• 99
    burak elmas yönetiminin seçildiği başkanlık seçimlerinde lise'nin konferans salonunun balkon kısmında, beyaz gömleğiyle seçim sonuçlarını takip etmiş, twitter'dan da bütün sandık sonuçlarını doğru olarak yayınlamıştı. adam kendi başına bilmem kaç sandığı doğru saymıştı balkondan. kendisine o gün çok saygı beslemiştim. bugün gelinen noktada da keyifle takip ediyorum. yağız denen fanatiği de susturacaktır.
  • 339
    kimse fenerlilerle program yaptığı için kendisine tepki göstermedi. tepki galatasaray’a terörist deme mesnetsizliği gösteren kalitesiz insan müspettesi ile program yapmasına.

    çünkü o programın amacı bir galatasaraylı fenerliye yanıt versin değil. erinç abinin sevilirliğini kullanarak topladıkları galatasaraylıları fenerliyi kullanarak ülke gündeminden koparmak.

    bu sene fenerin işlevi kamuoyunun algısını futbolun saha dışı kavgasıyla oyalamak.
  • 352
    https://youtu.be/ztm6lRNLCqM?t=3947

    özgür turhan konusunda söylediklerine kesinlikle katılmıyorum.
    espriden anlarım, çok da severim ama ana avrat düz gitse "ama espri abi ya.." şeklinde savunulacak noktaya geldik. bunun adına da ofansif mizah demişler.
    kendi stand-up gösterilerinde istediği kadar eşinden, annesinden bahsetsin umurumda olmaz ama galatasaray'dan bahsetmeyecek. fetö-galatasaray ikilisini konuşup 'ofansif mizah' yapıyorsa fb-şike ikilisinden de bahsedecek.
    hayır bide ülkemizde ünlü olanlara hayat çok güzel. illa ki savunacak birileri çıkar. savunmasa bile "ama ofansif mizah..." deyip gülerler. mesela tanınan bir sözde komedyen kendi yayınlarında seyircilerine o.ç diyebiliyor ve küfrü yiyen de gayet rahat gülebiliyor.
    onu da geç, kızın biri canlı bombanın kadın olması hakkında bir şaka yaptı ve her yerden haklı bir şekilde linç yedi çünkü ülkenin damarına basan bir konuda şaka yapmıştı. oradayken linç et, ama özgür turhan yapınca "ama abi şakkkaaa yaa.." şeklinde savun!
    ne savunulmalı, ne de normalleştirilmeli! zaten böyle böyle böyle normalleşiyor fetö-galatasaray iftirası.
    bu arada daha geçen ay adnan aybaba denen şahıs, sosyal medya hesaplarında galatasaray'ın kendisini şikayet ettiği için her maç öncesi-sonrası karakola gidip imza attığını söylüyordu. twitter'da tanınan birkaç kımıl zararlısına da aynı şey olmuştu. yani olay tek bir kişiye değil, hak edene.

    o yüzden erinç bilican'ın yaptığı açıklamayı yersiz bulmakla birlikte sosyal medyanın duruşuna göre yaptığını düşünüyorum.
  • 148
    galatasarayı yaşayan galatasaraylı yorumcu.

    geçen bir programını izlerken tüm ailesinin fenerbahçeli olduğunu söyledi. ben çevremdeki fenerbahçeli arkadaşlarımla futbol konuşmaktan kaçarken öyle bir aileye sahip olmak nasıl olurdu kestiremiyorum. ancak söz konusu durumun iyi bir gözlem imkanı verdiğini düşünüyorum. bu imkanla birlikte daha net gözlemler yapabildiğini düşünüyorum. çünkü son iki senedir bu sözlükte dahi mütemadiyen fenerbahçe övülürken yermemekle birlikte yorumların abartı olduğunu söyleyen yorumculardan oldu.

    kendisini uzun süredir takip ediyorum. taraflı yorum yaptığı kesinlikle söylenemez. bu yaftayı yapıştıranların sadece erinçin yangıncı taraftar olmadığı için yaptığını düşünüyorum. erinçin bu özelliğinin de oldukça kıymetli olduğunu düşünüyorum. galatasaray taraftarı mütemadiyen bir oyuncusunu hedef tahtasına oturtup ağız dolusu eleştirirken* kendisi bu sele kapılmadan serinkanlı bir şekilde kişileri ve olayları yorumlamaya devam ediyor.

    dört bir yanı fenerbahçelilerle kaplı olduğu için galatasaraylı olmanın kıymetini iliklerine kadar hisseden futbol yorumcusu.
  • 84
    kendisiyle tanışıklığım yok baştan belirteyim. ancak bu beş yıldız sürecinde herkes bu arkadaşa kuruldu sanki. adam tek başına günah keçisi oldu. örneğin 5 yıldızlı formayı 80 puntolu yazı ve dev foroğrafla twitterdan paylaşan rakip platformdaki galatasaraylı yorumculara kendisi kadar tefe koyulmadı. önce ayrılmıyor diye linçlendi şimdi de geç mi kaldı diye tepki görüyor. aynı gün ayrılan çok sevdiğimiz orhan uluca ise "olması gereken" tepkileri alıyor. burada bence biraz adaletsizlik var. beş yıldız muhabbetinin çıktığı ilk zamanlar ayrılıp kahraman olmaya herhalde kendisi de hayır demezdi.

    yanlış bir düşünce olabilir belki ama bunun sebebi acaba kendisinin daha kolay ulaşılabilir olması mı? buradan yaşanan süreçleri anlatması mı? yoksa özelden herkese bir şeyler açıklamaya çalışması mı? bir mesaj kadar uzağımızda adam. bu mudur sebebi?

    6 şubat depremi sonrası hayatım ve düşüncelerim 180 derece değişti. agresif, herkese salça olan, niyet okuyan halim 90 saniyede komple bitti. herkese tavsiye ederim. kalp kırmaya gerek yok. aksiyonu almış. bundan sonra bize daha çok desteklemek düşer.
  • 334
    çok iyi bir galatasaraylıdır, eski açık ekibindeki tüm arkadaşlar gibi.
    ancak yusuf gibi hem holigan hem yalancı hem de algıcı biriyle program yapmayı kabul etmesinin altında ‘ben bunlara had bildiririm’ düşüncesinin olduğundan eminim. bunlara hiç gerek yok. yusuf gibilerin fikri var, aklı yok. yıllardır birilerinin maşası. sen ne dersen de, hangi kanıtları sunarsan sun ikna olmazlar. ya da içten içe ikna olurlar ama mamam kesilir korkusuna ses edemezler. o yüzden erinç de kıyıcı de bu hevesten vazgeçmeli. kendi çöplüklerinde istedikleri kadar bağırıp dursunlar.

    mesela illa bir fenerliyle program yapacaklarsa saha içinde daha çok kalan serkan akkoyun gibilerle yapabilirler. zira yusuf gibi tiplerin saha içi bilgisi sıfıra yakın olduğundan konuşamazsın da.
  • 149
    galatasaray taraftarının yeni kum torbası. dediği şey de galatasaray'ın fb ile arayı açacağı... ya şuan bile hakemlerin aleni yancılığı ile 2 puan gerimizdeler, bir de hakem hatalarının dengeli olduğu bir lig olsaydı arayı çoktan açmıştık zaten.
    galatasaray taraftarının böyle bir savaş ortamında galatasaray'ın hakkını elinden geldiğince savunan, bazı durumlara tepki koyabilen ve hatta kazancından bile vazgeçebilen insanlarla ilgili daha korumacı olması gerektiğini düşünüyorum.
    benim anlamadığım tek husus farkın açılmasına izin vereceklerine dair inanç nerden geliyor? inşallah dediği gibi de olur. bu kadar stres yeter artık.
  • 150
    rüyama giren yakışıklı adam. :(

    meydan gibi bir yerdeyiz. kanalları için lansman gibi bir şey düzenliyorlar. yanına yaklaşıp “abi sana çok önemli bir şey söylemem lazım.” deyip ara sokağa çekiyorum kendisini. söyleyeceğim şey de şu: “deep turkish web kanalındaki sakallı çocukla futbol programı yapın.”
    ama ben bunu bir türlü anlatamıyorum. tam doğru şekilde anlatırken sokağa motorsikletli gaspçı geliyor. ben tedirgin olup hadi gidelim desem de gaspçı bıçağı çıkartıyor. tam o sırada erinç abi belinden çıkarttığı silahla gaspçıyı vuruyor. vurmadan önce beni sağ kolunun arkasına alıp koruma pozisyonuna geçiyor. ulan ne delikanlı adam be falan diyorum içimden :(
  • 360
    savunduğu kişi ile muhabbeti olmasa, zamanında kanalına çıkarmasa ve hatta örneğin bu beyanatları cem yılmaz yapmış olsa asla ama asla lehine konuşmazdı. zamanında kaç defa kendilerine destek olunması gerektiğine dair entrylerim vardı ama cidden son dönemde girdiği yol ile artık takip edilecekler listesinden alınması gerektiğini düşündüğüm youtube yorumcusu.
  • 362
    galatasaray'ın özgür turhan'a dava açmasını eleştirdiği için linç edilen yorumcu. sebebi de özgür turhan'ın arkadaşı olmasıymış. ben ne özgür turhan'ı ne de erinç bilican'ı tanırım ama galatasaray'ın yaptığının büyük hata olduğunu düşünüyorum. ülkemiz zaten faşizmin git gide kontrol edilemez bir hal aldığı bir noktaya geliyor. birileri hadis olduğunu bilmediği bir cümleye güldüğü için hapse atılıyor, sanatçılar çeşitli gerekçelerle suçlanmaya çalışılıyor. bu noktada türkiye'nin aydınlık yüzü olan galatasaray'ın herkesin birbirini susturmaya çalıştığı bu kurtlar sofrasına kaşıkla koşacağına biraz farklı refleksler göstermesi beklenmez mi?

    galatasaray'ı gerçekten fetö ile ilişkilendiren ahmet ercanlar, ümit özat, hatta ali koç gibi troller orda dururken galatasaraylı olduğu belli olan ve işi de komedyenlik olan özgür turhan'la uğraşmak benim benimsediğim galatasaray değerlerine yakışmıyor. beşiktaş taraftarı her maç fetö ile ali sami yen'i aynı cümlede kullanan küfürlü sloganlar atarken hiçbir şey yapılmıyor ama özgür turhan kimsesiz diye, kolay yokma diye hemen saldıralım.

    özgür turhan'ı savundu diye erinç bilican'a da saldırmak ise toplu histerinin geldiği noktayı gösteriyor. yavaş yavaş bütün ülke fenerbahçelileşmeye başlıyor farkında olmadan. bu gidişat hiç iyi değil. galatasaray bir youtube komedyeninin şakasını kaldıracak kadar büyüktür, bu kadar küçük refleksler göstermek de çok yakışıksızdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın