3569
ali sami yen'e ilk maçıma 1997'de gittim. giderken galatasaray'a bir şey veriyormuş gibi hissetmedim. tam tersine heyecanla, sevgiyle ve en önemlisi minnetle gittim. otogar gazete bayiinden ilk galatasaray dergisi sayısını alırken de "ben bu kulüp için bir şey yapıyorum" duygusu yoktu içimde, adnan polat'ın para toplama kampanyasına öğrenci tl kart hesabından para gönderirken de... ali sami yen'in son, arena'nın ilk kombinesini alırken de içimde hiç "en gaassaraylı benim, mutlu et beni lan gs" duygusu yoktu. ben "2 milyon 250 bin euro bonservis bedeliyle marek heinz galatasaray'da" haberini gördüğümde galatasaray'a ne kadar borçlu hissediyorsam "profesyonel futbolcu victor james osimhen'in transferi konusunda" diye başlayan ve içinde 75 milyon euro geçen açıklamayı okurken o kadar borçlu hissediyorum. hala 3 liram varsa 1'i galatasaray'ındır. ama bir terazi kurulsa ve maddi olarak benim verdiklerimle manevi olarak galatasaray'ın bana verdikleri ayrı kefelere konulsa galatasaray tarafının ağırlığından terazi kırılır. hayatımın en mutlu 5 anını saysam içinde hiç yoksa üç tane galatasaray vardır. en yoğun, en duygulu hissettiğim anlarda da öyle... bu gaassaray dediğin şahs-ı manevi... vücut bulup dile gelip herkesten alacağını istemek için karşımıza dikilse verilecek cevap bulamayız.
velhasıl biraderim sen çocukken galatasaraylıydın, biz çocukluktan beri galatasaraylıyız. canımız sıkılsa paranı verir oynatırız. ama sen hiçbir zaman bizden olmazsın. seçtiğin yolu seçenlerden en huzurlusu, 2 sene önce seçtiği yolun yolcularından yediği ana avrat küfürleri hala sindirmeye çalışıyor. yolun açık ve bizden uzak olsun.
velhasıl biraderim sen çocukken galatasaraylıydın, biz çocukluktan beri galatasaraylıyız. canımız sıkılsa paranı verir oynatırız. ama sen hiçbir zaman bizden olmazsın. seçtiğin yolu seçenlerden en huzurlusu, 2 sene önce seçtiği yolun yolcularından yediği ana avrat küfürleri hala sindirmeye çalışıyor. yolun açık ve bizden uzak olsun.


