754
galatasarayın kurtuluş reçetesi aktyapıdır. buraya yapılacak harcamaların artırılması, antrenör ekibinin geliştirilmesi gerekiyor. altyapıdan çıkan oyuncuların hepsi fiziksel olaral yetersizse, bunun önleminin alınması gerekiyor. galatasaray onyıllardır kaleci çıkaramıyorsa, kaleci antrenörlerinden, altyapıya kaleci seçenlere kadar değişmesi gerekiyor.
en alt yaş grubundan, üat yaş gruplarına kadar her gruba özel mental gelişimi de doğru sağlayabilecek profesyonellere yer vermeliyiz. entelektüel açıdan da gelişmeli bu çocuklar. sinemaysa sinema, tiyatroysa tiyatro, kitapsa kitap. düzenli olarak seminerler verilmeli, bunu ücretsiz yapacak galatasaraylı isimler var, behzat uygur mesela. bu çocuklar mikrofona konuştuğu zaman ibret almalı dinleyenler. kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmeliyiz.
drogba, hagi, sneijder, falcao, arda, muslera ve daha bir çok simge olmuş isimler, prime dönemlerine nasıl ulaştıklarını, o mevkideki oyuncunun sahada neye önem vermesi gerektiğini, ne düşündüğünü seminerlerle anlatmalı bu çocuklara. sadece kendi içimizden değil, fernando torres'i, cannavaro'yu, casillas'ı ve benzer isimleri istanbulda ağırlayarak, altyapıdaki çocuklarla tanıştırmalıyız, onların tecrübelerinden yararlanmasını sağlamalıyız. ders vermeli bu isimler çocuklara. 2 saatlik bir seminer çok şey katacaktır altyapıdaki çocuklara. bunu her mevki için ayda bir belki haftada 2 defa tekrarlamalıyız. galatasarayın bunu yapacak networkü, tanınmışlığı ve vizyonu var.
üstyapımız, a takımda gençler fazlasıyla şans bulabiliyor. bu gençlerin hepsinin profesyonel maç tecrübesi olan isimler. kimi altliglerde kerem gibi, kimi avrupada nelsson, morutan gibi düzenli oynamış isimler. altyapıdan çıkan çocuklar bunlarla mücadele edemez, rekabete giremezler, tecrübe olaral ezilirler. u19daki hamza, boey'e tecrübe olarak eziliyor. çünkü bizim mantığımızda 20 21 yaşına kadar altyapı takımlarında oynatmak var oyuncuyu. altyapıdaki çocukları kaybediyoruz bu şekilde maalesef.
altyapı turnuvalarındaki hiç bir başarı önemli değil, 17sine gelen oyuncuyu düzenli oynayacağı bir takıma kiralamamız gerekiyor. oynasın, pişsin, profesyonel maç tecrübesini yaşasın. kaybetsin, kaybetmeyi öğrensin kazansın, galibiyetin değerini öğrensin. sahada dayak yiye yiye ayakta kalmayı öğrensin, eksiğini kapatsın. bu kiralamalar belirli sistemde, düzende ve kontrolde yapılmalı. bunun için bir birim kurulup, giden oyuncuların takibini yapmalı, düzenli raporlamalı. galatasaray altyapısında 17 yaşına gelmiş bir oyuncu mental ve fiziksel olarak profesyonel maçlara çıkacak olgunluğa gelmeli.
işte bunu yaptığımız zaman kendi eksiklerimizi altyapıdan doldurabilecek, yurtiçi, yurtdışı oyuncu satabilecek, kendi yıldızlarımızı doldurabilecek yapıya kavuşuruz. altyapı için harcanan her kuruşun karşılığını alıp, mali olarak kar elde eden bir yapı haline getiririz. insan kaynağının bu kadar büyük olduğu bir ülkede, doğru yapılanma ile büyük işler yapabiliriz altyapıda.
en alt yaş grubundan, üat yaş gruplarına kadar her gruba özel mental gelişimi de doğru sağlayabilecek profesyonellere yer vermeliyiz. entelektüel açıdan da gelişmeli bu çocuklar. sinemaysa sinema, tiyatroysa tiyatro, kitapsa kitap. düzenli olarak seminerler verilmeli, bunu ücretsiz yapacak galatasaraylı isimler var, behzat uygur mesela. bu çocuklar mikrofona konuştuğu zaman ibret almalı dinleyenler. kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmeliyiz.
drogba, hagi, sneijder, falcao, arda, muslera ve daha bir çok simge olmuş isimler, prime dönemlerine nasıl ulaştıklarını, o mevkideki oyuncunun sahada neye önem vermesi gerektiğini, ne düşündüğünü seminerlerle anlatmalı bu çocuklara. sadece kendi içimizden değil, fernando torres'i, cannavaro'yu, casillas'ı ve benzer isimleri istanbulda ağırlayarak, altyapıdaki çocuklarla tanıştırmalıyız, onların tecrübelerinden yararlanmasını sağlamalıyız. ders vermeli bu isimler çocuklara. 2 saatlik bir seminer çok şey katacaktır altyapıdaki çocuklara. bunu her mevki için ayda bir belki haftada 2 defa tekrarlamalıyız. galatasarayın bunu yapacak networkü, tanınmışlığı ve vizyonu var.
üstyapımız, a takımda gençler fazlasıyla şans bulabiliyor. bu gençlerin hepsinin profesyonel maç tecrübesi olan isimler. kimi altliglerde kerem gibi, kimi avrupada nelsson, morutan gibi düzenli oynamış isimler. altyapıdan çıkan çocuklar bunlarla mücadele edemez, rekabete giremezler, tecrübe olaral ezilirler. u19daki hamza, boey'e tecrübe olarak eziliyor. çünkü bizim mantığımızda 20 21 yaşına kadar altyapı takımlarında oynatmak var oyuncuyu. altyapıdaki çocukları kaybediyoruz bu şekilde maalesef.
altyapı turnuvalarındaki hiç bir başarı önemli değil, 17sine gelen oyuncuyu düzenli oynayacağı bir takıma kiralamamız gerekiyor. oynasın, pişsin, profesyonel maç tecrübesini yaşasın. kaybetsin, kaybetmeyi öğrensin kazansın, galibiyetin değerini öğrensin. sahada dayak yiye yiye ayakta kalmayı öğrensin, eksiğini kapatsın. bu kiralamalar belirli sistemde, düzende ve kontrolde yapılmalı. bunun için bir birim kurulup, giden oyuncuların takibini yapmalı, düzenli raporlamalı. galatasaray altyapısında 17 yaşına gelmiş bir oyuncu mental ve fiziksel olarak profesyonel maçlara çıkacak olgunluğa gelmeli.
işte bunu yaptığımız zaman kendi eksiklerimizi altyapıdan doldurabilecek, yurtiçi, yurtdışı oyuncu satabilecek, kendi yıldızlarımızı doldurabilecek yapıya kavuşuruz. altyapı için harcanan her kuruşun karşılığını alıp, mali olarak kar elde eden bir yapı haline getiririz. insan kaynağının bu kadar büyük olduğu bir ülkede, doğru yapılanma ile büyük işler yapabiliriz altyapıda.

