• 526
    takım ayırt etmeksizin bütün kulüplerin taraftar sayfalarının saçma sapan şeyler paylaşıp milleti galeyana getirdiği platform. bu trollerin yaptığı iş yetmedi, şimdi de anadolu kulüplerinin bir tarafı yanık başkanları, yöneticileri her maçtan sonra haklı da olsa haksız da olsa çıkıp hakemlere sallamaya başladılar. gerçekten mide bulandırıcı bir hal almaya başladı bu iş. her maç sonunda twitter' a ne zaman baksam bir pozisyonun alakasız bir şekilde anlık görüntüsü paylaşılmış ve onlarca yüzlerce retweet almış. sorsan ne futboldan anlar, ne maçı izlemiş ama pozisyonu taraftar sayfası izleyince; "vay şerefsiz x kulübü" diye paylaşıyor adam. bakın bunu galatasaray taraftar sayfalarını da içeri katarak söylüyorum, kesinlikle birini diğerinden ayırmıyorum. bu 17- 18 yaşındaki bebeler milleti birbirine kırdıracaklar yakında. ne yapılabilir, nasıl bir önlem alınabilir bilmiyorum ama bu iş tehlikeli noktalara varacak gibi görünüyor. eskiden bir laf vardı; " yöneticilerin konuşmalarına dikkat etmesi lazım, bizim söylediklerimiz yüzünden millet birbirine girebilir" diye. işte artık yöneticilerin ne söylediğinin zerre kadar önemi yok. çünkü yöneticilerden ayrı olarak twitter' da yüzlerce kanaat önderi var. tez zamanda hepsinin kapatılmasını dileğiyle.
  • 528
    türkiye gibi sosyo-kültürel seviyesi hızla düşen ülkelerde bir algı ticareti, sürü psikolojisi ve tüketim çukuru olan platformdur.

    "bir galatasaraylı" etiketiyle başlayan beşiktaş'ı tebrik etme görüşüne katılmıyorum. bir maç* skoru insanları bu kadar gaza getirmemeli. sezon boyunca beşiktaş lehine açık ve seçik bir şekilde (sadece taraftar gözüyle okunacak değil, haksızlığı tartışmasız) maç sonuçlarını ve lig sıralamasını etkileyen skandal kararları ve çifte standartları unutmamalıyız.

    8 mayıs 2021 galatasaray beşiktaş maçı öncesinde olmasa da maç sonu büyük ihtimalle şampiyonluğu ilan ettiklerinde takım olarak tebrik etmek doğru bir görüntü olur ancak taraftar olarak sevdiğim saydığım büyüklerim, yakın arkadaşlarım dahil kimseyi tebrik etmeyeceğim.

    bu ülke yakın tarihinde neler gördü, olmaz denilen ne dönüşler oldu. belli bir zaman sonra bu sezonun* kiri elbet ortaya çıkacak inanıyorum.
  • 530
    transfer dönemi artık başlamak üzere. yine bir ton uydurma ve taraftarın sinir uçlarına değecek haberler türeyecektir. twitter mecrasında belli başlı hesaplar var takip edilecek. transferde doğru bilgiyi arıyorsanız yönetim kanadına yakın olan süleyman rodop ve ali naci küçük önemli referanslar. salim manav ve ertan süzgün’ün haberlerinin doğruluk oranı da epey yüksektir. taraftar hesaplarından da gala sevgisi, galatasaray ruhu, fleurqin, baronn ve kosecki bana göre önemli kaynaklardır. nexus sport fenerbahçe sayfasıdır, galatasaray haberlerine biraz temkinli yaklaşmak gerekir. geri kalan alevli ve yanar dönerli hesapların paylaşımları dezenformasyona sebep olan paylaşımlardır.
  • 532
    çok eğlenceli platform. galatasaray ile ilgili transfer gelişmelerini paylaşan duyumcu hesaplar son 2-3 haftadır verdikleri haberler patlayınca takipçilerine kızarak çeşitli tepkiler verdiler. şöyle bir gezin hesapları hepsi triplerde. hepsi kendini bulunmaz hint kumaşı zannediyor. verdikleri haberler patlayınca da takipçilere trip atıyorlar. istisnasız bir gezin hesapları hepsinin hemen hemen kısa aralıklarla trip attıklarına şahit olursunuz. çok eğlendiriyorlar beni.
  • 534
    bazı futbol hesaplarının sırf ben demiştim diyebilmek adına 5/4 ikili mücadele, 2 kilit pas, 5/3 isabetli orta, 4/3 uzun top, 1 tane de gol şansı yaratan pas %89,7 pas isabeti, 4 uzaklaştırılan top gibi istatistik ile oynayıp 7.6 rating ile takımın marcao'dan sonra en yüksek 2. ratingini alan oyuncumuz hakkında kötü oynadığı yönünde algı çıkartabildiği ve bunu dalga dalga yayabildiği platform. gerçekten çok tehlikeli bir yer.

    (bkz: 21 ekim 2021 lokomotif moskova galatasaray maçı)
    (bkz: patrick van aanholt)
  • 538
    kafayı yeterince kırmış ve yeterince fonlanmış 10 adamın istediği kişi, kurum ya da kuruluşu esir alabileceği platform. ortalık yıkılıyormuş gibi bir hava yaratmak için hakikaten öyle büyük kitlelere gerek yok bu bok çukurunda.

    bunun yanında 200 bin kişilik ordumuz var diye beyanatlar var bu ülkede, artık yapılan dezenformasyonun takdiri entry okuyucusunun olsun...

    aslında bok çukuru demek haksızlık olur. başlangıçta öngörülen mikroblog formatında kullanıldığında, kısıtlı karakterle kendini ifade etmeye çalışılması sebebiyle her daim eğlence potansiyelini içinde barındırır. üstelik ilk ortaya çıktığında, o dönem facebook'ta olmayan, sadece takip etme seçeneğiyle ünlüleri kitlelere ulaştırmasıyla apayrı bir tadı vardı. erken dönemde pek çok ünlünün pek çok komik macerası vardır buralarda.

    twitter'ın türkiye'deki seyir defterinde kırılma noktası tabi ki 2013'teki gezi parkı olayları oldu. ulusal medyanın uyguladığı sansür, facebook'un genelde açık isimle girilen ve türkiye'de ciddi kitlelerce kullanılan bir platform olması bir anda twitter'i bir haber kaynağı haline getirdi. rumuz kullanımının yoğun olması ve tabi vatandaş kadar devletin de o kadar göz önünde tutmuyor oluşu sonrası o dönem pek çok haber twitter'dan yayıldı.

    zaten gezi sonrası hem devlet iradesinin dikkatini oraya çevirmesi, hem de isminin gereğinden fazla duyulması sonrası halk plaja akın etti vatandaş denize giremiyor olayının yaşanması günden güne bir erozyona sebebiyet verdi. buna paralel günlük yaşamdaki değişim, ingilizcede "influencer" olarak tabir edilen hadisesinin tamamen sosyal medyaya entegre olması, kullanıcı üreten yazılımlar, google başta olmak üzere şirketlerin anlaşmalı reklamları yayınlamaya hatta pompalamaya başlaması ve en sonunda programların kendisinin bir seçenek olarak sunmaya başladığı çoklu hesap kullanımı derken o ilk yıllardaki anonim ve görece şahsına münhasır havasını tamamen bitirdi buranın.

    twitter'ın "ilk yılları"nda doğan çocuklar bugün 10 yaşında. tamamen bilinçli olmasa da ülkedeki internet kullanım yaşı ise 2'ye kadar düşmüş durumda. bundan 10 sene önce 20-25 yaş aralığında olup "yeni bir sayfa varmış twitter diye" lafıyla giriş yapanların o günlerdeki hissiyatı bugün 6-7 yaşındaki çocukların bile dalga geçeceği kadar mazide kalmış. işin sosyal mühendislik ve devlet müdahalesi kısmını saymadım bile...

    çocukken hayran olduğu futbolcuyu 35-40 yaşına geldiğinde bir maç çıkışı görüp heyecandan eli ayağına karışan bir nesilden 15-16 yaşındayken 35-36 yaşında olan adama tek taraflı laf soktu diye kendi kendine havalara girilen bir dünyaya geldik. internet ve özelde twitter bunun tek müsebbibi değilse bile bunun ayna gibi gözüktüğü yerlerden biri oldu.

    o yüzden çok da şey yapmamak lazım. sen sevdiğin bir sporcuya kötü maçından sonra olur öyle şeyler demek için özenle kelimeleri seçerken altına gelip "s*keyim senin oynayacağın topu" yazmaları falan...
  • 544
    galatasaray'a dair karar alırken her seferinde doğru konum almaya çalışıyorum. bu çok da makbul görünmeyen birşeycilik'i gerektiriyorsa onu da yapıyorum. bunu yapmamın nedeni de ne şuanki başkanımızın ağzına pelesenk ettiği çok yüce galatasaray kültürü ne aslolan galatasaray anlayışı ne ultraslan adlı taraftar grubumsusunun cefa mastürbasyonu. çok basit bir sebebi var. galatasaray hayatımda en kolay averaj üstü mutluluğu bana sağlayan şey. türkiye'de futbol da çoğu zaman saha içini çok da bağlamayan bir şey olduğu için konum alırken dikkat ettiğim; benimle benzer derde sahip olana doğru yönelmek. bu yüzden adımız terimci oluyor mesela.

    niye böyle bir girizgah yaptım twitter başlığına? çünkü twitter ilk defa doğru konumlanmadığımı düşünmemin baş aktörü.
    artık, her futbolsever bu spora dair her şeyi twitter üzerinden takip ediyor. ilk 11 ne, transfer kim oldu, başkan hocaya ne dedi, o menajer kimle kavgalı cart curt.
    bir de önce clubhouse daha sonra twitter space odaları çıktı. her gün galatasarayı kurtarıyorlar. her gün ama.

    arkadaşlar, biosunda gsk yazan adamdan korkun. menajerlerle mentionlaşandan korkun, kendisine medya kariyeri yapma niyeti olandan korkun, iki kaos çıksın herkes bizim yayınımıza gelsin diyen dinazorlardan korkun.

    klişe hiç kimse taraftar gibi sevmiyor geyiğine girmeyeceğim. o da inanılmaz komik geliyor. biraz kötü gidince ne taraftar geliyor stada, burada bile entry girilmiyor. ama taraftarın bir çıkarı yok. içeriden bilgi gelmez, hoca ahbabı değildir, oyuncu uzaktan tanıdığı değildir vesaire.

    ben, burak elmas'ın başkanlığına heyecanlı bir istek duymadım. ama gelmesini mutlak suretle istedim. çünkü ilk paragrafta dediğim gibi hoca benim gibi galatasarayla mutlu olan biriydi, onu tutacaksa gelsindi. twitter'daki abiler öyle diyordu. sonuç ne oldu gördük. ben bu propagandaya kapılmasam ne hala kötü bir başkan olduğunu düşünsem de cengiz'e bu kadar sert bakardım ne bir eşref varmış kimmiş acaba diye araştırmaktan gocunurdum.

    bugün eski başkanın, yeni başkanın, ultraslan'ın, masmalesef hocanın da trolleri var sosyal medyada. latovlevicinin bile olabilir anasını satayım. çoğu troller de savunduğu kişilerin haberi bile olmadan çoğu zaman da onların kötülüğüne işler yapmakla meşguller. ekmeğine yağ sürdükleri kim?

    dursun gelsin diye dün cengiz'e bugün b.elmas'a sanki abileri püripakmış gibi dil uzatanlar,
    hiç hatası yokmuş da insanlar boşu boşuna eleştirmiş gibi eski başkanın vefatını dahi kullananlar,
    hayatı sadece ve sadece yalan söylemekle geçen mevcut başkanın çıkar ekosistemindekiler,
    sadece ve sadece takım oyuncuları kendilerini sosyal mddyadan takipten çıktı diye takım şampiyonluğa yürürke n hocasını istifaya davet eden bağımsız çıkar oluşumu üyeleri ve
    koskoca fatih terim'i yıllardır ilk başarısızlığını bekleyen hatrı sayılı kısmı içeride büyük kısmı dışarıdaki haterlerına yem eden her şeyden haberdar ama her şeyden habersiz celebrity hocacılar..

    yok mu şanlı bir armasever şu sitenin sunucularını yakacak, 5 seneye şampiyonlar ligini alalım...
  • 545
    spor hesaplarından inanılmaz bir dezenformasyon yayılan mecra. twitter'ın yeni algoritmasıyla önerilen tweetlerde gördüğüm kadarıyla aslı astarı olmayan bilgiler birkaç yüksek takipçili hesap tarafından pompalanıyor. zaten maruz bırakıldığımız kaynaklar genelde birbirine benzer oluyor ve algoritma sizi bir alternatif gerçeklik kutusunun içine hapsedebiliyor, buna "echo chamber" da deniyor. birkaç hesap aynı yalan haberi paylaşınca çoğu takipçi de kaynak sorgulamadan inanıyor. geçtiğimiz aylarda futbolcuların veya teknik direktörlerin ağzından söylenmiş gibi gösterilen laflar görüyordum, üstelik bunlar farklı hesaplarda yüksek beğeni ve retweet aldıkları için önünüze çıkıyorlar. hesaba giriyorsunuz, bazılarında parodi hesap vs. yazıyor, bazılarında o bile yok. tweetin altında ise yalan haberi ciddi ciddi yorumlayan insan dolu.

    sosyal medyanın yarattığı bu dezenformasyon dalgası çok tehlikeli, bu verdiğim örnek sadece spor üzerinden. türkiye'de futbolun kitleleri etkileme potansiyeli de düşünülünce yüksek takipçili manipulatif hesaplar bana oldukça tehlikeli geliyor. art niyetli bir gruplaşma ile kişiler kolayca hedef haline getirilebilir. etkili bir örnek olarak 2021'de abd'de trump destekçilerinin capitol baskınının nasıl örgütlendiğini ve sosyal medyanın etkisini inceleyebilirsiniz.

    görece daha bilinçli bir kitlesi olduğunu düşündüğüm sözlükte bile bazen bu kaynaksız veya yalan bilgiler üzerinden spekülasyon dönebiliyor. haberin içeriğini ve kaynağını sorgulayıp dikkatli olmak gerekli.
  • 546
    bir galatasaray taraftarının asla vakit geçirmemesi gereken sosyal mecradır.

    yüksek takipçili neredeyse bütün galatasaray hesapları tamamen algı yönetiminin peşinde. algıyı oluşturmak isteyenler de parayı basıp bunları yönlendiriyor. düdüğü çalıyor yani. bunun yanında ölümüne biatçı, adhominemci ve whataboutismci kitleler var. bir kısmı fatih terim’e adeta taparken ondan nefret eden bir kesim, sabah akşam kulübün maddi anlamda belini kıran ünal aysalcılar, dinçer azaphancılar.. lise uzar da gider. mesela bu ara bir kısım troller rezan epözdemir hypelıyor.

    gerçekten saçma sapan bir savaş alanına dönmüş twitter. sözlük candır.
  • 547
    kullanmayı uzun zaman önce bıraktığım sosyal mecra. tam anlamıyla bir mutsuzluk, hakaret ve insanların hassasiyetlerini sömürme alanına dönüşmüş durumda. abuk subuk trend topic kasmalar, tarafı fark etmeksizin insanları siyasi konular üzerinden korkutup kutuplaştırarak takipçi kazanan yangıncı hesaplar ve tabi ki operasyonel işler.

    nasıl ki facebook daha ziyade belli yaş üzerine hitap eder hale geldiyse twitter da tamamen operasyonel işlerin mecrası oldu. buna ne yazık ki galatasaray da başka kulüpler de dahil. başkandan futbolcuya, hocadan yöneticiye youtube'da verilen röportajı dinlemek yerine ufak kırpmalarla kolayca linç yedirebilirsiniz. röportajda o cümle var mı, var. arkası sonu önemli değil sıyrıldın işin içinden.

    burak elmas yönetimi işin suyunu çıkarıp en son kendi getirdikleri domenec torrent'i taraftar önüne atmıştı ''gedson değil pulgar'ı istedi'' diye.

    ha iki iyi tarafı hala var. birincisi ışıtan gün olayında olduğu gibi iyi bir kayıt tutma mecrası olması. ikincisi de bazı konularda adalet adına baskı kurabilme şansı tanıması.
App Store'dan indirin Google Play'den alın