262
bu stadyumda bizim oyunculara ekstra bir şeyler oluyor. tamam zemin kelek. uzaktan baktığında nokta nokta bir sürü yama görüyorsun. yakından bakınca da köstebekler fink atmış orada gibi. oyuncularımız uyuyor. anlık dikkati çok çabuk kaybediyoruz. yediğimiz golde abdülkerim mesela. millet bahçesinde gibi dolanıyordu pas atıldığında. sanchez ve jakobs ofsayt çizgisine dikkat ediyorken. uyumayacaksın orada! ofsaytı bozdu!
ne güzel şans yüzümüze gülmüş ve maça 0-1 başlamışız. rakip kapanmıyor ve açık oynayıp gol arıyor. biz ne yaptık? solda 3 kişi bir araya gelip birer adımlık mesafelerle birbirimize pas attık. sanki 90+ dakikalardayız da maçta zaman geçiriyoruz. bu açık oyunu değerlendirip farkı açamadık. golü yeyince de karagümrük kapanan ve arkamıza top atarak pozisyon arama derdine girdi ki bizim geçmekte zorlandığımız bir düzen bu.
bir de neden önü açık oyuncumuz öne topu taşımak yerine illa geriye çekme ihtiyacı duyar?
çalışma yok. duran top kullandık. barış sara'ya tipledi durdu öyle. sara koşu önüne pas attı barış yetişmeye çalıştı sonra. neyse ki kornere attı rakip. uyuma!
bizim sorunumuz icardi'nin varlığı osimhen'in yokluğu değildi. tamam önde baskıda osimhen etkili ama biz oyun kuramıyoruz ki! takım adeta nasıl atak yapacağını bilmiyor. tamamen oyuncuların inisiyatifindeydik. oyunu kuramayınca, atak kurmayı bilmeyince osimhen olmuş, icardi olmuş, haaland olmuş ya da başka bir süper star olmuş farketmiyor ki. böyle bir oyun çıkıyor karşımıza.
biz osimhen ile büyük takımlara önde baskı yapıp zorluk çıkarırız ama anadolu kulüpleri gibi takımları geçemeyiz. önde basıp kaptığımız topla hızlı oynamaya çalışmaktan başka plan yok çünkü. tamamen oyuncuların inisiyatifindeyiz.
ne güzel şans yüzümüze gülmüş ve maça 0-1 başlamışız. rakip kapanmıyor ve açık oynayıp gol arıyor. biz ne yaptık? solda 3 kişi bir araya gelip birer adımlık mesafelerle birbirimize pas attık. sanki 90+ dakikalardayız da maçta zaman geçiriyoruz. bu açık oyunu değerlendirip farkı açamadık. golü yeyince de karagümrük kapanan ve arkamıza top atarak pozisyon arama derdine girdi ki bizim geçmekte zorlandığımız bir düzen bu.
bir de neden önü açık oyuncumuz öne topu taşımak yerine illa geriye çekme ihtiyacı duyar?
çalışma yok. duran top kullandık. barış sara'ya tipledi durdu öyle. sara koşu önüne pas attı barış yetişmeye çalıştı sonra. neyse ki kornere attı rakip. uyuma!
bizim sorunumuz icardi'nin varlığı osimhen'in yokluğu değildi. tamam önde baskıda osimhen etkili ama biz oyun kuramıyoruz ki! takım adeta nasıl atak yapacağını bilmiyor. tamamen oyuncuların inisiyatifindeydik. oyunu kuramayınca, atak kurmayı bilmeyince osimhen olmuş, icardi olmuş, haaland olmuş ya da başka bir süper star olmuş farketmiyor ki. böyle bir oyun çıkıyor karşımıza.
biz osimhen ile büyük takımlara önde baskı yapıp zorluk çıkarırız ama anadolu kulüpleri gibi takımları geçemeyiz. önde basıp kaptığımız topla hızlı oynamaya çalışmaktan başka plan yok çünkü. tamamen oyuncuların inisiyatifindeyiz.

