11023
aklına gelen bütün olumsuzlukları bağıra bağıra söyleyerek haklı çıkmayı dileyen bir ergen fikirli tayfası oluştu sosyal medyada. takım kimliğimizle çok uyumlu değiller.
konu ne olursa olsun bir söylem dilleri var, rakipleri örnek verip bizim de nasıl başarısız olacağımıza bizi ikna etmeye çalışıyorlar. bizim teknik direktörümüzü aşağılıyor, kaptamıza küfür ediyorlar. ve bu insanlar bizim takımızı desteklediklerini iddia ediyorlar.
kendilerine saygı duymuyorum ama anlayabiliyorum. galatasaray'ın bugünkü başarısının arkasına sığınıp beylik lafları ile ahkam kesmek insanlara bir itibar sağlıyor. en azından aksi gözlerine sokulana kadar ses çıkarabiliyorlar.
burada aklıma yatmayan nokta galatasaray nedir'e dair bir fikri olmayan insanların galatasaray aşkı ile yakıp yıktığını iddia etmesi.
sen sadece doğdun, galatasaray tarihine şahitlik ediyorsun. galatasaray sen değilsin. ben galatasaraylıyım demekle taraftar olunmuyor, nerede durduğunu iyi seçmen gerekiyor.
değinmek istediğim bir nokta daha var:
galatasaray avrupa'da esip gürlerken ya da daha adını henüz duyurmaya başladığı yıllarda... bütün avrupa gazetelerine welcome to hell manşeti attırırken tribünlerde bir tane taraftar grubu yoktu. biz bremen maçında çamura saplanırken de bir taraftar grubumuz yoktu. lafı uzatmadan söylemek istediğim şey şu: bu taraftar grupları ne oldu da tribün adına konuşur hale geldi. ne oldu da tribünde buluşup kendilerince forma yaptıran insanlar takımı tehdit etmeye başladı.
ben söyleyim, avrupa şampiyonluğu sonrası pay alma çabası ve takım kimliğini bozma amacı. bakın ultraslan'ın resmi kuruluş yılına. 2001.
bence en büyük önceliğimiz bu taraftar gruplarıdır. sen benim ortak kimliğimin altında gruplaşma ceseretini kimden alıyorsun? bunları tartışmak bu taraftarın bir numaralı önceliği olmalıdır.
konu ne olursa olsun bir söylem dilleri var, rakipleri örnek verip bizim de nasıl başarısız olacağımıza bizi ikna etmeye çalışıyorlar. bizim teknik direktörümüzü aşağılıyor, kaptamıza küfür ediyorlar. ve bu insanlar bizim takımızı desteklediklerini iddia ediyorlar.
kendilerine saygı duymuyorum ama anlayabiliyorum. galatasaray'ın bugünkü başarısının arkasına sığınıp beylik lafları ile ahkam kesmek insanlara bir itibar sağlıyor. en azından aksi gözlerine sokulana kadar ses çıkarabiliyorlar.
burada aklıma yatmayan nokta galatasaray nedir'e dair bir fikri olmayan insanların galatasaray aşkı ile yakıp yıktığını iddia etmesi.
sen sadece doğdun, galatasaray tarihine şahitlik ediyorsun. galatasaray sen değilsin. ben galatasaraylıyım demekle taraftar olunmuyor, nerede durduğunu iyi seçmen gerekiyor.
değinmek istediğim bir nokta daha var:
galatasaray avrupa'da esip gürlerken ya da daha adını henüz duyurmaya başladığı yıllarda... bütün avrupa gazetelerine welcome to hell manşeti attırırken tribünlerde bir tane taraftar grubu yoktu. biz bremen maçında çamura saplanırken de bir taraftar grubumuz yoktu. lafı uzatmadan söylemek istediğim şey şu: bu taraftar grupları ne oldu da tribün adına konuşur hale geldi. ne oldu da tribünde buluşup kendilerince forma yaptıran insanlar takımı tehdit etmeye başladı.
ben söyleyim, avrupa şampiyonluğu sonrası pay alma çabası ve takım kimliğini bozma amacı. bakın ultraslan'ın resmi kuruluş yılına. 2001.
bence en büyük önceliğimiz bu taraftar gruplarıdır. sen benim ortak kimliğimin altında gruplaşma ceseretini kimden alıyorsun? bunları tartışmak bu taraftarın bir numaralı önceliği olmalıdır.

