resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 2978
    fikret orman'ın davetini reddetmeyerek beşiktaş kulübünün 110. yıl etkinliklerine katılan başkanımız. aferin fikret'e, o da sadri şener ve adnan polat'ın yolundan gidip, aziz yıldırım'la dostla ilişkiler kurarak kulübüne büyük zarar vermişti. şimdi doğru yolu bulmuş. kimle takılması gerektiğini anlamış.

    http://www.sporx.com/...z-isimSXHBQ320009SXQ
  • 2979
    beşiktaş'ın 110.yıl kutlamalarına katılarak çok doğru bir iş yapmıştır. zaten aleyhimizde kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor, fenerbahçe'nin şu andaki en büyük operasyonu halkın takımı ve mazlum edebiyatı yaparak anadolu kulüplerine de yaranmak ve diğer takım taraftarlarınca da oluşan algıyı ve nefreti yıkmaya çalışmak.

    etrafımda çok fazla beşiktaşlı ve trabzonsporlu insan daha önceki yıllarda fenerbahçe şampiyon olmasın galatasaray olsun derken şu anda galatasaray çok havalandı vs konuşup fenerbahçe'nin şampiyonluğundan yana.

    tabi bunda trabzonspor'dan alınan futbolcular ve beşiktaş ile yaşanılan asy arena muhabbetleri etkili ama ne olursa olsun,bunlar güzel hareketler.yöneticilik açısından bakmak lazım taraftar gözüyle değil.

    dersiniz ki ne önemi var biz en büyüğüz herkese koyar geçeriz ama o iş öyle değil, hiç bir kulüp nefretle çok fazla büyüyemez. 2004-2011 yılları arasında çok kötü bir durumda olduğumuz zamanlarda bile ara 2006 ve 2008 de şampiyonluk kazanıp fenerbahçe'ye farkı açtırmamışsak burada bu etki de söz konusudur. 2006 da son maçta denizli küme düşmemeyi garantiledikten sonra 10 dk daha gol yememek için varını yoğunu ortaya koyuyorsa, bu fenerbahçe'nin verdiği nefret ile de alakalıdır.eğer galatasaray avrupa'nın en büyüklerinden biri olmak istiyorsa 25-30 milyon taraftarının yanında ülkenin kalanının da bir bölümünün sempatisini kazanmalı 90'arın sonu 2000'li yılların başındaki gibi. bu kulüp her zaman halkın takımı olmuştur, galatasaray türkiye'dir sözü boşuna değil. bizim gibi kemikten takımına bağlı,iyi kötü maça giden,sürekli takımını takip eden,ara sıra ürün alan toplam insan sayısı 20 milyonu geçmez kalan 55 milyon insan köydeki mehmet amca,mahalledeki ahmet amca,aysel teyze vs. işte o insanlara yakın olmak kulüp imajıyla alakalıdır. o taraftar da eksik olsun bize ne faydası var diyorsan 2000'deki uefa kupası nasıl geldi,inanç nedir galatasaray sinerjisi nedir bir düşün?
  • 2980
    20 03.2013 tarihinde galatasaray lisesi'nde yapılan aylık olağan genel kurul toplantısında önemli açıklamalar yapmış başkanımızdır.

    http://video.fanatik.com.tr/...leyemeyecekler/40455

    --- alıntı ---

    "hepinizin farkında olduğundan eminim. kulüp olarak verdiğimiz mücadeleler, bugün sadece yeşil sahalarla sınırlı değil. ne yazık ki mali, idari ve sportif her başarıda, her hamlede, planlı ve organize kıskançlık saldırılarıyla karşılaşıyoruz" diye konuştu.

    uefa şampiyonlar ligi 2. turundaki schalke 04 maçı öncesi yazılı ve görüntülü medyada galatasaray’ın tur atlayamayacağı yönünde haberler yer aldığını aktaran aysal, "wesley sneijder ve didier drogba transferlerinde ise önce ’olmaz’, ’gelmez’, ’imkansız’ sözleriyle başlayan edebiyat, sonrasında. ’yaramaz’, ’galatasaray’a uymaz’, ’fayda sağlanamaz’ edebiyatına dönüşmüştür. galiba galatasaray iflas etmiş ve ben de başkanlığı bırakmak üzereymişim. başarılar arttıkça, bu karalamalar daha da çok olacak" ifadelerini kullandı.

    "galatasaray’ın yükselişi engellenemeyecek"
    ekonomi yazarlarıyla yaptığı bir toplantıda, tanınan bir köşe yazarının kendisine ve yanındaki yöneticilere, "farkı bu kadar açmanıza izin vermezler. vermeyeceğiz" dediğini ileri süren aysal, şöyle devam etti:
    "bu sözler durumu zaten özetlemiştir. kimler izin verir, kimler izin vermeye çalışır bilmiyorum ama bizler bu izni 108 sene önce bir misyon olarak almıştık. zaferlerimizle toplumumuz her zaman gururlandı ve gururlanmaya devam edecek. ne kadar örgütlenirlerse örgütlensinler, ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, galatasaray’ın yükselişi önlenemeyecektir. bizim için çıkarılan şayialar ne kadar çok olursa, işlerimizin o kadar iyi gittiği anlaşılmalıdır. bu kadar saldırıya karşı bizim silahımız karşı saldırı değildir. galatasaray olarak rakiplerimizi aşağı çekmekle, onların refahını ve mutluluğunu engellemekle uğraşmayız biz. bizim görevimiz galatasaray için çalışmak ve kulübümüzü yükseltmektir."

    "maalesef saldırılar sadece dışardan gelmiyor"
    galatasaray’ın 3 yıl sonra lig şampiyonluğuna ulaştığını, 6 yıl sonra uefa şampiyonlar ligi’nde yer aldığını, 12 yıl sonra çeyrek finale kaldığını ve 18 yıldır sürekli artan borçların da ciddi oranda düşürüldüğünü belirten aysal, tüm bunlara rağmen kendilerine yönelik dışardan gelen saldırılar gibi içerden gelen saldırılar da olduğunu belirtti.

    neden yapılan saldırılardan bahsedip, bir zafer konuşması yapmayı tercih etmediğinin üyelerce düşünülebileceğini dile getiren başkan aysal, sarı-kırmızılı eski yönetici taner aşkın’ın bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalara göndermede bulunarak, şunları söyledi:
    "galatasaray’ı dışardan gelecek her saldırıya karşı koruyabilecek gücümüz var. ancak mesnetsiz saldırılar sadece dışardan gelmiyor. borçlarımız azaldıkça, sportif başarılarımız dünyada ses getirmeye başladıkça, maalesef içimizden de saldırılara uğruyoruz. bu bizim cesaretimiz kırmıyor. aramızda adeta bu yönetimin başarısını istemeyenler var. dostlarımız bizi sadece medyada değil, devlet kuruluşları nezdinde de karalamaya, ilişkilerimizi sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. eleştirmek, daha iyisini istemek, yol göstermek hepimizin görevi. ancak mali genel kurula az bir zaman kala televizyona çıkıp, ’galatasaray’ın 150 milyon doları nereye gitti? arıyoruz, bulamıyoruz’ diye demeç vermek galatasaraylılıkla ne kadar bağdaşır? taner (aşkın) bey merak etmesin. tüm harcamaların, gelirlerin, giderlerin, onun ve onun gibi düşünenlerin hayaline sığmayacak mali iyileşmelerin hesabı gelecek hafta kongremizde santim santim verilecektir."

    konuşmasının ardından kulüple ilgili önemli bir toplantıya katılacağını belirterek hemen salondan ayrılan aysal, real madrid maçı öncesi türk telekom arena’nın zemininin hazır hale getirilmesi için bazı lig maçlarının başka statta oynanabileceği iddialarının sorulması üzerine de, "her iddia doğru değildir" yanıtını verdi.

    --- alıntı ---
  • 2986
    basketbol şubesinde ki problemlerin erkek takımının başına ergin ataman'ı getirmekle çözülmeyeceğini bilecek kadar akıllı olan başkanımız.

    iyi giden bir düzeni bozup yerine çok başarılı başka bir koçu getirmekle başarının gelmeyeceğini anlamış olduğunu umduğumuz başkanımız. yoksa bu sene kupalara ambargo koyduk da benim mi haberim yok?
    not: inşallah olası sonuç başarısızlıklarında ergin ataman'a hak ettiği sabrı gösterir.

    yeni sezonda işin idari kısmında radikal kararlar alarak her sene yaşanan fiyaskoya (kadın takımı) bir dur demesini beklediğimiz başkanımız.
  • 2987
    ergin ataman'ı getirerek sadece erkek basketbol takımının sorununu çözmeye çalışmış(!) başkan.
    kadın basketbol takımı geçen sene birçok wnba yıldızı ile doluydu fakat başarı gelmedi. bu sene ise çok parlak bir kadroyla başlamadığımız sezonda lindsay whalen olayı da patlayınca takım çok güçsüz kaldı.*

    basketbol şubesini yeniden yapılandırması gerektiği bir gerçek ve bunu en iyi yapabilecek başkanlardan birisi. galatasaray futbol takımı'nın bir anda mükemmel bir takıma dönüştüren başkana güvenim sonsuz.
  • 2989
    emeklemeden 100 metre rekoru kırması beklenen başkanımız.

    klübü batırmak üzere olan sorunlar vardı. hala da varlar ancak kontrol altındalar.

    örneğin en büyük gelir ve gider kapısı futbol. burdaki başarısızlık ciddi ölçüde gideri arttırırken gelirleri azaltmıştı. kusura bakmayın ama türkiye'de galatasaray'ı basketbol veya voleybol sebebiyle destekleyen taraftar sayısı bir elin parmaklarını geçmez. dolayısıyla sportif manada çözülmesi gereken ilk sorun futboldu. burda başarı ciddi anlamda gelir artışı ile birlikte geldi. şimdi sıra devamlılığı sağlamakta. yapılan transfer çalışmaları bir yana, avrupada galatasaray futbol okulları projesi başlıyor. çok ama çok önemli!

    ve tabi mali yapı. klüp sanıyorum o kadar kötü noktadaydı ki, bu gün drogba ve sneijder'i düşünmeden getirebilen başkanımız 1 senede 110 milyon eu borç ödemeden önce acil ödeme sıkışıklığını aşabilmek için önce arda'yı sattı. sonra klübün yeniden toplanmış hisselerini sattı. fakat bunun bedelli sermaye arttırımını bir gelir kapısı olarak kullanmak ve klübü ayağa kaldırmak için yapıldığını anca anlayabildik. en azından ben... kazan kazan durumu yani. tüm bunları yaparken o hisselerin sonradan geri alınacağı sözünü de verdi başkan. ve tabi gelen başarılarla artan gelirler. şimdi önümüzdeki sezonu rahat görebiliyor galatasaray. vermalen, robben gibi isimler telaffuz edilebiliyor. daha önümüzde ikinci bir sermaye arttırımı ve aşılması gereken başka başka engeller var.

    son olarak da idari yapı. burda hala klübün içinden büyük bir direnç olduğu açık. yoksa çıkıp galatasaraylı etiketi taşıyan bir kişi hainlik yapar gibi klübü zora sokacak açıklamalar yapmaz. şu süreçte yönetimin eylemlerine karşı olan, camia mensubu kişiler çok üzücü çıkışlar yaptılar. ancak idari yapının kurulmasında son durumu bilmek pek mümkün değil. tek denilebilecek yönetim bu konuda çalışıyor.

    şimdi ünal aysal eleşetiriliyor. basketbol kadın şubesi için, basketbol erkek şubesi için. ve diğer branşlar için. aslında sezon içinde büyük şanssızlıklar yaşamasak şu an durum farklı olurdu bu branşlarda ama bahsedilen branşlar çok sonranın işi. yani bu branşlarda 2013 sezonu için yapılanlar bile lüks. öncelik klübü ayakta tutarken futbolda avrupa devleriyle mücadele edecek seviyeye getirmek. çünkü durursak düşeriz. düşersek kalkamayız. durmamız yasak. ancak önümüzdeki parkur çok ama çok zorlu. şimdi tüm konsantrasyon hala yukarıdaki 3 maddede.
  • 2997
    sene 2011 aylardan mart... galatasaray futbol takımı ya 12 ya 13. sırada, diğer takım taraftarları ''kümede kal'' diye tezahüratlar yapıyor... klüp borç batağı içerisinde, hergün tünelin ucundaki ışık gözükecek mi diye bekleyen, bunu yaparken de menajerlerin kuklası olmuş abuk sabuk paralara abuk sabuk futbolcular transfer eden, kravat değiştirir gibi teknik direktör değiştiren bir yönetim var... taraftarlar futbola küsmüş, spora küsmüş, derbi izlemez olmuş çilekeş, derbeder umutsuz...

    sene 2013 aylardan yine mart, galatasaray futbol takımı geçen senenin şampiyonu, bu senenin lideri, senelerdir avrupa'ya hasretken şimdi şampiyonlar liginde yarı final kovalar duruma gelmiş...

    takımın başında bizden biri, hem de bu alemin en iyisi... senin benim gibi galatasaray'lı... kessen kanı sarı kırmızı akar, gelse 70 yaşına yine risk alıp kazanmaya oynar, korkusuz, cesur ve her daim başarıya aç fatih terim...

    kadronun oyuncu kalitesi tavan yapmış durumda, mustafa sarp ayahan barış özbek üçlüsünden hamit selçuk melo üçlüsüne... mehmet batdal, baros, stancu'dan burak elmander umut üçlüsüne, orkun uşak aykut erçetin zapatadan musleraya... drogba ve sneijder'i yazmama gerek bile yok galiba...

    mali durum her türlü engellemeye rağmen düzeliyor, gelirler artıyor, borçlar azalıyor...

    45.000 kombine satılmış, store gelirleri sürekli olarak artış gösteriyor, klüp gelirlerinde rekor üzerine rekor kırılıyor, önemli maçlarda bilet bulunmuyor, yağmur çamur demeden kayseri'de izmir'de antep'te binlerce taraftarın peşinde...

    bizlerde size inanmışız, kenetlenmişiz...

    bunların hepsi senin sayende oldu sayın ünal aysal...

    eğer bugün fatih terim bu takımın başında teknik direktör ise, bu takım geçen senenin şampiyonu bu senenin lideri, şampiyonlar ligi çeyrek finalisti ise, ferguson'dan wenger'e mourinho'dan kaka'ya beckenbauer'den blatter'e cnn'den marca'ya bbc'den eurosport'a kadar herkes heryerde bizi konuşuyorsa...

    yine ''turkish giant'' diye bahsediliyorsa bizden her yerde...

    sizin katkınız emekleriniz göz ardı edilemez...

    bizi bu kadar mutlu ettiğiniz için, sebepsiz yere galatasaraylıların gülmesini sağladığınız için teşekkürler...

    alllah da sizi mutlu etsin ve o naif yüzünüzü güldürsün, hak ediyorsunuz...
  • 2998
    yanlış bilmiyorsam galatasaray kulübüne 2009 yılında üye olmuştur. yanlışsam düzeltin lütfen.
    öte yandan, resmi anlamda bir para sihirbazı bu adam. yatırımları, tercihleri o kadar doğru yönde ki; akıl almıyor. geçen sezon fenerbahçe alper potuk'un peşinde koşarken gayet sakin bir tavırla "böyle bir masraf yapacaksam, drogba'yı alır ve kısa vadede (forma satışı, marka değeri vs) daha çabuk geri dönüş alırım." demişti. desteklemiştim.

    edit: 2000de üye olmuş.
  • 2999
    internette çeşitli kaynaklardan ünal aysal'ın hayatını araştırdım. genelde bilinen şeyler ama 1972'de yaşanan olayı yeni öğrendim.

    işte hayatının satırbaşları:

    - 1941 yılında istanbul'da doğdu.

    - 1960 yılında galatasaray lisesinden mezun oldu. isviçre neuchatel üniversitesi hukuk fakültesi'nde yükseköğrenimini tamamladı.

    -iş hayatına girdikten sonra 2 yıl koç holdinge bağlı ram dış ticarette koordinatör olarak çalıştı. işte bu günlerde yaşadığı bir olay hayatının akışını değiştirdi.

    bir gün evinde otururken bir polis arabası sürekli korna çalmış. küçük kızı korkup ağlamaya başlayınca ünal aysal aşağıya inip polislere korna çalmayın diye rica etmiş. fakat tartışma çıkmış. karakola götürülen aysal bir polis tarafından darp edilmiş. yaşadığı bu olaydan çok etkilenen ünal aysal, "artık bu ülkede yaşanmaz" diyerek belçika'ya yerleşirken takvimler 1972 yılını gösteriyormuş.

    -ve 1974’te çok küçük bir sermaye ile ilk riskini alıp unit international’ı kurdu. şirketin faaliyet alanını demir çelik, sanayi mamulleri satışı ve petrol olarak belirledi. ancak yatırım yapmak için seçtiği ülkeler batı ülkeleri değil, "uçakların avrupa’ya ağzına kadar dolu gidip boş döndüğü” ülkelerdi. büyük riskleri göze alıp ne kadar politik karmaşa yaşayan, ihtilal, darbe olan ülke varsa yatırım yaptı. bu büyük risk bugün 22 şirketi bünyesinde bulunduran unit grubu yarattı.

    -yaklaşık 10 milyar dolarlık hacmi olan unit group, ağırlıklı olarak ortadoğu ülkelerinde projeler yürütüyor. ana yatırım alanı enerji santralleri olmakla birlikte turizm alanında da yatırımlar yapıyor.

    -1990’ların başındandan itibaren türkiye’de enerji yatırımlarına başladı. şuan gebze ve trakya’da devam eden enerji yatırımları var. boyabat’ta türkiye ’nin en büyük hidroelektrik santralını inşa ediyor. sadece türkiye’de devam eden projelerin toplamı 2.5 milyar doları buluyor. türkiye’de genellikle ortak iş yaptığı gruplar doğuş ve doğan. yurtdışında ise japon, italyan, ingiliz şirketleri ve romanya hükümetiyle birlikte çalışıyor. türkiye’de bir türlü gerekli düzenlemenin yapılmaması nedeniyle geciken alternatif enerji yatırımları ile ilgili projelerini hırvatistan, romanya ve bulgaristan’da gerçekleştiriyor. yurtdışındaki devam eden yatırımları; bükreş santrali romanya santrali nola santrali (italya) iran tahran elektrik santrali

    - aysal turizm alanına yönelip burda da risk almaktan çekinmedi. kimsenin yatırım yapmadığı kemer’de açtığı iki dev otel, akdeniz turizminde de bir dönüm noktası oldu. benzer bir ilki de istanbul’da gerçekleştirerek les ottomans ile butik otelciliğin yönünü tayin etti. grubun turizm faaliyetleri ünal aysal’in eski eşi ahu aysal tarafından yönetiliyor.

    -tüm bu iş hayatındaki başarıları sebebiyle; 1999 yılında, türkiye'yi yurt dışında en iyi temsil eden iş adamlarından biri olarak, bakanlar kurulu kararı ile cumhurbaşkanı tarafından verilen yüksek liyakat madalyası ile onurlandırıldı.

    -2010-2011 sezonununda galatasaray sk başkanı seçilen ünal aysal 2998 oy alarak tarihin en çok oy alan başkanı oldu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın