• 210
    yavrum basının ve onun sosyal medya uzantılarının yan gözle mackolik'ten son maçlar ekranını aşağı yukarı kaydırırken üfürdüğü engin yorumların aksine 7-8 yıldır üzerine koya koya gelen takım. son 7 sezonda 4 şampiyonluk, 3 ikincilik almışlar. kadrolarında toplam 5 tane yabancı var. 3'ü zaten danimarka'lı. nikita haikin zaten 7 yıldır takımın kalesini koruyor. bir tek nijeryalı bir genç forvet kiralamışlar, o da ülke içinden .

    bu tarz hassasiyetlerle kadro kurup da avrupa kupalarında böyle işler başarmak bosman sonrası dönemde gerçekten bir mucize. azimle sıçan betonu delmiş olsa da, yine de betonun delinecek noktaya gelmesinde şans faktörü de rol oynamış.

    hocaları kjetil knutsen 8 sene önce yardımcı teknik direktör olarak göreve başlamış. en yakın rakibe 16 puan fark atarak şampiyon olup birinci lige çıktıktan sonra takımın direksiyonuna geçmiş. hala görevine devam ediyor.

    knutsen'in görevde olduğu sürede galatasaray yarımşar sezonluk igor tudor ve domenec torrent tecrübeleri hariç dördüncü fatih terim dönemi ile birinci okan buruk dönemini yaşamış. 5 kere şampiyon olmuş, 1 kere ikinci olabilmiş.

    aynı sürede fenerbahçe 10 farklı teknik direktör değiştirmiş. arada üç tane zeki murat göle periyodu falan var. şampiyon olamadılar. 5 sezonda ise ikincilikleri var.

    fenerbahçe'ye nazaran kısmen kadro-hoca istikrarı sağlayabilen galatasaray'ın hali ile "artık şampiyon olayım" diye her sene yap boz gibi takım-hoca kuran fenerbahçe'nin hali ortada. işin üzerinde durulmayan ve konuşulmayan tarafı, harcanan pornografik paralara rağmen ne galatasaray bu takımdan çok daha başarılır, ne de fenerbahçe bu takımdan çok daha başarısız.

    hatta bu sürece avrupa kupalarındaki totoyu da katarsak iki takımın da bodo ile mesafesi daha da azalıyor.

    belki kulüpleri yönetenlerde o vizyon yok. belki biz taraftar olarak yanlış yerlere yoğunlaşıp yanlış kararlara sebep oluyoruz. belki her ikisi de birden, birbirini besleyerek ya da birbirinden beslenerek oluyor.

    bizim ligimizin ilk 5'i geçtim ilk 10'a girmesi bile ülke futbolunda devrim sayılabilecek bir düzine falan olayla ancak ihtimal haline gelebilir. bu gerçeği kabul etmek lazım. bu yüzden bizim için kısa-orta vadede daha gerçekçi hedef bodo gibi kendi modelini yaratıp onda ısrarcı olabilmek.

    bu illa ki bodo'nun yaptığını yapmak demek değil elbette. ancak bu kadar uçuk yatırımlarla, tamamen iki kutuplu bu ligde anlik hazları ve hırsları bir kenara bırakırsak avrupa kupalarında düzenli bir yer edinecek yapıyı kurmak işten bile değil...
App Store'dan indirin Google Play'den alın