• 288
    bizim için önemi olmayan bir maçtı ama bu maç bile bence bazı konularda soru işaretlerini aydınlatma yönünde çok yararlı oldu...
    *asprilla benim bonservisimi alıp ne yapacaksanız diye bas bas bağırıyor.
    *singo ikili stoper olarak oynama konusunda bana güvenmeyin, kaan bile oynar ben oynamam, başınızı yakarım bak diye bağırıyor. 2 alanya maçında sıçradı 3.de yakacak...
    *renato bende iş var seneye +4' den 1'i benim diyor.
    *ahmed bana müsaade ben basaksehir seviyesinde topçuyum salın beni diyor.
    *ilkay ve kaan her şeye rağmen, 0 fizikle bile, oyun aklımız, pas kalitemiz sayesinde kadroda 23-24. oyuncular olarak kalabiliriz, sakatlanmazsak arada sırada faydalı oluruz diyorlar.
  • 290
    maçtan notlar:
    -takımdaki ana rotasyonda olan oyunculardan eren, boey, ilkay ve sane iyi gözüktü. bunların maç eksikleri var zaten. bu yüzden bu maç faydalı da oldu.
    -kaan konusunda çekimserim. ama singo böyle olursa stoperde fırsat da gelir.
    -asprilla iyi niyetli ama yok bizde olmayacak. hele 22 milyon euro falan, şaka olmalı.
    - ahmed boş kale kaçırdıktan sonra iyice dağıldı. bizdeki hikayesi çoktan bitti. futbolda mental neden önemli, kendisine bakınca görüyoruz.
    -sadece nhaga için bile bu maç izlenirdi. beklediğimi hatta daha fazlasını buldum. bu çocuk heyecanlandırıyor.
    -singo seni ne yapacağız, bilmiyorum. maçı verecekti neredeyse.
  • 291
    kupada üçte üç yapıp, çeyrek finale çıkmayı çok büyük oranda garantilemiş olan galatasaray, ligde üç gün evvel mağlup ettiği alanyaspor'a konuk olurken, beşiktaş, liverpool, başakşehir, liverpool serisine çıkmadan önce osimhen, ıcardi, sanchez, abdülkerim, sara, yunus, uğurcan, sallai gibi oyuncularını istanbul'da bırakarak geldi alanya'ya... ilk onbirin değişmezleri yokken, asprilla ve nhanga gibi gençlere maça başlama şansı doğmuştu ve okan buruk kalede kupa kalecisi günay, savunmada boey-kaan-jakobs-eren ile önlerinde tecrübeli ilkay ve çömez nhaga, hücum hattında da sane-ahmed-asprilla-barış vardı... barış fizikli olunca okan buruk onu dinlendirmeyi düşünmemiş, oynadıkça form tutacağını biliyordu...

    80-81 sezonundan ilham alınarak yapılan beş yıldızın yan yana olduğu sarı formayla ilk defa sahaya çıkıyordu galatasaray ve ilkay da o senelerin fatih terim'i gibi jakobs ve kaan'ın arasına girerek sarkık libero gibi "abilik" yapıyordu takıma. ilkay "halı sahaların ağır abisi"ydi de 18 yaşındaki nhaga enerjisi ve isteğiyle sahanın her tarafında yer alıyordu. eyüpspor maçında sahaya ayak basmasıyla taraftarın yoğun ilgisine maruz kalan genç oyuncu, alanya'da da tüm gözlerin üzerinde olduğu maçta formasını sırılsıklam etti, galatasaray kariyerinin ilk golünü de attı. az kalsın ikinci golü de atıp, maçın fişini çekecek ve kulübede şans bekleyen diğer gençlere de oyuna ayak basması için fırsat yaratacaktı da sol ayağı sağ ayağı kadar güçlü değildi...

    nhaga kadar gözlerin üzerinde olduğu bir diğer oyuncu da asprilla'ydı. bugüne kadar kanatlarda görev yapıp, biraz da fiziksel yönden bizim ligin sertliğine "yumuşak" kalan kolombiyalı, bu gece alanya'da on numara oynayınca, çok daha rahat etti, bol bol gezdi, arkadaşlarını oynattı da o da barış alper'in pasında nhaga gibi siftah yapacaktı ama biraz acelecilik, biraz da kaleci victor'un başarısıyla gol sevinci yaşayamadı.

    ve maçın yıldızı barış alper yılmaz. ıanis hagi'nin karşı karşıya günay'ı geçemediği atak ve ev sahibinin "baskın basanındır" mantığıyla ilk dakikalarda galatasaray'ın üzerine gelme coşkusunu kanattan topu alıp fatih'e penaltı yaptırarak söndürdü. 11 metre atışını da çok şık kullanarak takımını öne geçirirken, 5 dakika sonra önce kafayla victor'u çok zorladı, sonrasında kullanılan köşe atışında da direk ikinci gole müsaade etmedi. topu bol bol ayağında tutup, ilkay ve sane ile dantel gibi ince ince dokuyup, kalede rahat pozisyon arayan galatasaray, ev sahibine uzaktan attırdığı şutlar dışında pozisyon vermezken, sane'nin kamıkaze gibi rakip ceza sahasına çaprazlama dalıp, eren'i kaçırması, onun pasında barış'ın da boş nhaga'ya bırakması ile galatasaray iki farklı öne geçiverdi. bu kadar net golün ofsayt için neden var'ı beklediğimizi kimse anlamadı...

    ilk devre biterken önce güven boş plaseyi auta attı, sonra asprilla barış'ın ikinci asistini pasa dönüştürken, barış'ın sürekli arkadaşlarına gol attırma çabası gözlerden kaçmıyordu.

    ikinci yarıya barış-lang değişikliği ile başlarken galatasaray, oyuncular da oyunu rolantıye alıp, skoru korumak ve önündeki derbiyi düşünmeye başladılar. bu dakikalarda alanyaspor, güven ve ibrahim ile bir kaç günay'ı zorlasa da yine galatasaray "bilmemkaç" pas yaptığı bir sekansta sane savunma arkasına kaçtı, onun "al da at" pasında ahmed kolayı değil, zoru başardı ve topu kale çizgisindeki savunmacıya isabet ettirdi. peşinden sane de "hep pas mı vereceğim" dercesine bir kaç kez kaleyi denedi ki, 64te lang'ın pasında o da rahatken fileleri göremedi.
    ev sahibi için ıanis'in orta sahaya yakın yerden kavisli ortası az kalsın gol olacakken, bitime 15 dakikadan az kala savunma arkasına atılan topta singo hatalıydı, izzet topu taşıdı ve mounie'ye üç gün aradan sonra tekrar bir galatasaray maçında gol attırıyordu. farkın teke inmesi alanyalıları yüreklendirince, galatasaray savunmasının gol için ileri çıkarken kaptırdığı iki topta hem mounie hem de izzet meşin yuvarlakla fileleri buluşturamayınca maçın skoru değişmezken, galatasaray üst tura çıkarken, taraftarın çok merak ettiği can armando güner de siftah yapıyordu...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...y-turkiye-kupas.html
  • 295
    alanya gibi zor bir deplasmandan hem de alanya'nın da iddiası varken çok akıllı ve düzenli oynayıp galip çıktığımız maç. bence çok önemli görülmese de içinde müthiş dersler barındırıyor. öncelikle kadro doğru rotasyona girdiğinde ve özellikle oynamak, kendini göstermek isteyen oyuncular şans bulduğunda bu tür maçların ne kadar rahat atlatılabildiğini gördük. okan hoca'nın maç sonu bu konuda söyledikleri, sezonunu ilk bölümünde aynı oyuncularla oynamanın sakıncalarından bahsetmesi ve nihayet 12-13 kişiyle oynanamayacağını anlaması içimi çok rahatlattı. ne mutlu ki şans bulan oyuncuların çoğu da oldukça istekliydi ve forma şansını iyi kullandı. yıllardır şu tür sıkışık fikstür maçlarını şöyle alternatif kadrolarla aşmanın rahatlığını yaşayamamıştık. bunu daha erken yapabilsek bence çok daha rahat sezonlar çıkarırdık. diğer önemli bir nokta olarak, bu maç takımda net bir "leblebici" golcü ihtiyacını açıkça göstermiştir. icardi'nin genç hali tam bu ihtiyaca karşılık geliyor. öyle bir oyuncu bulamasak da soğukkanlı bir bitirici almak şart. böyle bir oyuncumuz olsa dün çok daha erken maçı koparır, hatta skoru da farklı boyuta getirirdik. son olarak defans hattına mutlak surette bir ekleme gerekiyor. singo'nun oyuna girdikten sonra yaptıkları ve defans hattında yaşananlar bu seviye için bile korkunç boyutta. oraya mutlaka takım boyunu ve hattı ayarlayabilecek, lider özellikli pasör bir stoper şart. bu iki takviyenin aciliyetini de gösteren bir maç oldu. diğer küçük notlar olarak kanatlarda özellikle lang'ı çok etkisiz buldum. bu tür bir maçta, bu tür bir rakibe karşı biraz fark yaratmasını beklerdim. asprilla için kötü yorum yapmak için erken olsa da 40 fırın ekmek yemesi gerek gibi duruyor. bir kere çok ürkek bir oyuncu. özgüven konusunu halletmesi gerek. aslında kötü bir maç oynadı. tamamen olumsuz konuşmamın nedeni ise bazen kimsenin atamadığı pasları korkunç bir soğukkanlılık ile atması (sane'ye attığı derin top gibi). şutları iyi derken, ilk yarıda barış'ın çevirdiği topu tekte vuramaması büyük soru işaret. aldı, düzeltti derken pozisyonu kapalı köşeye vurarak berbat bitirdi. bir başka sekansta bakıyorsunuz derine gelip o kadar güzel top çıkarıyor ki bu çocuk oyun kuruluma, geriye daha çok gelmeli diyorsunuz. kısaca sahada olumlu ve olumsuz enteresan işler yapabiliyor. bunları daha fazla olumluya çevirebilir mi buna odaklanmak gerek. maçın en güzel detayını en sona bıraktım. nhaga bence gerçekten beklenenden de iyi bir performans ortaya koydu. işin savunma kısmında iyi işler yapacağını tahmin ediyordum ama özellikle ön hatta bu kadar etkili olabileceğini hiç tahmin etmemiştim. kolay gibi gözükebilir ancak goldeki o vuruşunu nece 10 numaralar zor yapar. kaleci reaksiyon bile veremedi. hatta barış bile şaşkınlığını gizleyemedi. özetle bizim adımıza olumlu yönlerin oldukça fazla, bazı ihtiyaçların da daha da gün yüzüne çıktığı bir maç izledik.
  • 296
    rotasyonda yer alan oyuncularımızın başarılı bir performans sergileyerek ligin ve şampiyonlar ligi'nin kalan döneminde bize umut veren maç oldu.

    hiç beklemediğim şekilde kaan ayhan, ve ilkay çok olumlu bir performans gösterdi.
    şampiyonaların kalan döneminde tecrübeli oyuncuların varlığı özellikle süren oyunda çok önemli. okan hoca hep başlayan 11 kadar bitiren 11'i önemsediğini söyler ama asla bunu yapamazdı. işte şimdi fırsat, oyunu tutmak için formda bir ilkay ve kaan galatasaray'a güç katar.

    nhaga'nın potansiyelini görmüş olduk. oldukça yetenekli bir oyuncu o da takıma uzun yıllar katkı verecektir bundan süper duyulmamak lazım.
    muhtemelen gelecek sene 11'in değişmez ismi olur.

    barış santraforda iyi sinyal verdi. icardi'nin sanırım konya maçından sonra okan hoca ile arası gerildi. alanya ile ligde oynadığımız maç sonrası maç biter bitmez kulübeye gitti. bakalım umarım barışırlar. icardi'ye de ihtiyaç olacak.
App Store'dan indirin Google Play'den alın