• 1502
    kendisine bayılmıyorum ama neden bu kadar yüklenildiğini anlamıyorum. yorumlarını beğendiklerimizi takip eder, beğenmediklerimizi etmeyiz.

    açıkçası benim emre özcan dışında beğendiğim kimse kalmadı. onun dışında bir de erman toroğlu ve hıncal uluç un nostaljik programı kale arkası‘ni takip etmeye başladım, o da eğlence adına. iki komik karakter.

    neyse...

    sözün özü kayda değer pek kimse kalmadı futbol yorumlayan. kimse teknik, taktik ve analiz anlamında saha içini konuşmuyor. zamanında güzel konuşup popüler olan bağzıları* da “nasıl olsa dinliyorlar” diyerek atıp tutarak konuşuyor. karakullukçu en azından kendi youtube kanalında güzel işler yapıyor. aşırı takip etmiyorum ama saygı duyuyorum.

    ancak kendisinden neden amansız bir galatasaray korumacılığı bekleniyor, onu anlayamıyorum. ne farkı kalır bağzılarından* deli gibi galatasaray savunsa.

    şahsen ben deliyle deli olmadan cevap vermeyi beceremediği için “bağzılarına” cevap vermediğini düşünüyorum. kendisinden beklenen “galatasaray savunuculuğu” ile ilgili son entry bu olur umarım. sürekli böyle gündeme gelmesi popülerite katsa da ayarlarıyla oynar insanın. tabi herkes için iyi bir temenni bu. yanlış anlaşılmasın. sonuçta özgür bir platformdayız ve mutluyuz*

    edit: program adı düzenlemesi
  • 1503
    hakkinda muto adli eksi sozluk kullanicisin yaptigi su yoruma katilmamak mumkun degil:

    --- alıntı ---

    sezon başında galatasaray'ın nzonzi ve babel transferleri için "galatasaray geçen sezon topu hızlı çevirerek, dinamik bir şekilde oynamaya başladığında fark yarattı. bu oyun tipini bir üst seviyeye geçirme şansı yakaladı seri tranaferiyle fakat nzonzi ve babel bu oyunu oynayamayacak futbolcular, kalitelerine denecek bir şey yok, ancak galatasaray yüksek tempolu oyun oynama fırsatını çöpe atmıştır." demişti.

    devre arasına kadar takım benim son senelerde gördüğüm en statik takım oldu. "ha bu hafta açılırlar, ha haftaya kesin açılırlar" derken devre arası geldi, nzonzi ve babel takımdan ayrıldı, ve galatasaray tempo yapmaya yeniden başladı. sonuç ortada...

    piyasadaki diğer yorumcular olayın sadece magazin tarafındalar çünkü sahada ne oynandığından anlamıyorlar. uğur bey ise bence bu konuda en çok kafa patlatan adamlardan.

    --- alıntı ---

    cogumuz nzonzi transferini saskin bir sekilde kutlarken, bu adam nzonzi'nin tempomuzu arttiramayacagini ve bunun problem yaratacagini tahmin etmisti.
  • 1504
    galatasaray taraftarının diğerlerinden farkını çok iyi anlatmış kişi.

    "galatasaray taraftarının hep hakem refleksli olduğu düşünülüyor da, galatasaray taraftarının esas gücü bence teknik eleştiri yapabilmesi. kimde fatih terim'in yarısı bir figür olsa heykeli falan dikilir. fatih hoca'ya kasım ayında yapılan 10 yorumun 9'u ağır eleştiriydi. kolay değil. galatasaray en büyük efsanesine bile kötü top oynatıyorsa tepki koymasını biliyor."

    video linki: https://youtu.be/mhbP6PUQQXQ?t=718
  • 1509
    aylardır objektif olabilme adına yer yer aşırıya kaçan güzellemeler yapmasına rağmen rakip takım taraftarlarının, liglerin devam ettirilmesi kararı sonrası hınçlarını çıkartmaya çalıştıkları spor yorumcusu. kararı alan güce laf etmeye cesaret edemedikleri için bu adama saldırmaları ise komik, komik olduğu kadar da acınası.
    bu işler böyledir uğur bey, bu heriflere bir kez yüz verdin mi hep yüz vermeni güzellemeler yapmanı beklerler. yaşımız da büyük, yazdık çizdik ama ısrarla "ben objektifim abi yeaağğğ" moduna girip "her takım taraftarı rahatsız oluyorsa demek ki doğru yoldayım yeağğ" triplerine girdin. şimdi adamlara "siz holigansınız" diyerek laf anlatmaya çalış hadi; bak bakalım laftan, doğruluktan, objektiflikten anlıyorlar mı?

    hani kimseye tavsiye vermek haddim değil ama umarım bu tavsiyemi kulak ardı etmezsin; averajla önde olduğu ligde, ligin bitmesine 8 hafta varken şampiyonluk talep eden heriflere laf anlatmaya çalışma, sonuçta bu adamlar karikatürlere başrol olmalarıyla ünlü canlılar.
  • 1513
    sözlüğün mazlum'u, tabir-i caizse günah keçisi. ne zaman galatasaray yetmezliği baş gösterse defaatle kendisi eleştirilir, yerden yere vurulur. daha önce de söyledim; kendisinin galatasaray ile ilgili görüşleri beni ilgilendirir hatta sadece onları dinlerim. beşiktaş hakkında ne demiş, yükseleni fenerbahçe miymiş diye hiç ilgilenmem. kaldı ki galatasaray hakkında da gayet iyi yorumlar yapmakta.gerek saha içi gerek sıkı yorumları beni gayet tatmin etmekte. yetmiyor mert hakan haberini herkesten önce ilk ağızdan veriyor, okan buruk ile röportaj yapıyor. bunlar takdir edilmesi gereken şeyler. kendisini tanımam etmem, sadece bizim aramızdan çıktığını bilirim ama bu platformda hakkında yapılan olumsuz yorumların çoğunun kıskançlıktan kaynaklandığını düşünmekteyim ya da galatasaray yetmezliği baş gösterdi, saracak adam arıyoruz. ikincisi neyse de, arkadaşlar bu adam bizim aramızdan çıkma. bizden biri. sen ben gibi biri. bu seviyeden bu kadar popüler olmasına, sesimiz olmasına sevinecekken yapılan muamele çok absürt bence. adamı sözlükten de kaçırdınız zamanında yav. sakin biraz.
  • 1514
    i-na-nil-maz bir bicimde ali koc guzellemesi yapan galatasaray taraftari spor yorumcusu. hizina artik ben yetisemiyorum. ilk gozume vole kanalinda fatih terim - ali koc gerginliklerinden birini tartistiklari bir videoda kirk kez ali bey ali bey diye tekrar ettiginde takilmisti. fener taraftarina mi yaranmaya calisiyor, koc holding ile bir isi mi var bilmiyorum da bu tavir normal degil ve gercekten cok goze batiyor. kendisini harbiden severek takip eden bir galatasaray taraftari olarak belirtmek istedim. burayi hala okuyor mu bilmiyorum ama okuyorsa belki goz onunde bulundurur.
  • 1515
    'en saf kan taraftar' olarak ali koç'u tanımlıyor ve tarafsız bir gözle,' en çok ben objektif' olmalıyım havasıyla fenerbahçe'yi ve başkanını değerlendiriyor.

    burada kimse uğur karakullukçu üzerinden prim kasacak değil, başta bunu söyleyelim. böyle anlıyorsa, bir zamanlar aktif olarak kullandığı bu sitenin ruhunu tam olarak kavrayamamış demektir. bizim derdimiz, olayımız zaten yeteri kadar ali koç güzellemesi yapanın olduğu medya camiasında en azından bizim armanın tadıyla yola çıkmışların bazı 'nüans' olarak görülebileceği noktalarda daha dik durma noktasında eleştirimiz oluyor, olacak da!

    koç holding bu ülkenin bir değeridir. binlerce çalışanı vardır ve bu devlete vergi konusunda sadık kalmıştır. genel kanı hep budur ancak büyük holdingleri değerlendirdiğimiz vakit, devleti yöneten hükümetlerin zaman zaman yaptıkları şark kurnazlığını gözden kaçırmamız gerekiyor. emeği yücelten şey, onu değerli kılan şey; hep beraber emekten kazanılandır. ister maddi ister manevi bu kazanımları yok sayan emeği üretenleri yönetenlere karşı elbette bazı konularda eleştiri getirmek şarttır.

    kendi holdingleri, iş alanları bazında bazı insanlar çok dürüst bir yönetim anlayışı içerisinde olabilirler fakat bu taraftarlıkla karıştığı zamanlarda görüyoruz ki suyu bulandıran, çok yanlış hareketlere mensup insan izlenimini sunabiliyorlar.

    tıpkı fatih terim özelinde kimi süreçleri değerlendirme yaptığımız da 'ah be hocam, böyle yapma, sen işine odaklan arkandayız' tavrı içerisinde oluyorsak, doğal olarak bizim topraklarda bulunmuş, aynı sevinçlere gark olmuş insanların dik durmasını istediğimiz noktalar oluyor.

    uğur'u topyekun silen, onu harcamak gerektiren bir yönelimde olalım mı diyoruz? tabii ki hayır! fakat kritiğimizi algılamayıp, eğer günü gelince kendisini bu yönüyle eleştirenleri 'holigan' kisvesinde görmeye başlarsa yanılacağını söylüyoruz. o vakit biz de ona oynat uğurcuğum der geçeriz.
  • 1517
    cumhurbaşkanı ve bakanların bile eleştiri yaparken düşündüğü bir ailenin ferdini, çatır çatır eleştirememesi normal, överken ahmet ercanlar'a bağlaması anormal olan dijital platformlarda takip ettiğim yorumcu.

    adam size kendini zorla dinletmiyor. eğer uğur karakullukçu'nun başkasının ağzıyla konuştuğunu ya da ali koç'a yalakalık yaptığını düşünüyorsanız izlememek sizin elinizde. youtube linkine tıklamazsınız, biter gider.
  • 1519
    https://www.youtube.com/watch?v=PDaR2xDkxHU

    linkteki videoda çok güzel bi konuya el atan yorumcu. galatasaray'ın adı ne zaman bi devre arası transferine karışsa medyada sanki kanun dışı bi şeyler dönüyomuş gibi bi algı oluşturuluyo. rizeli futbolcuyla adı geçse "ooo hayırlı olsun 2 hafta sonra da rize maçı var;))))" kayseri'li futbolcuyla adı geçse "ooo zaten 3 hafta sonra kayseri'yle oynicaklar okk ;))" bu ne lan? her yenmek istediğimiz takımdan futbolcu mu alıcaz? kişi kendinden bilir işi o kadar söylüyorum. teşvik primleri, şaibeli transferler vs. sizin işiniz. ali koç'un muriç transferinde rizeye verdiği sponsorluk taahhüdünü biz yapmış olsak (allah korusun) o zaman neler diyeceklerdi allah bilir. ocak ayı transfer ayı kardeşim. menajerlik de mi oynamadınız? her devre arası sözleşmesinin son 6 ayında olan oyuncuları sistemden taratır, uygun olanlarıyla haziran'da imza parasına sözleşme imzalarsınız. nedir bu yaygara anlamıyorum. bosman kuralıymış bu mevzunun adı bunu da öğrenmiş oldum. bosman lan kafamızı. oyunu kuralına göre oynamayan sizsiniz.
  • 1520
    şaşıran ve şaşırtan yorumcu.

    --- alıntı ---

    uğur karakullukçu: uefa senesi emre'yi çek, selçuk'u koy, galatasaray o başarının yanından geçemezdi, bence ama emre-melo ikilisiyle 2012'de yine şampiyon olurdu galatasaray.

    --- alıntı ---

    "televizyonu aç, o sırada futbol yorumlamakta olan uğur karakullukçu'yu çıkar ordan, yerine o ses türkiye'de yorum yapan hadise'yi koy hiçbir şey değişmez. ama hadise'nin yerine uğur'u koy, o ses türkiye biter."

    nasıl mantık!
  • 1521
    ara sıra başlığına uğrayıp bugün hangi rakip futbolcuyu övüp yine bir kıyaslamayla karşımıza çıkmış diye baktığım yorumcudur. allah için hiç boş geçmiyor, yorumluyor ama övüyor abi adam.

    emre belözoğlu yerine selçuk inan olsaydı uefa başarısının yanından geçilmezdi yorumunu o dönem kadrosundan birine söylediğinde bile biz bir takımdık cevabı alır oturur en hafifinden ama ekranlardan sallaması ayrı güzel sanırım. yorumcusundur, medyada rüzgar değişiktir, her tarafın gönlüne girmeyi hedefliyorsundur anlarım da.
    futbol kulüpleri bazında ülkemizin en büyük başarısını bir oyuncuya bağlayıp vay efendim emre yerine x olsaydı o uefa başarısının yanından geçilmezdi demek haksızlıktır en hafif tabirle.
  • 1522
    -- alıntı ---
    "uefa senesi emre'yi çek, selçuk'u koy, galatasaray o başarının yanından geçemezdi, bence ama emre-melo ikilisiyle 2012'de yine şampiyon olurdu galatasaray."
    --- alıntı ---

    insani tarafını bir tarafa bırakıp sadece futbolcu kalitesi anlamında emre'ye "iyi futbolcu değildi" diyecek bir kişi bile bulamayız, en fanatik galatasaraylı bile bunu demez, uefa kupası yolundaki katkısı da elbet yadsınamaz (o kadrodaki diğer tüm oyuncular gibi) ancak sevgili uğur'a en basitinden yarı final rövanş maçının ikinci yarısından (45 dk) başlamak üzere final maçında arsenal'e karşı (90+30 dk uzatma =120 dk), toplamda kupaya giden yoldaki en kritik 165 dk'da emre'nin sahada olmadığı, hatta final maçında uzatmanın neredeyse tamamının arsenal gibi bir dev rakibe karşı 10 kişi ile başabaş, kıran kırana oynandığını hatırlatmam sanırım tespitinin çok gereksiz olduğunu ortaya koymak açısından yeterli olur.
    özetle, emre iyi oyuncuydu, ama bunun çok ötesinde daha iyi olan, kişilere bağlı olmayan, sistemi tıkır tıkır işleyen bir galatasaray futbol takımı vardı. buna bu gözle bakmak lazım.
    diğer oyuncuların emeklerine haksızlık ederek değil...
    (bkz: 20 nisan 2000 leeds united galatasaray maçı)
    (bkz: 17 mayıs 2000 galatasaray arsenal maçı)
  • 1525
    gerçekten suyun öteki tarafına yaranmak için yapılmış yorumları var. selçuk’u değil ömer bayramı koysan o takım yine uefa kupasını alırdı. bunlar boş laflar. o takım bir sistem takımıydı. kaldı ki o takımın en kilit oyuncusu felan değildi. ve altını çizerek söylüyorum takımdı. hadi onu geçtim prime time’larında bence selçuk daha iyiydi emre’ye göre. zaten selçuk’taki en büyük hayal kırıklığım en iyi performansını sadece 2 sene verebilmesi. yoksa şu an selçuk bambaşka anılıyor olurdu. kaç senedir kaptan kaptan deyip bu paraların verilmesinin sebebi de bu iki senelik performans. kariyer olarak da emre çok daha başarılı. ben herhangi bir galatasaraylının emre kötü diyeceğini düşünmüyorum. fakat herhangi aklı selim bir fenerlinin de uğur’un yaptığı selçuk’u emre’nin yerine koy o başarının yanından geçemezdiniz diyeceğini de düşünmüyorum. öyle bir algı oluşturuluyor ki sanki emre türkiye’nin en büyük topçusuymuş gibi. ve buna uğur karakullukçu da yardım ediyor bu şekilde. yani kötü düşünmek istemiyorum fakat son yıllardaki emre aşkı suni gibi biraz. ve uğur da bir gün twitter’da kalkıp emre selçuk kıyası yapayım da emre’yi yücelteyim dememiştir...
App Store'dan indirin Google Play'den alın