27
yapılacağını ilk duyduğum anda "ne alaka şimdi?" dediğim organizasyon. liseyi izmir'de milli piyango anadolu lisesinde okudum. tam gün okuyup da sene sonuna doğru artık tüm sınavlar bitmiş, takdir-teşekkür ne aldığını kendince hesaplayabildiğin ama hocaların henüz sana nasıl bir kanaat notu kullanacağını bilmediğin hatta son sınavından kaç alacağının da belli olmadığı dönemde, okul sonrası izmir sıcağında 3-4 veya 4-5 halı saha maçı yapıcağımız zaman hissettiğim rehavet olurdu. belki son derse girmezdik o rehavetle, okuldan salmışlık olurdu ama resmi olarak okul henüz tatile girmemiş olurdu. o maçlarda sadece kendime oynardım, rehavetin getirdiği laubalilik sebebiyle. sanki herşey bitmiş de aşırı rahatlamış bir tavırla. bu antrenman da böyle bir şeydi. ve maça da yansıdı.

