• 484
    maçın siniri geçtikten sonra yorumlamak daha kolay olacak. değinilecek çok konu var aslında ama biz buradan ne çıkarabiliriz ona kafa yoralım.

    öncelikle maç öncesi oluşan havadan içten içe rahatsızdım, burada da çoğu insanda onu gördüm. 3 atarız 5 çekeriz yaklaşımı, derbilerde, özellikle fenerbahçe derbilerinde işlemiyor, malesef hep aynı hataya düşüyoruz. açıkçası fenerbahçe derbilerindeki durumumuz artık belli sebeplerle açıklanamayacak halde. yani sıradan maç havasıyla çıkmalıyız, onlar kadar agresif olmalıyız, veya baskın oynamalıyız, skora yatmalıyız gibi her olasılıkta da istediğimiz gibi gitmiyor. fenerbahçe hocası, oyuncuları, form durumları ne olursa olsun deplasmanlarda önce 0-0 götürme derdinde oluyor, rakibin temposunu bozuyor, daha sonra da bir şekilde golü buluyor. görüntü de tamamen böyle oldu ama golü yemememiz, cebimizdeki olumlu noktalardan biri.

    üçlü savunmayla maça hazırlanmamız tudor'un tercihidir, açıkçası yukarıda da bir arkadaşın bahsettiği gibi ilk defa yaptığımız bir şey de değil. serdar'ın çok erken sakatlanıp çıkması ve latovlevici'nin girmesiyle o plandan uzaklaştık ve ilk kötü sinyalı verdik. tamamen düzen dışına çıkan bir galatasaray vardı, hatta devrenin sonlarında topla oynama istatistiği belli etmişti bunu. bu sene ilk defa topa hakimiyette rakibin gerisinde kalmıştık. burada kafama takılan ise, düzene neden bağlı kalmadık ve serdar'ın yerine ahmet'i alıp aynı oyunu oynamadık. tudor madem hafta boyu bunu hazırladıysa, sakatlık, kart gibi olasılıkları da hesaba katıp yedeklemeliydi, belli ki ahmet'e güvenmedi ve planından vazgeçti. böylelikle ne klasik oyunumuzu, ne de çalışılan oyunu oynayabildik. tribünler de açıkçası yılların vermiş olduğu gerginlikle gelmiş maça ve takımdan kıvılcım aradı. o olmayınca onlar da hayal kırıklığı içerisinde izledi maçı ve koptuk.

    devre arası en azından normal oyunumuza dönmemiz için avantaj oldu. bu yıl sahaya yayılışımız, kanatları kullanışımız tam bir ingiliz takımı havasında ve bu hoşuma gidiyordu. hatta 34 maçın yenilsek bile en az 30'unda gol bulacağımıza inanıyorum. bu maçta aksayan şey sol tarafımız oldu. mariano sağı muhteşem efektif kullansa da, tersten aynı tehlike potansiyelini veremeyince rakip önlemini oraya yoğunlaştırıyor. latov'un aksaması tamamen o tehdidi ortadan kaldırınca, istediğimiz hücumu yine oynayamadık. belhanda'nın saçma kırmızısı ise mevcut enerjimizi de düşürdü. tudor'u eleştirebileceğim diğer nokta burada başlıyor, futbolda eksilmek bu kadar da ağır dezavantaj değildir. iç sahada, senden baskın oyun ve galibiyet bekleyen, çok uzun yıllar sonra stadı full dolduran taraftarının önünde bu kadar yenilmeme amacı beslenmemeliydi. tamamen gömüldük 10 kişi kalınca, hatta topu ileri taşıyabilecek tek adam feghouli'yi bile çıkarıp ahmet'i aldı. bu hoşuma gitmese de, olumlu olarak alınabilecek şey, savunmayı iyi becermemiz ve rakibi tamamen kitlememizdi. zira maç sonu dediği gibi, geçen sene olsa kendi kalemize gol veya saçma bir duran top ile o golü de yiyip maçı kaybediyorduk. istediğimiz zaman iyi ve sağlam durabileceğimizi de ispatladık.

    gönül isterdi oyun olarak bu hayal kırıklığını yaşamasaydık ama açıklanabilir sebepler var. hakemden bahsetmedim buraya kadar ama rezalet bir yönetim gösterdi ve bu da sürpriz olmadı. yine de başta bahsettiğim gibi bu maçtan ne çıkarabilirize kafa yormak istediğim için, bu olayı bahane olarak düşünmek istemiyorum. tüm ülke bizim ne yapacağımızı, şu ana kadar kısmetle mi geldiğimizi görmek istiyordu. açıkçası bu gruba kendimizi de katıyorum, çünkü biz de takımımızı, huyumuzu suyumuzu yeni tanıyoruz. büyük bir testti, beklediğimiz gibi geçmese de bazı şeyler öğrendik. ben takımın psikolojik olarak güçlü olduğunu düşünüyorum, tudor hocamızın bazen sinirini kaybetmesi haricinde. bence yine de yaşanan hayal kırıklığı, rakipleri haklı çıkaran türden asla değil. bu takım yenilmesi zor bir takım, hünerleri olan bir takım, ve işine bakan bir takım. bu beraberlikten etkilenip, sıradaki zor fikstürlere etki edeceğini hiç sanmıyorum, asıl bu beni hayal kırıklığına uğratır açıkçası.

    arka arkaya 3 zor deplasmanımız var şimdi ve ben bu maçtaki yanlışlardan ders çıkararak iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum. bir bakıma iyi oldu bu beraberlik belki, zira ayaklar yere sağlam basacak. iyiyiz, şampiyonluğa kesinlikle yürüyoruz ama yere sağlam basmamız gerektiğini, hala eksikler olduğunu gördük. sol kanadımız sıkıntı, belhanda sıkıntı, hocanın toylukları var. bunlar engel değil, ama uçacak kaçacak bir takımımız olmadığını da gözümüze çarpan detaylar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın