• 184
    doksanlı yılların galatasaraylı çocuğu olmak olayını yaşayan bünyeleri tanıdık hislerle yataktan kaldıran maç. doksanların sonu- ikibinlerin başında galatasaray'ın avrupa kupalarında her maça favori olarak, kendisi favori olmasa bile rakibin de favori olamadan çıktığı bir dönem vardı. 1980'lerin sonunda doğmuş çocuklar olarak, yeni yeni adım attığımız erken gençlik yıllarımızın en güzel hülyası o anne-babalara yalvar yakar izinlerle bölük pörçük izlenen(ya da izlenemeyen) maçların heyecanı ve sevinciydi.

    bugün öyle bir gün işte...

    rakip zor, hatta çok zor. ama biz de boş değiliz. belki 13. futbolcudan sonrası yok ama ilk 11'imizle en güçlü halimizdeyiz. üstelik juventus ile daha önce oynadığımız 6 maçta 2 galibiyet- 3 beraberlik- 1 mağlubiyet gibi ilginç bir istatistiğimiz var.

    sözlüklerin ilk yıllarında olsak juventus'un daimi kocasıyız tarzı bir ifade kullanırdık da, devir çok değişti artık. hassasiyetler otosansür olup ayağımıza pranga oldu resmen...

    iki takımın karşı karşıya geldiği son maçta*nda adeta doksanlar ruhu sarıyer'e inmişti. öğleden sonra, kar-balçık bir saha, bilete parası yetenin değil o kış kıyamette orada olmayı göze alabilenlerin girdiği bir tribün ve dövüşe dövüşe gelen bir 1-0'lık galibiyet...

    umarım bu akşam da o doksanlar ruhu, o ruhu ruh yapanlardan biri olan okan buruk önderliğinde sahaya çıkan oyunculara bir değer de o eski güzel günlerin hatıralarına bir yenisini ekleriz...
App Store'dan indirin Google Play'den alın