevşek gevşek anlatılır üstü örtülecek bir durum değildir. yukarıdaki hesap kimin bilmiyorum ama doğrudan söylemiş; hırsızlıktır. dernek yapısı, kimsenin de şahsi malı olmadığı için çok güzel hırsızlık yeridir. altyapı hocasının fenere oyuncu peşkeş çektiği yer yazmış adam. ulan doğru olduğuna yemin edebilirim ama ispat edemem öyle bir gerçek maalesef. daha birkaç ay önce beşir denilen genç çocuk için olanları dinledik, okuduk. sonuç? bugün erden timur altyapıları uzun süredir yönetici atanmadı dedi. daha önemli mevzular olduğu için o cümle arada kaynadı. galatasaray altyapısının yöneticisi yok vay be işe bak allah belanızı versin.
    hırsızlık demiştik. galatasaray'da hırsız çoktur çoğu da lise kökenlidir. galatasaray lisesi! iş hayatlarında baltaya sap olamamış tipler 'abileri, kardeşleri' sayesinde kulüpten ekmek yiyorlar çoğu zaman da ekmeği fazla fazla yiyorlar. istisnasız tüm fenerliler de kulübe lise sayesinde girer. sürekli suyun karşı tarafına bilgi uçuran kulüp kesim de ya bunlardır ya da iş hayatlarında ali koç gibi birine bağımlı olanlardır. yalandan demokrasi vardır. bugün bir adamın yapacağı transferleri göreceğimiz kap'ta istifasını gördük. radikal değişim şarttır. biz taraftar olarak bir halt yapamayız ama bunu üyelerin düşünmesi lazım. erden timur'un da dediği gibi galatasaray'in asıl sorunu bir fazla şampiyonluk değildir. birilerinin artık isim vermesi ve açık açık konuşması lazım. bu böyle gitmez maalesef.

    not: kendisine çok kızdığım için burada olumsuz yazılar yazdığım erden timur'dan da çok özür dilerim. çok sevdiğim için çok da kırıldım ama kırılmaya bile hakkımız yokmuş kalmak için çok uğraşmış.
  • 11
    --- alıntı ---

    galatasaray’da belki ilk kez okuyacağınız iç siyasetimizi tek bir örnekle sizlere anlatayım. seneler önce galatasaray avrupa kupalarından men edilme tehlikesi ile karşı karşıyaydı.

    dönemin aziz yıldırım’ı uefa’yı karıştıracağım diyerek tehditler edip bizim ceza almamızı beklerken; uefa, tarihinde ilk defa bir takıma ikinci defa ceza vererek sonrasında yapılandırma anlaşması yaptı. tam 3.5 saat savunma verdi galatasaray!

    cas’a başvuru sırası geldi. ne oldu biliyor musunuz? galatasaray siyaseti dediğimiz camiamız cas’a gitmeye karşı çıktı. rezil oluruz dediler hatta! mustafa cengiz onları dinlemedi ve başvurdu. iyi ki dinlemedi.

    tüm baskılara rağmen bir türk takımı ilk defa cas’ı kazandı.

    --- alıntı ---

    https://x.com/.../1798052692239253965
  • 13
    (bkz: alaylı vs mektepli)

    galatasaray lisesi dışından gelip galatasaray kongre üyesi olanlar bu siyasete maruz kalan en büyük mağdurlar maalesef.

    cumhuriyetimizin berrak yüzü, alnımızın akı dediğimiz lisemizin kültüründen yetişmiş bir takım kendini bilmezler, jakoben tavırlar ile bu zorbalığı rahmetli mustafa cengiz başkana yapmışlardı, bugün de erden timur bu zorbalıktan nasibini aldı.

    bakalım daha nelere şahit olacağız.
  • 15
    galatasaray' ın sportif başarısıyla yalnızca çıkarları doğrultusunda ilgilenen siyasettir.
    örnek vermek gerekirse futbol takımının ipleri belli bir süre başarı sağlasın diye gevşetilir. gerekli başarı sağlandıktan sonra bu başarıyı getiren kim varsa kulüpten derhal uzaklaştırılır. geriye de sağlanan başarıdan nemalanmak kalır işte öyle bir siyasettir.
  • 17
    bütünüyle egoist, çıkarcı ve düşüncesiz, yaşı 100’e yaklaşmış, doymak bilmez bir takım dinozorların oyunudur. rakip artık panikten ne yapacağını bilemeyip mourinho kozu oynamışken erden timur’u yönetimden gönderir. bizim için belki de tüm zamanların en zor sezonu başlayacakken bütün iç huzur ve rahatlığı hiç eden bir politikadır. sadece kendine çalışır. galatasaray falan hikayedir…
  • 18
    “galatasaray’da başarı hemen arkasına gelecek olan başarısızlığın habercisidir” cümlesinin baş sebebidir. bitmedi gitmedi. ne zaman vizyonlu, başarılı birileri geliyor, takım ligi domine edip avrupa’da bir şeyler yapmaya başlıyor, hoop bu kokuşmuş zihniyetli insanlar koca camiayı dağıtıyor ve küstürüyor. başarılarımız 2 seneden fazla olamıyor. bu seferki kurbanları erden timur oldu. 5 sene sonra başkası gelir, onu da yerler. her zaman gerçek olan bir şey var, galatasaray’ın en büyük düşmanı yine galatasaray’dır.
  • 19
    "galatasaray enderun mektebi" aslında osmanlı devleti'ne siyaset adamı yetiştirmesi hasebiyle, liseden çıkan kulübün de aslında genlerinde siyaset var. yani, kulübün kültürü bu. sahip olduğu geçmiş nasıl ki olumlu anlamda kulübü diğer kulüplere kıyasla daha iyi bir yerde konumlandırıyorsa, bu siyasi çekişmeler de işin can sıkıcı tarafı.
    (bkz: ateş güneş olayı)
  • 21
    hikayeyi geriye sarmadan bugününü anlayamayacağımız siyaset. bundan yaklaşık 2 yıl önce galatasaray yaz transfer döneminde aldığı angelinho’dan çıkmak istiyordu. başına konuşan erden timur ve okan buruk sol bek alınacağını söylüyordu. hatta fransa’da yükselen locko’nun ismi de çıkmıştı. ayrıca taraftarın orta saha beklentisi de vardı.

    peki ne oldu? dursun özbek 6 ay sonra seçim var diyerek transferleri veto etmiş, üstüne boey ve bakambu satılmış, anlaşılan oyunculara seçim gerekçesiyle dursun özbek onay vermemişti. aurier ve vinicius kiralanmış, berkan geri getirilmişti. okan hocanın sol bek almazsanız istifa ederim dediği iddia edilmiş, avrupa listesi kapandıktan sonra köhn getirilmişti. ancak galatasaray avrupa maçına sağ ve sol beksiz çıkmış ve sonucu hezimet olmuştu. sol bek alınmadığı için en çok yükleninen isim erden timur olmuş, ayrılışına giden süreç başlamıştı.

    seçim sonrası erden timur'un gönderdiği 50 blok oy cenk ergün tekrar transferin başına geçiyordu. yanında da gsyiad'ın temsilcisi ibrahim hatipoğlu. rezil bir yaz transfer dönemi zalewski rezilliği ile kapanıyordu ve cenk ergün istifa ediyordu. (ettiriliyordu) o dönemde gardi kozunu iyi kullanan kavukçu osimhen'i getirip ismini duyuruyordu. devre arası da hatipoğlu cuesta rezilliğine imza atınca ipler kavukçu'nun eline geçiyor sane, osimhen derken aslında yaz transfer döneminde yıldızı iyice parlıyordu.

    bu noktada kavukçu'nun, timur gibi sevilen bir isim olmadığını, onun kadar başarılı olmadığını da biliyoruz. ama transfer konusunda gayet sessiz olan bir adamın, osimhen, sane gibi transferlerde doğru düzgün haber çıkmamışken devre arasında her uçuşunu niye haluk yürekli'ye mesaj attığını düşünmek lazım. ya da o mu atıyordu diye.

    burada da galatasaray taht oyunlarının bir diğer ismi giriyor devreye. serdar güzelaydın. başkanın gayri resmi basın danışmanı. hatırlarsınız sane haberini ilke verenlerden biri serdar ali. kaynağı bu isim. bip tayfası. tabi o zaman gücünü tam oturtamamış daha sadece isim. sonra turkcell işi. yine serdar ali'ye. orada şöyle bir söylenti var. kavukçu, osimhen'in parasını kendisine bulacağını söylüyor. turkcell anlaşmasını da kendisi yürütüyor. camia içinde osimhen'e maliyeti nedeniyle karşı çıkanlar var. turkcell işini sızdırarak işi bozmaya çalışıyorlar. kavukçu bir şekilde başka sponsorluk, sermaye artırımı vs o işi çözüyor. bu arada serdar güzelaydın yerini sağlamlaştırıyor. artık çevresine başkanın basın danışmanıyım demeye başlıyor. ve devre arasına giriyoruz. osimhen, sane, morata alırken haber çıkmayan kavukçu'nun her uçuşu anında yürekli'de. taraftar simitçiyi linçliyor. üstüne başkan anlaşılan oyuncuları veto ediyor. gardi ile çalışmasını istemiyor. tahtanın önüne kavukçu yazılıyor. başkan adayım diyor, kavukçu listenizde mi diyorlar onu zamanı gelince konuşuruz diyor. aslında ipi çekiliyor, başka bir durum oluşmazsa, yönetimde olsan bile transferde olmayacaksın demeye getiriliyor. bir nevi erden timur'a yapılan yapılıyor.

    bu arada bip tayfası boş durmuyor. hem saç hem yürekli arada bir mehmet özbek geri gelecek, transferi engelleyen o diye konuşuyorlar. bu gerçek mi bilmiyorum olabilir de ama güzelaydın'ın mehmet özbek'i istemediği kesin. burada şuna dikkat etmek lazım, herkes kendi oyununu oynuyor. dolayısıyla kavukçu'yu indirirken bunlar aynı doğrultuda hareket ediyorlar ama birbirlerine karşı da mevzi almaya devam ediyorlar. güzelaydın fatih terim'e yakındır. cenk ergün'ü istemez, elinde olsa fatih hocayı getirir takımı başına.

    neyse geri dönelim konuya. simitçi engellenirken, mr. 50 blok oy iki tane transfer yapıyor devre arasında. asprilla ve nhaga. dikkat edin bu iki transfer de bitene kadar hiç sızmadı basına. neden acaba? hatta okan hocanın nhaga transferine sitemi oluyor. madem bu paralara genç bir oyuncu alacaktık lyon'a giden nartey'i alsaydık, en azından direkt faydalanabileceğimiz bir oyuncuydu diyor. nhaga zaten konuşuldu. asprilla'nın menajeri de türkiye'de iş yapıyor, cenk ergün'le arası iyi, duran'ı da getiren oydu.

    işte devre arası iki transfer yapan cenk ergün'ün sezon sonu için de hazırlık yaptığı, tam yetkili olduğunu söyleyip menajerlerle iletişime geçtiği konuşuluyor. en büyük planının da osimhen'i satıp yeni takım kurmak olduğu, bu takımın miadını doldurduğunu düşündüğü söyleniyor. hatırlarsanız bir süre önce osimhen bayern münih'e önerildi gibi bir haber çıkmıştı. bütün büyük takımlara öneriyor bir aracı menajer. onunla sınırlı da değil. davinson, icardi, torreira, singo, barış, iyi teklif gelirse sallai gibi isimleri de satma planı varmış. 200 milyonluk bir satış hedefi varmış. italyan basınına çıkıp yapmadığı transferleri yapmış gibi anlatıp pr yapmasının sebeblerinden biri de bu muhtemelen.

    peki dursun özbek bu işin neresinde? kafasının içinde ne var bilmiyoruz ama söylenen iki şey var. ilki 2018 seçim travması. ikincisi florya. seçimden çok güçlü ve çıkmak, muhalefeti tabiri caizse ezip florya konusunda istediğini yapmak. şu anda florya konusunda istediğini yapamıyor, bazı yetkileri alması lazım. bunun için de oy potansiyeli olan herkese ihtiyacı var.

    neyse konu çok uzadı, anlat anlat bitmez galatasaray'ın taht oyunları. kulüp dışardan değil içerden yıkılır tabi böyle olunca da.
App Store'dan indirin Google Play'den alın