745
içeride oynamamıza ve maçtan önce "intikam maçı, bize ilk maçta yapılanları unutmadık!" demeçleriyle yüksek motivasyon yaratmaya çalışmamıza rağmen sahada buna dair herhangi bir emare maalesef göremedik. golü atana kadar ve aslında ilk yarının tamamında topa sahip olmuş olsak da maça hükmedemedik ve üretken olamadık. her şeyi kenara bırakın, yahu maçın genelinde 1 tane set hücumumuz yok. şampiyonluk yolunda son virajları dönüyorken bu isteksizlik, bu çaresizlik açıklanabilecek bir durum değil galatasaray literatüründe.
bu maça dair sorgulanması gereken nokta bence 2. yarıda kocaeli golü gelene kadar yediğimiz 10-15 dakikalık baskı. o bölümde asla ileri çıkamadık ve birkaç siyahi ve tayfur bingöllü sıradan kocaelispor'u bayern münih gibi gösterdik.
bu ciddiyetsizliği bir daha yaşamamak için şu soruları kendimize sormalıyız:
1) mesela oynadığı maçlarda taş gibi oynamış olan, enerjik, top taşıyan, pas dağıtan nhaga neden şans bulamıyor? 1-0 öndeyken ilkay-nhaga yapmak ne kadar zor olabilir?
2) yunus'taki bu düşüşün sebebi nedir, neden bunun önüne geçemiyoruz? direkten dönen topta topu ayağının altından kaçıran da yunus'tu. hücumdaki basiretsizliğinden hiç bahsetmiyorum bile.
3) icardi evet kötü ama kocaelispor maçında 80. dakikada oyuna kurtarıcı olarak sokulacak kadar mı kötü? icardi'nin iş yapacağı maç tipi, oyunu rakip yarı sahaya yıktığın, rakip kaleyi yokladığın maçlar. dönen toplara vurur, kafa vurur (eskisi kadar iyi olmasa da), pozisyon kovalar ve ceza sahası bitiricisidir.
çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. moral olarak da bizi aşağı çekebilecek bir hafta oldu.
her ne kadar hala 2 puan önde de olsak burayı kayıpsız geçmeliydik.
hem puan kaybetmemizi bekleyen rakibin umutlarını boşa çıkarmak için, hem de kendi avantajımızı elimizde tutabilmek için.
7 puanlık fark şu an 2'ye düştü.
umarım ciddiyetin ve yaşanabilecek skandalın farkındalardır.
bu sezon sonunu bir şekilde görüp gemiyi başarıyla limana yanaştırmaları lazım.
sane, osimhen, uğurcan gibi devasa yatırımların yapıldığı ve tüm sezonu lider götürdüğümüz bir ligde şampiyonluk kaybetmek gibi bir lüksleri yok!
bu maça dair sorgulanması gereken nokta bence 2. yarıda kocaeli golü gelene kadar yediğimiz 10-15 dakikalık baskı. o bölümde asla ileri çıkamadık ve birkaç siyahi ve tayfur bingöllü sıradan kocaelispor'u bayern münih gibi gösterdik.
bu ciddiyetsizliği bir daha yaşamamak için şu soruları kendimize sormalıyız:
1) mesela oynadığı maçlarda taş gibi oynamış olan, enerjik, top taşıyan, pas dağıtan nhaga neden şans bulamıyor? 1-0 öndeyken ilkay-nhaga yapmak ne kadar zor olabilir?
2) yunus'taki bu düşüşün sebebi nedir, neden bunun önüne geçemiyoruz? direkten dönen topta topu ayağının altından kaçıran da yunus'tu. hücumdaki basiretsizliğinden hiç bahsetmiyorum bile.
3) icardi evet kötü ama kocaelispor maçında 80. dakikada oyuna kurtarıcı olarak sokulacak kadar mı kötü? icardi'nin iş yapacağı maç tipi, oyunu rakip yarı sahaya yıktığın, rakip kaleyi yokladığın maçlar. dönen toplara vurur, kafa vurur (eskisi kadar iyi olmasa da), pozisyon kovalar ve ceza sahası bitiricisidir.
çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. moral olarak da bizi aşağı çekebilecek bir hafta oldu.
her ne kadar hala 2 puan önde de olsak burayı kayıpsız geçmeliydik.
hem puan kaybetmemizi bekleyen rakibin umutlarını boşa çıkarmak için, hem de kendi avantajımızı elimizde tutabilmek için.
7 puanlık fark şu an 2'ye düştü.
umarım ciddiyetin ve yaşanabilecek skandalın farkındalardır.
bu sezon sonunu bir şekilde görüp gemiyi başarıyla limana yanaştırmaları lazım.
sane, osimhen, uğurcan gibi devasa yatırımların yapıldığı ve tüm sezonu lider götürdüğümüz bir ligde şampiyonluk kaybetmek gibi bir lüksleri yok!

