478
çok üzüldüğüm maç oldu. beklentilerimin tamamında çuvalladım, hayal kırıklığımı tarif edemiyorum. bu sene ikinci puan kaybı yaşadığımız maçta, hakem ön planda evet, ama iğneyi de kendimize batırmazsak çok yanlış yapmış olacağız.
öncelikli olarak derbilerde icat olmaz. geçen sene takıntı yaptığımı hocamızı bu sene hak ettiği şekilde övdük durduk, bu maçtan sonra da geçen seneki gibi takıntı seviyesinde eleştirmeyi yanlış bulmakla beraber, dün hataları olduğunu da belirtmek şart. biz neden standart formasyonda başlamadık, neden sakatlıktan sonra standart formasyona dönmeye çalıştık? tamam sakatlıktan sonra belki kadro yapımız yeni formatı çok oynayabilecek gibi değil denilebilir anlarım, ama asıl vurgulamak istediğim, derbilerde en güçlü, en iyi sonuç aldığın uygulaman ne ise onu koyacaksın sahaya. hele ki kendi sahanda. oyuncular kendi düzenini hissedecek, akıllarında yeni bir şey olmayacak. hocanın hırsını, kazanma arzusunu anlıyorum ve bundan çok da memnunum ama dediğim gibi icat yapılacak yer bu değil.
ikinci olarak, belhanda'nın hırsının kontrol edilememesini belhanda kadar hocaya da yazıyorum. burada değişiklik olur, yanına çekip defalarca uyarmak olur, olur oğlu olur, bu durumu engellemeliydik. hafta boyunca yapılan algılar işe yaramış, sanki 8 puan geride olan bizmişiz gibi saçma sapan işlere girdik. bu ruh hali ile hücum presi, stoperlere baskıyı da unuttuk. bu zaten dünkü sonucun doğmasında en önemli faktörlerden biri. ya sen neto, roman gibi kazmaları bulmuşsun nasıl basmazsın?
son olarak evet kırmızıdan sonra yenilmeme psikolojisini anlarım, yüklenmek istemem, mantığım kabul edebilir, ama kendi sahamızda kırmızıdan sonra oynadığımız silik oyunu kalbim kabul edemiyor. gomis'im çıkmasını kabul edemiyorum, eren'in girmesini kabul edemiyorum, kontra arayacak oyunculardan birinin eren yerine oyuna alınmamasını kabul edemiyorum.
latovlevici'nin alçak irtifa ortaları da hücüm etkinliğimizi kısırlaştırdı, iyi niyetinden şüphemiz yok, yetenek bu. ilk maçta oluşturduğu beklentiden uzaklaşıyor.
belhanda'dan bahsetmeden olmaz. ben kendisini hep destekleyenler tarafındaydım, bu maçtan sonra biraz daha farklı izleyeceğim kendisini. bu maçtan sonra bizim takımda kimse hakkında ağır yazmak istemiyorum.
diğer oyuncular ile ilgili de iyi kötü bir şey yazmaya gerek yok, ben memnunum bu kadronun duygusal durumundan. adım gibi de eminim iyi niyetlerinden, şampiyonluk heveslerinden.
iğneyi kendine batırma kısmını başta hoca olmak üzere bitirdik. tudor'u bu maç ile yakacak değiliz, hataları eleştirmeye ama kendisine inanmaya devam, ben gerçekten kendisine inanmak istiyorum, azılı muhalifiydim, iyi niyeti yelkenlerimi suya indirdi ama bu adam senin benim kadar istiyor güzel futbolu, ama umarım bu maçtan gerekli çıkarımları yapmıştır. o da gördü, galatasaray'ı ancak galatasaray'ın kendisi ve cüneyt'in maşalığını yaptığı organize suç örgütü bozabilir, rakipler bizden en fazla toz alır.
tüm bu yazdıklarımıza rağmen, dün cüneyt dümenini çevirmeseydi, biz bu maçı almıştık. penaltıdan sonra dönmezdi o maç. ben gerçi daha maçın başında biz topa hamle yaptığımız an faul çalmaya başlamasından bizi keseceğini anlamıştım. dün bu durum penaltı pozisyonundan bile kritikti. bizim nizami müdahelelerimizi böyle kesip, tüm kritik adamları kırmızı kart riskine sokup, bizi durdurmasaydı biz dün öyle penaltıydı, kırmızıydı hiç birine kalmadan maçı bitirirdik.
bundan sonra çok dikkatli olmalıyız. dünkü gibi aleni hataları her zaman yapamazlar. ama o olmayan faullerle hızımızı kesme planı ben de büyük tedirginlik yaratıyor. galatasaray yönetimi sesini yükseltmeli, bizi bu tezgahın içinden çekip çıkarmalıdır.
oyuncularımıza da tecrübe oldu, alışık oldukları baskı futbolunu bir uğursuzun nasıl kesebileceğini öğrenmiş oldular. bu doğrultuda gerekli çıkarımları yapabilecek oyunculara sahibiz.
aynen devam, baskı bizim üzerimizde değil, beraberlikte meşale yakanlar da biz değiliz. aklı selim ile bu işi halledeceğiz.
(bkz: sen şampiyon olacaksın)
öncelikli olarak derbilerde icat olmaz. geçen sene takıntı yaptığımı hocamızı bu sene hak ettiği şekilde övdük durduk, bu maçtan sonra da geçen seneki gibi takıntı seviyesinde eleştirmeyi yanlış bulmakla beraber, dün hataları olduğunu da belirtmek şart. biz neden standart formasyonda başlamadık, neden sakatlıktan sonra standart formasyona dönmeye çalıştık? tamam sakatlıktan sonra belki kadro yapımız yeni formatı çok oynayabilecek gibi değil denilebilir anlarım, ama asıl vurgulamak istediğim, derbilerde en güçlü, en iyi sonuç aldığın uygulaman ne ise onu koyacaksın sahaya. hele ki kendi sahanda. oyuncular kendi düzenini hissedecek, akıllarında yeni bir şey olmayacak. hocanın hırsını, kazanma arzusunu anlıyorum ve bundan çok da memnunum ama dediğim gibi icat yapılacak yer bu değil.
ikinci olarak, belhanda'nın hırsının kontrol edilememesini belhanda kadar hocaya da yazıyorum. burada değişiklik olur, yanına çekip defalarca uyarmak olur, olur oğlu olur, bu durumu engellemeliydik. hafta boyunca yapılan algılar işe yaramış, sanki 8 puan geride olan bizmişiz gibi saçma sapan işlere girdik. bu ruh hali ile hücum presi, stoperlere baskıyı da unuttuk. bu zaten dünkü sonucun doğmasında en önemli faktörlerden biri. ya sen neto, roman gibi kazmaları bulmuşsun nasıl basmazsın?
son olarak evet kırmızıdan sonra yenilmeme psikolojisini anlarım, yüklenmek istemem, mantığım kabul edebilir, ama kendi sahamızda kırmızıdan sonra oynadığımız silik oyunu kalbim kabul edemiyor. gomis'im çıkmasını kabul edemiyorum, eren'in girmesini kabul edemiyorum, kontra arayacak oyunculardan birinin eren yerine oyuna alınmamasını kabul edemiyorum.
latovlevici'nin alçak irtifa ortaları da hücüm etkinliğimizi kısırlaştırdı, iyi niyetinden şüphemiz yok, yetenek bu. ilk maçta oluşturduğu beklentiden uzaklaşıyor.
belhanda'dan bahsetmeden olmaz. ben kendisini hep destekleyenler tarafındaydım, bu maçtan sonra biraz daha farklı izleyeceğim kendisini. bu maçtan sonra bizim takımda kimse hakkında ağır yazmak istemiyorum.
diğer oyuncular ile ilgili de iyi kötü bir şey yazmaya gerek yok, ben memnunum bu kadronun duygusal durumundan. adım gibi de eminim iyi niyetlerinden, şampiyonluk heveslerinden.
iğneyi kendine batırma kısmını başta hoca olmak üzere bitirdik. tudor'u bu maç ile yakacak değiliz, hataları eleştirmeye ama kendisine inanmaya devam, ben gerçekten kendisine inanmak istiyorum, azılı muhalifiydim, iyi niyeti yelkenlerimi suya indirdi ama bu adam senin benim kadar istiyor güzel futbolu, ama umarım bu maçtan gerekli çıkarımları yapmıştır. o da gördü, galatasaray'ı ancak galatasaray'ın kendisi ve cüneyt'in maşalığını yaptığı organize suç örgütü bozabilir, rakipler bizden en fazla toz alır.
tüm bu yazdıklarımıza rağmen, dün cüneyt dümenini çevirmeseydi, biz bu maçı almıştık. penaltıdan sonra dönmezdi o maç. ben gerçi daha maçın başında biz topa hamle yaptığımız an faul çalmaya başlamasından bizi keseceğini anlamıştım. dün bu durum penaltı pozisyonundan bile kritikti. bizim nizami müdahelelerimizi böyle kesip, tüm kritik adamları kırmızı kart riskine sokup, bizi durdurmasaydı biz dün öyle penaltıydı, kırmızıydı hiç birine kalmadan maçı bitirirdik.
bundan sonra çok dikkatli olmalıyız. dünkü gibi aleni hataları her zaman yapamazlar. ama o olmayan faullerle hızımızı kesme planı ben de büyük tedirginlik yaratıyor. galatasaray yönetimi sesini yükseltmeli, bizi bu tezgahın içinden çekip çıkarmalıdır.
oyuncularımıza da tecrübe oldu, alışık oldukları baskı futbolunu bir uğursuzun nasıl kesebileceğini öğrenmiş oldular. bu doğrultuda gerekli çıkarımları yapabilecek oyunculara sahibiz.
aynen devam, baskı bizim üzerimizde değil, beraberlikte meşale yakanlar da biz değiliz. aklı selim ile bu işi halledeceğiz.
(bkz: sen şampiyon olacaksın)

