339
herkesin kendi bakış açısına göre değişen betimleme. bana göre ligin bitmesine daha zaman varken, zaten bir taraftar olarak bu konuda hiçbir şey yapamayacakken inatla kadro mühendisliğine soyunan taraftar da şımarık mesela. trabzon maçı öncesi olsun, dünkü kocaeli rezaleti öncesi olsun bakıyorum twitter'a, hatta bizim sözlüğe millet leao, çalhanoğlu, silva falan konuşuyor. abi dur şu sezon bitsin dünya kupasından oyuncu beğeneceğiz hep beraber, yine bir transfer dönemi çılgınlığı yaşayacağız her türlü. şu son düzlükte ne diye böyle şeylere kafa yorar insan anlamıyorum. yönetimin 1-2 departmanı hariç camianın hiç bir unsurunda gündem bunlar olmamalı şu zamanda.
bir diğer şımarıklık hala daha ''x oyuncu bizim seviyemizde değil'' inadında olan taraftarlarımız. tamam herkes yıldız oyuncu izlemek ister ama midtsjo, berkan, carlos vinicius, mitroglou falan gibi oyuncular bile kritik anlarda sahneye çıkabiliyor. bu kadar oyuncu odaklı bakış yanlış, hep süperstarlara yönelip görev adamlarını yetersiz bulmak da şımarıklık.
son bir şımarık taraftar örneği de sezon başından beri saha dışında ayrı saha içinde ayrı kayrılan fb'ye ve onların arkasındaki düzene karşı hiçbir şey diyemeyen taraftar. bunları zaten objektif olacağım diye takımını her ortamda ezdiren taraftar adlandırıyoruz ama şımarıklığa da giriyor bu duruş artık. rte'nin kante transferi çözdüğü, tff, mhk, pfdk'nın senin aleyhine çalıştığı, iktidarından muhalefetine siyasi partilerin alenen sana düşmanlık yaptığı, kirli sponsorluk ilişkileri ile üstüne saldırtılan küçük kulüplerin fink attığı bir ortamda ''ts ve kocaeli maçlarında hakemlik ne vardı?'' kafalarına girmek resmen şımarıklık. yoksa biz de biliyoruz bu iki maçta da takımımızın kötü oynadığını, hakemlerin bariz hatalar yapmadığını vs ama bu stresi rakiplerimiz +10 +15 puan hakem desteğiyle aldığı için yaşadığımızı da unutmamak lazım. dünkü maçın gerilimi ligin ilk yarısında bizim iptal edilen nizami golümüzden kaynaklanıyor. aynı hakemler görevine devam ederken o şaibeli kararın ekmeğini yiyen satılmış kocaeli başkanı şekil yapmaya çalışıyor. sen bu tabloda gidip de sadece saha içindeki oyuna odaklanırsan bırak galatasaray taraftarlığını türkiye vatandaşlığın bile tartışılır. sen isviçre ligi mi izliyorsun diye sorarlar adama. biraz realitenin farkına varmak lazım.
bir diğer şımarıklık hala daha ''x oyuncu bizim seviyemizde değil'' inadında olan taraftarlarımız. tamam herkes yıldız oyuncu izlemek ister ama midtsjo, berkan, carlos vinicius, mitroglou falan gibi oyuncular bile kritik anlarda sahneye çıkabiliyor. bu kadar oyuncu odaklı bakış yanlış, hep süperstarlara yönelip görev adamlarını yetersiz bulmak da şımarıklık.
son bir şımarık taraftar örneği de sezon başından beri saha dışında ayrı saha içinde ayrı kayrılan fb'ye ve onların arkasındaki düzene karşı hiçbir şey diyemeyen taraftar. bunları zaten objektif olacağım diye takımını her ortamda ezdiren taraftar adlandırıyoruz ama şımarıklığa da giriyor bu duruş artık. rte'nin kante transferi çözdüğü, tff, mhk, pfdk'nın senin aleyhine çalıştığı, iktidarından muhalefetine siyasi partilerin alenen sana düşmanlık yaptığı, kirli sponsorluk ilişkileri ile üstüne saldırtılan küçük kulüplerin fink attığı bir ortamda ''ts ve kocaeli maçlarında hakemlik ne vardı?'' kafalarına girmek resmen şımarıklık. yoksa biz de biliyoruz bu iki maçta da takımımızın kötü oynadığını, hakemlerin bariz hatalar yapmadığını vs ama bu stresi rakiplerimiz +10 +15 puan hakem desteğiyle aldığı için yaşadığımızı da unutmamak lazım. dünkü maçın gerilimi ligin ilk yarısında bizim iptal edilen nizami golümüzden kaynaklanıyor. aynı hakemler görevine devam ederken o şaibeli kararın ekmeğini yiyen satılmış kocaeli başkanı şekil yapmaya çalışıyor. sen bu tabloda gidip de sadece saha içindeki oyuna odaklanırsan bırak galatasaray taraftarlığını türkiye vatandaşlığın bile tartışılır. sen isviçre ligi mi izliyorsun diye sorarlar adama. biraz realitenin farkına varmak lazım.

