• 2227
    ben bunu anlamıyorum arkadaş. yahu kimse size yerli oyuncu oynatmayın demiyor ki? isteyen 11 yerli oyuncuyla sahaya çıkabilir? illa dayatma olsun, zorunluluk olsun da oynatalım mantığı ne kadar saçmadır? alt yapına yatırım yap, kaliteli, nitelikli oyuncu çıkar ve oynat. gören, duyan da diyecek ki yerli oyuncu oynatmak, yetiştirmek şu an yasak ve bunu tersine çevirmeye çalışıyorlar.

    muazzam kafalar tarafından yönetiliyor bu kulüpler valla. pırıl pırıl hepsi!
  • 2228
    azaltılmak istenmesinin en geçerli sebebi yeterli mali güce sahip olunsa dahi iyi dönemlerini yaşayan üst seviye sporcuların yeterli hedef ve sportif güce kavuşulamamış olunmasından kaynaklı galatasaray dışında kalan kulüpleri tercih etmemesidir. bu ne zaman galatasaray avrupa' da yavaş yavaş takım kurmaya çalışsa yapılan bir dengeleme işidir. sırf bu yüzden mis gibi top oynayan adamları göndermek zorunda kalır yerlerine anadolu takımlarından henüz kendisini kanıtlamamış bek oyuncularına milyon avro bonservisler verilir. böylelikle piyasa kısıtlandığından başarı makası açılmaz.
  • 2230
    şu salgın günlerinde 8'e düşeceğinin iddia edilmesiyle tekrar hortlayan yasak.

    kimse mantıklı açıklama bulmaya uğraşmasın çünkü sebebi çok belli. sınır yükseltildiğinden beri türkiyedeki büyük takımlar (gs fb bjk) mecbur kalıp anadolu kulüplerinden fahiş fiyatlara türk oyuncu satın almadı. eskiden mevkisinde azıcık iyi oynayan bir türk oyuncu için bu büyükler sıraya girer fiyatlar uçardı. bu sayede de hem alıcı hem satıcı kulüp görevlileri ve menajerler deli gibi para cebe indiriyorlardı. sırf bjk'ye gidecek adamı fb'ye gelmeye ikna eden adam bile cebine en az 500 bini atabiliyordu.
    şuanda anadolu kulüplerine dilenen yok. ha yine fahiş fiyatlı transfler yapılmıyor mu yapılıyor ama yabancı kulüplerle. onlarla da bu komisyon işleri, cebe para indirme işleri kendi ülke insanınla yapabildiğin gibi olmuyor. tek ama tek rahatsızlık bu başka bir şey değil.
  • 2233
    mevcut kuralda isteyen kulüplerin 8 yabancı transferi yapabileceği, hatta isterseler hiç yapmayabileceği bir serbestlik varken ve altyapıdan oyuncu oynatmanın önünde hiçbir engel yokken yabancı sayısını düşürmeye çalışmak tek kelime ile abestir, başka bir deyişle; yeni tarık çamdalların, ismail köybaşıların, alper potukların, serdar kesimalların yolunu açmak, batık kulüplerin dibine biraz daha dimanit koymaktır.
    aslında anlamamak için mankafa olmaya bile gerek yok, kardeşim senin takımında o ya da bu şekilde en az 14 yerli olmak zorunda, altını çizelim, 14 yerli...
    bunun anlamı 14 yabancı almak zorunda değilsin demek, istersen 28 yerlin olsun demek.
    bunu bilememelerine imkan yok ama amaç başka tabiki. beyler sanki silah zoruyla yabancı oyuncu alıyorlarmış gibi rahatsızlar nedense, artık o alavereli dalavereli transferler mi olmuyor, indiragandi mi yapamıyorlar....vs. günahları boyunlarına.
    lakin ben mevcut sözleşmeler nedeniyle önümüzdeki en az 2-3 sezon daha bu kural değişmez diye düşünenlerdenim, ancak o gün geldiğinde dedikleri gibi bu kural değişecek olursa, ben size olacakları şimdiden söyleyeyim;
    1 liralık adamlara yine 5 lira verilmeye başlanacak, merihleri, çağlarları, ozanları, zekileri, yusufları, cengizleri unutsak iyi olacak, kulüpler batağa biraz daha batacak.....vs. vs.
    bunlar için kahin olmaya da gerek yok, zira yıllardır bunları görmekle geçirdik ömrümüzü...
  • 2234
    en güzeli federasyonun kapalı zarf usülü her takıma "kaç yabancı olsun istiyorsun" diye sorup verilen cevapları o kulüplere tekil uygulaması olur.

    +evet rize yabancı sınırı kaç olsun istiyorsun?
    -3
    +tamam seneye max. 3 yabancı ile oynayacaksın.
    -oley be

    +gs siz?
    -sınırsız
    +tamam size de sınırsız.

    17 kulüp: https://pbs.twimg.com/media/CbPCwZmUkAEQG7s.jpg

    bence gayet mantıklı. öyle saça böyle tarak.
  • 2235
    türk futbolcusunu kalkındırmak amacından ziyade, galatasaray' ın önümüzde ki senelere ambargo koymasını engellemeye yöneliktir. fikret orman harikayız naraları atarken , aziz yıldırım ve ali koç istediğimizi alırız para bizde değil mi derken bu tarz istekler ne hikmetse hiç akıllara gelmemektedir. oyun açık ve nettir. en yüksek bonservisli ve başarılı transfer ihraçları bu dönemde yapılmıştır. bu nedenle bu önerme saçmalıktır. oyuncu yetiştirmek için, bieber tıraşı, dar paça pantolon ve adamlık göşterişlerine sınırlama getirmeleri yeterlidir.
  • 2237
    ilgaz çınar'ın doğru ve haklı bir şekilde yorumladığı tweet'deki haberde yer alan kurala göre, totalde 12 ama aktif olarak her maç 10 oyuncuyu kullanabilme, tribüne göndereceğin iki yabancı futbolcu için riskli bir adım olacaktır.

    kazanıyorsan, risk alarak kazanırsan bu süreklilik değil şans olur. seni sevmeyenler daima bunu şans olarak görür ve sana aslında başarını kanıtlaman adına gerçekçi bir hareket amacı, bir nevi yeni şans doğurur. yabancı kuralını değiştirme iddiası, bu yönde haberleri pişirip medyaya sunmak, her defasında ortalığı kirli bir haber pozisyonu içerisinde bırakmak atıl kalması ideal olacak bir hareketin habercisidir. şansına hareket ediyoruz ama bizi arkadan itecek maalesef bir başarı olmadığı için hareketimiz ve aldığımız kararlar şansına sayılmaktan ziyade, bilinçli hareket edememeyi bize özetliyor.

    ülke olarak en büyük sıkıntılarımız arasına mevcut ekonomi olduğu kadar, eğitimin sistemi ve sistemin eğitimi girmektedir. bir model eğitimi sistem haline dönüştürmek zorluğu kadar, modeli olgunlaşan sistemde eğitici rol modelleri üretmek, bir nevi kendini üreten sonuçlar doğuran yolu açmak kadar meşakkatli ve yorucu süreç olmasa gerek! peki, biz bu dediklerimin neredesinde duruyoruz? ilgaz bey çok önemli bir şeyi bana hatırlattı: 'altyapı organizasyonu...'

    bu konuda hollanda'daki yeniden ortaya çıkmaya aday organizasyon şemalarını, dinamik alman mentalitesini, sekteye uğrasa bile işleyen portekiz modellerini düşünebiliriz. fakat uygunluk denen asıl mesele bizim kafamızı her defasında karıştırıyor. ciddi bir şekilde eğer borç yükünden taviz verilerek takımlar kurulmaya devam edilirse, yarın bir gün bitcoin ya da enerji zengini birisinin herhangi bir takımın hisselerine el attığını görebiliriz. futbolun ölmeyen yanını kendi ellerimizle göğsümüze hançeri uzatarak böylece öldürmüş olmaz mıyız?

    mesele sayıların ötesinde ve bir 'şey' söylemeye çalışanların dediklerini önemseden yapmaya çalıştıkları bu 'şeyin' global futbol endüstrine entegrasyon adına nasıl zarar verebileceğini düşünemediklerini söylemekten bile utanıyorum ama sanırım daha fazla haklı olmanın utancını bize yaşatacaklar gibi.

    külfet olmaları adına, yüksek meblağ içeren transferleri kontrol altında tutmanın, özellikle kap açıklamalarının dikkatle incelenerek eğer takımı borca gereğinden fazla sokan ve hatta transfer edilen yabancı yerine oynayabilecek gerçekten kaliteli iki yerli aynı mevkii futbolcuyu yedek, kadro dışı bırakmaya etki edecek hamlelerin üzerine gitmeniz gerekirken, 'yerli, ille yerli' olacak deyip, fatih terim'in yıllar evvel iyi kötü ortaya sunduğu model gibi yeni bir model sunmadan karar almak, yeni bir karanlık türkiye futbol dönemini aralayabilir.

    +2, +4 gibi absürt kısıtlamalarla hangi yerli futbolcunun önemi ortaya çıkıyor bir bilebilsem! çünkü yapılan bu tür müdahaleler insanların kafasında 'evet, yabancı işi kötü, bir sınır gerekli gibi' algı oluşmasında yardımcı oluyor. fakat 2 birim paraya gelecek herhangi bir yerli futbolcunun 7-8 birim parayla transferi gerçekleştiği an, rakip takımlara atılmış bir çalım olarak düşünülmesine sebep olup, başarısızlığın üzerine yeni bir fanatizm tozu atmaktan başka bir hamle olmamaktadır.

    yanılmayı, yanlış düşünmüş olmayı o kadar çok istiyorum ki!
  • 2238
    işgüzarların, komisyoncuların hedefi haline gelmiş sayı. ülkenin en başarılı, avrupa'da çalışmış, onların mantalitesi ve vizyonunu kafasına kodlamış bir futbol adamı fatih terim sayesinde takımlar ve türk futbolu için en faydalı hale gelmiş sayıydı. ama ülkemizdeki her iyi şey gibi bu da değiştirilmeye çalışılıyor. bu sayı aslında pek çoklarının dediği gibi yabancı serbestliği değil, yerli serbestliğiydi. altyapısından kaliteli yerli oyuncu çıkarabilen takımların nasıl sıçramalar yapabildiğini gördük. peki bize neler sağlamıştı bu sayının rahatlatılması?

    1. türk oyuncuların büyük çoğunluğunun "bana mecburlar" rahatlığıyla tembelliğe doğru gitmiş olmasının önüne geçti. artık forma kolay değildi, oynamak ve çok para kazanabilmek için daha çok çalışmalılar, yabancılarla rekabet etmelilerdi.

    2. lig içinde rekabet ve dolayısıyla seyir kalitesi, tarihinde hiç olmadığı kadar arttı. takımlar eksiklerini iyi bir gözlemcilikle ve daha düşük meblağ ile daha kolayca kapatabiliyorlardı.

    3. gelen yabancıların takibiyle ligin marka değeri arttı. türk oyuncular dediğimiz gibi kendini daha çok geliştirdi. yurtiçindeki maddi ve manevi konfor alanları kısıtlanınca, kendilerini de geliştirmelerinin etkisiyle takımlar daha yüksek bedellerle, hatta tarihimizde hiç olmayan bedellerle yurtdışına türk oyuncu satmaya başladılar. artık kaliteli yerlilerimiz de avrupa'ya rahatça açılmaya başlamıştı.

    4. kaliteli yerli oyuncu yetiştirmek ve yerli oyuncuya sahip olmak çok büyük bir avantaj haline gelmişti. bu oyuncudan hem performans olarak yararlanılıyordu hem de yüksek bedellerle satılabildiği için takımlar maddi kazanç elde edebiliyordu.

    5. a milli takım uzun yıllardır ilk kez bir şampiyonaya katılım hakkı elde etti. bunda yabancılar içinden çalışkanlığı ve kalitesiyle sıyrılıp oynayan ve avrupaya gidebilen oyuncuların büyük etkisi oldu. tarihimizin en iyi milli takım jenerasyonlarından birini yakaladık.

    türk futbolu bu kadar kısa sürede bu kadar atılım yapmışken, liyakatle yönetilen bir futbol ve ülke düzeninde nolurdu? tabi ki de bu gelişimi sağlayan kural ortadan kaldırılmazdı öncelikle. dediğimiz gibi senin takımında 14 yabancı bulunmak, hepsini oynatmak zorunda değildin. altyapı bu sistemde çok daha önemli hale gelmişti. aslında bu bir geçiş dönemiydi. bu sistemin amacı altyapıları geliştirmekti.

    yapılması gereken, takımları altyapılarını geliştirmeye teşvik etmekti. bunun için kalıcı reformlar yapılmalıydı. bu sayede kalıcı bir futbol düzenine ulaşacaktık. gerçekten hakkıyla yapılsaydı türk futbolunun devrimi tamamlanmış olacaktı.

    bu yazıda aslında futbolu seven herkesin bildiği ve söylediği şeyleri derlemiş oldum. ama futbolun iyiliği bazılarının umrunda değil tabi. menejerlerin, komisyoncuların ve tembel türk futbolcularının hoşuna gitmedi bu yeni düzen. 1 birimlik futbolcunun 5 birime satıldığı, 1 kazanması gereken futbolcunun 3 kazandığı düzen onların işine geliyordu. dolayısıyla düşündükleri türk futbolu değil bu insanların. olan bizim gibi futbol aşığı taraftarlara olacak yine. artık stadyumları doldurmaya, tv'den abone toplamaya çalışsınlar. ben yokum! yurtdışında elimde içeceğim, keyif içinde, engellemelerin olmadığı bir ligde maçlarımı izleyeceğim. gönlüm hep galatasaray'da olacak, yine bir şekilde takip edeceğim. ama bu düzene para yedirmeyeceğim!
  • 2239
    bana ister komplo teorileri ile kafayı sıyırmış, ister fanatiklikten gözü dönmüş, isterse dünyayı kendi ve takımı etrafında döndüğünü sanan egoist deyin. bu sayının azaltılmasının tek sebebinin galatasaray olmadığına beni inandıramazsınız. beşiktaş şampiyon olurken, biz kötü durumdayken bu sınır konuşulmuyordu. fenerbahçe, robin van persie ve luis nani gibi transferler yaparken konuşulmuyordu. o zaman yok mu menajerler de şimdi menajerler yüzünden geliyormuş, türk futbolcular yüzünden geliyormuş gibi bir algı yaratılıyor. ne zaman galatasaray başarılı oldu, ne zaman jason denayer, henry onyekuru, mario lemina gibi damarımı kessen sarı kırmızı akar diyen kaliteli futbolcular almaya başladık, ne zaman fenerbahçe dibe vurdu, adil rami gitti, zanka geldi, zanka gitti, simon falette geldi, ne zaman beşiktaş'ın yabancı oyuncuları kaçmaya başladı, yabancı sınırı yine gündemde. bana bu sayının azaltılmasının tek sebebinin galatasaray'ın önünün kesilmesi olmadığını kimse anlatamaz hele de milli takım tarihinin en başarılı dönemlerinden birini geçirirken. bir kez daha elin avustralyalısı harry kewell'a hak veriyorum.
  • 2240
    amaç gerçekten futbolumuzun kalkınması olsaydi eminim sıradan, normal insanların dahi ifade ettiği adımların bir kısmı çoktan atılmış olurdu. bugüne kadar yabancı sınırından dolayı zarar edildiği aşikar. hem büyük kulüplerimiz gereksiz oyunculara astronomik bonservis bedelleri ve maaşlar ödeyerek bu zarara ortak oldu, hemde ülke futbolu kaliteli kadro konusunda süreklilik saglayamayarak bu zarara ortak oldu. futbolu ve futbol ekonomisini doğru düzgün planlayamadiklari için büyük takımların küçük takımlardan yaptığı oyuncu transferi küçük takımlar için önemli gelir kalemlerinden sayılıyor. bu geliri alt üst etmemek adına sürekli bu kural icin yanlış kararlar verildiğini düşünmekteyim. tabi birde biz ne zaman başarılı olsak bu konu hortlatiliyir. o yüzden artık kemikleşmiş olan bu nedeni dile getirmeyi gerek görmüyorum. halbuki mevcut 14 türk oyuncu oynatma zorunluluğu geldiğinden bu yana ortalıkta ne fais fiyatlara oyuncu transferi, ne astronomik maaşlar dolasmiyor artık. üstelik ülke dışına yerli ve yabancı oyuncu transferlerimiz artmış durumda. (https://www.transfermarkt.com.tr/...leihe=&intern=0) gelir ve gider durumları daha dengeli. eskisi gibi uçuk kaçık zararlar yok. hele ki başımızda ffp ve tff'nin oluşturduğu uygulamalar varken kolay kolay hiç bir takım transferde eksi yazamaz. işin aslı şu ki aklı başında olan kulupler yurt dışına transfer yaptıkça para kazanmaya başladı. bir nevi paranın kokusunu ve tadını almaya başladı. bu konuda ki beklentim en çok ,su an için, trabzonspor'da. uğurcan, abdulkadir gibi oyuncularıni bu yaz iyi bedellere satarlarsa bunu herkes daha net şekilde görecek.

    gerçekten ülke futbolunu kalkındırmak isteseler yapılabilecek çok güzel uygulamalar ve düşünceler var.
    1) her başkan kendi dönemindeki gelir-gider farkindan sorumlu olacak.
    2) liyakat sahibi insanları başkan yapacaklar ve renk gözetmeksizin aykırı eylem ve talimatlarda bulunan herkese sert yaptirimlar uygulanacak.
    3) kulüplerin a takimlari için harcadığı bonservis ve maaşın %10 u kadarını alt yapıya harcama zorunluluğu getirilecek
    4) tesisi olmayan takım super lig' de yer alamayacak.
    5) her sene alt yapıdan 1 oyuncunun lig maçlarının en az yarısında ilk 11 başlama zorunluluğu getirilecek veya direk a takımda 1 alt yapı oyuncu zorunluluğu getirilecek.
    6) yerli ve yabancı oyuncularda maaş konusunda üst sınır getirilecek ve örtülü ödenek, sponsor karşılaması gibi uygulamalara yaptırım uygulanacak.
    7) alt yapı oyuncuları ile performans karsiligi sözleşme imzalanacak. aslında bu konuda fifa'nin ise dahil olması gerektiğini düşünüyorum. madem amaç rekabet ortamı yaratmak o zaman maaş konusuna dikkat edilmeli. özellikle avrupa'da oyuncu maaşları astronomik seviyelerde. fifa yeni model sözleşme kuralı getirerek sabit maaş+performansa dayalı bonus şeklinde ayarlama yapabilir.
    8) yapılacak yabancı oyuncu transferlerinde belirli sayıda 25 yaş altı kuralı getirilebilir.
    9) yapılacak yabancı oyuncu transferi konusunda epl taktığın benzer şekilde belirli sayıda milli maça çıkma şartı aranabilir. ya da belirli liglerde alt yapı eğitimini almış oyunculara yönlendirme yapılabilir.
    10) yerli yabancı herkes ile tl bazında sözleşme yapılma zorunluluğu getirilebilir.
    11) yine fifa tarafından alınacak bir karar ile imza parası vs gibi saçmalıklar kaldırılabilir.
    12) menajer ücretleri kontrol altına alınmalı ve ödemeyi kimin yapacağı netlestirilmeli.
    13) alt yapıdan yetişen oyuncular ile ilk sözleşme yapma hakkı tek taraflı olarak, 21 yaşını geçmeyecek şekilde, kulübe verilmeli. maaş konusu ise tff tarafından belirlenen miktar ile başlatılıp sonraki yıllar performansa göre yapılacak olan ve yine tff tarafından belirlenen oranlar miktarınca arttırılmalı. oyuncu 20 yaşına geldi ise maaş konusu oyuncu ile kulüp kararına devredilmedi. anlaşma olmaz ve sözleşme devam ediyor ise yine tff tarafından, yapılan yatırım, verilen maaş, kar elde etme vb etkenlere bakılarak belirlenecek bonservis miktarı ile oyuncu transfer yapabilmeli. tabi burada kuralları tff belirleyecek dedim ama fifa benzer kural cikartmaz veya uygulamaya destek vermezse önerinin bir hükmü olmayacak.
    14) 32 yaş üstü yabancı oyuncu sayısında sinir getirilebilir.
  • 2243
    8+2+2 kuralı saçmalığın daniskasıdır.
    ancak piyasadaki eli yüzü düzgün alınabilecek iki adam olan mert hakan yandaş ve emre kılınç transferlerini bitirdiysek, alt yapıdan da gelecek çocuklarla güzel bir senkron tutturarak, zaten ölmüş ve ağlayanı olmayan fb ve bjk'nin içinden geçip, beşinci yıldızı takarız.
    o yüzden devam.
    edit: bu arada belhanda-hakan çalhanoğlu ve olası bir marcao veya luyindama ayrılığında kaan ayhan transferi yapabilirsek kuşları ağlatırız. fenerasyon başkanı nihat ise göz yaşları eşliğinde istifasını verir. neden ? çünkü yabancı kısıtlamalı bir lige yayıncı kuruluş bile bulamaz. inşallah kendi topuklarına sıkarlar ya *
  • 2244
    bu olayın türk futbolunun geleceği ile bir alakası yok, tamamen para ile alakalı.

    komisyonlar türk menajerlere, maaşlar/bonservisler, yerli oyunculara/kendi kulüplerimize gitsin isteniyor. artık bu paralar ülkemizden çıksın istenmiyor.

    olayın futbolla, türk futbolunun gelişimi ile ilgili bir ilgisi olsaydı; zaten 2000 jenerasyonundan sonra yakaladığımız bugünkü en iyi jenerasyonun yabancı serbest olduğunda geldiği apaçık görülürdü.
  • 2246
    https://twitter.com/...208364041773059?s=21

    biz mert hakan, emre kılınç, hakan çalhanoğlu'nu alırsak yabancı oyuncu sınırı falan gelmez. bu üçlüyü takıma kattığımız an en iyi yerliler bizde olmuş olacak. yanına semih kaya'yı, oğulcan çağlayan'ı, enes ünal'ı falan da alırız leblebi niyetine miss gibi olur.

    ben valla arkama yaslanıp izliyorum bu yabancı sınırı konuşmalarını. bu kurala asıl karşı çıkması gereken biz değil, fbjk ikilisi ve anadolu kulüpleri olmalı. türk oyunculara en iyi şekilde hükmeden bir hocam varken ben neden kafama takayım değil mi.
  • 2247
    benim anlamadığım şey tribünde ya da saha dışında yabancı oyuncumuzu tutmak zorunda bırakılmamız. öyle ya da böyle bir ton para saydığımız oyuncuyu oynatacak durumda iken saha dışına göndermemiz ne kadar mantıklı acaba ey yetkililer? bakın, yabancı sınırı direkt 6'ya düşürülsün, düşürüldüğü için itiraz ederim ama yine de altında bir mantık ararım ama +2, +3 gibi neye hizmet ettiği belli olmayan, hiçbir mantıklı açıklaması bulunmayan bir garabete imza atılırsa kulüp olarak tepkimizi koymalıyız artık. gerekirse oynamayalım abi ligde bu nedir yahu. tribündekiler istemiyor, yazarlar istemiyor, medya istemiyor, teknik direktörlerin çoğu istemiyor, yayıncı kuruluş istemiyor, kim istiyor ve destekliyor bu garabeti? yeter artık yahu. bu kısıtlama kalktığından beridir türk futbolundaki gelişmeyi göremeyecek kadar basiretsiz misiniz? bir sürü topçumuz avrupa'ya gitti, başarıyla ülkemizi temsil ediyor. ya bana biri açıklasın şuna faydası olacak diye yemin ediyorum bir daha futbol takip etmeyeceğim ama yok abi yok. bu kararın kimseye faydası yok. yok aq yok. çıldıracağım resmen.

    oynamayalım abi, yani bunu demek kolay biliyorum ama çıkmayalım lig maçlarına. ne kaybederiz ki? zaten en yakın rakibimize 3 şampiyonluk fark atmışız. bizi mi geçecekler sanki. en fazla maddi yönden zorluk çeker kulüp ki defalarca çekti daha önce de, farkeden bir şey olmaz. bak bakalım oynatabiliyorlar mı bizsiz maçları. yeter artık yahu. cidden yeter.

    ya şuraya gerçekten bunun sorumlularıyla ilgili yazı döşeyeceğim ama döşeyemiyorum. bu da bu ülkenin ayıbı olsun. türkiye'ymiş... peh..
  • 2248
    kısıtlmanın amacı nedir lütfen bunların dilinden anlayabilen bir kişi bizi aydınlatsın dediğim getilmesi düşünülen sınırlamadır.

    yahu amaç türk oyuncu yetiştirmekse kaç tane oyuncu gitti yabancı serbest olduğundan beri. milli takım için desek e milli takım da avrupa şampiyonasına güle oynaya gitti.

    gerçekten amaç maçlarda istiklal marşı söyletmek midir yani? bu mudur milliyetçilik? bu mudur vatan sevgisi? senin oyuncuların gelişemesin, milli takımın kötü olsun ama istiklal marşı söyle. çok iyi kafa.
  • 2250
    tamamen galatasaray'ın önünü kesme amaçlı ortaya atılan saçmalık. fb şampiyon olsa asla bahsi geçmezdi. mesela 2-3 yıl önce bjk 14 yabancı ile bence tarihinin en güçlü kadrosunu kurup şampiyonlar liginde başarılı olurken de bunu hiç konuşan yoktu.

    şu sistem sayesinde anadolu takımlarının bile şampiyonluk şansı var. rahmetli ilhan cavcav doksanlı yıllarda bu sistem olsa afrika karması kurar, araya bir şampiyonluk sıkıştırırdı.

    işin asıl komik kısmı sınırlı olan zaten yabancı sayısı. sen istersen tamamen yerli oyunculardan kadro kur, elini tutan yok.

    tek panzehiri galatasaray'ın 2000 jenerasyonu gibi yerli ağırlıklı efsane bir kadro kurması. altyapıdan çıkacak cevval gençler ve scout ekibinden gelecek isabetli transferler ile biz yine önümüze bakarız. hele ligi domine edelim bakın o zaman nasıl açıyorlar tekrar yabancının önünü. değil 14 yabancı tamamen sınırsız hakkı bile tanırlar.

    şu güzelim kural değişirse bir futbolsever olarak kendilerini allah'a havale eder, türk futbolu'nun böyle vizyonsuzlardan tez zamanda kurtulmasını dilerim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın