• 390
    galatasaray taraftarı son 4 sezonda olduğu gibi bu sezon da deplasman seyirci sayıları çıkarıldığında yaklaşık %80 doluluk oranıyla takımını yine kapalı gişe oynatan taraftar olmuştur. bu sene en az sahadaki futbolcular kadar, hatta zaman zaman futbolculardan daha fazla yorulan da yine galatasaray taraftarıydı. ama takımını bir an olsun yalnız bırakmadı. maddi manevi kulübünün arkasında durdu.

    sözüm galatasaray’ın şampiyonluklarına dil uzatanlara. o dili her kopardığımızda buz torbasına koyup yeniden diktirmeye gidenlere.

    bu sezon defalarca gs store’a gittim. ne zaman gitsem içerisi doluydu. çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek herkes galatasaray’a destek olmanın peşindeydi. forma satışlarında bile şaibe arayanlar ise kudurduğuyla, hasediyle kaldı.

    okul harçlığından ayırıp forma almaya gücü yetmeyen çocukların sırf galatasaray’a destek olmak için indirimdeki ndombele tişörtünü, gs stickerlarını aldığını da gördüm; antep’teki toprak ağası amcanın bütün sülalesine parçalı forma aldığını da gördüm.

    çünkü galatasaray taraftarı her şeyin en iyisini hak ediyor. tek yaptıkları şey galatasaray’a destek olmak. galatasaraylı olmak.

    ben galatasaray’ın şampiyon olmadığı bir sezonda ne beşiktaş ne de fenerbahçe taraftarına saldırdığını gördüm. sabrettiler, beklediler, destek oldular ve sonunda mutlu oldular. allah her sene nasip etsin.

    şimdi gelelim bu sene mücadele ettiğimiz diğer “3 büyük” kulüp ve anadolu takımlarına.

    trabzonspor bu sene şampiyonluğa en yakın 3. takım gibi duruyordu ama taraftarı takımını yalnız bıraktı. şampiyonluk yarışının içinde olmalarına rağmen maçlarını sadece %61 doluluk oranıyla oynadılar. galatasaray maçına çıktıkları konsantrasyonu 4-5 maça daha yayabilselerdi ligi hem galatasaray’ın hem de fenerbahçe’nin önünde bitirebilirlerdi. gereksiz duygusallıkları maalesef başarılı olmalarının önüne geçti.

    beşiktaş’ın bu kadar kötü bir sezon geçirmesini gerçekten beklemiyordum. aslında başarılı olma potansiyelleri vardı ancak yaşadıkları üç büyük kırılma sonlarını getirdi. birincisi, rafa silva denilen asosyal herifin beşiktaş’ı zerre ciddiye almamasıydı. beşiktaş kurumsallıktan o kadar uzak yönetiliyor ki asosyal bir portekizli topçunun oyuncağına döndüler. ikinci kırılma ise kendi evlerinde oynadıkları fenerbahçe maçıydı. maçı 2-0’a getirip takımın en önemli oyuncusu kırmızı kart görünce tamamen dağıldılar. fenerbahçe’ye karşı seslerini de çok çıkaramadıkları için ligin ikinci yarısında 1 metre mesafeden rakibe çalınan penaltı sonucu bu sezon derbi bile kazanamadılar. beşiktaş maalesef bağımsızlığını kaybetmiş bir kulüp görüntüsü veriyor. taraftarı da bunu içten içe kabul etmiş olacak ki sezonu yaklaşık %66 doluluk oranıyla oynadılar.

    gelelim fenerbahçe’ye. seneler sonra ilk defa doğru düzgün bir hocayla lige başladılar. her ne kadar ligin ilk yarısındaki derbide yasin kol’un muazzam yardımıyla bizden 1 puanı koparmış olsalar da rams park’a gelene kadar tüm derbileri kazandılar. federasyon desteği, basının gücü ve hukukun görmezden gelişiyle ligin son haftalarına kadar ensemizdeydiler. neyse ki ilahi güç muazzam planlarla onları bir kez daha kahrı perişan etti. geçmiş yıllardaki garanti 18 puanları bu sene hiç beklemedikleri anlarda kesildi. kasımpaşa ve rizespor sonuçları beni fazlasıyla şaşırttı. sezonu %71.5 doluluk oranıyla tamamladılar.

    ligden düşen takımlara bakalım. karagümrük geldiği gibi dibi boyladı. fenerbahçe’den aldıkları 3 puan şaşırtıcıydı ama ikinci yarıdaki mücadeleleri ligde kalmaya yetmedi. kendi stadyumları olmadığı ve evlerinden alakasız bir yerde oynadıkları için sezonu %2.1 gibi trajik bir doluluk oranıyla geçirdiler.

    her şehir ya da ilçe süper lig’de olmak ister. ama bu ligde var olabilmek için sadece mücadele yetmiyor, taraftar desteği de gerekiyor. maalesef özellikle anadolu kulüplerinin tribünleri istanbul takımlarına ve özellikle galatasaray’a hakaret eden birkaç kişinin ötesine geçemiyor. istanbul’a “bizans” demekle büyük taraftar olunmuyor. bir şehir takımını gerçekten seviyorsa gider tribünde destekler.

    sürekli taraftarıyla övünen kocaelispor bile sezonu %55 dolulukla tamamlamış.

    yıllar sonra kaliteli bir anlayışla yönetilen, üst sıralara oynayan ve büyüklere kafa tutabilen samsunspor tribünlerini sadece %33.3 oranında doldurabilmiş.

    anadolu’nun ilk modern stadyumlarından birine sahip olan kayserispor sezonu %30.4 doluluk oranıyla oynadı. sonra gidip kayserili iş adamlarına sövmesinler. siz takımınıza sahip çıkıyor musunuz ki iş adamı sahip çıksın?

    türkiye kupası finali oynayacak konyaspor’un seyirci ortalaması sadece %26.

    artvin hopaspor’un bal ligi’nde derme çatma statlarını doldurduğu iklimde, her türlü desteği alan çaykur rizespor’un ortalaması sadece %40.4.

    “tribünü yok” denilen gençlerbirliği bile stadını %49 oranında doldurabiliyorken, anadolu’nun en güçlü şehirlerinden biri olan gaziantep sadece %32.5 oranında tribün doldurabilmiş.

    istanbul’un diğer temsilcileri başakşehir %24, eyüp %27, kasımpaşa ise sadece %15.5 doluluk oranıyla oynadı.

    dillerde pelesenk olmuş bir söz var: “lig sadece istanbul’da mı oynanıyor?” ingiltere 4. ligindeki takımların yakaladığı atmosferi bile yakalayamayan anadolu kulüpleri önce biraz kendilerine baksın. sadece galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş maçlarında dolan tribünlerinde “kahpe bizans” pankartı açınca büyük taraftar olunmuyor. buradan bakınca şehirlerinin takımına verdikleri destekten çok istanbul’a duydukları haset dikkat çekiyor.

    ama hepsini ayrı bir yere koyduğum tek takım var.

    bu ligde dört büyük dışında gerçekten tepeye oynayabilecek, halkıyla bütünleşmiş bir kulüp varsa o da göztepe’dir. kendilerini bütün anadolu kulüplerinden ayırıyorum. halkıyla, seyircisiyle, mücadelesiyle ve kurumsal yapısıyla saygıyı sonuna kadar hak ediyorlar. hiçbir istanbul takımını ayırmadan son damlasına kadar savaşıyorlar. tribünleri galatasaray ve fenerbahçe maçında neyse karagümrük maçında da aynı. seyirci doluluk oranları tam %92. halk desteği ve doğru yönetim nasıl olur tüm anadolu kulüpleri oturup göztepe’yi izlesin.
App Store'dan indirin Google Play'den alın