23137
hem övülmesi hem eleştirilmesi gereken teknik adam. şimdi böyle söyleyince yine bi sürü laf edenler olacaktır ama benm bu başlıktaki entrylere bakarsak belki kimsenin övmediği kadar övüyorumdur okan hocayı.
tekrar yazmayacağım ama adamın yaptığı futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerini yatağa yatsan kendin için kuramazsın. ve bu adam sadece teknik direktör değil ayrıca senin benim gibi galatasaraylı. zaten galatasaray her zaman böyle insanlarla başarılı olmuştur.
söyleyeceklerimize hiç birimiz futbolu okan hocadan iyi bilmiyoruz diyerek başlayayım da sonra tekrar laf edilmesin.
okan hocayı doğru eleştirmek gerekiyor. ve eleştirmek de gerekiyor. ilk 2 sene dar bi kadroyla kazanan 11 devam eder kafasıyla takımı yönetti. burada 2-3 sene konuşuldu. daha bu sezonun yarısında geniş kadronun önemini keşfetti. lemina’yı bu taraftar bi sebepten o kadar çok istedi ve adam şampiyonluğu getirdi. mesela hala 3.5 senedir bu takım forvetine topu getiremiyor muhabbeti yapıyoruz. boşuna konuşulmuyor bunlar. yani doğru eleştiri bizi daha başarılı hale getirir. yoksa normal hiç bir galatasaraylı okan hocamın gitmesini istemez.
okan hocayı benim eleştireceğim tek konu hatalarından bir nebze geç dönmesidir. ama da gelişiyor, tecrübeleniyor. hata da yapabilir, şanslıyız ki şimdiye kadar hiç bir hatası majör sonuçlar doğurmadı. mesela şampiyonluktan etmedi. 5-2 aldığımız ilk turu vermedik. o yüzden hata yapma lüksüne sahiptir kendisi.
burada bazen eleştiriliyor, yok şöyle oyuncu çıkardı, şunu şurada oynatsaydı filan diye ama eleştirirken şunu bilmemiz lazım. biz bu oyuncularla 7/24 vakit geçirmiyoruz ve her şeyi de bilmiyoruz. belki adam sabah uyandı boynu tutuldu, belki oğlu okulda bi yaramazlık yaptı kafası ona takıldı, ne bileyim belki adam o gece karısıyla kavga etti, belki adamın x y z’si oldu o gün kafası futbolda değil, o gün senin benim bilmediğim bi yeri ağrıyor. evet bizde kafamızda farklı kadrolar farklı dizilişler kuruyoruz ama o gün maça çıkacak oyuncuların o haftaki psikolojsini özel hayatını bilmiyoruz.
gelelim görünen köye. bu takımın çalışılmış atak organizasyonları yok arkadaşlar. bu bariz. bu geliştirmemiz gereken bir şey. şampiyonlar lig maçlarını izlemiyorsanız en azından özetleri izleyin. adamlar sürekli antremanda çalıştıkları atakları deniyorlar. bizde ise rakibi hataya zorlama, osimhen’in taştan çıkardıkları ve bekten beke paslaşırken biri güzel orta yaparsa gol atıyoruz. başka tarz goller izledik mi arkadaşlar? ha bide sane’nin slalomları var.
bizim yazın üzerine çalışmamız gereken konu bu ve takımı daha aç, daha genç, daha fizikli, daha doğru oynayan bir şekilde düzenlemek.
tekrar yazmayacağım ama adamın yaptığı futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerini yatağa yatsan kendin için kuramazsın. ve bu adam sadece teknik direktör değil ayrıca senin benim gibi galatasaraylı. zaten galatasaray her zaman böyle insanlarla başarılı olmuştur.
söyleyeceklerimize hiç birimiz futbolu okan hocadan iyi bilmiyoruz diyerek başlayayım da sonra tekrar laf edilmesin.
okan hocayı doğru eleştirmek gerekiyor. ve eleştirmek de gerekiyor. ilk 2 sene dar bi kadroyla kazanan 11 devam eder kafasıyla takımı yönetti. burada 2-3 sene konuşuldu. daha bu sezonun yarısında geniş kadronun önemini keşfetti. lemina’yı bu taraftar bi sebepten o kadar çok istedi ve adam şampiyonluğu getirdi. mesela hala 3.5 senedir bu takım forvetine topu getiremiyor muhabbeti yapıyoruz. boşuna konuşulmuyor bunlar. yani doğru eleştiri bizi daha başarılı hale getirir. yoksa normal hiç bir galatasaraylı okan hocamın gitmesini istemez.
okan hocayı benim eleştireceğim tek konu hatalarından bir nebze geç dönmesidir. ama da gelişiyor, tecrübeleniyor. hata da yapabilir, şanslıyız ki şimdiye kadar hiç bir hatası majör sonuçlar doğurmadı. mesela şampiyonluktan etmedi. 5-2 aldığımız ilk turu vermedik. o yüzden hata yapma lüksüne sahiptir kendisi.
burada bazen eleştiriliyor, yok şöyle oyuncu çıkardı, şunu şurada oynatsaydı filan diye ama eleştirirken şunu bilmemiz lazım. biz bu oyuncularla 7/24 vakit geçirmiyoruz ve her şeyi de bilmiyoruz. belki adam sabah uyandı boynu tutuldu, belki oğlu okulda bi yaramazlık yaptı kafası ona takıldı, ne bileyim belki adam o gece karısıyla kavga etti, belki adamın x y z’si oldu o gün kafası futbolda değil, o gün senin benim bilmediğim bi yeri ağrıyor. evet bizde kafamızda farklı kadrolar farklı dizilişler kuruyoruz ama o gün maça çıkacak oyuncuların o haftaki psikolojsini özel hayatını bilmiyoruz.
gelelim görünen köye. bu takımın çalışılmış atak organizasyonları yok arkadaşlar. bu bariz. bu geliştirmemiz gereken bir şey. şampiyonlar lig maçlarını izlemiyorsanız en azından özetleri izleyin. adamlar sürekli antremanda çalıştıkları atakları deniyorlar. bizde ise rakibi hataya zorlama, osimhen’in taştan çıkardıkları ve bekten beke paslaşırken biri güzel orta yaparsa gol atıyoruz. başka tarz goller izledik mi arkadaşlar? ha bide sane’nin slalomları var.
bizim yazın üzerine çalışmamız gereken konu bu ve takımı daha aç, daha genç, daha fizikli, daha doğru oynayan bir şekilde düzenlemek.


