• 40051
    türkiye liginden kaynaklı bazı kötü alışkanlıkları olan takım. bizim ligimizde yerde yatmak işe yarıyor, zaten hakemler oyunu durdurmaya yer arıyorlar ama avrupa’da bu iş özellikle deplasmanda sıkıntı. dünkü maç özelinde ilk 15 dakikada 3-4 defa yattık tamam sert fauller yaptılar ama bir noktada hakemin çalmayacağı belli bu rakibin bizi sindirerek sert oynamasının yolunu açtı. ilk maçta bizde sert oynadık ve kafa kafaya oldu iş ama dün yumuş yumuştuk öyle oluncada sıkıntı yaşadık bu takımın asıl kimliği bu değil gayet sert oyunculara da sahibiz.
    bir diğer sıkıntı da türkiye ligini küçümseme. özellikle bu sezon bunu çok yaşıyoruz artık böyle olmaması lazım her maç final. bu konsantrasyon sorununu teknik ekip ile beraber takımın kaptanları çözmeli. kaptan dediğim takımın önemli isimleri yoksa asıl kaptanın çokta umurunda olduğunu sanmıyorum.
  • 40052
    dünyada hiçbir takım yoktur ki her oyunu iyi oynasın. her takımın öne çıkan, kendisine başarı getiren özelliği vardır. ve elbette bunlara çözümler üretilir, zaten futbol, baksetbol böyle güzel.

    galatasaray okan buruk ile birlikte önde adam adama baskı oyunu oynayarak başarılar elde etti. transferlerini buna göre yaptı. allah aşkına biz set oynayacaksak neden singo'ya 35 milyon avro verdik? singo öyle oyun görüşü, taktik bilgisi üst düzey biri değil ki. o zaman öyle bir bek alsaydık. ama önde adam adama basan bir takımın panzehirlerinden biri dikine pas ve uzun toptur. hatları geçen dikine bir pası rakip hücumcu alır da dönerse arkanda büyük bir boşluk bulur ve dengesiz bir savunma üzerine koşarak hücum edersin. ama singo jakobs gibi bekler o derin boşlukları hızları ile katedebilecek dahası fizik güçleri ile de rakiple bire bir düellolara girebilecek isimler.

    tabii ki önde baskının da dezavantajları var ve bir takım cezayı kesebilir ama o cezaların kesilememesi üzerine çalışmak, biz kontrollü oynayacağız, geride durmayı da öğreneceğiz buna çalışacağız demekten daha pratik ve mantıklı bence.

    bu futbol, karşıda bir rakip var ve 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçındaki gibi bazen bu rakip avrupa kültürü olan, çok derin ve iyi bir kadrosu olan takım da olabilir. sen önde de bassan onu kırabilir, gol bulabilir, sana fark atabilir. bunlar futbolda var. galatasaray, fenerbahçe'den de 6 yedi, bu yıl avrupa'da 5 de yedi. ama 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında ilk golden uzatma dakikalarına kadar olan acziyet ya da machester city maçındaki acziyet -dün çok çok daha kötüydü- bu büyük skorların da ötesindeydi. dünkü maçta bir ara havlu attı galatasaray adeta. ben elendim, sana bir şey yapamıyorum, gel atıyorsan at 4. golü de bitsin bu iş modunda gibi takıldı bir süre sahada. bu neden oldu, bu nasıl çözülür bence mutlaka buna odaklanması gerekiyor takımın ve hocanın.

    galatasaray'ın hücum prtes gücü ve adam adama baskısı şu an kesinlikle geride kalan sezonların altında. bunun sebebi ne, bu nasıl çözülür. bence buna odaklanmalı teknik ekip.
  • 40053
    takım top kaybediyor osimhen 50 metre depar atıyor. her başı sıkışan osimhene atalım o koşar moduna giriyor. daha evvelde yazmıştım osimhen ile oynamak büyük konfor ama onu daha dengeli kullanmalıyız.

    deplasmanda kazandığımız tek büyük maç ajax oldu. diğer maçlarda varlık gösteremedik. beşiktaş maçını şampiyon olmak istiyorsak kazanmak zorundayız ama bu oyunla net bir yenilgi de şaşırtıcı olmaz.
  • 40054
    bir sonraki avrupa maçımız da sahada olmasını istedigim 11:
    uğurcan
    sallai(boey farketmez) davinson apo jacobs
    singo sara
    barış torreira lang
    osimhen
    yunus ileride güzel pres yapıyor ama çok yorulunca son pasları maalesef çok kötü. torreira o baskı işini gayet güzel yapar bence. pasları da daha iyi.

    sara 10 numara oynayınca pres yapmaktan şut atmaya, derin paslar atmaya, güzel ortalar kesmeye mecali kalmıyor adamın. 8 numara olup oyunu kursun yeter bize.
    singo orta sahada hava toplarini kapsın, kendine gelen topları sara’ya yada kanatlara aktarsın, nadirende olsa dün akşam ki gibi topu alıp gitsin yeter bize zaten.
    sane sağ kanatta fiziki eksikliği mevcut. topu çok tutuyor ayaginda. defansa yardimi baris kadar. barış en azından ileride fiziğini, süratini kullanıp fırsatlar yaratıyor yada rakibin kart görmesini sağlıyor.
    dün akşam lang iyi değildi ama her futbolcunun kötü oynadıgi maçlar olacaktır. umarım o kredisini dün akşam kullanmıştır kendisi.

    yedeklerden lemina apo ve davinsonu yedekler. sallai/boey zaten birbirini yedekliyor. oyunu rölantiye alacaksak elimizde ılkay var.
    ileride torreira yorulursa yerine yunusu alabiliriz. barış kötü performans gösterirse sane var elimizde.
    gol gereken maçlarda icardi destek güç olur.
    kutucu bile fizik olarak katkısı olabilecek bir oyuncu. sol kanat için düşünülebilir bazı maçlarda.
    ilave olarak elimizde asprilla ve eren var.
    takımımız iyi. sadece motivasyon kısmı sıkıntılı.
  • 40055
    takımımızı burada kendi aramızda eleştiriyoruz kızıyoruz ediyoruz da aynı yollardan gecmedigimiz, benzer başarılarımız da olmayan fb,bjk,ts taraftarlarina yorumcularına ne oluyor onu anlamıyorum. biz 3 senedir üst üste şampiyon olmuş, hali hazırda ligde lider şampiyonlar ligi lig aşamasında liverpool, bodo, ajax'i yenip atletico madrid'le berabere kalıp üst tura çıkan ilk maçta juventus'u domine ederek 5-2 yenmiş takımın taraftarıyız. takıma kizginligimiz juventus deplasmanında rakip 10 kisi olduğu halde sergilenen futbol. köy takımları dışında avrupa maci olmayan, su tabloyu rüyasında göremeyecek ibneler sosyal medyada , spor programlarında fln galatasaray eleştiriyor, kucumsuyor. burada sözlükte takımınızı hocanizi sonuna kadar eleştirin ama farklı mecralarda türkiye'nin tek büyüğü olduğumuzu bu yüzsüzlere her seferinde hatırlatmayı unutmayın.
  • 40058
    son 3 yılda özellikle ligde sürekli kazandığımız için takıma maç kaybetmeme, sezonu kaybetmeme misyonu yüklüyoruz ama bir yerde kaybedecekler hoşumuza gitmese de. sporun doğasında sürekli başarı diye bir şey yok maalesef. bazen anlık sinirleniyoruz ama bu başarılı günlerin bazen geçmişte kalacağını bazen daha ileri gideceğini bilmemiz lazım.
  • 40059
    artık şu üretkenliğe bir çözüm bulması gereken takım.

    haftaları geçti, ayları geçti, yıllardır akan oyunda pozisyon üretmede sorun yaşayan bir takımız. mauro icardi suçlanır, victor osimhen bu kadar azman olmasa o bile suçlanır ama asıl acı gerçek biz pozisyon üretemiyoruz. ki osimhen bir rüya aslında, normal bir gerçeklikte asla bize gelmeyecek bir oyuncuydu bu yaşta ve bu seviyede. onun olmadığını düşünelim, ne yapacaktık?

    temel sorunumuz üzerine artık kafa yorup bu sorunu aşmalıyız ilk etapta. tüm sezon ön alan baskısına takım dayanmaz, öyle bir dünya yok. başka bir oyun planın daha olmalı.
  • 40060
    takım, ligi şampiyon bitirdiği takdirde sezonu başarıyla tamamlamış olacak. avrupa'da son 16 şu anki takım için yeterli. gelecek yıl hedefimiz de aynı başarıyı tekrarlayarak bu standardımız haline getirmek olmalı.
    bunun yanında bu sezon sonunda bir kabuk değişimi yaşayacağız. icardi, torreira, lemina, sara takımdan ayrılabilir. abdülkerim yerine daha iyi bir sol stoper de gelebilir.
    ayrıca mayısta seçim var.
    bu yüzden sezonu şampiyon tamamlamak çok önemli. yaz dönemini elemelerde heba etmemek lazım.
  • 40062
    (bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)

    hayırlı mağlubiyet olayına inanmıyorum ama eğer böyle bir şey varsa bu maç muhakkak o maç oldu. nerede olduğumuzu kimlerle oynadığımızı gördük. son 16’da içeride olduğu gibi deplasmanda da top oynamalıyız artık. klasik ders alacağız muhabbeti işte tam burada lazım.

    bu takım 25/26 sezonunda avrupa’da başarılı olmuştur. son 16 maçında elenmek bunu değiştirmez. ligde kalan maçlarımızı ciddiyetle oynayıp şampiyonluğu alıp gelecek yıl aynı başarılar için tekrar deneyeceğiz.
  • 40063
    önümüzdeki sezon (2026/2027) için davinson, torreira, ilkay, kaan, lemina ve icardi'den kesin çıkması gereken, uygun teklif gelirse sane'den de çıkması uygun olan takımımız. barış alper gitmek istemezse mutlaka kalmalı, lang için 30 çok fazla 15 20 bandına çekilirse kalmalı. onun dışında çok iyi bir 10, iyi bir 8 ve stoper ve bunların yedekleri lazım. osimhen'i kaybetmediğimiz durumda takımı artık ona göre kurup devam etmemiz lazım.
  • 40064
    2025-2026 sezonunda şampiyonlar ligi'nde en az 12 maç oynamış olacak takım. yeni formatla birlikte eskiden 2 sezonda oynadığımız maç sayısını bir sezonda oynadık. bununla kalmayıp, lig aşamasında karşılaştığı 7 takımın dördü son 16'da. üstüne de juve gibi bir dev iki aşamalı maçlarda geçti.

    biraz daha geniş açıdan bakınca ne büyük iş yaptığı daha iyi anlaşılabilir.

    bu da yetmezmiş gibi, ligde lider ve kupada devam ediyor.
  • 40065
    oyuncuların rolleri keskinleşmediği sürece böyle dalgalı performansına devam edecek takım. sara 10 numara değil, sara’ya kesin bir rol vermek gerekiyor ve bu iç bölge harici olamaz. torreira bir 6 numara değil, 8 de değil, zaten artık bizi kafada bitirdiğini düşünüyorum. yunus bir 10 numara değil, hele ki şampiyonlar ligi’nde bu kadar top kaybına müsait oyun yapısı kendisinin de galatasaray kariyerini bitirecek. işin ucu, okan buruk nefret etse de 3’lü orta sahaya çıkıyor. zaten bizi en çok yıpratan şeylerden biri 10 numaralı oyun oynamak zorunda olmak, dünyada galatasaray’da 10 numara oynayabilecek kaç tane oyuncu var, bunların bize gelme olasılığı nedir, bir de o oyuncunun yokluğunda ikamesi kim olacak gibi bir sürü sorun var. geçen yıl son periyotta lemina-torreira-sara üçlüsü güvenilir bir performans vermişti, öyle uçup kaçmadık, ama zaten bu aşamadan sonra bize uçup kaçacak futbol gerekmiyor. dün sahada yine lemina-tor-sara orta sahası vardı ama roller belli değil, oyun belli değil. sara bazen osimhen’in de önünde konumlanıyor, lemina sürekli savunmayı üçlüyor. orta sahayı tutmak kontrayı önlemek için büyük özveri gösterip defalarca defansa kadar koşan osimhen’in görevi mi? tarihte en fazla bonservis ödediğimiz 2. oyuncunun bile mevkisini bilmiyoruz şu an. sağ bek mi stoper yedeği mi?
    sonuç olarak bu sezon oynayacağımız avrupa dahil maksimum 15 maç kaldı, geçen sezonlarda da sona doğru bir oyun bulup onunla finishi görüyorduk, ihtiyacımız olan şey kesinlikle bu.
  • 40067
    25/26 sezonu sonunda 4. kez üst üste ve toplamda 26. şampiyonluğu kutluyorsak bu büyük bir başarıdır.
    cl'de son 16 yapmışız, her şey tamam.

    5. şampiyonluk ise rekor ve en zor olacak olan. takımın yarısı değişecek gibi duruyor. bu isimleri tutabilirsek bence devam ederiz:
    - ugurcan, sallai, singo, boey, davinson, jakobs, sara, torreira, renato, baris, lang, osimhen
  • 40069
    25-26 sezonunda şampiyonlar liginde son 16'ya kalmıştır. gruplu lig aşamasında 8 maç yapmış ve başarılı olarak üzerine playofta juventus gibi bir avrupa deviyle iki defa maç yapıp elemiştir. liverpool, manchester city, bodo glimt, atl.madrid takımları da galatasarayımıza lig aşamasında rakip olup son 16'da yoluna devam eden takımlardır. aslında bu durum ne kadar zorlu yollardan geçtiğimizin de bir kanıtı niteliğinde. 8 maç yapmışız bu maçları yaptığımız takımların 4'ü son 16'ya kalmış, biz de bu esnada gitmişiz 36 takımın mücadele ettiği ligde 13. sıradaki takımı iki maçlı bir eleme aşamasında devirip yolumuza devam etmişiz. tebrikler galatasaray.
  • 40072
    güvenmediğim takımım. hayırlı mağlubiyetler, hayırlı galibiyetler… hiçbir şey tesir etmiyor. bu takımın iki farklı 11’i var ve ligde zorlanmaması gerekiyor. ama biz alanya, göztepe, beşiktaş (gelenin geçenin şamarladığı) maçları için “acaba?” diyoruz. çünkü her şey oyuncularımızın keyfine kalmış. hala üç sene önceki şampiyonluk gibi bir ortam var sanıyorlar. bu kadar çok konsantrasyon problemi olan oyuncularımız varsa, bir yerlerde yanlış yapılmış demektir.
  • 40075
    juventus'la playoff eşleşmesinde turu kazandık ama kendi içimizde özgüvenimizi, kendi dışımızda ise korkutuculuğumuzu kaybettik. carragher herkesin takip ettiği bir yayında, çıkıp gevşek gevşek yüzde 99 galatasaray'ı eleyeceğiz diyorsa bu kibrinden ziyade galatasaray'ı gerçekten tehdit olarak görmemesindendir. sadece carragher değil hiç kimse galatasaray'ı o kadar da tehdit görmüyor. liverpool galatasaray'dan intikam alması, onu süpürmesi gereken bir takım. başka bir senaryo düşünülmüyor bile. bunda bodo'nun da sürpriz etkisi faktör olabilir. çünkü daha çok dikkat çektiler. underdog hikayesiyle futbolun romantik tarafını onlar dolduruyor. bize pek yer kalmıyor.

    öncelikle biz buralara yabancıyız, lig farkı da illa ki bir yerde kendini belli edecek. onlar daha standartize olmuş ve buralara alışkın bir takım. bu bahsettiğim, iki takım arasındaki esaslı fark kısmı. ama iki kadro arasında teknik ve fizik olarak büyük fark olduğunu düşünmüyorum. bunu ihtiyaten söylüyorum, hatta galatasaray'ın önde olduğu noktalar bile var. bir kere yendiğini bir kere daha yenemezsin diye bir kural da yok. liverpool'un istanbul karnesi de ortada. yani hiç kimse kusura bakmasın. galatasaray'ın kendini alçaltıp tur için kendini sıfır ihtimale yakın göreceği bir durum yok. özellikle ilk maç her şeye gebe. galatasaray ilk maç doğru oynarsa liverpool'a cehennemi yaşatabilir. 1-0 değil 2-0 da kazanabilir. ikinci maçı ise sonra düşünürüz.

    teknik ve fizik farkı yok dedim. ama taktik ve organizasyon anlamında bir fark olabilir. galatasaray hem çok dengesiz hem de çok tahmin edilebilir bir takım. dengesizliği kendisinden kaynaklanıyor. bir maç 100 üzerinden 90 oynayıp bir maç 10 oynayabiliyor. bu kadar uçurum nasıl oluyor, çünkü konsantrasyon problemi halledilemiyor. tahmin edilebilirliği ise taktiğinin ve oyuncu diziliminin tek düze olmasından kaynaklanıyor. hem maç başı düzeninde hem maç içi düzeninde ne yapmak istediği net anlaşılan bir takım. avrupa'daki küçük takımlar bize iyi çalıştığından bu ezberi rahatlıkla çözüyorlar. avrupa'daki büyük takımlar ise daha kendilerine odaklanarak, galatasaray'ın ne yapmak istediğini umursamayarak hareket ediyor. bunun bedeli de galatasaray'ın cömertliğine göre ağır olabiliyor. galatasaray'ın a planı ayrıca avrupa'da deplasmanlarda hiçbir şekilde işlemiyor, bu bir iç saha oyunu. bence liverpool'u da elemek istiyorsak, örneğin singo'nun kullanımı konusunda rakibi şaşırtabiliriz. elimizde var yani kozlar. spalletti de belki barış'ı sağ açık beklemiyordu. ilk maçta x faktör oldu. gerçi ikinci maçta onu da etkisiz kıldılar, çünkü bizi çözdüler. hocanın bu kilitlemelere karşı sürekli manevra yapması lazım. ama hocayı cesur da bulmuyorum yeni şeyler deneme noktasında. öyle bir yerel ligde oynuyoruz ki, hiçbir maceraya yer kalmıyor. hiçbir şeyi deneyemiyoruz. hocayı da bu yönden anlıyorum. ama ben bu takımda singo'ya a planında yer açılması taraftarıyım. hatta sezonu mutlu sonla bitirten hamle de olabilir bu. nasıl geçen sezon lemina hamlesi geldi ve toparladık. bu sezon da singo şart.
App Store'dan indirin Google Play'den alın