aynı isimdeki diğer başlıklar:
  • 2002
    2 eylül 2012 galatasaray bursaspor maçı çıkışı metroda ultraslan'ın alt gruplarından bir topluluk ile yaşlıca bir amca arasında içilen sigara ile ilgili tartışma çıktı.

    metro çok kalabalıktı ve tartışmanın olduğu yerden 10 metre kadar uzakta olmamıza rağmen olayları göremedik, ama bağırış çağırışlardan neler döndüğü az çok belli gibiydi.

    alâkalı-alâkasız ultraslan diye bağıran bu ergen grubunun insanları ne derece rahatsız ettikleri ya da hayattan soğuttukları bir kenara dursun, yaşlı adamın tartaklanması ve tartaklanan adamın yanındaki kızının sinir krizi geçirerek bağırmaya başlamasıyla son bulan tartışmada benim en çok dikkatimi çeken şey, yüzünü görmememize rağmen sesinden 16-17 yaşlarında olduğu bariz olan bir ergenin "sen kimsin bizim sözümüzü dinlemiyosun?" la başlayan ve galiz küfürler eşliğinde devam eden çığlıkları oldu.

    "sen kimsin bizim sözümüzü dinlemiyorsun?" diye bağıran 16-17 yaşlarındaki ergen, o insanların ya da bizlerin kim olduğunu boş ver de, sana bu özgüveni veren anne-babanı bir an önce sorgulamaya başla. eğer gün olur da yanı başımda o şekilde bağırırsan o çevrendeki it kopuktan destansı bir dayak yemeyi de göze alarak hayatın boyunca yemekte geciktiğin belli olan silleyi suratının ortasına patlatacağım.
  • 2003
    nedense son zamanlarda hep adını çıkan olaylarla duyduğumuz sözde taraftar grubu. üniversiteyi kazandığım ilk sene koş koşa gidip üye olmuştum ilk günden. sözde deplasmana gidecektim, maçları beraber izleyecektik vs vs... fakat tam 3 sene boyunca bir allahın kulu bir daha ne stant açtı ne ortaya çıktı elimde üye kartıyla mal gibi gezdim durdum. 4. senede ortaya çıkmaya başladılar görücez bakalım bu sene ne halt edecekler.

    her seyi geçtim artık ultraslan denilen oluşum bana kavga, dövüş, olaydan başka bir şey ifade etmemeye başladı. lazio maçında tribündeydim. oradaki bile bir hazırlık maçında olay çıkartıp tribünle, polisle kavga ettiler. yine bu seneki bir hazırlık maçında birbirlerine girdiler. yukarıda yazılanlar ortada. maça gidicez, takım destekleyicez adı altında cukkayı götüren, birde üstüne aynı tribündeki renktaşlarıyla, polisle ve rakip takımın oyuncularıyla kavga edip,olay çıkartan insan topluluğundan oluşan bir topluluktan başkası değildir ua.

    bunlar yetmiyormuş gibi olayı sadece pankart açmaktan ibaret sanıyorlar. tüm derbilerde takıma bir "geri vites" görevi görmeleri, tezahürat dedikleri yıllardan beri süre gelen 3-5 bestemsi bişeyden öte değil. ne pankart istiyorum ne beste adam gibi takım desteklesinler yeter. gerisi her türlü olur zaten.
  • 2004
    maldinin bana kimse burada 20.000 kişin olduğuna inandıramaz dediği zamanlarda ultraslan yoktu,

    alex fergusonun orası hala cehennem mi diye sormasına sebep olan 93-94 senesindeki manchester united maçlarında ultraslan yoktu,

    xamax'lı oyuncuların 5 tane yemesini sağlayan o muhteşem havayı yaratanlar ultraslan değildi,

    unitedlı taraftarların, dünyanın her yerinde maça gittim ama istanbula gittiğim zaman başım önde sakin sakin gezdim demesini sağlayanlar ultraslan değildi,

    yakın geçmişimizde bizi biz yapan, ünümüzü avrupaya duyuran, en ateşli taraftarlar seçilmemizi sağlayan, rakiplere "cehennemi" yaşatanlar ultraslan değildi,

    giderlerse her şey daha güzel olur, emin olun.
  • 2006
    --- alıntı ---
    değerli ultraslan yönetimi,

    guney tribünden her maçta destek almak istiyor iseniz, her mac deplasman taraftarından kontra yemek istemiyorsanız artık sorunları görmezden gelmeyin..

    bugün yaşanılan sorun ilk değildir son da olmayacaktır.. bugün sırf kendi parası ile almış oldugu kombine yerinde oldugun belirttiği ve önündeki arkadaşlarının koltuktan inmesini istediği için bir bayanın yanındaki kardeşini 10 kisi üstüne çullanmak koşuluyla dövmüşlerdir.. bu ne ilk ne de sondur... açıkcası bu olayın vahim olmasından daha vahim durumda setteki
    ender abi de dahil tüm abi’lerin duruma müdahil olmamasidir.. elbette ki kimsenin gorevini öğretme yasım yoktur ama elini vicdanına koyan herkes bu durumun yanlışlığının farkında olmak zorundadır.. üstüne üstlük ulan biz bedava giriyoruz ne olmuş sen kombine almışsan diye bağıran arkadaslardan birisi birde dövdükleri cocuğun ablasına da bağırmış kes sesini seninde ağzını dağıtım demiştir..

    ben takımıma destek verebilmek adına bu sene yeni evli olarak kombilerimi 2 ledim ve her maca eşiyle geliyorum.. tek istegimiz mac izlemek değil, takımımıza destek verebilmektir.. ancak benimle beraber yasları benden büyük birlikte kombine aldığım aynı sıra 10 abi’m önümüzdeki 3 arkadas onların önündeki 12 kişilik grup onların önündeki dayak yiyen arkadas ve ablası da hem fıkirdir, yine ayakta duralim ama tas da duralim koltuklara çikmayalim..
    kimse oturmak için mac da değil.. ancak niye koltuğa çıkayım? niye esim koltuk tepesinde mac izlesin?..
    koşa koşa geldiğim statta bagiramiyorum, bağırmak içimden gelmiyor... 10 yasından beri
    galatasaray yoluna düşmüş unı zamanında ua oluşumu icinde yer almış biri olarak rica etmiyorum artık yalvarıyorum, basta ender abi sonra ua yönetimi ne olur bu duruma artık dur deyin.. kendi taraftarını döven bir taraftar topluluğu icinde olmak istemiyorum. insanlar stattan takımdan taraftarlıktan soğuyor.. aynı fikirde oldugumuzu göstermek için imza bile toplayabilirim, iddaa ediyorum tüm güneye sorsam en az %90 imza toplarım koltuğa çıkılmasın diye, çıkanların % 50 si bile aynı fikirdedir...
    gercekten guzel bir potansiyel var güneyde ama eski, çocuklu, bayanla bir potansiyel.. bu potansiyelden de 90 dk verim alamazsınız ama mac baslarında ve can alıcı noktalarda cok iyi bir itici güç olabilecek düzeyde.. bunu değerlendirmek istiyor isek, ender abi doğru secim, onun elit ve nezaketi yaklaşımı doğru secim fakat koltuk tepesindeki 50-60 renkdas degil.. onların mantalitesi, onların tavırları doğru degil.. bunun onu alınır ve orayı bir aile ortamı ağırlıklı düşünüp değerlendirirseniz güneyi kazanırsınız.. yok bu tavır ve bu mantaliteyi yönetim olarak biz de destekliyoruz diyor iseniz her mac kavgalara, yanlarında esleri bayanlar oldugu için onlara zarar gelmemesi adına susup dayak yiyen insanlara sahne olacaktır guney.. bizde hep beraber gözümüzü kapamaya devam ederiz..

    macın stresi ve olayın hala sınırı altında sürc-u lisan ettiysem af ola..

    saygılar,

    --- alıntı ---
  • 2008
    2 eylül 2012 galatasaray buraspor macı'nı batı alt 101. bloktan izledim. stadı iyi bilen arkadaşların da anlayacağı gibi ultraslan'ın kemik tayfasının bulunduğu pegasus tribünü'nün hemen yanı oluyor. toplam 5 tane beste sırayla şak şak şak alkışla beraber söylüyorlar aralıksız. daha önce pegasus'ta liverpool macını izlemiştim ama bu kadar değildi o zamanlar. insan sıkılır yahu. yemin ediyorum biz yan tribünde dinleyenler olarak sıkıldık. besteler macın gidişatına uygun olsa yine bir nebze. sucu reis ve tayfanın başını ceken 2-3 kişi daha sete cıkıp maca arkalarını döndüğü icin olan bitenden haberdar değil tabi. hayır, bir gün bütün koreografileri ve yaratıcı pankartları yapan üniversite grupları da illallah diyecek ya, o zaman ne yapacaklar bilemiyorum.

    ek olarak söylemek gerekirse; ankara'da yaşadığım icin daha önce arena'da 2 maca (liverpool ve 3-1 kazanılan fb macı) gelebilmiştim. birinde pegasus 2.kat birinde de güney üst'te oturduğum icin fark etmedim galiba ama endüstriyel futbol dediğimiz olayın dibine vurmuşuz hakkaten. en cok da sinemadaymış gibi elinde biletle yerlerini arayan arkadaşları görünce üzülüyorum.
  • 2009
    ağzıyla kuş tutsa, "lan elin varken ağzınla niye tutuyorsun yea" diye eleştirilecek oluşum.

    yanlışları yok mu tabi ki var. dünkü maçta 20 dakika aynı tezahürat, e tezahürat değişmeyince sadece pegasus 1.kat söylüyor zaten. 1-0'da koyduk mu diyenleri bilmeyenler tarafından da eleştirilmiştir ayrıca, garip gerçekten.

    fazla detaylara girmiyorum, eleştirenler arasında çok komik var çünkü.

    en azından kale arkasına gelip de burası benim koltuğum demiyor.
  • 2010
    aşşağı yukarı 17 - 18 senedir bir zaruret addederek maçlara giderim. sadece galatasaray maçlarına mı? hayır. bazen kasımpaşa, bazen karagümrük, bazen alibeyköyspor bazen de amatör lig. basketbolu falan saymıyorum bu kapsamda.

    lakin şu ergenlerin ben şu kadar maça gittim, kale arkasında oturamazsın, kombinen var diye o koltuk senin olamaz, metroda sigara, statda cigara içerim karışamazsın, yanında hatun da olsa, çocuğun da olsa, yaşın 70 de olsa ben sana her türlü gider yaparım ayaklarına bir türlü alışamadım.

    çok afedersiniz ulan dürzü sen kimsin? burası dağ başımı? ben maça gidiyorum ama belki bağırmak istemiyorum, belki oturduğum yerden izlemek istiyorum, belki ben astım hastasıyım senin içtiğin sigara beni rahatsız ediyor, belki ben parasını senin gibi yalayarak değil alın terimle kazanarak aldığım koltuğumda oturmak istiyorum...

    tamam sana da hak veriyorum insanlıktan nasiplenmemişsin, annen baban seni insan yerine hayvanlarla birlikte yetiştirmiş ama artık kendi başına maçlara gelebildiğine göre insanları örnek alabilecek yaşa gelmişsin.

    ultraslanmış...

    yol beleş, yemek beleş, bilet beleş, forma - t-short beleş "ama ben deplasman yapıyorum yeeaa" diyor bir de utanmadan. tribüncülükten anlamazsın, üniversiteliler olmasa yaratıcılık yeteneği sıfırın altında, beste yok güfte yok, varsa yoksa saldır galaaaatasaray.... son yıllarda giden bir maçı çevirmişliğin yok ne taraftarlığından bahsediyorsun.

    2 eylül 2012 galatasaray bursaspor maçında güney tribünde yaptıkları artık belli şeylerin değişmesi anlamında milat olmalı. şahsen kendi adıma ulaşabildiğim yetkililere* -ki önceden bu pislikleri alpaslan abiye şikayet ediyorduk- konu hakkında önlem alınması için gerekli başvuruları tek başıma da olsam yapacağım. yeter ki bu pislikler amacı ailesiyle, eşi-dostu ile güzel bir kaç saat geçirmek için stada gelen insanlara bu anları zehir etmesinler.

    taraftarlıklarını zaten geçtim bunların yapacağı taraftarlık düşman başına...

    not: evet çok ağır yazdım ama inanın bundan çok ağırlarını da yazmak geliyor içimden. siz de kendinizi o dayak yiyen gencin yerine koysanız siz de yazardınız.

    tanım: galatasaray üzerinden hayatlarını idame ettiren bir kaç reiscik ve onların yancısı züppe ergenlerin oluşturduğu, kendileri olduğu için galatasaray'ın var olduğunu sanan paraya bağımlı taraftar oluşumu...

    * * *
  • 2012
    serseriymiş, hırboymuş bilmem ben abi. yeni güfte, yeni tezahüratlar üretmesi gerekendir. ateşleyici bir tezahürat yok! hepsi arabesk modunda.(u: "giden her sevgilin ardından" nedir amk? "cimbombomum" yeri olmasa müslüm gürses eseri zannedicez.) derbiler hariç baskı oluşturulmuyor. takım ortalama-vasat oynarsa tribünde susuyor. dur ben bi galeyana getiriyim diyen yok. geçen sene ki iki fener maçı hariç hiç iyi bir tribün performansı hatırlamıyorum. son olarak: kendini yenilemesi, tribün işlerini ultraslan-üni'ye bırakılması gerekiyor.
  • 2013
    yeni tezahürat üretme çabaları varsa, bu çabaları ömer * abilerinin kahve köşelerinde değil de interaktif ortamda toplayabilirler. ben kendilerine daha önce mail attım ama sonuçsuz kaldı tabii ki. açsınlar bir site, söz - beste - video şeklinde çalışmalarımızı yollayalım oraya. adam gibi değerlendirilsin bu çalışmalar ve ortaya bir şey çıksın. öyle "ömer abimizin kahvesinde toplanıp fikir alışverişinde bulunacağız" deyince olmuyor maalesef. 3-5 kişiye vaaz verip yolluyorsun milleti.
  • 2014
    ultraslan, 90'ların sonunda yakalanmış sportif ve tribünsel başarının üstüne yakılmış bir keyif sigarasıydı adeta. iyi niyetliydi, bağımsızdı.. sigaranın havaya yayılan dumanı gibi dalga dalga yayıldı türkiye ve avrupa'nın dört bir tarafına.. 2008 senesinin eylül ayında yere düştü bu sigara, alpaslan abimiz vefat etmişti. o sigara düştüğü yerden alındı, yeniden çekildi ciğerlere ama eski tadı yoktu maalesef, kirlenmişti. keyif sigarası olmaktan çıkmış, ergenlerin elinden düşürmediği, yok yere içilen, öksürten sigaralardandı artık. değer bilmezlerin elindeydi. en küçük kavgada başka galatasaraylıların üzerinde söndürmeye bile başladılar bu sigarayı. şarkılarla türkülerle yakılan sigara, şimdi küfürden ve baskıdan başka bir şey ifade etmiyordu bizlere. sene 2012 olmuştu, eylül ayıydı.
  • 2015
    ofsayta bogulacagi kesin zaten de, insanlar alinmasin ustlerine diye bastan belirteyim ki herhangi birilerine degil genele yazilmistir bu satirlar...

    insan oturdugu rahat yerden yapilmis islere sallamamayi ogrenmeli.

    bu bircok iste boyledir, sadece ultraslan icin konusmuyorum; ben de yaparim zaten ne yazik ki bunu arada -yapmamaya gayret etsem de. daha en son iki ay once baskasinin uc bes ay once yazmis oldugu kucumsedigim bir programin benzerini yazarken ikiye ayrilmak uzereydim sinirden. oyle uzaktan gazel okumak kolay oluyor elbette, lakin isin basina gectiginizde bir cok seyin hic de kolay olmadigini idrak ediyorsunuz. fakat bu sefer de hak tesliminde yanilabilmis olmalari ihtimali oldugunu kabullenememe problemi yasiyor insanlar.

    ultraslan adamin tekinin adi degil, bunu kavramak lazim ilk once. bir adam yok ortada, kotu bir sey oldugunda ultraslan yapmis olmuyor, zira hep beraber yapilmis bir kotuluk olmuyor cok buyuk cogunlukla. elbette ki hatalar oluyor ve hararetle de tartisiliyor gerek forumda, gerek birebir. fakat engin kendini yerden yere atarken rakip taraftarlar "galatasaray bu iste, saibe, sike, hakem bla bla bla" diye sacmalarken onlarin sacmaladigini dusunuyorsak, 17 yasinda veledin tekinin yaptigi ergen bunalimi teranelerini de onbinlerce kisiye yapistirmanin da ayni sacmalama seviyesindeki soylemlerden ibaret oldugunu kabul etmemiz gerek. yuzlerce kisinin gunlerce calistigi 'produksiyon'lari yaparken dahi laf sokmak icin atmadiklari takla kalmayan, sezar'in hakkini dahi sezar'dan kacirmaya calisan adamlar var; ne kadar gulunc ve patetik gozuktuklerinin farkinda degiller galiba. 5 kisilik bir calisma grubunda dahi elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret eden adamlarin yaninda isi sallayan ve iyi is cikartamayan en az 1 adamin her zaman bulundugunu dahi bilmeyen insanlar var belli ki; binlerce kisiden ayni 'performansi' beklediklerine gore.

    bakin, ultraslan'i sevmek mecburiyetinde degil hic kimse, ve herkes tribunde kendi grubunu kurma ozgurlugune sahip. 20 kisi bir araya gelip de "bundan sonra tribun ultraslan'dan degil bizden sorulur" havasina girmedikten sonra buyuyun buyuyebildiginiz kadar, sorun da degil. hatta gecin ultraslan'i, en buyuk taraftar grubu siz olun. olabiliyorsaniz, insanlara o enerjiyi ve coskuyu verebiliyorsaniz, insanlar o yakinligi size duyuyorsa buyurun. fakat tum gun koltuguna kurulup da hukumetten muhalefete, askerden teroriste, memurdan isciye, soforden bakkala, dizi karakterinden topcuya tum gun araliksiz sallayip duran, memnuniyetsiz ama ortaya bir sey koymaktan da imtina eden hatta usenen, icki masasinda memleket kurtaran adamlarin modern versiyonu ekran onunde memleket kurtaran bos adamlar olmayin allahinizi severseniz. gidin pes fifa vs. oynayin, en azindan eglenirsiniz.
  • 2020
    galatasaraya yakışmayan taraftar oluşumu. temizlenmelidir falan demeyeceğim, tamamen yok olmalılar. azalmadan, direkt.

    birader bu ne ya herifler galatasaray bayrağından çok ultraslan bayrağı sallıyorlar,
    galatasaray ambleminden çok ultraslan amblemli kıyafetler giyiyorlar,
    galatasaray ürünleri yerine ultraslan ürünleri giyiyorlar,
    tezahüratlarında galatasaray aşkından ziyade ultraslan sevgisi var.

    amk bir de takım aşkıyla oluşmaya çalışan güzel taraftar gruplarının oluşmasına kaba kuvvetle, barzolukla engel oluyorlar. nasıl bir saçmalık bu tüm galatasaray ultraslan olmak zorunda mı? başka taraftar gruplarına engel olmak rant kafanızı net bir biçimde ortaya koyuyor.

    nefret ediyorum, güzel galatasarayımın safralarıdır bunlar ve galatasarayım safralarından bir bir kurtulmalıdır, inanıyorum ki kurtulacaktır.
  • 2021
    bir fikrim var beyler. çikarin en iyi top oynayan taraftarlarinizi bir adim öne. kurun bir takim. üçer beşer, bişeyler toplayalim yazarlar olarak ve sponsorunuz olalim. amatörden başlayin top koşturmaya. gelin, maçlarinizi da alibeyköyspor'un stadinda oynayin. senelerdir kazandiğiniz parayla ödersiniz stadin kirasini. çok da küçük değil ha stad. size fazla bile. koreografidir, meşale yakmadir, sahaya atlamadir, adam dövme, vb. akliniza gelen, hatta sadece sizin ve destekçilerinizin aklinin erdiği birçok şeyi burada da yapabilirsiniz. oğlum bir düşünsenize. bir takiminiz var ve adi ultraslanspor. mükemmel olmaz mi? bence olur. arada biz de geliriz maçlarinizi izlemeye. bilete para veririz ama. ''yok ben ayarlarim, sen gel, bi raadol olum ya'' tarzi tekliflerle gelmeyin. ha bu arada, dayağimi yer öyle giderim evime. dövmemezlik etmeyin. ama öldürmeyin lan. tamam, ultraslan galatasaray'dan önce gelir (?) ama yine de daha bu gözler uzun seneler galatasaray'i izleyecek. bu adam perşembe günleri heyecanlanacak maç günü yaklaşiyor diye. sali ve çarşambalari avrupa zaferlerine şahit olacak. acimasiz olmayin yani. üffff, o değil de bir düşünsenize, heyya heyya heyya heyya ultraslan ultraslan tezahüratini bağirdiğinizi. 5000 kişilik stad yikilir yikilir. şu anda bile tüylerim diken diken oldu.

    sözlük, sözüm sana. bu yukarida yazilanlar hayal ürünüdür. ama gerçek olsa, neler olur, kisaca aktarayim sana.

    *tribünde olay çikmaz.
    *ben 5 yaşindaki yeğenimi arena'ya götürmekten çekinmem.
    *annemi de götürürüm arena'ya.
    *küfürsüz bir ortama bürünür stadimiz.
    *ses rekorlari kirilmaz belki, ama tribündeki dayicilik, ağabeycilik oyunlari da son bulur.
    *üzerine sari kirmizi forma giymiş bir adam ömer ağabey'den tekme yemez.
    *elin bebeleri arkasina dönüp, babasi yaşindaki adama, ''bağirsana a...yim'' şeklinde seslenmez.
    *en önemlisi de duyarli taraftar oraninda artiş olur.

    aklima gelmeyen ancak her maç içimde biriken, biriktirdiğim, birçok cümle var ultraslan'a sarfetmek istediğim. aa, aklima geldi bir tanesi.

    elinizi galatasaray'in üzerinden çekin ultraslanlarim benim.
  • 2022
    sene 2001, lise öğrencisiyiz. hayatımızı futbol üzerine kurmuşuz, iki aktivitemiz var. her gün okul sonrası, okulun asfalt zeminli sahasında top peşinde koşturuyoruz. ikinci aktivitemiz de tuttuğumuz takımlar. takımımız harika bir yıl geçirmiş, uefa ve süper kupayı almış, devamında da şampiyonlar liginde esip gürlediğimiz zamanlar.

    tarih 14 şubat, deportivo maçı öncesi yeni açıktayız. saat 3 gibi kapılar açılmış, aralıksız 6 saat boyunca yağmuru yemişiz, hâlâ da üzerimize bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor, hamur kıvamındayız. tahminlerimize göre sevgililer tam olarak o saatte yemeklerini yiyorlar, maç başladığı sıralarda da muhtemelen sinemada olacaklar. bizse o saatte, o yağmurun altında sevgilimizin ali sami yen'de sahaya çıkmasını bekliyoruz.

    ultraslan'la ilk defa o gece, takımlar sahaya çıktığında tanışıyoruz. bir bayrak açılıyor kapalı'nın tam göbeğinde, ortasında bir kalp, altında "only you" yazısı. imza olarak da ultraslan.

    kapalının hayalini kurduğumuz zamanlar. hayatımız kapalıda maça gitmeyi hayal etmekle geçiyor. tıpkı meşhur tezahürattaki gibi, hayatımızın tam ortasında ali sami yen stadı var, ve eğer bir seçim yapmamız gerekirse de ali sami yen'in kalbinin attığı yer olan kapalıda olmak istiyor gönül. ama dedim ya daha öğrenciyiz ve yeni açıktayız.

    o zamanlar, yıllardır pankartlarına baktığımız ikizler'i, türkiye'deki ultras kültürünün mihenk taşı olan yürüyedur'u, kasap gökhan'ı, çarli'yi ve daha nicelerini bir kez olsun görebilmek ve onlarla iki kelam edebilmek için hayatımızdaki birçok şeyden vazgeçebilecek durumdayız. işte o gün, o yağmur altında kapalı'nın göbeğinde açılan ve içinde ultras kelimesi geçen "ultraslan" imzası bizi tarif edilemez duygular içine sokuyor, hayranlıkla kendimizden geçiyoruz.

    sosyal medyanın, youtube'un bu derece aktif kullanılmadığı zamanlar olduğu için uzunca bir süre oluşumun kimler tarafından kurulduğu, neye hizmet ettiği ve amacının ne olduğu konusunda uzunca bir süre fikir sahibi olamıyoruz. ultraslan'ın yavaş yavaş, sindire sindire, yaptığı koreografiler ve organizasyonlarla birlikte büyümesinin ardından ultraslan hakkında bilgi sahibi olmaya başlıyoruz. ve o günler bize "kan bağımız olsa ancak bu kadar sevebilirdik" dediğimiz birini kazandırıyor; alpaslan ağabey'i.

    senelerimiz birilerine özenerek geçmişken, tribünlerde aidiyet duygusu arayıp da bulamadığımız ve kendimizi yalnız hissettiğimiz o zamanlarda alpaslan ağabey ultraslan'ı hediye etti bize. söylediği şey yalın ve netti; "her galatasaraylı ultraslan'dır." 3 basit kelime, ama bizim için anlamı çok büyüktü.

    ultraslan manifestosu'nu ilk okuduğumuzda "tamam" dedik, "bizim gibi düşünenler de varmış. endüstriyelleşen kahpe futbolun karşısında artık bir kale var. ve ben de bu kalenin bir parçasıyım." alpaslan ağabey'in bize hissettirdiği buydu. ilk "ultraslan" yazılı atkımı aldığımda ultraslan'ın galatasaray üzerinde tutulan bir olgu olmadığını, her galatasaraylı'nın ultraslan olduğunu düşünüyordum.

    ultraslan benim için alpaslan ağabey'in vefatıyla birlikte bitti. artık söylediğimiz tezahüratların içinde geçen "ultraslan" sözcüğü bizler için, bugün bizim olmayan, başkalarının üzerimizde bir kara bulut gibi dolaştırdığı ultraslan değil. harfler-sözcük aynı, ama bizim için ultraslan alpaslan ağabey'in bize hediye ettiği ultraslan. alpaslan ağabey'e minnet borcumuzun, vefanın, sevginin ve onu hayatımız boyunca unutmayacağımız gerçeğinin bir nişanesi olduğu için seviyoruz sadece ultraslan'ı, alpaslan ağabey bile kendine "genel koordinatör" sıfatını seçmişken, ortalıkta "ultraslan başkanı" diye gezenler için değil.

    yalnızca alpaslan ağabey'in ruhu ve bize bıraktığı mirası yad etmek için, gırtlaklarımız patlayana kadar;

    ölüm varmış, korku varmış,
    bu dünyanın sonu varmış,
    bizim için yoktur tasa,
    kalbimde sen yaşadıkça.

    başarılar gelir geçer,
    asaletin bize yeter,
    deplasmanda sami yen'de,
    "ultraslan" hep seninle.
  • 2024
    bu arkadaşlar güya ultras felsefeyi galatasaray tribünlerinde yaşatıyorlar ya hani.

    bu ultras felsefede de yönetimden hiçbir istekte bulunulmaz ve yardım istenmez ya hani.

    heh işte. millet 19 eylül 2012 manchester united galatasaray maçı için bilet bulamazken bu adamların eline çoktan geçti bu biletler.

    haftalardır övünülen durum olan seyircisiz ceza almamız ve bu durumun tribünde pankartlarla yansımasının etkileri var bunlarda. sen bir de bu pankartın yanına ayriyetten "deplasman hakkımız engellenemez" pankartını koyuyorsun. o kadar ironik ki bu iki pankartın yanyana olması. sen yeteri kadar ağırlığını ortaya koyamadığın için o yasaklar kalkamadı. senin 7/24 küfür ettiğin fenerbahçe taraftarı kadar olamamışken bu deplasman konusunda gelip ne kadar seviyeli bir taraftar olduğunla övünüyorsun. zaten iyice ingiliz tribünlerine dönmüş tribünümüz. millet oturuyor alkışlıyor sadece. takım öndeyken tezahürat eden bir taraftar grubuna dönüşmüşken senin ağırlığını daha doğrusu ultras'lığını ortaya koyman lazım.

    ayrıca bir de bunların avrupa'daki temsilcilikleri sadece bayan olduğu için insanları en büyük sevgilisinden uzak tutup maça götürmüyor. kimsenin kusura bakmasında galatasaray'a kavuşmasına engel olamazsınız siz. kendini ne zannediyor bu insanlar ya! cidden ayıptır.
  • 2025
    19 eylül 2012 manchester united galatasaray maçı için 120 meşale hazır etmişler ve stada sokmaya çalışacaklarmış diye duyum aldığım taraftar grubudur. keza galatasaray dün manchester'a indiğinde üyelerinden birkaçı meşale yaktığı için göz altına alındı ki bu bende onu yapan bunu da yapar mı endişesini doğuruyor. inşallah duyumum tamamiyle palavradır ve böyle bir çılgınlık yapıp kulübe ceza aldırmazlar.

    not: bir de üyelerinin istanbul'da 34 pounda aldığı biletleri burada, londra, karaborsa yapıp 150 pounda hatta tutturduğuna 200 pounda satmalarının takdirini de sizlere bırakıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın