1626
ilk göz ağrım. o kadar küçük bir yapıda o kadar devasa bir atmosfer yaratmak inanılmaz bir iş.
harçlık biriktirip yeni açık bileti için beylikdüzü carefour'da sıraya girdiğim günler daha dün gibi. yaşlanmışız be...
1628
vedamızın 15. yılına geldiğimiz stadyum. eksiklerine rağmen bambaşka bir futbol mabediydi. akp'nin bize attığı ilk ve en büyük kazıklardan biridir. yeni stadyumumuz yerine yapılmalıydı. galatasaray dergisinin 2003 şubat sayısı olması lazım yanılmıyorsam. o dergideki stadyum planlarını okuyup inanılmaz heyecanlanmıştım. seneler sonra allah'ın seyrantepesine taşınınca 4,5 sene boyunca hiçbir iç saha maçına gidemedim üzüntüden.
1629
artık modern çağın gerisinde kalmış bir stadyumdu. yenilenmesi şarttı. eski ali sami yen’in mevcut yerine daha büyük bir stadyum yapmak da bence hayaldi.
seyrantepe gibi saçma sapa bir yerde olması yerine daha makul bir yerde olması iyi olabilirdi belki. ama itiraf edeyim şehir dışından araçla gelenler için seyrantepe de çok makul bir yer. tek problem otopark ve çıkışı.
1631
istanbul’un orta yerinde olmasına rağmen derbiler ve avrupa maçları hariç dolmayan stadyumdu.
rams park metro harici ulaşım sorununa rağmen bile doluluk oranı ali sami yen’e göre çok önünde muhtemelen.
1632
romantizme gerek yok. seyrantepedeki stadımız 10 numara. hatta ufak bile kalıyor artık. ulaşım desen taksimden metroyla 20 dk. tem'in üstünde. stadın tek problemi etrafında demlenmelik bir ortamı pek yok. bu da yerine göre iyi olabilir çünkü taraftarın tek konsantrasyonu maç oluyor. eski sami yen merkeziydi, ikonikti ama bitti gitti.