• 29651
    bakınız en acilinden teknik kadronun görevine son vermeli ve okan buruk'u takımın başına getirmeliyiz. bunu uzun zamandır yazıyorum. torrent ile bir şey olmaz. tüm lig, federasyon, siyaset, basın karşında. onlar ve yönetim el birliğiyle kulübü düşürecekler. bu gece itibariyle buna ikna oldum. okan'ı burak elmas getirmez. bu yüzden liseli dedeler mi olur, derin galatasaray mı olur iş başına lütfen. yoksa halimiz harap. okan dememin sebebi başka çare gelmiyor aklıma. kısa sürede iş yapabilecek tek adam o bence.
  • 29652
    1987-2021 arası taraftarına başarılı olduğu yıllar müthiş bir rüya gibi yıllar yaşatmıştır. başarısız gecen seneleri önemsenmemis umut kaybettirici olmamıştir.

    ne 2003/04 ne 2010/11. sonraki sezon tekrar horozlanacagina emin olmuştur taraftarı.

    artık rüya bitti.

    1970'lerin galatasaray'ına dönüş içindeyiz. bunun olmasının bir isimle kisiyle de alakası yok.

    yönetime güvenimi hic yok. bu çok olagan bir sey daha önce de yaşadık.
    peki genel kurula güveniniz var mı? size umut veriyor mu?

    bu konu transfer, kadro, ekonomi, teknik direktörlük, yönetim, başarı, altyapı vs. tüm başlıkların çöküşüdür.*
  • 29654
    hala orta sahası olmayan, anlaşıldığı iddia edilen erick pulgar sezonu kapattığı iddia edilen, bir yıldır alınmaya çalışan orta saha gedson fernandes'in ise beşiktaş'a kaptırılıp rizespor'a kiralandığı takım.

    pulgar'ın sakatlığı ciddi değilse bile 6 ay kiralık, opsiyonu yok. 2021-2022 sezonu bittiğinde elinde sadece berkan kutlu, taylan antalyalı ve alexandru cicaldau isimleri bulanacak orta saha olarak, muhtemelen de tff 1. lig ekibi olarak. iddia ediyorum, bu orta saha kurgusuyla alt ligde bile üstünlük kuramayız, zaten kupa ve hazırlık maçlarında kuramadık da.

    küme düşmesi muhtemel olan takım. yaşatanlara yazıklar olsun. daha fazlasını söylemek istiyorum ancak yazarsam pilot olurum.
  • 29655
    süper lig 2021-2022 sezonu ikinci yarısında boey veya nelsson-marcao ikilisinden biri sakatlandığı takdirde vay ki haline. bu üçlünün lig + uefa en az 17 maçı var önünde. yedek sağ bek yedlin gitti ve omar ne durumda hiç bilmiyoruz ama pek ümitli değilim. yedek stoper luyindama gitti diğer yedek stoperlerden alpaslan omuz sakatlığı ile ışık kaan kas sakatliğı ile uğraşıyor. uefa'da zaten ilk turda elek oluruz. bari ligde kendimizi bir an önce yukarılara atalım yoksa bayır aşağı devam ederiz sonra da hop trt'de maç keyfi.
  • 29656
    pulgar da sakatlanmış ise ve bir b planı yoksa ligde ciddi şekilde düşme korkusu yaşayacak olan takımdır. ben böyle bir şeye ihtimal vermiyorum normalde ama kader ağlarını örüyor gibi duruyor.

    yedek başka stoper olmamasına rağmen luyindama'nın elden çıkarılması, orta sahanın yine boş kalması, kale ve forvete yabancı transferinden sonra mecburen oynayacak olan ömer faktörü, gedson'un düşme adaylarından rizespor'a kiralanması vs.. hepsi üst üste geldi. hoca da daha futbolcularla tanışmadan 3'te 0 çekti ve bir sonraki rakip istim üstündeki alanya.

    daha göztepe, konyaspor, fenerbahçe, antalyaspor, başakşehir gibi deplasmanlar var. nerden baksan elimizde kalan bir kadro planlaması söz konusu. bir anda ne olduğunu anlamadan çat diye gidebiliriz.
  • 29658
    sana olan sevgim beni kör etmiş galatasaray.
    şöyle ki ben sezon başından beri kurulan takımı oyuncular özelinde övdüm. tek tek gerekirse analizlerimde hepsinin başarılı olduğunu kabul ettim.
    ancak her iyi oyuncunun bir araya gelerek iyi takım oluşturamayacağı gerçeğini göremedim. ihtiyaçtan çok yanlış yerlere farklı seçimler yapıldığını çözemedim.
    mesela bu takımda istediği kadar sakat falan dense de lyundama gibi bir adam varken hem de 8 milyon bonservis verilmişken nelsson'a neden 7 milyon verildiğini anlamadım.
    bizim 2020-2021 sezonu problemimiz stoper miydi?
    mesela 2 sağ bek elinde yabancıyken neden boey 1 milyon bedelli 3. bek olarak yabancı tercih edildi?
    modern futbol da 6 numaraların yeri yok diye kendi kendimizi kandırmadık mı? 3 senedir görüyoruz işte nerde kimin yeri olduğunu.
    berkan ve cicaldau'ya 10 küsur milyon verilirken öncelik neden 6 numaraya verilmedi?
    gezal,rosie derken morutan gibi gelişimini tamamlamamış ham olan bir adama 5 milyon ve üstü bir bedel neden verildi?
    rosie ve gezal gelse 3 yıllık planlama diye önümüze sürülecek miydi?
    gedson fernandes gibi bir adamı bu kadar maliyete risksiz alabilmek varken neden kendini kanıtlamaya ihtiyaç duyan topçulara yönelim oldu?
    hepsi kendi özelinde bir cevher olsa da biz bu başarısızlıkla hiç birini pazarlayamayacağız gibi.
    takım oluşturulamadı ve çöküş başladı.
    3 sene içinde geleceği kurtaracağız dedik ancak yaşadığımız günü unuttuk.
  • 29661
    mevcut oyuncularla yeni bir oyun tarzı ve gerekirse dizilimle devam etmesi gereken takım. gedson gelmediğine göre tüm planlar değiştirilmelidir. mevcut kadro ile şunu denemeli artık:
    -----------------pena
    -----alparslan, nelson, marcao------
    --------------- pulgar-----------------
    boey--- cicaldau ------ emre k ---- omer
    -------------- gomis ---- kerem--------------
  • 29662
    burak elmas'ın söylediğine göre önceliğimizin gedson olmadığı futbol takımı.

    önceliğimiz şunlar:

    -maksimum 1 ay içinde dönecek muslera'nın yerine 6 ay opsiyonsuz kiralama yöntemiyle yapılan, yani bizde sadece 2 ay falan oynasın diye kiralanan yabancı kaleci.

    -takımda mohamed ve diagne varken alınan 36 yaşındaki yabancı 3. forvet oyuncusu.

    -6 aylık opsiyonsuz kiralanan, yani bizde en fazla 4 ay oynayıp geri dönecek 6 numara.

    gedson'un öncelik olmadığı orta saha bölgesinde elimizdeki oyuncular:

    -taylan
    -aytaç
    -pulgar (becerilirse)
    -cicaldau
    -berkan

    bunların arasında hücuma dönük diyebileceğin tek orta saha oyuncusu cicaldau, o da tam olarak hücuma dönük sayılmaz.

    3 kişi oynaman gereken bölgede 5 oyuncun var, biri henüz netleşmedi. kanattan devşirdiğin emre kılınç'la falan oynayabilirsin ekstra bir de.

    ama takıma katılan 4. kaleci ve 3. forvet öncelik iken gedson öncelik değil.

    eğer bu planlamayı luis campos yaptıysa vay dünya futbolunun, ışıtan gün yaptıysa vay galatasaray'ın haline.

    istifa et burak elmas. istifa et.
  • 29664
    2021-2022 sezonunda küme düşmemesi için giresunspor, antalyaspor, çaykur rizespor, altay ve yeni malatyaspor takımlarından en az dört tanesini altında tutması gereken veya fatih karagümrük, kasımpaşa ve göztepe takımlarından bazılarını altına alması gereken takım. diğer takımlari kesinlikle geçemez.

    kasımpaşa ve göztepe'yi altına alabilceğini sanmıyorum. karagümrük'ü ise alabilir. giresun ve rize'ye de kesin geçilir. antalya, altay ve malatya'yı ise altında tutabilir. bu saatten sonra galatasaray taraftarının takip etmesi gereken takımlar karagümrük, antalya, altay ve malatya'dır. bu takımlardan bir tanesi ile arasındaki puan farkı aleyhine açılırsa yüksek ihtimalle küme düşer.

    (bkz: #yönetimistifa)
  • 29665
    godson'dan, kaleciden, sol bek'ten cok taraftar destegine, morale ve ozguvene ihtiyaci olan takim. bu takim genc bir takim. 20'li yaslarinin basinda, ilk defa ulkesinden cikmis, baska bir kulture gelmis oyunculari var. yurtdisina tasinan yazar arkadaslar iyi bilirler, adaptasyon kolay bir is degil, hele ki kaotik ortamda hic kolay degil. biz taraftar olarak basari istiyorsak, yuzde yuzumuzle bu takimin yaninda durmaliyiz. bu takim bizi uefa avrupa ligi 2021-2022 sezonu'nda mutlu etti, biz de takima destek olarak onlari, ve dolayisiyla kendimizi mutlu etmeliyiz.
  • 29667
    2022 yaz aylarında feghouli, babel, arda, halil, pulgar ve fatih öztürk’ün sözleşmeleri bitecek.
    ben muslera ve diagne’den de çıkacağımızı düşünüyorum.
    hatta omar ile de vedalaşmalıyız.
    kadromuzda bulunan aytaç, alpaslan, ömer, taylan, emre kılınç, oğulcan gibi futbolcuları elden çıkarmak istesek hiç sorun yaşamadan gönderebiliriz.
    bakın gönderelim demiyorum ama göndermek istesek sıkıntı yaşamayız.
    önce bunu bir kenara koyalım.
    sekidika ve ozornwafor zaten bize sorun çıkarmayacak yabancılar.
    kirada olan yunus, okan, batuhan ve emre akbaba gibi futbolcular kendini bulmuş olarak geri dönecek.
    4 tane hazır rotasyon oyuncusu kazanmış olacağız.
    yabancı sınırı olduğu için kaleyi mecbur yerli yapmak zorundayız.
    okan ve batuhan için bizim için yeterli.
    defans hattımız belli ve bence lig için için fazla fazla yeterli.
    orta saha için 2 tane iyi adama ihtiyacımız var. taylan, berkan ve emre akbaba rotasyona girecektir. kanatlarda kerem, yunus, morutan, emre kılınç ve barış alper var.
    forvette diagne giderse muhammed ve gomis bizi sezon boyunca götürür.
    kimseye satamazsak bile sadece iki transfer çok hazır bir 11’imiz var. diyelim marcao’yu satmak zorunda kaldık, yerine uygun bir sol stoper alıp yine yolumuza devam edebiliriz.
    2022-2023 sezonunda ilk 11’de 21 yaş altı bir oyuncu oynatma zorunluluğu olduğu için belki de nelsson’u satıp yerine emin’i koyarız. alt yapımızdan yetişip sürekli oynayan ve yaş kriterini karşılayan tek futbolcu o gözüküyor. ayrıca en önemlisi de takımın maliyeti daha da aşşağıya düşecek.
    yukarıda bir arkadaş yazmış, takımın şu an ihtiyacı olan tek şey özgüven ve destek. yetenek olarak hiç bir sıkıntısı yok.
    bu takım için sosyal medyada çöp yazanlar oluyor ama kusura bakmasınlar onlar kötü kadro görmemiş.
  • 29669
    gözünü seveyim şu takıma çift yönlü bir orta saha alın başka bir isteğim yok. opsiyonlu + kiralık olabilir veyahut senet verin alın. takımın en büyük eksiği orta saha iken biz başka kulvarlarda koştuk. tamam net bir golcümüz de yoktu o da lazımdı fakat ilk doldurulması gereken yer orta saha idi.

    luis campos abimiz elin uzundur bul işte arkadaş. çıkar 7.65 baretta'yı başkanın masasına koy bu takıma dribling özelliği olan orta saha lazım de.
  • 29673
    hakkında, hatalı bulduğum, bazen 'saçma' olarak nitelendirdiğim, bazen makul olmaktan fersah fersah uzak oluşuyla bana hayatı sorgulatan yorumlar yapılan bu mecradaki herkesin takımı, takımım.

    şimdi yakın geçmişimizin en tartışmalı konusu fatih hoca ve onun üzerinden birçok alt başlıkla ilgili tartışmalar söz konusu. önceden mesela belhanda vardı bugün bu var ve söz konusu böyle büyük bir figür olunca tabii ki bölünme de çok yıkıcı sonuçlara yol açabiliyor. bu girişi yaptım ama yazının devamında girişin vadettiği şekilde bu sorunun temeline yönelik bir şeyler yazma niyetim yok. şimdilik alt başlıklardan birine, hatta onun da belki tek bir hecesine değineceğim. ilerde belki kitabın ismine yani asıl başlığa da değinmeyi denerim ama şimdilik hedefi daha ufak tutup tartışma konusunu daraltma niyetindeyim.

    evet, alt başlığımız bu sene yapılan transferlerin doğruluğu, takımın çöp olup olmaması ; hecemiz ise yaşı ve tecrübesizliğiyle de minnak bir intiba bırakan morutan.

    şimdi mesele morutan'a verilen yaklaşık 4.5 milyon euro. 1 milyona alınsa kimsenin laf etmeyeceğini bildiğimiz gibi 9 milyon verilse herkesin homurdanacağı da aşikar. ama 4.5 net bir hükme ulaşılabilecek bir rakam değil diğerlerine kıyasla. zaten durum böyle olduğu için bu maliyet hakkındaki yorumlar 'becaliye kazık attık' ile 'birileri komisyon yedi' arasında bu kadar esnek bir şekilde gidip gelebiliyor.

    peki bu meseleyi ele alış biçimindeki hata nerde ? ya da hata var mı? hatayı nerde aramak gerekir ? yorumlardaki bu beyazdan siyaha dramatik değişimi makul bir değişim olarak kabul edebilir miyiz ? mesela 'sene başında çok izleme fırsatımız olmadığı için yetenekleri pozitif hissettirdi' diyerek yeterli açıklama yapmış olur muyuz ? neyse cevaplara geçelim.

    bence daha ilk geldiğinde biz nasıl bir oyuncu aldık, neler beklemeliyiz ve ne olduğunda 'tamam artık bu çocuktan olmaz' diyip ne olduğunda sabretmemiz gerektiğinin ayırdında olmamız, süreci sağlıklı bir şekilde ele almamız için elzemdi. bundan sonra da elzem olmaya devam edecek. olayı kavrayışımızda ne kadar büyük kusurlar olursa tepkiler o kadar isabetsiz ve zarar verici olur.

    örnek verelim. mesela yunus. kendisi çöptü, şimdi değil. diagne çöp de oldu kral da. tamam hiçbir zaman gomis gibi kral olmadı ama kendisi hakkındaki fikirler fazlasıyla değişti. bakın gedson bile çöp oldu tabii sonra durumlar değişti. benim düşüncem bu uç fikirlere sahip olan kişilerin yorumlarında hemen hemen istisnasız yanılıyor oldukları yönünde. söyledikleri bazen doğru olabilir ama o doğrular sınavda yanlış işlemler yapıp doğru sonuca ulaşan çocuğun doğruları gibi doğrular. o sebeple doğru kategorisine sokmuyorum.

    peki mesela neden yunus bir gün çöp iken bir gün yollarını gözlediğimiz bir oyuncu olabiliyor. ya da neden morutan bir gün 15 milyon olup diğerinde onu aldıran hocaya hakareti haklı gösterecek kadar kötü bir transfer olarak değerlendirilebiliyor. soru bu. cevap ise gördüğümüz şeyi bütünlüklü olarak değerlendirme yetisindeki eksiklik.

    morutan ilk geldiğinde de, o güzel çalımları attığında, antep maçını o güzel golle aldığında da toyluğunu belli eden bir oyuncuydu. yani o güne dönüp şöyle bir soru soralım ve cevap verelim:

    soru: bu fişek kardeşimiz yarın öbür gün uzunca bir dönem top kayıplarının, hatalı tercihlerinin pozitif aksiyonlarına baskın olduğu maçlar oynayabilir mı ?

    cevap: oynamasa şaşarım.

    bak cevap bu kadar net. çünkü o gün de bu adam toyluğunu belli eden bir sürü hareket yapıyordu ama yanında pozitif işler de vardı (çalımlar, gol ve asistler). peki bunlardan hangisi daha değişken, hangisi daha labil ? evet, pozitif işler. çünkü olgunlaşma zaman ister ve ancak o zaman sonunda eğer eşik gecilirse sonuçları görülür. yani bugün toy olan yarın 30luk topçu gibi oynayamaz. ama o pozitif işler bu maç olur, diğerinde olmaz. bak en iyi golcüyü getir o bile bu pozitif işler olarak tabir ettiğim şeyleri bir dönem yapamayabilir. olmaz bazen, biraz şans biraz o dönemki psikolojik durum, biraz belki takımın gidişatı sebepli oyuncu üstündeki baskı. neyse yani o goller atılmayabilir, belki asistlik paslar gole dönüşmeyebilir. ama oyun olgunluğu çok daha stabil bir görüntü verir size o sebeple bazı oyuncuların sırf sahada oluşları bile hemen hemen istisnasız her maçta çok şey değiştirir formsuz bir dönemde olsalar bile.

    şimdi morutan'da bu olgunluğun zerresi yok. ama o pozitif işleri arada bize gösterecek yetenek fazlasıyla var. yunus'ta yine morutan'da olduğu kadar olmasa da o yetenek var iken bu seneye kadar oyun olgunluğu yine düşüktü. şimdi söz konusu oyuncu bu profilde bir oyuncu ise sorulması gereken iki soru var:

    bu oyuncu o olgunluğa erişebilecek zihinsel becerilere sahip mi ?

    oyuncu bizden ya da kiralık gittiği takımdan ihtiyaç duyduğu eğitimi alabilecek mi ?

    bu iki soruya da evet cevabını verebiliyorsak eğer atılan golden, yapılan asistten bağımsız olarak oturup beklemeliyiz. ne bir iki güzel golle havalara uçmalı ne de birkaç kötü performanstan sonra oyuncuyu yerin dibine sokmalıyız. çünkü bu kadar toy oyuncularda negatif ve pozitif anlamda çok uç performanslar görmek olağan bir şeydir. bu ilk gün de böyleydi bugün de böyle. yani morutan şu son dönemdeki performansı verdiğinde 'bu çöpe de 4.5 milyonu fatih hoca verdirtti' demek eğer ilk günlerde bunu demediysen pek akıllıca değil çünkü o günlerde vadetmediği hiçbir şeyi yapmıyor bu çocuk şu an. henüz eşik atlamış değil. keremde gördük mesela o atlayışı, marcao'da gördük, yunus'ta görüyoruz ve bu adı üstünde 'atlayış' yani lineer bir şey olmak zorunda değil. o sebeple '6 aydır gelişme görmediysek bundan bir şey olmaz' yorumu da doğru bir yorum değil, olabilir çünkü. o eşiği bir atlarsa çok farklı bir performans izletebilir. mesela bu sebeple beni en tedirgin eden şey top kayıpları, pas hataları falan değil, hakkındaki 'utangaç' yorumu. çünkü bu gelişimin önünü kapayabilecek bir şey ve mesela kerem için de beni en çok umutlandıran şey hırslı ve pes etmez yapisiydi. ikisinin de yetenekli oyuncular olduğu belli, mühim olan gelişime yatkınlık. tabii morutanın karakterinin detayları önemli, utangaç yapısına rağmen içten içe hırslı ve mücadeleci bir yapısı varsa yine eşiği atlayabilir ama demek istediğim meselenin dönemlik performanslardan bağımsız olduğu. yoksa yunus bizdeyken gösterdiği performansla gerçekten hiçbir şey vadetmiyor gibiydi, tabii yüzeysel bir değerlendirme söz konusu olduğunda.

    şimdi başta alt başlığın hecesi falan diyince yazı kısa olacak gibi durmuş olabilir ama hiç öyle bir niyetim olmadı. bitirişi ise morutanla ilgili kendi görüşümü açıklayarak yapayım. bence ilk gün olduğu gibi bugün de eşik atlama sürecinde olan bir oyuncu. henüz bir şey başarmış değil. bizim avrupa futbolundaki yerimiz sebebiyle bu tarz oyuncuları alıp o eşiği atlatma misyonunu sahiplenmemiz, en azından her dönem takımımızda en azından birkaç tane böyle oyuncuyu bulundurmamız gerekli. bana kalırsa yatırımlarımızın karşılığını alabilmemiz için keremvari karaktere sahip yetenekli oyuncuları öncelememiz daha iyi olur. ama morutan gibisi de zinhar olmaz diyemiyorum, sadece biraz daha riskli. morutan'a 4.5 verilir mi ? verilir. bizim koşullarımızda verilmeli miydi ? şimdiden bakınca o yatırım 6 numaraya yapılsa daha iyi olabilirdi belki denebilse de gedsonu kovalamamız, yabancı sınırı sebebiyle 6 numarayı taylan/berkan rotasyonu ile kapatma isteği, hücum hattında ghezzal vari bir kreatif oyuncu olsun isteği düşünülünce net bir şekilde yanlış yapıldı denmesi zor. sadece dediğim gibi mental yönü daha kuvvetli bir oyuncu denenebilirdi ama tabii bu paralara bu yetenekte ve mentali de güçlü oyuncu bulunamamış da olabilir, yine net bir negatif yorum için sebep söz konusu değil.

    valla belki kafa açtım, belki başınızı ağrıttım ama buraya kadar okuduysanız her türlü tebrikler ve teşekkürler. yaninin yanisi morutan transferi şu sıralar dillendirildigi gibi akıl tutulması boyutunda yanlış bir karar değildir, bir nebze yanlış yönü varsa da muhtemelen kadro planlaması ile ilgilidir ve bence o konuda da sert bir eleştiriyi hakeder sebeplere sahip değiliz. bu yaz yapılan transferlerin çoğu için de pozitif düşüncelere sahibim ve 25 milyonun çöpe atıldığını falan düşünmüyorum.

    morutan'ı 15e satan haindir diyeceğimiz günlerin gelmesi dileğiyle, görüşmek üzere ...
  • 29674
    kendi adıma gomis'in transferiyle bile renginin yerine gelmesine inandığım takımdır. ceza sahasındaki dokunamama/bitirememe sorunumuzun bugünkü durumumuzda büyük payı var. topla kaleye girmemiz gereken pozisyonları heba ediyoruz, olmayacak yerlerden ceza sahası kaynıyorken şut atıyoruz vs. haliyle skor rahatlığını ele geçiremeyince stres katsayısı artıyor ve hata yapabilitesi yüksek adamlar işi bitiriyor. hatay deplasmanında penaltıyı atsak maç başka şekillenirdi mesela.

    15 maç var önümüzde ve küme düşme gibi saçmasapan muhabbetlere girmeden takımı her platformda desteklemeye devam etmeliyiz. yönetimi, kadro planlamasını vs. mayısta ses yükselterek halledebiliriz. şimdi yapmamız gerekeni şimdi, sonrasını sonra düşüneceğiz. atanı ve tutanı olan bir takımız. 15 maçı kora kor oynadıktan sonra bundan daha kötüsü olmaz.

    göreyim benim takımımı.
  • 29675
    malesef en büyük zararı kendi taraftarından gören takımdır. bu takımın kadro kalitesi rezalet değildir, bu takımdaki futbolcular çer çöp değildir efendiler. doğru ifade biçimine göre bu takımın eksikleri vardır, futbolcuların özgüven sorunu tavan yapmış haldedir ve de ne yazık ki takımın hiç bir hedefi yoktur.

    lütfen taraftar olarak kendi takımınızı, kendi futbolcularınızı değersizleştirmeyin. yarın bir gün transfer yapabilmek için mevcut kadrodaki futbolculardan elde edilecek transfer gelirlerine ihtiyacımız var.

    moral motivasyon insan psikolojisi için vazgeçilmezdir, şu pozisyonda yapılması en doğru olan şey takımı desteklemektir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın