• 60
    "futbol tekrarlanan otomatizmlere veya kalıp şablonlara izin vermez, önemli olan etkileşimler ve ilişkilerdir."
    -paco seirul·lo

    paco seirul·lo, futbolun taktik yönüne dair biraz kafa yoran herkesin mutlaka duyduğu bir isimdir. barcelona'nın oyununun mimarlarından biri olarak kabul edilir. seirul·lo bile kalıp hücum şablonu diye bir şeyin olmadığını, önemli olanın oyuncular arasındaki etkileşim olduğunu savunuyor. bu etkileşim ritmi, vücut iletişimini, görsel iletişimi, oyun mantığını anlamayı ve daha birçok faktörü kapsıyor. fakat tek bir faktöre indirgersek en temelde birlikte maç yapmayı kapsıyor diyebiliriz.

    örneğin sallai ile sane arasındaki uyumun en fazla güçlendiği dönem, galatasaray'ın çok eksiğinin bulunduğu dönem. sara'nın yükselişi de yine bu dönemde daha sık oynamasıyla başladı.

    (bkz: 21 şubat 2026 konyaspor galatasaray maçı) için yapılan "oyuncular koşmadı, mücadele etmedi" gibi yorumlara da katılmıyorum haliyle. çünkü bir futbolcunun koşması bir atlet gibi sadece ayaklarını daha hızlı kullanmasıyla alakalı değildir. futbolcu doğru zamanda, doğru yere, doğru şekilde koşmalı. bu taktiksel bir konu ama daha da önemlisi bir uyum meselesi. maç içerisinde çok kez savunma arkasına koşu gösteren oyuncunun koşusuna yanıt alamadığını gördük. bu ilk koşusu karşılıksız kalan oyuncu bir sonraki koşuyu nasıl atabilir? pasın geleceğine emin değil, bir anda ofsayt durumuna düşebilir veya karşı pres için eksilebilir. kısa paslarda dahi isabet ve senkronizasyon problemleri yaşanmasını saymıyorum bile.

    geniş rotasyon, eğer yeterince uzun bir zamanda oyuncuları oyununuza adapte edebildiyseniz iyi bir şeydir. bunun için çokça birlikte idmanın yanında çokça birlikte maç da yapmak gerekir elbette.

    https://gss.gs/KUv.png

    galatasaray'ın stoperleri bugün ilk defa birlikte oynuyorlardı. keza merkez orta sahaları da ilk defa yan yana görev alıyorlardı. düşünün burası bir de oyunun merkezi! sezonu sağ bek olarak geçiren sallai'nin sol kanatta, henüz sakatlıktan dönme aşamasında olan sane'nin de ritimsiz boey ile oynamasını saymıyorum bile.

    elbette biraz kompakt bir takıma karşı bu kadroyla bir şey elde etmek de zor olacaktı. fakat asıl sorun bu değil. galatasaray geniş bir rotasyona karar kıldığı bir transfer döneminde tam 5 transfer yaptı. singo'yu da yeni bir transfer sayarsak 6 bile diyebiliriz.

    peki sezonun kalanında galatasaray bu oyunculardan hangisini ne kadar oynatabilecek? bunları hangi maçlarda deneyebilecek? fenerbahçe'nin 23-24 sezonunda sadece 2 oyuncuyu (krunic, bonucci) kadroya oturtmaya çalışırken şampiyonluk kaybettiğini de düşününce, okan buruk'un en büyük sınavı bu kararlar olacak gibi duruyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın