resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 9076
    sen ne güzel adamsın be.

    --- alıntı ---

    ünal aysal: "aziz yıldırım da olsa biz o kupayı orada kaldırırdık. aziz yıldırım'dan izin alacak halimiz yok. yasal hakkımızı kullanmamızı kimse engelleyemezdi. sabaha kadar bekler yine de gitmez, o kupayı kadıköy'de kaldırırdık." (amk spor)

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...538084934373376?s=21

    bu arada, ünal aysal ve fatih terim'i aynı anda babası gibi sevebilen tek insan benim sanırım. çok acayip bir psikoloji, deneyin derim.
  • 9083
    daha önce de söyledim, kendisi galatasaraylı'dan çok galatasaray liselidir. 2000 yılında kulübe üye olmuş bir iş adamıdır. hizmetleri olmuştur elbette, ama senin benim gibi kendini de, servetini de camia için paralamaz. 2 yıl gelen başarının ardından, ben merkeziyetçi bir politika izledi. futbolu tek başına yöneteceğini düşünüp, önce güçlü yönetimi göndererek yanına kukla bir yönetim listesi aldı. arkasından kendisini gölgeleyenleri temizledi.

    maddi olarak yaptığı hamleler kulübün elini ne kadar rahatlatsa da(borçlanmaları tl'ye çevirmesi), çevresindeki çıkarcıların oyununa gelerek yapılan komisyon transferleri ile elimizi, kolumuzu bağlamış ve baş edemeyeceğini anladığı an bırakıp gitmiştir. kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkürü borç bilir, en azından söz verdiği basketbol takımına sponsorluğunu iple çekmekteyiz.

    edit: komisyon transferi kendisine ait değil, çevresindeki çıkarcı guruba ait. aynı çıkarcı gurubu terim ile arasını bozdurdu. ne yazık ki, tek adam olma uğruna bu dalkavukların kendisini yönlendirmesine izin verdi.
  • 9084
    serveti milyar dolar olan, yurtdışında bir çok ülkede elektrik santralleri bulunan adamdır. hiç ne iş yaptığı araştırıldı mı bilmiyorum ama günlük kazancını şu sözlükteki insanlar olarak toplansak ömrü hayatımızda kazanamayız. öyle bir holdinge sahip kendisi. gittiği her ülkede başbakanlarla, cumhurbaşkanlarıyla muhattap olması da bu yüzdendir. şimdi bu adama komisyoncu demek cidden aşırı komiktir. yanlış transfer yaptı diyebilirsiniz. yanlış sözleşmeler imzaladı diyebilirsiniz ama komisyon transferi yaptı demek kahkaha sebebidir.

    ayrıca tabi ki servetini galatasaray için harcamayacaktı. kimsenin de harcamasına gerek yok. adam gibi kulübü yönetsinler yeter.
  • 9086
    futboldan anlamadığını ama paradan çok iyi anladığını dile getiren eski başkanımız. futboldan anlayan kişilerle kurduğu yönetim onu adım adım efsane başkan olmaya götürürken bülent tulun ve bazı menajerlerin kucağına attı kendisini. önce yönetimi, sonra hocayı değiştirdi. geriye ise o meşhur sözleşmeler kaldı. sevr gibiler mübarek.

    duruşun on numaraydı başkan, ne olurdu futbolu futboldan anlayanlara bırakıp parayı yönetmeye devam etsen? bu kulüpte ipleri adnan sezgin yada bülent tulun'dan birinin eline verdiğin an sıçtın ve gidicisin demektir. bunu taraftar bile biliyordu, sahi sen nasıl bilemedin.
  • 9087
    fatih terim’e liseli gözüyle bakan onu gönderip üniversite hocası getirceğini söyleyip ilkokula çeviren eski başkanımızdır.
    fatih terimi gönderdin eyvallah, ondan sonra başarısız olup galatasaray’ı zor durumda bıraktıktan sonra kendisinden nefret etmeye başladım.
    eğer o zaman kaçmasaydı bu kadar kızmazdım kendine.

    bugün bir haber okudum albayrak endoğan adilliye kendine kulüp bul demiş o da “abi arıyorum ama 2000 eurodan fazla veren kulüp yok” demiş.
    bu yeterli galiba. ne kadar kazanıyor endoğan?
  • 9089
    unal aysal'i cok seviyorum ve bizden apar topar ayrilmak zorunda birakilmasi da her dusundugumde icimi acitan bir hatira ancak yerli oyuncularla uzun sureli kontratlar yapmasi cok onemli bir yonetim hatasiydi.

    mba yapanlar bilir, strateji derslerinde ogretilen resource commitment denen cok onemli bir konsept vardir. buna gore eger kaynaklarinizin onemli kismini belli bir tip yatirim turune baglarsaniz ve bunu rakiplere belli ederseniz, rakipleriniz bundan aninda faydalanir. kaynaklarinizi bagladiginiz icin kurumsal esnekliginizi kaybedersiniz ve bundan firsat bulan buyuk ve kucuk rakipler sizin zaaflarinizdan maksimum faydayi elde etmeye calisir.

    unal aysal orneginde galatasaray kadro icin bir strateji belirlemeye calisirken rakiplerin etkisi altindaki federasyonun yabanci esnekligi getirmeyecegini farzedip yerli oyuncularla cok uzun sureli kontratlar yapti ve maddi kaynaklarini yerli futbolculara bagladigini butun kamuoyuna belli etmis oldu. elini bu sekilde acik edince besiktas ve bilhassa fenerbahce durumdan faydalanip federasyondaki etkisini kullanarak yabanci kuralini oldu bitti bir sekilde degistirdi ve bir anda rekabet avantaji sagladi, galatasaray da onemli bir kadro dezavantajiyla basbasa kaldi.

    rekabetci bir piyasada herhangi bir organizasyon yoneten bir kisinin dikkat edecegi belki de ilk husus elini rakibe belli etmeden hamle yapmaya ozen gostermektir. yillarin kurt yoneticisi unal aysal belki de en iyi bildigi konuda boyle bir hata yaparak bize istemeden de olsa baya maliyetli bir fatura cikardi.

    benzer hatalari ali koc'un da yapabilecegini dusunuyorum, ustune ustluk aziz yildirim da su ortamda ali koc icin bir rakip konumunda oldugundan dolayi baya ilginc gelismeler yasayabiliriz onumuzdeki bir iki sene icerisinde.
  • 9090
    gittiğinden beri basketbol takımına sponsor olma muhabbeti dönen eski başkanımız. arkadaşlar kabul edelim: ünal aysal sponsor filan olmayacak. olsaydı çoktan olurdu. kendisinin güzel hizmetleri olmuştur ama hiçbirimiz kadar galatasaraylı değildir malesef. sadece ünal aysal değil, galatasaraylı işadamlarının hiçbiri bizim kadar galatasaraylı değildir. o yüzden her hangi bir galatasaraylı işadamından sponsorluk beklememek lazım. onun yerine seçilen idareciler gereken yönetimleri göstersinler.
  • 9092
    gayet de verdigini alabilmek icin komisyon transferi yapabilecek biridir. yapmistir demiyorum ama yapmis olma ihtimali vardir, hatta yuksektir. isterse galatasaray'a verdigi borcu 13 saatte kazansin. kimi gotunden sacma otel masraflari yazarak verdigi parayi almaya calisir, kimi de menajerlere odedigi parayla.

    unutmayin, kimsenin parasi galatasaray'da kalmaz sozu bosuna degildir.
  • 9095
    sırf burada ,sosyal medyada , sağda solda konuşulmasın diye bile kulübe verdiği paraları hibe edecek kadar çok parası vardır. şurada endoğandan tarıktan falan komisyon için transfer yaptı denildiğini duysa bir taraflarıyla gülecek kadar çok nüfuzu ve parası vardır. dursun özbekle karıştırmayın bu adamı. biri yediyse bülent tulun tarzı kralcıları yemiştir.
  • 9096
    bir profesyonel olarak başladığı kariyerinde vizyonu ve birikimi sayesinde hızla yükselerek enerji sektöründe önemli kazançlar elde eden başarılı türk iş adamı.

    ilk döneminde oluşturduğu abdürrahim albayrak, ali dürüst ve fatih terim triosunu güzel bir şekilde yöneterek önlerini açmış ve taraftar desteğini arkasına almıştı.

    kadıköy'de kupa kaldırma, beşiktaş ile arena'nın kullanımını paylaşmama, şike tapelerinde adı geçen recep ankaralı'nın yöneteceği basket final maçına çıkmama gibi cesaret gerektiren fevri kararların arkasında durmuş, aziz yıldırım'a kontrolünü yitirmiş şike suçlusu zat diyerek içimizin yağlarını eritmişti.

    mevcut iktidar ile yaşadığı sorunların fatih terim olayını körüklemesi ve yabancı sınırı gibi suni engeller karşısında ise yüksek maaşlarla kontratlarını yenilediği yerli oyuncuları ligi tanımayan yabancı hocalara teslim etmesi ve akabinde 2014 şampiyonluğunun kaybedilmesi mali darboğaza giden yolu ardına kadar açtı.

    ünal aysal gibi satranç tahtasında üç hamle sonrasını görebilen bir işadamı için başarısızlığın adım adım yaklaştığı belli oluyordu. o da son hamlesini yapıp yabancı sınırı blöfünü federasyona, sermaye arttırımı blöfünü derin galatasaray'a karşı kullanarak başkanlık koltuğunu devretti. tıpkı 2006 ve 2008 şampiyonluklarında olduğu gibi takım inanılmaz bir reaksiyon gösterip şampiyonluğu kazandığında ise taraftarın bir elinde şampiyonluk kupası diğerinde ise dursun özbek, hamza hamzaoğlu ve yüksek maaşlı yetersiz bir kadro vardı.

    rüzgar gibi geçti. ünal aysalın başkanlığı işte böyle bir şeydi. arkamıza rüzgarı alarak kazandığımız şampiyonluklar ve şampiyonlar ligi maceramız ve rüzgarın bitiminde etrafa yayılan toz, duman ve dağınıklık.

    iyisiyle kötüsüyle değerlendirdiğim gibi ünal aysal bende her daim hoş bir anı olarak kalacak. benim için tek hayalkırıklığı ise; söz verip de tutmadığı basketbol takımı sponsorluğu olacak.
  • 9097
    galatasaray’ın hiç bir zaman kalıcı başarılar elde edemeyeceğini gösteren son kişidir.
    bir başarı meydana geldiğinde onu sahiplenmek için akıl almaz işler yapılıyor galatasarayda.
    2001’den sonra ilk kez müzemizde olmayan tek kupaya yaklaşmaya başlamıştık.
    eğer yönetimi ve hocayı değiştirmeseydi tam rüzgarı arkamıza almışken 4-5 sene arka arkaya şampiyonluk ve clde başarılı günler bizi bekliyordu.

    kimse yabancı sınırı vs demesin, o şekilde bile başarı elde edebilirdik.
    10 tane vasat bile olmayan bugün kovmaya çalışıp kovamadığımız kene gibi yapışan adamlar yerine 3 tane sağlam transferle bu iş planlı bir şekilde yapılabilir.

    ontivero hajrovic burdisso eray endoğan ve aklıma gelmeyen diğerleri. oynatmayacağın bu kadar adamı almak akıl işi değil.
    ünal aysal aptal mı? kendi şirketine mesela kullanmayacağı fayda sağlamayacağı bir yatırım yapar mı? yapmaz.

    galatasarayda neden yaptı? işte oradan pis kokular geliyor. kendisi için mi yaptı hayır. yapanları hepimiz biliyoruz. ama farketmemesi mümkün değil, akıllı bir insandır aysal.
    ya göz yumdu ya görmezden geldi.

    10-15 çöp diye tabir ettiğimiz adam alınacağına her sene 2 transfer yapılsa. yeterli olurdu
    ali dürüst albayrak terim göreve devam etseydi başkan da aysal. bugün galatasaray belkide o kupaya sahipti belkide kendi parasını basıyodu...
  • 9098
    keşke yüksek maliyetli drogba, sneijder, melo, muslera, telles, bruma, ujfaluisi, riera gibi oyuncular yerine düşük maliyetli barış özbek, mustafa sarp, çağlar birinci, mehmet batdal, serdar özkan, insua, pino, stancu, zapata gibi oyuncuları getirseydi.

    belki başarımız olmazdı ama borcumuz da daha az olurdu...

    (bkz: her branşta fenerbahçe'yi yeniyor olmak)

    (bkz: psikolojik üstünlük)

    (bkz: sahasında kupa kaldırdığımın çocukları)

    gibi başlıklarımız olmazdı belki ama adnan polat'ın ağzından kankası hakkında sevgi sözcükleriyle donatabilirdik sözlüğümüzü. şike sürecinde sonuna kadar yanında olup, arkasında durabilirdik ezeli rakibimizin...
  • 9099
    vizyonuyla, ilk yılındaki transferleriyle, kulübümüzün haklarını savunmasıyla ve şubelerde fatih terim, ergin ataman ve ekrem memnun ile çalışmasıyla başkanlık dönemine çok doğru hamlelerle başlamıştı; ancak kulübümüzün yaşayan efsanelerinden olan fatih hocanın işine son vermesi en büyük hatasıydı. üstelik üst üste 2 şampiyonluk yaşamışken bunu yapması kabul edilemez. fatih hocamızın ayrılmasından sonraki hoca tercihleri, yapılan çok sayıda yanlış transferler ve hesapsız harcamanın dezavantajlarını hala yaşıyoruz.
  • 9100
    kendisi fatih hoca ile yaşadığı olay dışında iyi bir başkanlık sergilemiştir. özellikle 2014 mayıs ayında yaptıkları %77'si dolar %23'ü türk lirası olan borcumuzu yeniden yapılandırarak tam tersi konuma getirmiştir.
    eğer bu işlem yapılmasaydı mayıs 2014'te 2 tl olan doların bugün 4.50 civarın gelmesi nedeniyle borçlarımız 2 katından daha fazla artar ve aynı beşiktaş gibi teknik olarak iflas edebilirdik.
App Store'dan indirin Google Play'den alın