resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 6426
    a dan z ye tüm branşlarda rezalet olan bir galatasarayı -engelsiz aslanlarımız hariç- alıp, kaldı ki bunun içinde 14-0 lık fenerbahçe serileride dahil, bizi tüm branşlarda en üstlere çıkaran başkan.

    evet canım başkanım. evet cicim başkanım. onurunu duruşunu yediğimin başkanı. bir kerr laf söyletmedi sağda solda. o kupayı kadıköyde kaldırtan tarihi başkanım. adamın dibi alyuvarı akyuvarı karekökü ve bilimum ne varsa o olan başkanım.

    sneijderi drogbayı galatasaraya getiren başkanım.

    zamansız gidişi bile onu yıldırmayan başkanım. her şeyi matematiksel verilere döken hodri meydan deyip herkesi susturan başkanım.

    çık gel yine. ite köpeğe bırakma buraları. meydan doldu taştı. sen çık gibi mesnetsiz açıklama yapamasınlar o makamdakiler. galatasaray ı yeriz diyemesinler.

    bu taraftara bakma sen. bunlar bağırmaya çağırmaya itaat eden yüreksiz taraftarlar. bunlar koyun psikolojisiyle hareket eden en ufak başarıyı büyük sayanlar hayal kurduranları destekleyen adamlar.

    özledik seni. seni manciniyi duruşunuzu.

    şu an hamza hocayla harika bir uyum ergin hocayla sorunların çözüldüğü amatör branşlarla sorunların hallolduğu bir galatasarayı sen yapabilirsin.
  • 6428
    a'dan z'ye rezalet denilen takım kendisinin yönetiminden sadece 3 yıl önce şampiyon olmuştu. bizim memlekette her başarıyı tek adama mal etme denilen ciddi bir sorun var.

    ilk dönemi harikaydı falan deniliyor ama burada kendisinin payı olduğu kadar ali dürüst'ün, sevmesek de albayrak'ın da payı mevcut. özellikle fatih terim'in payı herkesten kat ve kat fazla. o kısıtlı kadro ile neler yaptığını, oynattığı futbolu gayet iyi biliyoruz. aysal'da bunun farkına vardı ve terim'in ayağını kaydırmak için karşısına çıkan ilk fırsatı değerlendirdi. ondan önce de sırasıyla ali dürüst, albayrak ve adnan öztürk'ü de ekarte ederek kukla bir yönetim ile galatasaray'da aziz yıldırımcılık oynamak istedi. beceremeyeceğini anlayınca da ilk fırsatta kulübü bırakıp kaçtı.

    kendisini hala destekleyenler büyük ihtimalle sadece kupa sayısı ile ilgilenen genç kardeşlerimiz. yoksa bu kadar olaydan ve prandelli faciasından sonra, 4.yıldızı adeta fenerbahçe'nin kucağına iten bir adamı desteklemek akıl karı değil.
  • 6429
    başarısız eski gs başkanı.

    futbolda anlamadığını kendisi de söylüyor, yanındaki 4 tane şakşakçı galatasaray'ı kafalarına göre idare etti. işe yarar ne kadar adam varsa diskalifiye ettiler.

    yaptığı transferlere gelirsek cebinden tek kurul ödemedi, aynı şekilde borca girerek ben de yaparım o transferleri.

    velhasıl, tekrar aday olup da seçilirse galatasaray'ı çok zor günler bekliyor demektir. ayrıca yüzüstü bıraktığı takıma tekrar beni başkan yapın diyecek kadar da yüzsüz değildir inşallah.
  • 6432
    hala bu adama bel bağlayan varsa yazık onların taraftarlığına. branşları getirdiği durum ortada. işi profesyonellere bırakmak yerine aptalları danışman yapıpsaçmalamanın zirvelerinde gezen de kendisiydi.

    yok efendim kongre de istediği yetkileri alamadığı için bozulup ayrılmış. sanki şimdiye kadar kongre her galatasaray başkanına sınırsız yetki verip, istediğini yapmasına zemin hazırlıyordu.

    ama yine de aday olsun istiyorum, sonra da adnan öztürk karşısında güzel bir mağlubiyet alıp gitsin. futbol takımı bu sezon şampiyon olursa ünal aysal'a rağmen şampiyon olmuş olacağız. yaptığı rezil transferler ve saçma hoca seçimleriyle transfer yapamayan bir hale getirdi kulübü.

    amenna şampiyonlar liginde çeyrek final oynayan takımda ne kadar payı varsa, aynı şekilde bu sezon averaj takımı olan ve avrupa'ya rezil eden takımdan da payı büyüktür. sezon başı şampiyonlar ligini hiç düşünmeden transferler yapmış ve takım kurmuştur. sonucunda da galatasaray'a zerre yakışmayan bir avrupa serüveni yaşanmasına sebep olmuştur.
  • 6435
    kendisine başarılı diyenlerin, nedense o başarılarda aslan payına sahip olan insanların adını zikretmekten imtina ettiği eski başkan. bunun sebebi tabiki fatih terim nefreti ve ünal aysal goygoyculuğu.

    adamlar sayıyor; 2 şampiyonluk, şampiyonlar ligi çeyrek finali, üst üste 2 kere fenerin elinden alınmış süper kupa vs. ama kilit cümle şu; ünal aysal yaptı bunları. eee fatih terim nerede? neden yazmaya yüreğiniz yok o başarıları getirenleri.

    ünal aysal'ın tüm başarıları fatih terim ile zaten. bunu söyleyemediğiniz için işte komik duruma düşüyorsunuz veyahut 2013 mayısından beri yaptığı saçmalıkları da başarılıymış gibi lanse etmeye çalışıyorsunuz.

    "ama sneijder ve drogba'yı getirdi yeaa" cümlesi de yine çok acizce ve saçma. gördük işte o getirdiği drogba'yı gönderip yerine pandev'i alacak kadar vizyon(!) sahibi über başkan.

    uzatmaya gerek yok, futbol çerçevesinden bakarsak; fatih terim varken başarılı, büyük başkan, yokken rezalet, futboldan bi haber bir başkandır. net kere net.
  • 6437
    (bkz: #1653040) çok severim kendisini. doğrusuyla, yanlışıyla vizyonu çok farklı bir adamdır. ama şu açıklamaları olmamıştır bana kalırsa. basketbol şubesinin durumunun farkında değilmi acaba kendisi? böyle bir planım yok dersin yine anlarım, sürekli böyle kaçamak cevaplar vermek yakışmıyor kendisine. yönetim godoşların ve yalakaların elinde şuani kendisi onlardan bir hamle bekliyorsa eğer, fazla iyimser yaklaşıyor demektir.
  • 6438
    tekrar başkanlığa aday olacağı konuşuluyor. son günlerdeki haberlere bakılırsa bu ihtimali ben de kuvvetli görüyorum.

    başkanlığının ikinci devresinin pek iyi geçmediği aşikar. fakat ben hakkında yapılan sert eleştirilere pek katılmıyorum. bir takımın sorumlusu teknik direktördür. elinizde 2 seçenek var. ya teknik direktörün talebine göre futbolcu transfer edersiniz ya da transferi ilhan cavcav gibi kendiniz yaparsınız. her şartta eğer başarısız olursanız eleştirilirsiniz. başarılı olursanız alkışlanırsınız. ünal aysal kendi transfer yaptı. kimleri aldı? sneijder ve drogba. bir de teknik direktörlerin istediği transferleri yaptı. kim bu teknik adamlar. fatih terim, mancini, prandelli. her biri kariyerli ve ancak belli şartları sunarak getirebileceğiniz isimler. dolayısıyla transfer konusundaki başarısızlıktan ünal aysal'ı sorumlu tutmuyorum.

    yönetim kurulunu değiştirmesi ile ilgili eleştiriler var. bilemiyorum içinizde hiç yönetim kurulunda çalışmış insan var mı? ben bir vakfın yönetim kurulunda denetçilik yaptım, gerçekten ahenk bozulduğunda işler çok sinir bozucu hale geliyor. çalışamıyorsunuz, toplanamıyorsunuz. üstelik galatasaray gibi müthiş iş yoğunluğu olan bir kulüpte stresin varabileceği boyutları düşünmek imkansız. ünal aysal'ın ilk yönetim kurulu bir kriz masasıydı. camiada lider karakterli isimlerin büyük çoğunluğunu içerisinde barındırıyordu. adnan öztürk, albayrak, ali dürüst, emir sarıgül, semih haznedaroğlu, refik arkan, sedat doğan... bu isimlerin her biri başkan veya başkan yardımcısı ya da futbol şubesi sorumlusu olabilecek isimler. bu kadar lider karakterin kriz yönetimi sona erdikten sonra uyum içerisinde çalışmasını beklemek hayalcilik. zaten 2. şampiyonluk öncesinde ciddi çatlak sesler ve anlaşmazlıklar da çıkmaya başlamıştı. her biri farklı yoğurt yiyişi olan yiğitler bunlar. ha yerine gelen yeni yönetim birlik olup çatlak sesleri önleyebildi mi? malesef hayır. bu ünal aysal'ın yönetim konusundaki başarısızlığının asıl sebebidir. yeni ekibini seçememesi. ancak kabul etmek lazım ki burada devletin galatasaray'ın her işinin önüne taş koyması da çok önemli bir etken. yabancı sınırı, sermaye arttırımı, basket, hatta basket sponsorlarının kaçması, fatih terim'in aklının çelinmesi... bilfiil türkiye cumhuriyeti galatasaray'ı işleyemez hale getirmiştir.

    ikinci hatası ise ünal aysal'ın bırakıp kaçmasıdır. ancak burada alt yapıyı bilemiyoruz. belli ki önemli bir hazırlık yapıldı. bu yok oluş neyin hazırlıyıydı ve hangi şartlarda karar verildi bunu tahmin etmek şimdilik benim için imkansız ancak böyle bir hamleden sonra geri dönecek ünal aysal'ın oldukça iddialı olacağı kesin.

    çelişkiler ve çekinceler içerisindeyim. ancak gönlümün bir yanı ünal aysal'ı tekrardan galatasaray başkanı olarak görmek istiyor....
  • 6440
    ben 39 yaşındayım daha galatasaray'ın rahat bir mali yapıya sahip olduğunu hatırlamıyorum. kulüp hep zor zamanlardan geçti ama çoğu zaman parasızlığın yanında başarısızlıkta peşinden geldi.burada yaşı küçük çok yazar var, pek hatırlamıyolar eski yönetimleri büyük ihtimalle.

    burada bazı yazar arkadaşları okuyorum da sanki aysal'dan önce kulüp bütçe fazlası veriyordu, çok rahat ve refah bir yapıya sahiptik aysal bizi borca soktu falan diyor neredeyse.

    şöyle belirtmekte fayda var, her yönetim olduğu gibi aysal'da bu kulübün borcunun artmasında pay sahibidir. ama başkaları gibi en azından borcun karşılığını en azından 2 şampiyonluk, 2 şampiyonlar ligi çeyrek finali, basketbol şampiyonluğu vs yaşadık...

    en azından borçlu yaşamayı, siyasete yalanmaktan daha çok tercih ederim.o yüzden dönmesini isterim.
  • 6442
    kimileri sadece kazandırdığı başarıları görüyor aysal hakkında. 2 yıl üstüste şampiyonluk cl'de çeyrek final, süper kupa, drogba, sneijder vs...

    kimileri ise sadece verdiği zararları hatırlıyor. amatör şubelerin paralarını alamamaları, yapılmış aptalca* ve şaibeli * transferler, çok yanlış td tercihleri, dere geçerken at değiştirmesi, iyi giden sistemi bozması, borçların inanılmaz artması vs...

    çok ilginçtir ki her iki tarafın da savı doğru. yani bu adam ne siyah ne beyaz. gri. yaptığı çok iyi şeyler de var, çok kötü şeyler de. körü körüne takılmadan bu griyi incelememiz lazım aslında.

    ünal aysal herşeyden önce çok ama çok zeki bir yatırımcı. galatasaray aşkı ve sevgisi bu yatırımcı kimliğinin önünde değil benim gözümde. bunu da en iyi bırakıp gitmesinden anlıyoruz. eğer o saçma sebeplerden dolayı gitmemiş olsaydı şu anda kasırga vurduğunda başkan hala kendisi olacaktı ve bunca ortaya koyduğu vizyondan ve yükselen hedeflerden sonra bütün bu rezaletlerle aynı cümle içinde kendi ismi geçecekti. ama dediğim gibi kasırgayı gördü ve gitti.

    galatasarayın mali durumunun, her ne kadar diğer büyükler de aynı durumda olsa da, ne kadar kötü olduğunu ve son 3 yılda çılgın artan gelirlerimize rağmen ne kadar batağa saplandığımızı anlamak için iki saatinizi ayırın ve adnan öztürkün aspor'daki programını izleyin youtube'dan. gerçeklerin ne kadar acı olduğunu orada görebilirsiniz.

    bu adam vizyon adamı. ortaya proje koyup onu hayata geçirecek ve projeleri her daim en tepede yer alacak. faruk süren de böyleydi mesela. böyle vizyoner bir başkanı istememek için aptal olmak lazım diyorsun ama işte kazın ayağı öyle değil. hesap belli. verdikleri ne, aldıkları ne. ilk iki yıl verdikleri çok çok fazlayken son zamanlarında bütün bu müspet gelişmeleri alıp negatife çevirebildi. hem kendine hem bize yazık etti.

    son tahlilde ortaya koyduğu vizyon incelenmeli ve mutlaka o yolda ilerlenmeli, ama onunla değil. mali açıdan yaptıklarıyla hiç değil. gelir olarak avrupanın ilk 20 kulübü arasında yer alıp bu kadar borçlanmak akıl karı değil. gavurların dediği gibi " you fool me once shame on you, you fool me twice shame on me" *.

    he bir de aklıma gelmişken entryden bağımsız olarak yönetimden amatör bir branşa sponsorluk için talep gelmedi demiş. yani aslında kendisi hazır ama talep yok. sorun iletişimde. terime de ulaşamamıştın zamanında. bence sen telefonlarına bir baktır başkan.
  • 6443
    okuduğunu anlamak neden bu kadar zor oluyor bazen gerçekten hayret ediyorum?
    durum değerlendirmesi ve neden gelmesini istediğimi zaten yazıda net şekilde anlaşılıyor. kavramları karıştırmayın en azından.
    yazıda borçlu olmayı siyasete yalanmaya tercih edileceği yazıyor.

    o zaman borçlu olalım ama siyasete yamanalım size göre... benim istediğim galatasaray hür bağımsız galatasaray, başkasına el aman dileyecek galatasaray değil. varsın borcumuz olsun gerisi halledilir.
  • 6447
    ben kendisini başarılı bulanlardanım. ayrıca kaçtığını düşünmüyorum. bana göre kendisinin gidişi bir çeşit geri çekilme taktiğiydi. mevcut ortamda sağlıklı bir plan oluşturamayacağını ve mevcut düzeni toparlamanın zor olduğunu anladığında tekrardan gelmek üzere gitti. ki başkan olmadığı süreçte plan yapabilecek kadar süresi de oldu, ayrıca tekrar başkan olduğunda sıfırdan yönetim kurma şansını da elde etti böylece.

    mali açıdan ne kadar zarar verdiği meçhuldür. ancak ben kendisinin bu zararları isteyerek verdiğini düşünmüyorum. sermaye arttırmına dair bir planı vardı başta ki hepinizin tahmin ettiği nedenlerle engellendi. biz sermaye arttıracağımızda yaygara koparanlar, galatasaray insanları kandırıyor, dolandırıyor diyerek ortalığı velveleye verenler beşiktaş sermaye arttırımına gittiğinde neredeydi acaba? şunu hepiniz biliyorsunuz ki galatasaray ne zaman yükselişe geçse 3-4 yıl sürüyor en fazla. sonra tekrar duraklama ve gerileme gibi dönemler geliyor. sizce bu tesadüf mü?
  • 6448
    kendi fikrime göre bu saatten sonra başkanlık için geri dönmeyecek iş adamı. çocuk oyuncağı değil galatasaray başkanlığı. "kaçıp gitti" diye eleştirildiği için geri dönecekse, kurumsallık laflarını etmeden önce 50m euroyu çıkarıp kulübün hesabına yatırsın. zaten kulübü uğrattığı zararlar 50m eurodan fazla. lafla peynir gemisi yürümez. çıkarsın parayı sonra konuşsun. önce kulübün nakit akışını düzenlesin. bütün sporcuların alacaklarını ödesin. adam akıllı isimlerden yönetim kursun. tek meziyeti futbolculara pasta, muz yedirmek olan albayrak gibi kişileri kulüpten uzak tutsun yeter bana. tabii bunların hepsi farazi şeyler. kimse bana bu kulübün cebinden para verecek başkana ihtiyacı yok demesin. en doğru transferleri yapsak bile tl olarak aldığımız gelirlerle, mevcut giderlerimizi euro olarak ödüyoruz. stadlar dolmuyor. sponsor gelirleri ve havuz payı son derece yetersiz. türkiye'de bu şartlar altında kulüplerin zarar etmemesi imkansız. o yüzden mecburen "pamuk eller cebe" felsefesi benimsenmeli. ben ünal aysal ismini ilk duyduğumda paralı başkan geliyor diye sevinmiştim. ama geldiğinden beri kişisel hiçbir maddi desteğini göremedik. zaten hükümet ile kavgalı. yolumuz, geçitimiz yapılmıyor. borsada her hamlemiz engelleniyor. kurullar ile kavgalı. hakemler her hafta fantastik düdüklerle önümüzü kesmeye çalışıyorlar. bu ortamda maça 2-0 geride başlıyoruz zaten. hadi bu açığı maddi destek ile kompanse etse yine kabul edilebilir. ama o da yok. oldu mu maç bize 3-0. niye cebinden para versin? diye sorulabilir ama ülke şartları ne yazık ki bunları gerektiriyor. dışarıdan ek destek almamız lazım. veya kulüpteki ederinden 2-3 kat fazla para kazanan oyuncuları yollamamız lazım. ancak bu şekilde mali olarak rahatlayabiliriz.
  • 6449
    şimdi bazı arkadaşlar kızacak ama kendisi alp yalman sonrası başkanlar içinde, döneminde klüp borcunu "yükseltmeyen" tek başkandır. hatta devraldığı borç miktarını bir miktar düşürmüştür de. üstelik gelir olmaksızın devraldığı borç, çoğunlukta vadesi gelmiş borçlardı ve bunları uzun vadeye yayabilmek için ekstradan katlanılacak yüksek faiz giderlerini de eklemek lazım üzerine.

    basında koparılan fırtınanın aksine bilanço ve gelir-gider dengelerini incelerseniz, diğer büyük klüpler içinde durumu en iyi olan klübün galatasaray olduğunu görürsünüz. ben demiyorum rakamlar söylüyor. şu anki mali problem, mevcut yönetimin nakit akışını sağlayamamasıdır yani ünal aysal gibi elini cebine atamaması ya da yeterli kredibilitesi olmamasıdır.
  • 6450
    ne demişler ''yiğidi öldür hakkını yeme'' son dönemlerinde özellikle oyuncu maaşlarında ne kadar hatalı olsada maddi açıdan çok doğru ve önemli işlere imza atmıştır.
    kulübün ulaştığı gelir seviyesi, borçların dövizden tl'ye çevrilmesi gibi..

    ama ne yaptıysa kendi kendine yapmıştır. çok başarılı bir dönemde arkasında ki sağlam yönetim ekibini dağıtmış sonrasında yaşanan fatih terim olayı (ki bu olayda 2 tarafında suçlu olduğunu düşünüyorum) ve bu zor geçiş döneminde bırakıp gitmesi..

    daha önce de söyledim; eğer ilk ekip gibi sağlam bir yönetimle gelecekse buyursun. ama peşine kendisine biat etmekten başka bir işe yaramayacak vasıfsızları toplayacaksa uzak olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın