• 227
    23 küsur senedir yurtdışında olmama rağmen ilk defa fethiyespor'un önemli bir maçında tribünde olamadım. fenerbahçe ile 1-1 berabere kaldığımızda da oradaydım, sahaya paraşütle girilip oyun 7 dakikada bir istiklal marşı okumak suretiyle kesildiği maçta da, birinci lig'e çıktığımızda da oradaydım, konfeti bulamayıp sahaya tuvalet kağıdı atmat suretiyle oyunun durdurulduğu maçtada.

    açık söylemek lazım, bu maçtan sonra teknik analiz falan yapmak çok boş olacak. fethiyespor'un gücünün yetmeyeceğini zaten biliyorduk ama galatasaray cidden rezalet oynadı. aslında genel olarak topu bize bırakan anadolu takımlarıyla yaptığımız süperlig maçlarının bir kopyasını izledik. tek fark, fethiyespor kendi cezasahasına kapandığı için uzun top atıp gol atacak pozisyona girilemedi. maçta doğru düzgün ilk ortayı da 73. dakikada açabilince gol dakikası o oldu. maç geçti gitti, geriye dönüp bakacak birşey yok, haftaya antepe üç atarız, bu rezaleti unuturuz. biz fethiyeliler için güzel bir anı kaldı o kadar.

    not: maçtan önce fethiyespor taraftar grubu apaçilerin tribün liderlerinden murat, platformdan düşüp yaralanmış, geçmiş olsun dilerim.
  • 228
    süper kupa mağlubiyeti sonrası türkiye kupasında fethiye'ye giden galatasaray, ilk devre gol atmakta zorlansa da ikinci yarı bitime 20 dakika kala attığı gol ile öne geçip, ıcardi'nin asistinde barış'ın son 10 dakikadaki kafa golü ile galip gelip, devre arası kamp süreci yaşamadan ligin ikinci yarısını beklemeye başladı...
    ilginç kupa fikstüründe başakşehir'i iç sahada yenip, ikinci maç için uğurcan, sane, ilkay, torreira gibi yıldızlarını istanbul'da bırakıp fethiye'ye gelen sarı-kırmızılılar rahat geçmesi beklenilen maçta biraz "lakayitlik" biraz da zeminin kötü olmasının etkisiyle taraftarının beklediği "bol gollü galibiyeti" alamadı ama puanı altıya çıkarak "zorlu fikstüre" yelkenleri açtı. tabii, bu maçla ilgili akıllarda kalacak en önemli olay fethiyespor kalecisi arda'nın peşi sıra arka arkaya ıcardi'nin iki penaltısını da kurtamış olmasıydı. kazımcan'ın şutunun şahan'ın koluna çarpması sonrası kazanılan penaltıda hagi'nin rekorunu egale etmek için topun başına geçen mauro ıcardi'nin şert vuruşunu çıkaran trabzonun eski kalecisi arda tam sevinirken, hakem tekrar kararı verirken topu bir kez daha eline alan ıcardi'nin "panenka" yapmasını beklerken arjantinli aynı köşeye bir daha vurdu, arda yine benzer şekilde topu çıkardı ve gole izin vermedi. pozisyonları seyrederken ıcardi'nin hagi'nin rekorunu penaltı ile egale etmek istemediğini düşündüm, sami yen'de kendi taraftarı önünde bu başarıyı kutlayacaktır.

    maçın bir başka unutulmaz anı da 16 yaşında ada'nın 86. dakika eren elmalı'nın yerine oyuna girip, galatasaray forması ile siftah yapmasıydı. geçen oyuncu süre bulduğu dakikalarda gol fırsatı da buldu da plase vuruşu gecenin yıldızı arda akbulut'ta kaldı. yıldız demişken, fethiyespor'da göze batan bir başka oyuncu da barış alper gibi kıvırcık saçlı ve 53 numaralı formalı fethiyespor alt yapısından yetişen berat satır oldu. bu çocuğu buraya not edelim, gelişimini takip edeceğiz...
    yusuf demir ile yolların ayrılacağını belirten okan buruk, genç oyuncuyu 90 dakika sahada tutarken, transfer öncesi topçusunu belki de parlatmak istiyordu ama barcelona'da forma giymiş yusuf yine kendini gösteremedi, yine maçın en "çelimsizlerinden" biriydi sahada. "sen zayıf olursan seni ezerler" diye boşa dememişler, maçın hakemi de yusuf'a yapılan bir çok faule "devam" kararı vermekten geri durmuyordu. o kadar zayıf ve güçsüz bir halde ki yusuf, attığı paslar "zorla" takım arkadaşlarına giderken, ikili mücadelelerde sürekli rakip topun galibi olurken, fethiye'nin attığı golde de rakibine sadece uzaktan eşlik ediyordu... "her çiçek her bahçede açmaz" derler ya, bizim topraklar yusuf'a iyi gelmedi demek...

    aradaki "siklet farkından" dolayı ev sahibi fethiyespor galatasaray'ı çok zorlayamasa da, devre biterken berat'ın karşı karşıya şutunu günay başarı ile çıkarırken, son beş dakikada ali mert'in uzun mesafeli "füzesi" direği sallıyordu, tabii barış'ın kornerden ortasında sallai'nin de vuruşu karşı kale direğini titretmişti...

    gecenin şansızı da daha on dakika olmadan baldırında çekme hissedip oyunu terk etmek zorunda kalan genç arda oluyordu, umarım ciddi bir sakatlığı yoktur genç futbolcunun...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...r1-2galatasaray.html
  • 229
    bu tip maçlar ne kadar dandik bir kadro planlamamız olduğunu ortaya çıkarıyor. lemina kaan davinson ve arda, yani 4 stoper menşeili takımın önüne atletizmin a’sı kalmamış icardi, bekten bozma eren, sağda maçı olmaya kutucu ve futbolculuğu şüpheli, 6 m€’luk kazık yusuf demir’i koyarsan bu çıkar, başka bişey çıkmaz.

    berbat oynanmış maçın müsebbibi birbirini tamamlamayan ve bir türlü doğru rotasyon ile eritemileyen futbolculardır. hoca sadece hedef maçlara yönelik konsantre olmakta, şu anda kafasında yalnızca atletico ve city maçları + bu sırada ligi kaybetmemek var ancak burası galatasaray, giren çıkanı bu kadar aratmamalı. sakatlığa, kazaya, belaya karşı bu kadar kırılgan olmamalı…

    10 numarada yunus var ancak onu kesebilecek bir oyuncuya ihtiyacımız var. en azından rotasyona sokabilecek net bir muadili yok yunus’un. sneijder gibi bir adam gerekiyor, mümkünse biraz daha hızlısı, akışkanı… bunu da bu vesileyle belirteyim. kapanan takımlara karşı küçük dokunuşları iyi yapan, dar alan becerisi yüksek adam ihtiyacı var takımda.

    yoksa 10 maçın 5’ini böyle izleriz…
  • 230
    ya biz bu maçtan ne kazandık ki şimdi. oynanan oyun kötü. skor kekremsi. oyuncu bazında formda oyuncu yok gibi. sane ve sara dışında as kadro oynadı, gençler şans bulmadı. takımla ilişiği çoktan kesilmiş yusuf 90 dk oynadı. yahu arda sakatlandı diye yerine abdülkerim girdi ya.
    tek olumlu denebilecek konular kazımcan ve ahmet istekli oyunlarını sürdürdüler. barış da gol suskunluğunu giderdi. başka da bişey yok. kendi kendimizi köşeye sıkıştırıyoruz gibime geliyor

    (bkz: 13 ocak 2026 fethiyespor galatasaray maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın