• 85
    12-13 sezonu çeyrek finalinde real'le oynamıştık ve hatırlanacaktır ki ilk maçta verilmeyen penaltı, ikinci maçtaki comeback vs. derken müthiş bir tur oynamıştık.

    bu sezonki galatasaray o zamankinden kötü takım mı veya bu sezonki liverpool o dönemki ronaldo'lu real madrid'den daha mı iyi takım düşünmek lazım. elersin, elenirsin ayrı ama rekabetçi olmamak için hiçbir sebep yok bu turda.

    en azından ağzını yaya yaya galatasaray gelsin eleriz diyen carragher'a o korkuyu verelim bana yeter.

    her şeyin ötesinde buraları oynamanın keyfini çıkarmak lazım artık.
  • 86
    sonucun o kadar da onemli olmadigi cekim.

    tabi ki tottenham gelseydi daha iyi olurdu ancak biz zaten hedefledigimiz son 16’ya kalmayi basardik. bundan sonrasi artik sadece elimizden geleni yapip maclardan keyif almaktan ibaret. daha once yendigimiz takimi gayet eleyebiliriz de. elensek de anfieldde malum skor gibi onur kirici bir skor almadigimiz surece, ki almayacagimizi dusunuyorum, sorun degil. fenerbahceli spor basini ne derse desin galatasaray basarili bir sampiyonlar ligi sezonu gecirmistir.

    burada onemli olan ligdeki puan kayiplarini minimuma indirmek.
  • 87
    avrupa'da maçlar sahada kazanılır ve kaybedilir.

    hayırlı olsun, biz liverpool'dan korkuyorsak, onlar da bizden korkuyorlar. çünkü daha önce eşleştik, kolay maçlar geçirdikleri kadar çok zorlandıkları ve yenildikleri maçlar da oldu.

    hayırlısı olsun. ama dürüst olmak gerekirse avrupa deplasman karnemizi düşünecek olursak, eşleşmenin gelecek adına pek umut vermediğini kabul etmeliyiz.
  • 88
    zaten şampiyonlar ligi'ndesin buradaki takımlar avrupa'nın en önemli ve büyük takımları. açıkçası ben kuraya üzülmedim daha büyük bir maç olacak tottenham maçına kıyasla. daha iyi bir vitrin olacak.

    şansımız eşit değil ancak futbol bu hatalardan ders çıkarıp kendimizi bilerek kendi oyunumuzu oynarsak bunu kabul ettirebilirsek her şey mümkün.

    bana göre turun şifresi tam kadro ve 2 maça yine cezasız ve tam şekilde gidebilmek olacak.

    olumlu bireysel performanslar etkili olacak ve bunun sonucunda büyük transfer kazançları gelebilir. bu tarz maçlarda ekstra bir konsantrasyona ihtiyaç yok. her şeyiyle takım mücadele edecektir.
  • 90
    liverpool için şanslı kura oldu, favori onlar. bizle eşleşmeseler a. madrir gelecekti. madrid bizden daha zengin, daha güçlü ve daha tecrübeli bir takım bu arenada. tabii bu elendik, havlu attık demek değil. ben böyle maçlar böyle eşleşmeler için galatasarayli oldum. bu iki maçın da heyecanını, duygusunu, keyfini sonuna kadar yaşayacağız. elersek sonraki rakibe bakacağız, elenirsek seneye yine buralarda olmaya bakacağız. bir takım böyle büyür ve bir kültür böyle rakiplerle oynayarak oluşur.

    son 16 takım arasında en düşük bütçeli 2. takımız. birinci bodo ki seneye burada olamayacaklar. bazen bir ritm yakalar ve o ozguven, ritm, uyum ile gidersin. bursaspor'un ya da leicester'in şampiyonluğu gibi. benim önemsediğim ise istikrardır.

    biz uefa alıp ertesi sene de başka bir teknik adamla üstelik de bugünden daha zor bir formatta şampiyonlar ligi çeyrek finali oynadik. ertesi sene aynı hoca ile yine ilk gruptan çıktık, ikinci grupta 5 puanla sonuncu olduk. 2. grup dediğim liverpool roma barcelona. saçmasapan bir kadroydu ama sistem ve tecrübe vardı.

    o yüzden benim için istikrar en önemli şeydir.
  • 92
    bence turu geçeceğiz. öncelikle orta sahamızın liverpool’a göre çok daha sert olduğunu düşünüyorum. torreira, leminá ve hatta singo, orta sahadaki sertliğimizi artırabilecek futbolcular. buna barış, alper, osimhen ve yunus gibi pres gücü yüksek oyuncular da eklenince sahada bambaşka bir takım ortaya çıkıyor.

    liverpool’un sağ bek sorununu da düşününce, orada oynayacak olan barış’ın ne kadar etkili olacağını tahmin edebiliyorum. ayrıca biz, ortasahası en sert takımlardan biriyle oynayıp o takımı eledik; şimdi muhtemelen ortasahası en geçirgen takımla karşılaşacağız. ekitike ve ısak gibi oyuncular da savunmaya çok katkı vermiyorlar.

    bütün bunları düşündüğümde, iki maçta da galip geleceğimizi düşünüyorum.
  • 93
    taraftarlarımızın dahil bir çok futbolseverin galatasaray adına umutsuz olduğu eşleşme. insanlar bu konuda kendince sebepler üretiyor. bazılarında da haklılar. mesela galatasaray'ın mevcut deplasman karnesi. bu başlıkta gerçekten kötü bir performansımız var. buna itiraz etmek mümkün değil. ancak özellikle taraftarımızın takıma olan güvenini zedeleyen temel gösterge 10 kişi kalan juventus karşısındaki aciz ve tepkisiz hallerimiz. ben de bu acizliğe, bu isyansızlığa, bu kabullenmişliğe dayanamadım ve öfke krizlerine girdim. ama sakin düşününce şunu iddia edebiliyorum: juventus, locatelli'nin de dediği gibi canını dişine takarak ve her şeyi deneyerek oynadı. bunu da agresif ve sert bir tarzda yaptılar. bizi orta sahada tamamen sindirdiler. gatti, osimhen'i itip kaktı sürekli. kelly, net bir kart olmasına rağmen sahadan çıkarılıncaya kadar hakeme isyan etti. locatelli, torreira'ya ve sara'ya sahayı dar etti. sakinliği ile bilinen thuram bile 3. golden sonra kenarda gözyaşlarına hakim olamadı. 70'ine merdiven dayamış spaletti, 130 dakika ayaktaydı neredeyse ve bir çok kez alışkın olunmayan biçimde hakeme isyan etti. kenan yıldız, özellikle 2. yarı inanılmaz oynadı. sallai'nin de oyundan alınmasıyla sol tarafımızı yok etti adeta. conceicao ha keza, çıkana kadar canla başla mücadele etti. oyuna sonradan giren zhegrova hayatının topunu oynadı. taraftarından malzemecisine, top toplayıcısından masörüne, futbolcusundan teknik ekibine kadar full konsantrasyonla bezenmiş bir hırsla oynadılar. maalesef bunu biraz da teknik ekibimizin oyuna geç ve yanlış müdahaleleri sebep oldu. ilkay gündoğan ve biraz singo dışındaki hiç bir değişiklik takımda olumlu bir değişim yaratmadı. tam tersine her seferinde daha geri gittik. haliyle okan hocama yeterince yüklendik. rakip eksik kalınca oyuna hiç dokunmadı ve çift ön liberodan vazgeçmeyerek korktuğunu belli edince italyanlar kokuyu aldı. bianconeri saldırdıkça agresifleşti, agresifleştikçe daha da saldırdı. bu eşleşmenin favorisi ve güçlü olanı galatasaray değildi. ama uzatmalarla neredeyse 230 dakika süren bu sert arbededen ağır darbeler de alsa galip gelen biz olduk. dün kızgındık ama bugün gururluyuz.

    çıkan kısmın özeti: 25 şubat gecesi gördüğümüz juventus, o ateşli seyircisi ve o muazzam oyunla şampiyonlar ligi'ni bile kazanabilirdi. zebralar turu, torino'da değil istanbul'da kaybettiler ve comeback yapmaya güçleri yetmedi. ancak bu hengamenin son kısmı kendimizi kötü hissettirse de galatasaray günün sonunda büyük bir iş başarmıştır.

    sevgili taraftarımıza ; kulüp kültürümüzün gereği özeleştirimizi sınırları zorlayarak yaptık, kızdık, geçti gitti. galatasaray, şu anda şampiyonlar ligi'nin en tahmin edilemez takımı ve en zor deplasmanlarından biri. avrupa'da mart ayını ne zaman gördük en son? kalkın ve bu takıma sahip çıkın, gururlanın! şu an sırtımızı dönüp, küsecek zaman değil. önümüzde devrilmesi gereken daha büyük bir canavar var.
App Store'dan indirin Google Play'den alın