21879
3 yıl şampiyonluk, az buz işler değil, bizi çok sevindirdi, allah razı olsun, lakin 3 yıldır ısrarla aynı yanlışlara devam etme istikrarını da sürdürmekte. tamam, elbette ali koç'a karşı yedirecek değiliz, o konuda sonuna kadar arkasındayız ama gel de şu hataları eleştirme;
- derin kadro kuramamak,
- çoğu zaman forma adaletinde duygusal davranmak,
- o küsmesinle, bu darılmasınla giden birçok maç,
- şimdi bile sallanan oyunculara +2, +3 yıllık yeni kontratlar verilmesi,
- kadro derinliği olmadığı için sıkışan maçlarda yaptığı hemen her hamlede takımın toparlamak yerine daha kötü hale gelmesi,
- orta sahayı boşaltıp forvet alarak oyunları iyice rakiplere vermek,
- bir oyuncu çıkarıp yerine aynı mevkinin diğer oyuncusunu sokacak alternatifi olmadığı için 1 değişiklikte 3-4 oyuncuyu yerinden etmek ve son 15-20 dklarda takımı iyice çorbaya çevirmek
- ve bunları görmesine yaşamasına ve bir sonraki sezonda artık yapmaz demene rağmen dejavu gibi benzer hataları tekrarlama...
ve son olarak söylemlerindeki tutarsızlıklar;
- önce "devre arasında yusuf demir bizimle olmayacak", sonra 3 gün sonraki maçta ilk 11'de görev verme.
- önce "parasına puluna bakmadan iyi oyuncular alacağız", sonra "kimse oyuncusunu 15-20'den aşağıya vermek istemiyor"
ya dediklerinin arkasında duracak eylemleri uygulamalı, ya da emin olmadığı konularda keskin cümleler kurmamalı. zira, 1, 2 derken dediği lafların ağırlığı kalmıyor.
ayrıca sürekli yönetime paratonerlik yapma içgüdüsünü politik anlamda anlamakla birlikte bilmesi gerekir ki taraftarın yönetime öfkesi "yönetimle sınırlı" iken bu korumacı tavrını devam ettirirse oklar ufak ufak kendisine yönelecektir.
bu dönemde tek bir şansı kaldı, saha sonuçlarında başarı, ilk tökezlemesinde hiç olmadığı kadar sesli eleştirilecektir, zira transfer döneminde öyle doldurdunuz ki, taraftar çatacak yer arıyor...
- derin kadro kuramamak,
- çoğu zaman forma adaletinde duygusal davranmak,
- o küsmesinle, bu darılmasınla giden birçok maç,
- şimdi bile sallanan oyunculara +2, +3 yıllık yeni kontratlar verilmesi,
- kadro derinliği olmadığı için sıkışan maçlarda yaptığı hemen her hamlede takımın toparlamak yerine daha kötü hale gelmesi,
- orta sahayı boşaltıp forvet alarak oyunları iyice rakiplere vermek,
- bir oyuncu çıkarıp yerine aynı mevkinin diğer oyuncusunu sokacak alternatifi olmadığı için 1 değişiklikte 3-4 oyuncuyu yerinden etmek ve son 15-20 dklarda takımı iyice çorbaya çevirmek
- ve bunları görmesine yaşamasına ve bir sonraki sezonda artık yapmaz demene rağmen dejavu gibi benzer hataları tekrarlama...
ve son olarak söylemlerindeki tutarsızlıklar;
- önce "devre arasında yusuf demir bizimle olmayacak", sonra 3 gün sonraki maçta ilk 11'de görev verme.
- önce "parasına puluna bakmadan iyi oyuncular alacağız", sonra "kimse oyuncusunu 15-20'den aşağıya vermek istemiyor"
ya dediklerinin arkasında duracak eylemleri uygulamalı, ya da emin olmadığı konularda keskin cümleler kurmamalı. zira, 1, 2 derken dediği lafların ağırlığı kalmıyor.
ayrıca sürekli yönetime paratonerlik yapma içgüdüsünü politik anlamda anlamakla birlikte bilmesi gerekir ki taraftarın yönetime öfkesi "yönetimle sınırlı" iken bu korumacı tavrını devam ettirirse oklar ufak ufak kendisine yönelecektir.
bu dönemde tek bir şansı kaldı, saha sonuçlarında başarı, ilk tökezlemesinde hiç olmadığı kadar sesli eleştirilecektir, zira transfer döneminde öyle doldurdunuz ki, taraftar çatacak yer arıyor...


